# 02 Temmuz 2009 Perşembe

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar disizindeki yazılar:
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Haydi gelin birlik olalım
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Blogcu kimdir? (Blog yazarlarına çağrı)
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Çocuğuma ne faydası var?

Not: Yazınının sonunda blog yazarları için bir çağrı var. Malum uzun bir yazı oldu, sonuna kadar okumaya bunalırsanız, en sondaki çağrıya bakmayı ihmal etmeyin.

ANNELER, BABALAR, BLOGLAR VE MARKALAR - BLOGCU KİMDİR?

Dizinin ilk yazısında, ikinci bölüm içinde dünyada neler olup bittiğini, yurt dışındaki pazarlama örneklerini, Türkiye'de benim izlediğim blog türlerini, bunları yazanlar nasıl insanlardır, ne motivasyonlarla yazarlar bunları anlatmaya çalışacağımı belirtmiştim. İzlediğim ve yaptığım aramalarda rastladığım bloglarda gözlediklerimi, ayrıca okuduğum kitaplarda ve araştırmalarda gördüklerimi yazmaya çalışacağım. Elbette benim yaptığım, kendi algımla bir toparlama olacak.

Dünyada Ebeveyn Bloglarında Pazarlama

Aile bloglarının markalar tarafından keşfini takiben, yurt dışında markalar tarafından bir talep patlaması yaşanmış. Blogcular önce bizim gibi farkedilmiş olmalarına şaşırmışlar. Çoğunun bu durum çok hoşuna gitmiş ve kendilerine ulaşan markaları tanıtmışlar. Bazıları, örneğin "Green Mom" (Yeşilci Anne) kategorisinde değerlendirilen bir anne, kendisine gönderilen katkı maddeli numuneyi, hakaret olarak algılayabilmiş. Düzenli trafiği olan, sık yazı yayınlama sorumluluğunda olan bazı bloglar, bu ürünlerle hazır gönderilen makaleleri, bültenleri kullanmaktan, duyurmaktan memnun olmuşlar. Kimileri, eğer onlara hediye olarak gönderilen numune hakkında yazarlarsa, bunun bir rüşvet gibi algılanarak, bloglarında kendiliklerinden yazdıkları yorumların saygınlığının azalacağından endişelenmişler.

Blog sayıları ve türleri, diğer yandan bloglarla ilgilenen marka sayısı arttıkça artmış. Böylelikle işler karmaşıklaşmaya başlamış. Markaların bloglarla iletişimini üstlenmek için ajanslar kurulmuş. Anneler, bloglar üzerine kitaplar, makaleler yazılmış (babaları bir gözardı etme eğilimi var). Bazı saygın blog yazarları, ürün yorumlarına yer açmak ve "esas" bloglarından ayırmak için "product review" (ürün yorumu) blogları açmışlar. Bunun üzerine bazıları da sadece "product review" blogları açıp, bu bloglara reklam alarak ek gelir sağlamaya çalışmışlar. Bazı markalar bloglara reklam vermişler. Sonra bu mısır patlağı gibi bir sürü blogu toparlayıp, ortak bir dil oluşturmak, ya da sadece bir zincir oluşturarak bu bloglara topluca reklam almak gibi amaçlar için platformlar kurulmuş. Bloglar, aileler, markaların iletişimi almış başını yürümüş.

Artık Amerika ve Avrupa pazarını hedefleyen markalar bu bir sürü blog içinde, bir sürü markanın arasından sıyrılıp ön plana çıkmak için yaratıcı yollar araştırmak zorundalar. Türlü çeşit kampanyalarla blog yazarlarının ve okuyucularının kalplerini kazanmaya çalışıyorlar. Blog yazarının kendi evinde nefis bir parti vermesi için gerekli tüm malzemeleri sağlamaktan, sınırlı sayıda blog yazarına özel butik ürünler üretmeye kadar varıyor bu kampanyalar.

Türkiye'de Aile Blogları, Yazarları ve Okuyucuları

Türkiye'de belki de en gelişmiş blog türü aile blogları. Oturup kaç tane blog var, bunları kaç kişi takip ediyor diye hesaplarsanız şaşırırsınız. Facebook'u en yoğun kullananan ülkeler arasındaki sıramızın Eurovizyon yarışmalarındakine hiç benzemediğini biliyor muydunuz? Facebook müdavimi ülke oluşumuzu yalnız gevezeliğimize, geyikçiliğimize bağlıyorsanuz, biraz önyargılı davranıyorsunuz demektir. Aşağıdaki liste en çok blogger okuyan ülkeleri sırasıyla gösteriyor (Kaynak:TechCrunch)

1. Amerika
2. Brezilya
3. Türkiye
4. İspanya
5. Kanada
6. İngiltere

Öyle bloglar var ki içerik, yorum, fotoğraf ve dil kalitesi yabancı örneklerini aratmaz. Türlü çeşit blogumuz mevcut:

Bilgi, tecrübe paylaşımı: Çocuk sahibi olmaya ilk çocuktan başlamak büyük haksızlık. Bu işin bir stajı, ön hazırlığı olmalı. İnsan çocuğunu yetiştirirken, o kadar zorlukla karşılaşıyor, o kadar çok şey öğreniyor ki, bunları başkalarıyla paylaşmak ihtiyacı duyuyor. Anne, babalar, hatta anneanneler, babaanneler edindikleri tecrübeyi paylaşarak başkalarının çocuklarına yardımcı oluyorlar. Bu tür bloglara birkaç örnek: http://www.pratikanne.com/, http://www.cocuklahayat.com/, http://anneanneningunlugu.blogspot.com

Gelişim paylaşımı: Bu bloglarla aileler kendi çocuklarının gelişimini merak edenlerle toplu olarak paylaşma imkanı bulurken, aynı zamanda çocuk yetiştirme ile ilgili tecrübelerini, paylaşmak istedikleri haberleri, görüşlerini de kendi içlerinde kararlı bir üslüpla yazıyorlar. Örnekler: http://www.miracik.com/http://asliberry.blogspot.com/, http://ozguranne.blogspot.com,

Özelleştirilmiş bloglar: Çocuk konusunun daha da özeline inip, yemekler, çocuklara yönelik el işi tarifleri, masallar, çocuk aktiviteleri gibi alt konularda yazıyorlar. Örnekler: http://bebegiminyemekgunlugu.blogspot.com/, http://www.cocuklacocuk.com, http://masalagaci.blogspot.com/

Temalı katılım blogları:  Belirli bir tema özelinde, isteyen herkesin belirli kurallar çerçevesinde yazı yazabildiği bloglar. Genelde bir süredir düzenli kişisel blog yazan yazarlar tarafından oluşturulup yönetiliyorlar. Örnekler: www.benimleoynarmisinanne.com/, http://montessoriegitimi.blogspot.com/

Bunlar benim ilk aklıma gelen başlıca blog çeşitleri. Elbette farklı türde, ya da karma türlerde bloglar da var. Bütün güzel blogları saymak, listeleyip kategorize etmeye çalışmak başka bir iş olur. Ben sadece tanımayak isteyenlere tipik örneklerle fikir vermeye çalışıyorum.

Blog yazarı kimdir? Neden yazıyor?

Peki nedir bu insanları, para pul almadan durup durmaksızın yazmaya iten?

Türkiye’de yakın zamana kadar blog yazarlarına “işi gücü yok mu bunun” ya da “sosyalleşme sorunlu, internet bağımlısı” gözüyle bakılıyordu. Oysaki benim tanıdığım düzenli blog yazan herkes, son derece aktif, yoğun ve sosyal kişilikler. Genelde öğrendiklerini, keşfettiklerini başkalarıyla paylaşma motivasyonuyla yazıyorlar. Düzenli, okunan bloglar yazan insanlar (bir yıldan uzun süre, aynı konuda, en az haftada bir-iki yazı yayınlayan):

  • Bilgiye çok değer verirler, karşı taraftan da bunu beklerler
  • Araştırmayı, öğrenmeyi severler
  • Genelde günleri yoğundur, çoğunlukla yetiştirebileceklerinden fazla işleri bekler
  • Yazacak şeyden çok, yazacak vakit sıkıntıları vardır
  • En az bir ya da daha fazla hobileri vardır
  • Sanıldığının tersine, ille de teknolojiye çok hakim olmaları gerekmez, sade bir internet kullanıcısı olabilirler
  • Dili iyi kullanan, insanlarla rahat iletişim kuran kişilerdir

Bebek-çocuk bloglarında ise çok güçlü bir motivasyon vardır. Anne-babalar kendi çocuklarında edindikleri tecrübeyi paylaşarak başkalarının çocuklarına yardımcı olurlar. Çocuk sahibi bir arkadaşınızdan, kendi çocuğunuzla ilgili bir konuda tavsiye isteyin. Hiç üşenmeden ne biliyorsa anlatacaktır. Ama tecrübeler zamanla unutuluyor, çünkü çocuğunuzun her yaşında yeni sorunlarla başa çıkmak zorundasınız. İşte bu noktada blog kayıt altına almak ve online olarak ihtiyaç duyana ulaştırmak adına muhteşem bir araç haline geliyor.

Bir diğer motivasyon da çocukla ilgili gelişmeleri paylaşmaktır. Evinize gelen misafirler, genelde size bir "Merhaba" demeden, nerede diye bebeği aramaktadırlar. Hayatınızın bu "çocuk odaklı" döneminde, onunla ilgili gelişmeleri sevdiklerinizle paylaşmak hem bir iş, hem de bir zevk halini almıştır.

Benim Kitubi'yi nasıl yazmaya başladığımı buradan okuyabilirsiniz: Bu kadar bilgiyi ne yapacağım ben?

Blog okuyucusu kimdir?

Blog okuyucusu da, blog yazarı ile aşağı yukarı aynı özelliklere sahiptir. Aslında potansiyel bir blog yazarıdır diyebiliriz, her an kendisi de yazmaya başlayabilir. Belki vakti olmadığını, belki de blog yazmanın kendisi için fazla teknik olduğunu düşünüyordur. Kendisini, düzenli takip ettiği blogun yazarına takip ettiği formal kaynaklara kıyasla çok daha yakın hisseder. Bir soru sorduğunda karşısında günlük tecrübelerinden yola çıkarak yanıtlar verebilen, politik olmayan gerçek bir insan vardır. Benim Kitubi'yi yazmaya başladığımdan beri, gerek yorumlarla, gerekse özel mail'lerle iletişim kurduğum çok güzel arkadaşlıklarım oluştu. Bir çoğu ile hiç yüzyüze tanışmadım ama eminim karşı karşıya gelsek, saatlerce susmadan konuşabiliriz.

Blog yazarlarına çağrı! (mim mi desem?)

Lütfen siz de blogunuzda neden blog yazdığınıza dair bir yazı yazıp, bu yazının yorumlarına linkini verin (Yorum yazdığınızda lütfen yorumunuzun yayınlandığından emin olmadan pencereyi kapatmayın, bazen sorun oluşuyor, yorumlar kayboluyor). Eğer blogunuz yoksa da, takip ettiğiniz blogları neden okuduğunuzu yorumlara yazabilirsiniz.

Bu yazı dizisi ile ilgili gazete haberi için: Blogların gücü strateji yarattı

02 Temmuz 2009 Perşembe 22:01:17 UTC
Sevgili Kitubi - blogunu henüz yeni keşfettim, nitekim blog aleminde yeniceyim. Ne kadar güzel tarif etmişsin Blogcu olmayı, yazacak onca şeye vakit bulamamayı...

Ben de iki aydan az bir süre önce blog tutmaya başladığımda neden blog tuttuğumu bu yazımda anlatmıştım: http://blogcuanne.com/2009/04/29/neden-blog-tutayim/ Sen de biliyorsundur, yazdıkça yazası geliyor insanın. Bu yazıda belirttiğim sebeplerin çoğu geçerliliğini devam ettirse de yenileri de eklendi son 2 aydır.

Yazı dizini de, blogunu da merakla takip edeceğim.

Sevgiler,
02 Temmuz 2009 Perşembe 22:03:37 UTC
Blogcu Anne,

Ne kadar güzel anlatmışsın. Haber verdiğin için çok teşekkürler.
Damla
03 Temmuz 2009 Cuma 09:09:22 UTC
Sevgili Damla, bu yazı dizisini çok sevdik, çok güzel anlatmışsın bize blog yazdıran sebepleri. ilk zamanlarda yazdığımız bir yazı vardı fakat üzerinden geçen 2,5 yıl sonra blogun anlamı çok farklılaştı bizim için. Üzerinde düşünüp toparlamaya çalışalım.
Sabah taki haber için ayrıca tebrik ederiz.
03 Temmuz 2009 Cuma 09:21:42 UTC
Teşekkürler cocuklacocuk. Yazınızı bekliyorum.
Damla
04 Temmuz 2009 Cumartesi 21:43:53 UTC
Merhaba Damla,
Sayende oturdum, yazdım. İyi oldu benim için. Biraz toparlamış oldum.

İşte burada:

http://ozguranne.blogspot.com/2009/07/ben-kimim-neden-yazyorum-soru-nasl-bir.html

Sevgiler bizden:)
05 Temmuz 2009 Pazar 12:34:58 UTC
Özgür Anne,

Çok teşekkür ederim yazdığın için, bir solukta okudum. Ben de seni daha çok tanımaktan çok memnun oldum.

Sevgiler,
Damla
05 Temmuz 2009 Pazar 18:13:43 UTC
Merhabalar...

Çok severek okuduğum ve açıkçası kendime örnek aldığım Kitubi böyle güzel bir çağrıda bulunmuş, ben durur muyum :))
Müthiş faydalı yazılarınız için teşekkürler.

Sevgiler

http://anneolucam.blogspot.com/2009/07/neden-blog-yazyorum.html
05 Temmuz 2009 Pazar 19:31:00 UTC
Özlem,

Eline sağlık, vakit ayırıp yazdığın için çok teşekkürler. İnsan bir şeyi arayıp da bulmakta zorlanınca, gerçekten oturup yazmak istiyor. Benim gebelik diyabeti dizisi de böyle çıkmıştı.

Sevgiler,
Damla
06 Temmuz 2009 Pazartesi 09:51:28 UTC
Merhaba Damla,
Biliyorsun takipteyim seni ;)
Kitubi ve bir kac hosuma giden blogu daha okurken hep yazida bahsettigin "blog okuyucusu kimdir?" yazisindaki gibi hissettim. Cok heveslendim, hep vaz gectim! Sebep dedigin gibi, vakit ayiramam, teknik boyutu beceremem vs. idi. Ama icimdeki heves baskin cikti ve bende 2 kelam etmeye basladim :)
Daha kimselere haber veremeden (gercektende bazi teknik seyleri cozemedim ve istedigim kadar vakit ayiramiyorum, paylasmak icin de hayal ettigim sekli almasini bekliyorum) yazi uzerine seninle paylasayim dedim, ilk sansli kisi sensin :-)
Blogun ilk yazisi "gec olsun guc olmasin" da neden yazmaya basladigimdan bahsetmistim.
www.ardatotisi.blogspot.com
sevgiler, selamlar..evrenle yilan hikayesine donen gorusmemiz gerceklestiginde bloga altin cerceve ile koyacagim!! ;)
06 Temmuz 2009 Pazartesi 10:30:24 UTC
Itır,

Bloğun hayırlı olsun. Çok iyi etmişsin, başlamışsın ya gerisi gelir. Ben baktım insanlara söylemeye engel hiçbir şey göremedim. Kitubi'de o kadar çok şey var ki düzeltilmesi gereken, ama ben hep ona vakit ayıracağıma, şunu yazayım, bunu yazayım diye erteliyorum. Zaten insanlara söyledikçe onlar da okudukça sorumluluğu artıyor, ve vaktin olmasa bile bir biçimde yazmaya çalışıyorsun.

İleride yazılar artarsa bulması zorlaşmasın diye yazının tam adresi :http://ardatotisi.blogspot.com/2009/06/gec-olsun-guc-olmasn.html


Damla
09 Temmuz 2009 Perşembe 12:43:19 UTC
merhaba,
Ben de yeni blog yazarlarından biriyim.
www.yenicocuklar.blogspot.com
Keşfettiğim ilk anne blog yazarlarından birisiniz. Keyifle okumaya devam ediyorum. Ben daha çok yeniyim. Hem keşfediyorum hem yazıyorum hem öğreniyorum.

Abone olup yeni yazılardan haberdar etme fonksiyonunu nasıl başlatacağım hakkında bilgi verebilirseniz sevinirim.
Kolay gelsin :)
09 Temmuz 2009 Perşembe 12:50:17 UTC
Nihan Hanım Merhaba,

Ben e-posta adresiniz için bülteni başlattım. E-mail'inize gelecek onay mesajının içindaki link'e tıklayarak onay vermeniz gerekecek.

Blogunuz hayırlı olsun, sevgiler.
Damla
12 Temmuz 2009 Pazar 22:14:47 UTC
Damla teşekkürler... Sayende "neden blog yazıyorum?" diye iyice düşündüm...
Sebeplerim işte burada...
http://www.miracik.com/index.php/2009/07/nereden-cikti-bu-blog-yazma-isi/
Sevgiler,
20 Temmuz 2009 Pazartesi 22:27:37 UTC
http://fusundefne.blogspot.com/2009/07/blog-mu-o-da-ne.html
yazına tesadüfen rastladım, gerçekten çok doğru tespitler, bende çağrına uyarak yazımı yazdım
sevgiler
Füsun
Füsun
İsim
E-Posta
(will show your gravatar icon)
Ana sayfa

Comment (Some html is allowed: a@href@title, b, strike, strong) where the @ means "attribute." For example, you can use <a href="" title=""> or <blockquote cite="Scott">.  

Aşağıdaki kodu girin (robotları önler):

Live Comment Preview