Cinsiyet ayrımcılığı ile hayatımız boyunca karşılaşıyoruz, sokakta, okulda, iş hayatında, hepimiz için geçerli olmasa da bazılarımızın evlerinde. Ben bu ülkede yaşayan bir insan olarak, koyabildiğim yerde tepkimi koyarak, toplumdan gelen ayrımcılıkla birlikte yaşamaya alıştım. Hiç tahammül edemediğim iki şey var, birincisi, kendi kendilerine ve hemcinslerine karşı ayrımcılık uygulayan kadınlar, ikincisi oğullarını itina ile potansiyel bir kadın ezicisi olarak yetiştiren anneler.
Bu yazımda bu iki radikal gruba çok değinmeden, anne-baba olarak farkında olmadan düşebileceğimiz hataları hatırlatmak istedim. Bazı davranış biçimleri toplumda o kadar oturmuş ki, bunları sorgulamadan yapıyoruz, sonuçlarını çok düşünmeden:
Erkek çocuğu olan aileler:
- BebeÄŸinizin pipisi ortada fotoÄŸraflarını çekip konu-komÅŸuya gösterirken ÅŸunu sorun kendinize, eÄŸer bu bebek kız olsaydı da bu rahatlıkta olacak mıydım? Cevabınız “Hayır”sa çekmeyin o fotoÄŸrafları. Ne var canım, bebek bu, aradan çıkmış iÅŸte, doÄŸal bu, diyorsanız başımın üstünde yeriniz var.
- Çocuk, sokakta bir kız çocuÄŸa ilgi gösterdiÄŸinde, komÅŸu teyzenin bacağına sarıldığında, gazetede güzel bir kadın fotoÄŸrafına bakmak istediÄŸinde, “çapkın olacak” yorumu yapıyor musunuz? Kızınız olduÄŸunu düşünün, ilk cümledeki kadınları erkeklerle deÄŸiÅŸtirin. Çok çapkın kızım olacak der miydiniz? Cevap “evet”se bile bence ertelenebilir bu konular.
- Emmeyi bırakmak istemiyorsa bunu cinsellikle yorumlamayın.
- Çocuk büyüdükçe kendi işini görmesini öğretin. Temizlik, mutfakla ilgili oyunlar kız çocuk oyunları değildir. Bir insanın kendisine yemek pişirebilmesi, kirlettiklerini temizleyebilmesi kadınsılığını değil, medeniliğini gösterir. Bir erkeğin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin pratikte büyük yararları vardır. Hayatının bir döneminde kendi başına yaşaması gerekirse aç kalıp abuk sabuk şeylerle beslenmez, evi pislikten kokmaz. Ev işlerini yapsın diye erken yaşta sevip sevmediğinden emin olmadığı karşısına çıkan ilk kızla evlenmeye kalkmaz. Kadını temizlikçisi olarak değil, eşi olarak görür.
Kız çocuğu olan aileler:
- Özellikle yaramazlık türü konularda “kızlar yapmaz” türü ifadeler kullanmayın.
- Bir erkek çocuk kadar bayılmasa da ona da araba, otomobil, gibi oyuncaklar alın. Arabanın bir ulaşım aracı olduğunu öğrensin. 18 yaşına gelince araç kullanmayı öğretin ve ehliyet almasını sağlayın. İleride sırf kendisini alıp bırakması için abuk sabuk erkeklerle arkadaşlık etmesin. Eşini şoför olarak kullanmak zorunda kalmasın.
- Kız çocuğu diye evin bütün işini yaptırmayın. Ama okusun diye elini sıcak sudan soğuk suya sokmamazlık da etmeyin, kendi işleri ile ilgili ve yaşına göre evdeki iş bölümü için sorumluluklar verin.
- Büyüdüğü zaman tornavida, çekiç nedir bunları tanıtın, musluk contası değiştirmek gibi basit işler için eve usta getirmek zorunda kalmasın.
- Bu konuda ailenin etkisi nedir bilemiyorum ama, erkeklerden onun için araba kapılarını açmaları, eşyalarını taşımaları, tuvalete giderken eşlik etmeleri gibi beklentileri olmasın.
- Her ÅŸeyi pembe ve fiyonklu almayın, her zaman süslü olmak zorunda olduÄŸunu zannetmesin, rahat giysi, rahat eÅŸya diye bir ÅŸey var (ama sürekli erkek çocuk gibi de giydirmeyin, sonra ergenlik çağına gelince daha fena kokoÅŸ olurÂ
)
Hem kızı hem oğlu olan aileler:
- Bu ailelerin yukarıdaki konularda çok çok dikkatli olması gerekiyor.
- Kız çocuğa hangi yaşta ne için izin veriliyorsa ya da yasaklanıyorsa, erkek için şartların değişmemesi gerekiyor.
- Çocuklara birbirlerini kollamalarının ve birbirlerine yardım etmelerinin öğretilmesi gerekiyor. Oğlana kızı kollaması, kıza oğlanın işlerini yapması değil.
Şarkılara, oyunlara dikkat:
Bizim evde Küçük Ayşe, küçük asker yasak.
Şöyle bir şarkı öğrendim:
- Öğrenmek mi istiyorsun, Bir küçük kız ne yapar?      O sallar bebek, o sallar bebek, Bebekler hep fır döner.
- Öğrenmek mi istiyorsun, Bir küçük bay ne yapar?      Kamçı şaklatır, kamçı şaklatır,  Kamçıları hep fır döner.
- Öğrenmek mi istiyorsun, Bir anne hep ne yapar?       O sökük diker, o sökük diker,    Çocuklar hep fır döner.
- Öğrenmek mi istiyorsun,  Bir yorgun baba ne yapar? O kahve içer, o kahve içer,     Dumanı hep fır döner.
örnekler çok korkunç.
Hayali oyun oynarken, rol modellere yaptırdığınız iÅŸlere dikkat edin. Mesela annem geçenlerde Ilgaz’ın oyuncak astronotlarından birine Merve, öbürüne Ömer ismini vermiÅŸti, Ilgaz’la birlikte ikisini aya çıkartıyorlardı. Çok gururlandım ikisiyle de (Ömer ve Merve ile
).
Tags: toplumsal

güzel konu, güzel yazmışsınız. takipteyim:)
çok öenmli bir noktaya deÄŸinmiÅŸsiniz bayıldım yazınıza çocuÄŸum olunca çok faydalanacağım kesin bir önceki yazınıza blogumdan size link vererek tanıtım yaptım
tam da bugun bunu dusunuyordum..Oglum icin sarkilar indirdim bir siteden, ona dinletmeden ben dinleyeyim dedim. Bir sarkinin sozleri:
Babası dışarıda çalışırken, annesi çamaşır yıkıyormuÅŸ, bizim küçük afacan oynarken, yaramazlık yapıyormuÅŸ..afacan caann….
derhal sildim tabiki..dinlemeyecek oÄŸlum bunu..
bir de su beni deli ediyor, Ruzgar aglarken "sssst, erkek adam aglamaz oyle herseye.." demeleri..hemen cevap veriyorum, "niye, kiz olsa aglamasina izin mi verirdik"..sonucta bebekler aglar, cunku kendilerini sadece boyle ifade edebilirler, tabiki surekli agliyorsa dert ederim ama erkek oldugu icin degil, anlamadigim bir derdi olabilir diye..
yorum degil post olmus yahu..
sevgiler..
Iraz,
Bu aÄŸlama iÅŸine ben de çok sinirleniyorum. Geçen gün çocuk giysileri satan bir maÄŸazanın sahibi azarladı çocuÄŸumu, "sus, ne biçim erkeksin sen" diye. Hiç beklemiyordum, bir anda o kadar sinirlendim ki çocuÄŸun yanında aÄŸzımdan kötü bir ÅŸey çıkmasın diye hemen toparlanıp çıktım maÄŸazadan.
cok guzel yazmissin Damla, sana yurekten katiliyorum…ve de bir erkek annesi olarak elimden geleni yapacagim!
gerçekten çok önemli bir konuya deÄŸindin. bazen ben bile kendimle çeliÅŸip olmayacak cümleler sarfedip, ne kadar içimize iÅŸlemiÅŸ bazı basma kalıp saçma kelimeler diye kızıyorum kendime. mesela "aslan oÄŸlum" ve ya "erkeÄŸim benim ammada güçlüsün" gibi. Can’ın geliÅŸimini izledikçe ÅŸunu çok net görüyorum onlar bizim ve çevremizin küçük kopyaları. herÅŸeyi gördüÄŸü gibi yapan küçük papaÄŸan ve maymunlar:) bizim kendimizi ıslah edip örnek bireyler olmamız gerekiyor ki onlar istediÄŸimiz gibi yetiÅŸsinler. biz argo konuÅŸurken ona çok ayıp demenin bir anlam ifade ettiÄŸini sanmıyorum.
birkaç ay önce oÄŸluma yeni kitaplar bakarken Cemile serisi dikkatimi çekti ve çok hoÅŸuma gitti aldım. (Cemile parka gidiyor, doktora gidiyor, oyuncaklarını paylaÅŸmak istemiyor, uyumak istemiyor v.s.) biryere giderken de yanımızda mutlaka bir iki kitap bulunur ve bu kitapları gören bir çok kiÅŸi bana neden Cemile aldın bu kız çocuÄŸu için deÄŸilmi dediler ve inanamadım!!! hatta bir kitap satıcısı, bir arkadaşıma, bizden görüp seriyi kendi oÄŸluna alırken "durun onlar kızlar için isterseniz size atakan tamir yapıyor ya da televizyon seyrediyoru verebilirim" demiÅŸ????
hatta ileriye gidip çocuÄŸu … yapacaksın diyen bile oldu. sadece Cemile ismini okuyup nasıl böyle cümleler kurabiliyor insanlar pes!!!
Kitabı bile cinsiyete göre ayırdıklarına inananmıyorum bu arada. Çocuk oyuncak, aktivite tercihi ile cinsiyet farkından gelen tercihlerini zaten belli ediyor. Çocukların fizyolojilerinin aynı olduÄŸu çaÄŸlarda giysilerin kesimlerinin de bu kadar farklı üretilmesine sinir oluyorum, süslü yapacağız diye rahatsız yapıyorlar kız çocuk kıyafetlerini. DüÅŸük belli pantalon diye bir ÅŸey olur mu altı bezlenen kız çocuÄŸuna, yazık günah. Bende de bir takım tabular var, mesela tüm kız çocuk kıyafetleri pembe iken, erkek çocuÄŸu kıyafetlerinin içinde pembenin p’si geçmezken, pembe bir ÅŸey alıp giydiremiyorum, kabullendim artık pembenin kızların olduÄŸunu. Üstüne bir de kitaplar, pes doÄŸrusu.
Eee çünkü kitabın yayıncısı Kaknüs Yayıncılık’ın sahibi de aynı fikirde. Ben de kendisi ile Cemile serisinden bir kitap hakkında konuÅŸurken bana dedi ki "siz oÄŸlunuza almışsınız, bu seri kız serisi, siz Atakan serisini alabilirsiniz"…