# 10 Temmuz 2009 Cuma

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar disizindeki yazılar:

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Haydi gelin birlik olalım

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Blogcu nasıl biridir?

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar - Çocuğuma ne faydası var?

Bir önceki yazımda Türkiye'de blogları kullanarak yapılan pazarlamanın gitgide artacağından söz etmiştim. Böyle olunca, markalarda bloglarda tanıtım yapmaya çalışan diğer markalardan ayrışmaya çalışacaklar. Peki bunu nasıl başaracaklar? Ben markaların öncelikle ürünlerinde ve sosyal projelerinde faydaya odaklanmaları gerektiğini düşünüyorum.

Önce çocuklu insanların nasıl hayatları, nasıl kaygıları olduğunu anlamaları lazım. Mesela her annenin genelde zaman sıkıntısı vardır. Blogcu annenin mutlaka vardır. Bu sıkışık zamanın içinde bir sürü de hayati öneme sahip kaygısı vardır. Çocukları için nelere dikkat ettiklerini, ne sorunları olduğunu anlamaları lazım.

Çocuk dostu ürünler

Anne-baba sevgisi kazanmış ürünler. Çocuklu ailelerin hayatını kolaylaştıran ürünler. Bunu doğru bir şekilde yapabilmek için, dehşet bir iletişim mecrası olan bloglarla, ürün geliştirme sürecinden önce temasa geçmeleri lazım.

Peki diyelim ki, ürünler çoktan üretim bandından çıkmış, ailelerin kalbini kazanmak için çok  mu geç? Elbette hayır. O zaman pazarlama kampanyalarında çocuklu hayatı kolaylaştırmanın yolunu arayabilirler. Bu ülkede bebekli, çocuklu aileler için hayat çok zor. Bunu iyileştirmek için yapılabilecek o kadar çok şey var ki, aslında marka yöneticilerinin işleri hiç de zor değil. Her bütçeye uygun derdimiz var. Çocuklarımızın hayatlarını kolaylaştırsınlar. Sosyal internet öyle bir mecra ki, domino taşı gibi her bir parça birbiri ile ilintili. Güzel bir şey yapsınlar ve birimize haber versinler, bilenler bilmeyenlere haber verecektir.

Ben kendi adıma bir talepte bulunayım ve sözü diğer blog yazarı ve okuyucularına bırakayım:

Bebekli Engelsiz Hayat

http://www.bebekliengelsizhayat.org/

Bir süre önce benim de bir yerinden dahil olmaya çalıştığım ama vaktimin yetişmediği bir aileler birliği projesi var. Benim de bloglar sayesinde tanıştığım, bu yazının ve bu blogun yazarının bir girişimiyle alevlendi. Sorun belli, bunca çocuğumuza rağmen, dış dünyada hayat o kadar çocukları göz ardı ederek düzenlenmiş ki, çocuklar evden çıkamıyor.

Pencereden baktırmak yeterli mi?

Sorunlar basit, kötü kaldırımlar, yanlış yerlere yerleştirilmiş otobüs durakları, tehlikeli parklar, olmayan parklar, olmayan alt değiştirme üniteleri, olmayan aile tuvaletleri (dışarıda sıkıştığınızda çocuğunuzu bir yabancıya emanet etmeden bebek arabasıyla sığılabilecek genişlikte tuvalet), olmayan emzirme odaları...

Bu oluşumun aslında temel hedefi, resmi kurumlara görevlerini yaptırmak. Niyetimiz sorunu tespit etmek, resmi mercilere yasal yollardan başvurarak çözüm aramak, sonuçları iel birlikte bu blogdan duyurmak. Bireysel çabaların bütününden bir güç yaratmak.

Markalar da Katkı Sağlasın

Ben aileleri hedefleyen markaların da çorbada tuzunun bulunabileceğine inanıyorum. Bir çay bahçesine bir emzirme kabini konduruverebilirler, bir kaldırım seçip onu bebek arabası dostu hale getirebilirler, bir parka bir kum havuzu yaptırıp, iki ağaç dikebilirler ya da belki kimbilir bir park bile yaptırabilirler olmayan bir yere. Yalnız, bu çalışmaları yaparken, çoğunluğu gözeterek zaten bir çok imkan olan popüler bölgelere yönelmesinler, imkanların daha az olduğu yerleri de değerlendirsinler.

Siz de kendi isteklerinizi yazın
Şimdi blog yazarlarından ricam, kendi bloglarında markalardan taleplerini sıralasınlar. Eminim hepinizin içinde birikmiş bir sürü şey vardır. Çok vakit ayırmadan bir paragraf bile yetebilir. Yazdığınız yazıların altına aynı çağrıyı yapıp, bu yazının yorumlarına linkini eklemeyi de unutmayın. Çocuğunuz için üretim yapan firmalardan neler istiyorsunuz?

Bu yazı ile ilgili gazete haberi için: Blogların gücü strateji yarattı

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Bu yazıyı sevdiyseniz bunlara da bir göz atın:

Çocuklarımız için daha çok etkinlik - Yamaha Müzik Okulu

Çocuklarımız için daha çok kitap

11 Temmuz 2009 Cumartesi 06:02:14 UTC
Damlaya katılıyorum. bebekli bir anne olarak ençok sıkıntı çektiğimiz emzirme odası olmuştur. Mesela Evy Baby Antalya 5M migrosa çok güzel bir oda yaptı Can daha 2-3 aylıktı. ilk başlarda birde görevli koymuşlardı ve çekmecelerde boy boy çocuk bezleri vardı. O zamana kadar hiç evy baby kullanmayı düşünmemiştim ama orada denedikten sonra hiçte kötü bir bez olmadığını anladım. Hemde çok güzel anketler yapıyorlardı. Eminim firma oranın faydasını çok görmüştür.

o kadar çok konuda söyleyebileceklerimiz varki. Mesela çok küçük bir örnek ama bizim ençok arayıpta çok zor bulduğumuz altı geniş kaymazlı çorap. Kış dönemi çocuk yürümeye yeni başlıyor, ayakkabı giydirmek henüz erken fakat çorapla da parkenin üzerinde buz pateni yapıyor.Birazda ayak ve bacaklar tombik olunca durum iyice karışıyor. tabanı iyi olan patiklerin bileği sıkıyor vs. çeşit çeşit patikler ve çoraplar denedik gerçekten %60 rahatlığın üstüne çıkamadık.11-12 aylık civarı yürümeye başlıyan çocuk birkaç kötü kayma hareketi sonunda 13. ayına kadar tekrar emeklemeye başladı ve ayağa kalkmaktan korktu. en rahat ettiğimiz marks and spencer çoraplarımız oldu.
eminim hepimizin araba koltukları, pusetler ve bunların birçok aksesuarları, mamalar, meyve suları, ikindi vakti atıştırmalıkları vs. ile ilgili söyleyecek çok önerisi vardır. Bunlar da markaları kazandırır.
Hande
11 Temmuz 2009 Cumartesi 13:36:17 UTC
Sevgili Damla - yine çok önemli bir konudan bahsetmişsin. Ben de geçenlerde bunun sadece bir boyutunu ele alan bir yazı yazmış, ailelerin gittiklerinde rahat edecekleri bir Çocuk Dostu Restoranlar listesi başlatmıştım: http://blogcuanne.com/2009/07/06/cocuk-dostu-retorancafeler/

Bozuk kaldırımlar, sigara içilen alanlar (ki kısa bir süre sonra tarih olacağını ümit ediyorum), kaldırımları otopark zanneden arabalar, bebek arabasıyla binmek için 10 takla atmak gereken otobüsler, vs. vs... o kadar çok düzeltecek şey var ki... Ben biraz ümitsiz, daha doğrusu yılgınım, ama bu girişimini destekliyorum (yukarıdaki bahsettiğim liste girişimini sanırım ben de aynı şevkle başlattım). Bizler (anneler, aileler) sesimizi yükselttikçe en azından kabullenmediğimiz duyulacaktır, ki bu bile önemli bir adım olacak.

Sevgiler,
12 Temmuz 2009 Pazar 20:48:59 UTC
merhaba, bebegime ne aldim adlı diğer bloguma yazdığın yorum dolayısıyla tanıdım sitenizi. çok güzel konulara değinmişsin. teşekkürler.
ben de oğlumun blogundan sonra eksikliğini hissettiğim www.bebegimenealdim.blogspot.com
www.bebekligezmeler.blogspot.com diye 2 blog daha açtım. tüm blog anneleri katılıp yazı yollayabiliyorlar, yazar olabiliyorlar.
bloglar sayesinde daha bilinçli daha keyifli çocuk yetiştirdiğimi hatta sanki tüm bloggerlar bir arada çocuklarımızı beraber büyütüyormuş gibi hissediyorum. Bir çocuk gelişim uzmanı olarak bile diğer annelerden öğrenecek o kadar çok şeyim olduğunu anladım ki seve seve hem kendi deneyimlerimi paylaıp hem de diğerlerini takip ediyorum.
sevgiler.
13 Temmuz 2009 Pazartesi 08:36:35 UTC
Hande, gerçekten piyasada o kadar ürün varken, hala o kadar özel çözüme ihtiyaç var ki. Bir de bu ürünlerin kitlelere ulaştırılması var, fiyat ve yaygınlık konusu. Biz de aynı sorunu Ilgaz emeklemeye başlarken yaşadık. 6,5 aylıkken kurbağalamaya başladı. 2 hafta sonra hava soğudu, çorapları giydirdik ve bütün yürüme işini kış havasında çözmeye çalıştı. 4 ay önce doğsa, o dönem sıcak havalara geleceğinden gelişimi çok farklı olurdu.

Blogcu Anne, Sermin ikinizin yazdıkları da gerçekten çok güzel konular. Ben de takip edeceğim.
Damla
31 Temmuz 2009 Cuma 09:23:45 UTC
Teşeküürler bilgiler.Gerçekten blog siterinde sizinki gibi çok faydalı biligler oluyor.
İsim
E-Posta
(will show your gravatar icon)
Ana sayfa

Comment (Some html is allowed: a@href@title, b, strike, strong) where the @ means "attribute." For example, you can use <a href="" title=""> or <blockquote cite="Scott">.  

Aşağıdaki kodu girin (robotları önler):

Live Comment Preview