Normal Doğuma Bir Şans Verin

Ilgaz karnımda 38 hafta 2 günlükken, doktorumun 36. haftada verdiği her an doğurabilirsin gazı ile sabırsız bir bekleme içine girmiştik. Beklemekten ve ağırlıktan duramaz hale geldiğim bir pazartesi, bu gece doğururum ümidi ile, hiç yatmadığım bir saatte (22 civarı) yattım. Gece saat 01:32’de sıkı bir tekmeyle uyandım (bütün gün bunlardan epeyce yemiştim), hemen arkasından beklenen sancı. Kalkayım hareket edeyim geçiyor mu dedim, yok geçmiyor. Geri yattım, uyuyamadan bir tane daha. Eşim durumu farkedip uyandı ve heyecanla sancıları not etmeye başladık. İlk başta 10-15 dk aralıklarla geliyordu. Hemen doktoru aramayalım dedik gece yarısı, aman emin olalım, hastane çantasına bir-iki bişey daha koyalım… Saat 3 gibi 5-6 dakika sıklığa ulaşınca doktorumu aradık. Hastaneye git makineye bağlasınlar dedi. Duş alabilir miyim dedim, e al hadi çabucak dedi. Duşumu aldım, sakin sakin hastaneye gittik, saat 03:30’u geçmişti.

Gözünüzün önünde koşuşturmalar, inlemeler belirmesin. Eşimle kakara-kukara, hazırlıklar, zaman çabucak geçti. Süreç başladığı için keyifliydik. Doktorum “sen sancıların başlayınca 4-5 saatte doğurursun bir terslik olmazsa, bir nedenle sezaryen olmak zorunda kalırsan çok yazık olur” demişti. Eşime dedimki, bu sancılar hayatta bu bebeği çıkartamaz. Alper(doktorum) yanıldı, bizim yolumuz uzun. Ne hikmetse, her gece diken üstünde uyuyan annelerimizi, o gece güçlükle uyandırabildik, onlar daha uykuyu ayıkıp da telaşa kapılamadan evden çıktık (hastaneye ikimiz gitmemiz konusunda önceden anlaşmıştık).

Hastanede NST cihazı (Fetal monitör, Ekokardiograf) bağlandı. Nöbetçi doktor muayene edene kadar durum gayet sakin ilerliyordu. Nöbetçi doktorun muayene sonrası “ooo, 6 cm olmuş” yorumu sonrasında kendimi birden servise paketlenmiş buldum. Bundan sonra her şey jet hızında ilerledi. Lavman, serum, epidural. Bu arada sancılar da sürekli ve dayanılmaz tabir edilen bir hal almıştı artık. Doktorum hastaneye ulaşıp muayene ettiğinde açıklık 8 cm olmuştu bile. Sanırım yarım saat kadar sonra da, daha epidural etkisini gösteremeden kendimi doğumhanede buldum. Saat 05:55’te, doktorum “al bebeğini” dedi ve Ilgaz karnımın üzerinde kıpraşıyordu. Şaşkınlıktan duygulanıp ağlamaya bile halim olmadı.

Hemşire hanım, 10 yıldır bu hastanedeyim böyle doğum görmedim dedi. Hastanede iki gece yattık. Çıkarken merak ettim, acaba kaç normal doğum vardı kaldığımız sürece. Kaç mı? Hiç! Acaba böyle doğum görmemiş olmasında ne kadar etkiliydi bu durum?

Tüm odaları dolu Amerikan hastanesinde 2 gün boyunca tek normal doğum benimki idi.

Sezeryan doğumların bu kadar artmasında etkenler neler olabilir? Tıpta imkanların artması ile sezaryen çok daha konforlu. Eskiden alınan birçok risk alınmayıp normal başlayan doğumlar sezeryanle bitiyor. Düzenli takip ve ultrason ile normal doğumda sorun çıkacak birçok doğum kararı önceden sezeryan olarak verilebiliyor. Belki bazı doktorlar kendi kolayı için anneyi yönlendiriyor. Bir de annelerin özgür iradeleri ile aldığı sezaryen kararları var.

Hamileliğim süresince en çok sorulan soru “nasıl doğum yapacaksın” oldu. Ben nereden bileyim nasıl yapacağımı. “Doktorum bir sorun görmezse normal olacak” dedim. Ne kadar ikna ediciydim bilemiyorum. “Canına mı susadın” diyen de oldu, kararımdan dolayı tebrik eden de.

Normal doğumun avantaj dezavantajlarını tıbbi açıdan aktarmak üstüme vazife değil. Amerikan hastanesinin doğum öncesi eğitim programında normal doğum açık bir şekilde teşvik edilmekteydi. Doktorumuz Alper Mumcu da hamile kaldığımı öğrenir öğrenmez belirttiğim normal doğum isteğimi başından sonuna destekledi. Benim asıl değinmek istediğim doğurmanın insana hissettirdiği mutluluk. Kısa ya da uzun, epiduralli epiduralsiz, normal doğum yapan tüm arkadaşlarımın da belirttiği gibi, doğurmak, fırsatı olan her kadının yaşaması gereken bir şey. Bu mutluluğu tarif etmeye çalışırsam, kendimi şans, sevgi(eşim), minnet(başta doktorum ve diğer hastane personeli) ve en etkilisi başarı dolu hissettim. Tamamen doğa ve doktorun ilerlettiği bir olayın, anneye böylesine bir iş becermiş hissettirmesi muhteşem. Doğum sonrasındaki hormon karışıklığı, uykusuzluk ve yorgunluk dönemi için çok iyi bir başlangıç özgüveni sağlıyor. Hele de eşinizin bu doğuma katılma fırsatı varsa, işte o zaman bunu bir aile olarak yaşıyorsunuz.

Senin için söylemesi kolay, 4.5 saatte doğurmuşsun diyebilirsiniz. Ama eğer peşinen sezaryen kararı almış olsaydım, bu kadar kolay doğurabileceğimi hiçbir zaman bilemeyecektim. Yakın çevremde benim gibi kolayca doğuran en az 3 arkadaşım var (normal doğum azlığını da göz önünde bulundurun). Mümkünse tam teşekküllü, terslikte sezaryenle devam imkanı tanıyan bir hastane seçin. Acıdan endişe ediyorsanız epidural yaptırın (etmiyorsanız da yaptırın). İnsanlığın varoluşundan beri insan yavrularının bu şekilde doğduğunu unutmayın. Doğaya, doktorunuza ve eşinize güvenin. Doktorunuzun vermesi gereken kararı siz kendi başınıza vermeyin. Nedensiz yere doğanın mucizesini yaşama fırsatını tepmeyin, şansınızı deneyin!

in english

Yazıya Ek (25 Ekim 2008): Neyseki basından birileri sonunda sezaryenlerin abartılı biçimde arttığını farketti ve bunu haber yapmaya başladı. Ablamın sezaryenden sonraki sıkıntılarını gördükten sonra, daha da şiddetle savunuyorum ki, tıbbi gereklilik olmadıkça sezeryan olmayın. Normal doğumda doğum öncesinin sıkıntılı olduğu doğru, ama bu evrede bebek bakma gibi bir zorunluluğunuz yok. Kendinize gelmek için yemek yemelisiniz. Yemek yiyebilmek için gaz çıkarmak zorundasınız. Bunun için kalkıp dolaşmanız lazım. Bir elde serum, diğer elde sonda, karında bandaj, ağrılar (gitgide azalarak günlerce sürecek). Bir karın ameliyatında ne oluyorsa hepsi işte. Beşikte tarafınızdan emzirilmeyi bekleyen bebeğiniz var. Acemi anne olarak hangi pozisyon rahat geliyorsa o şekilde emzirmek dururken, hangi pozisyonda en az ağrı duyuyorsanız o pozisyonu tercih etmek zorunda kalıyorsunuz. Amacım sezaryen olmak zorunda olanların moralini bozmak değil, yalnızca bazı doktorlar tarafından normal doğumun zorlukları en ince detayına anlatılırken, sezaryen sonrası sıkıntılarının biraz yüzeysel geçildiği kanısındayım. Hurriyet’te Nilüfer Kas’ın yazısına bir göz atın. Bir de çeşitli sohbetlerde epizyotominin anne adaylarını normal doğumdan soğuttuğunu farkettim, her ne kadar bana yapılmadıysa da (açılması zorunlu değil, ihtiyaç halinde yapılıyor), doktor kontrolünde açılıp geri dikilen bir minik kesinin, karın bölgesinde 5 kat yapılan bir kesiye yeğ olması gerektiğini düşünüyorum.

Doğuma hazırlık ve doğumumla ilgili bazı detayları da burada yazdım

Nurturia’dan:

Epidural normal doğum
Suni sancı teklifini kabul etmeli miyim?
Doğum kasılması neye benzer?

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.

Tags: ,

9 yorum

  1. hayatımın en güzel günü kesinlikle Can’a doğum yaptığım gündü. Ama benim gebelik diyabetimden dolayı şekerimin dengesinin bozulması Can’ın kafasının 37cm olması ve 39.hafta dolmasına ramen Canın hiçbir gelme belirtisi göstermemesiyle doktorum bence hemen yarın alalım demesi eşimin küçük bir felç geçirmesi falan derken, normal değilde sezeryan yapmış olmam hala içime çok batar. halbuki en baştan beri nekadar kararlıydım normal doğum yapmaya halada acaba günümü bekleseydim ne olurdu diye düşünmüyor değilim. Bu yüzden 100lerce insanla tartıştım. Nasıl doğum yapacaksın diyenlere sinirleniyor nebilelim bunun kararını biz veremeyiz ama herşey yolunda giderse tabiiki normal dediğimiz anda söylenen saçma bir sürü laf söz fakat sonuç gene sezeryan malesef. İnsanlara inanamıyorum nasılda normal doğumdan korkarlar. Acıdan korktuklarını söylüyorlar ama inanın çocuk doğmadan önce çekeceğiniz 5-10 saatlik bilemedin en fazla 2 günlük sancı sonucu bebeğinizi alıyorsunuz kucağınıza, halbuki sezeryan sonucu önden acı çekmiyorsun belki ama sonrasında tam bebeğinin sana ihtiyacı varken onu rahat rahat belki 1 ay kucaklıyamıyorsun. Her nekadar doğum yaptığımın ertesi günü ayağa kalkıp eşofmanlarımı giyidiysemde ve birdaha hiç annelerimin yaptığı o müthiş yatağa hiç yatmadıysamda rahat hareket edemiyor olmak benim için çok zordu. Haa bi de doğum sancısından mı korkuyorsunuz??? alın size sancı en az 3hafta benim kadar üstelik barsak problemi hiç olmayan bir insan, hergün ameliyat yaramdan dolayı tuvalette extra doğum yaptım. Lütfen hastanelerin ağrısız doğum reklamlarına kanmayın işi doğaya ve doğalına bırakın. Bırakın bebek dışarı çıkmaya hazır olduğu zaman çıksın ona extra bir şok yaşatmayın. vs. vs. bu konuda sayfalarca yazabilirim. Ama gerçekten eşimin ve benim, hayatımızın en güzel günüydü o gün hala düşündükçe gözlerim doluyor. Sakın doğumdan korkmayın. doğumunuz yakınsa çok şanslısınız:)) ve lütfen normal doğuma bir şans verin:))

  2. Hande,

    Seni çok iyi anlıyorum. Ben de doğurana kadar rahatlayamadım, o kadar sayılı normal doğum vardı ki, normal olursa sanki mucize olacakmış gibi geliyordu. Sezaryenler de gerçekten gerektiğinde yapılsa, senin gibi zorunlu olanlar daha rahat kabullenir. Tamam canım, kısmet, sezaryen de çok daha rahat artık eskisine göre diye avunur. Böyle insanlar kendilerini kandırılmış gibi hissediyor.

    Belki vaktin olunca belki objektif bir sezaryen yazısı yazabilirsin 🙂

  3. Bu yazma işini banada bulaştırdın:)) Sürekli aklımda yazmam gerekenler var biran önce yazmalıyım diyerek stres oluyorum. son zamanlarda da yoğunluktan birtürlü düzgün bir yazı çıkartamıyorum ama gün içinde de mutlaka en az 2 kere odama uğrayıp kitubi’ye göz atmadan yapamıyorum sonra alelacele birşeyler yazıp hop yine seradayım:)) tamam araba koltuğunu yazdıktan sonra sezaryenide yazacağım:))

  4. bende ilk doğumu mu epidural yaptım .suan ikinci doğumumu gerçekleştirmek üzereyim ama korkuyorum normal olacak kısmetse ve epidural tercih etmeyeceğim ama nasıl olacak diyede korkuyorum

  5. Aradan en az iki sene geçtiyse Avrupada ikinciyi normal yapma şansı varmış duyduğum kadarıyla. Eskiden Türkiye de de yapılırmış. Mesela benim ağabeyim sezaryen ben normal doğmuşum.

    Nekadar güzel Türkiye de mi yaşıyorsun Nevin? İkinci çocuk yapmayı düşünmüyorduk ama yeniden düşünmeye mi başlasam bilmem:)))

  6. Doğum hikayeni okuduktan yaklaşık 1 saat sonra senin benim blogumdaki yorumunu görünce çok şaşırdım. Doktorum Cem Ayhan’la aynı hastanede benzer güzellikte bir doğum yaşamayı diliyorum. "Şansınızı deneyin" kesinlikle doğru temenni, denemeden asla bilemeyiz. Siteni takip ediyor olacağım..Sevgiler
    Nihan

  7. Nihan,

    İyi şanslar 🙂

  8. merhaba,
    kesinlikle normal doğumu deneyin
    ben bu sebeple 3 doktor değiştirdim
    hatta doğumumu yaptıran doktorum acaba normal doğum yaptıracak mı diye son dakikaya kadar hep şüphe ile yaklaştım
    doğumum toplam 6 saat sürdü
    epidural anestezi yapıldı
    doğum sürecine kadar milyonlarca defa sezeryan ve normal doğum arasında gittim geldim açıkçası sezeryan olmak benim için daha büyük korkuydu
    öncelikle normal doğum kesinlikle korkunç bir süreç değil
    özel hastanede doğum yapacaksanız gerek sancı odaları gerek doğumhaneler çok konforlu ve rahat(önceden gezip görebilirsinizde)
    doğum sonrası ilk işim bebeğimi emzirmek ve afiyetle yemeğimi yemek oldu
    doğumun başlama heyecanı, yaşadığım süreç ve bebeğimi kucağıma aldığım an bugüne kadar hayatımda yaşadığım hiçbirşeyle kıyaslanamaz
    en önemlisi
    hiç kimsenin kötü doğum anılarını ve kötü hamilelik anılarını lütfen dikkate almayın
    ve bol bol hareket edin

Yorum bırak