Ilgaz 1 yaşını geçtikten sonra (tam ne zaman hatırlamıyorum), bebek televizyonunun sınırlı süre ile zararlı olmayacağına kanaat getirip, dil gelişimi için günde yarım saati geçmemek, hergün olmamak, yemek saatleri dışında ve uykudan önce olmamak kaydıyla izletmeye başlamıştık. Ilgaz 18 aylıkken, Amerikan hastanesinin rutin kontrolünde onu gören pedagog Güzide Soyak’a Baby TV’yi sorduğumuzda, kesin bir ses tonuyla “2 yaşına kadar yasak” yanıtını aldık. Yasaklamamızın ilk günü bebeğimiz Baby, baby diyerek televizyonu açtırmaya çalıştı, televizyon açılmayınca bağır çağır ağlamaya başladı. Biz de televizyondan güzelce soğumuş olduk.
Tanrı kararımızı perçinlemek istemiş olmalı ki, bir hafta sonra, Fransa’da 3 yaşından küçükler için program yapılması ve yayınlatılmasının yasaklandığına dair haberler çıktı. Birkaç hafta sonra, fonda açık olan televizyonun bile çocuğun konsantrasyonunu nasıl düşürdüğünü gösteren bir araştırma izledik. Yani siz dizi izliyorsunuz, o oyun oynuyor, nasıl olsa izlemiyor diyorsunuz, ama çocuğun oyununa (işine) konsantre olmasını güçleştiriyorsunuz aslında.
Bu arada eğer halen izlemesine izin veriyor olsaydık boş yere, renkler, türlü çeşit hayvanlar, şekiller gibi birçok şeyi televizyondan öğrendiğini zannedecektik.
Habere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Çocuklarımızı televizyondan koruyalım
“…Amerika”da yapılan diğer bir araştırma da ekrandan yayılan aşırı görsel uyarıların beyinde zarara yol açması ve epilepsi gibi hastalıkların, TV seyretme alışkanlığıyla ilintili olduğunu somut bir şekilde ortaya çıkarıyor. CNN International, Aralık 1997″de 700 epilepsi hastası üzerinde yapılan bir araştırmayı yayımladı. Araştırmanın sonucu dikkat çekiciydi. Gözlem altında tutulan hastalar, izledikleri “Pokemon” isimli çizgi filmde, “Pikachu”nun gözlerinin 8 saniye yanıp sönmesinin hemen ardından (20 dakika içinde) epilepsi nöbetine girmişti…”
Güncelleme: Eğitim DVD’leri de zararlıymış
Bebeğinize eğitim DVD’si alırken iki kere düşünün
“…Bir başka araştırma, söz konusu DVD’leri seyreden 7 ila 16 aylık bebeklerin, akranlarından daha az kelime bildiklerini gösterdi. DVD başında geçirilen her bir saatin 6 kelime daha az öğrenilmesine yol açtığı kaydedildi…”

Merhaba,
Dil çocuklar tarafından etkileşimle öğreniliyormuş. Annenin, babanın ya da kanlı canlı birinin çocukla konuşmasıyl. TVnin çocuklarda dil gelişimine etkisi yokmuş. (etkileşim olmadığı için) Yazınıza bakılırsa, değil faydası zararı olduğu gözüküyor.
Çok teşekkürler bizleri de aydınlattığınız için. No TV, no Eroin.
Sevgiler
özgür.
Evet yabancı dil konusunda da benzer şeyler okumuştum. Eskiden çocuk yabancı dil öğrensin diye dvd setlerinin karşısınd oturtulurmuş, hiç yararı yokmuş. Ama şarkıların dil gelişimine gerçekten faydası olduğunu düşünüyorum. Bol bol müzik dinletmek iyi olabilir. Lohusayı bunlatmamak için ninnilerden değil neşelilerden seçmek gerekebilir yalnız
Çocuk şarkılarının bazıları çok fena yapardı beni
Bu yazı beni harekete geçrdi desem yanlış olmaz sanırım. Bizde zaten kısıtlamalar vardı ancak bu yazı ile yasak haline geldiler…
Birde ben eğitim cd leri almıştım belki kullanan olmuştur onlarla ilgili ne düşünüyorsunuz merak ettim… onları da izlemiyoruz şimdilik…
Ben de düşündüm cd’lerin üstüne, sanırım mantık aynı. Biz farklı bir bilgi gelmediği sürece onları da 3 yaş civarına erteledik.
Bu arada, oğlum 22 aylık "Anne’ciğim, lütfen kapıyı açar mısın", "Saklandım, bulamadınız!" detayında cümle kurmaya başladı. Dün babasıyla telefonda ilk gerçek sohbetini yaptı. Şu noktadan sonra hiçbir kuvvet beni televizyonun dil gelişiminde yararlı olduğuna beni inandıramaz.
Son zamanlardaki ivme de evimize gelen yatılı misafir trafiği sayesinde oldu sanırım. Ne kadar çok kişiyle konuşur ve onların kendi aralarındaki sohbete maruz kalırsa o kadar hızlanıyor.
Bu yatılı misafir olyı beni çok zorluyor tv konusunda yasaklar var ama gelen çiğniyor. ne olacak biz gidince izlemez yine diyebiliyorlar….Siz ne yapıyorsunuz bu durumda
Bizim evde televizyon Ilgaz’dan önce de pek açılmazdı, misafirlerimiz bizde rahat rahat televizyon izleyememeye alışıklar. Örneğin, bu evimize taşınırken digiturk’ümüzü iptal ettirdik. Uydu bağlantısını sağlayana kadar evde 3-4 ay televizyon izlenemedi. Turksat 3C’ye geçildikten sonra hala uyduda gerekli ayarları yapmadık. O yüzden TV kuralını uygulamak zor olmuyor. Yatılı misafirlerin bebeğin gelişimine çok yararı olduğunu düşünüyorum. Biz de "gurbette" yaşayan bir aile olarak misafirlerimizi bize gelip kalmaya teşvik ediyoruz. Ama benzer konularda da biz varken böyle olsun ne olacak gibi yaklaşımlardan kaynaklı sorunlar olmuyor değil. Bu noktada kuralların kesinliğinin altını çiziyoruz, bazen ufak tefek geçici süreli kırgınlıklar olabiliyor ama kalıcı olmuyor. Eğer nedenleri ile aktarırsak anlayış gösteriyorlar. Ben ne sıklıkta geliyorum ki yerine, bu evde ne sıklıkta yatılı misafir oluyor penceresinden bakmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bizde ortalamada her ayın bir haftası yatılı misafir oluyor.Yani yılın 1/4′ü. Sonra bir bebek için düzenin önemini ve bir seferlik bile olsa istisnaların bu düzeni korumada ne kadar sorun yarattığını hatırlatıyoruz.
oldukca geniş bir zaman dilimi, bizde o kadar olmuyor ama çok zorlanıyor kurallar konusunda…
aslında tek zorlandığım konu bu değil…. yemek, zaman yönetimi, uyku….
bizde de Canın doğumundan önce televizyona dikkat diyorduk ama fransa da yasaklanma haberini duyduğumda ve ayrıntılara baktığımda can 3-4 aylıktı. bizde kural koyduk ve bu durum bizi de çok mutlu etti. işten eve geliyoruz üçümüz yemek yiyoruz ve uyku rutinine kadar hep beraber oyun oynuyoruz. halbuki tv açık olduğunda ister istemez insanın gözü takılıyor ve çocuğa da yeterli ilgiyi gösterilemiyor. sadece 2 saat ama hepimize çok iyi geliyor.
yalnızca Can’ın aklı fikri elektroniklerde (anne babadan sonra ilk söylediği şeyin lamba olduğunu düşünürsek işimizin nekadar zor olduğunu tahmin edersiniz) olduğu için o sürekli aç-kapa oynuyor üstüne fazla düşmüyor tepki vermiyoruz ki inat etmesin, sadece dikkatini başka yöne çekiyoruz, işede yarıyor şimdilik ama ilerde daha da biliçlendiğinde istermi ve nasıl başederiz bilmiyorum.
MÜZİK OLARAK DISNEY’İN CHİLDREN’S FAVORITE SONGS SERİSİNİ TAVSİYE EDERİM. 4CD, BEN DE OĞLUMLA BİRLİKTE BÜTÜN ŞARKILARI EZBERLEDİM:) TABİİ CAN HENÜZ 11 AYLIK OLMASINDAN DOLAYI BOL RİTİM VE LAY LAY (CAN CA DAY DAY) LARLA DİNLİYOR. OLDUKÇA HAREKETLİ VE ÜNLÜ ÇOCUK ŞARKILARI VAR İÇİNDE. ÖZELLİKLE ARABADA GİDERKEN ARKADA SIKILIRSA HEMEN CDMİZİ KOYUYORUM BİZİM KURTARICIMIZ, AYRICA İNGİLİZCE AÇISINDAN DA İLERİYE DÖNÜK BİR KULAK DOLGUNLUĞU OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
Hande çok teşekkürler, Türkiye’de var mı CD’ler?