Ayk, çocuk tiyatrosu izlerken duygulanıp ağlamaktır!
Bir insanın her şeye mi gözü dolar? Her şeye ağlayan duygusal kadınlardan değildim ben. Bugün Ilgaz’ı Küçük Kara Balık’a götürdüm. Ilgaz uslu uslu oturdu kucağıma, parmaklarım, saatim ve alyansımla oynayarak heyecanla oyunu bekliyor. “Uslu oğlum benim” dedim, içimden de “oğlumu tiyatroya getirdim ben, o kadar büyüdü mü, vay be” diye geçirdim. Tam o sırada oyun başlayıp duygusal bir müzik girmesin mi fondan. Küçük Kara Balık’ı izlerken ağladım. Çocuk tiyatrosu izlerken ağlayan ilk yetişkin miyim yoksa herkesin durumu aynı mı bilmek istiyorum bunu. Bir de geçecek mi yoksa ömür boyu saçma sapan şeylere ağlayacak mıyım? Yoksa bu lohusa melankolisi kronikleşiyor mu?
