Çocuğum anaokuluna ne zaman başlamalı?

Anaokuluna başlama yaşı, sokakta oynama şansı, komşuluk ilişkileri ve kardeş sayısının gitgide azaldığı günümüzde sık sorguladığımız bir konu (her ne kadar bunları sürekli karıştırsam da, kreş 0-3 yaş, anaokulu 3-6 yaş arasını ifade ediyor sanırım).

Ben işe başlamadan önce, Ilgaz 1 yaşındayken ilk olarak kreş alternatifini sorgulamıştık. Burada aradığımız kurum okul formunda bir kurumdan çok, bir öğretmene az sayıda çocuk düşen, çocukların eğitilmekten çok bakıldıkları bir kurum anlayışıydı. Doktorumuzdan Türkiye’de 0-3 yaşa bakılabilen kuruma rastlamadığı yorumunu aldıktan sonra, riske girmeyip evde bakım alternatifine yönelmiştik. Çeşitli kaynaklarda da 3 yaş altının uygun olmadığı belirtiyor. Burada temelde çocuğun birebir iletişim ihtiyacı üzerinde duruluyor. Çocuğun kreşe başlatılması için iki şartın sağlanması gerektiğini düşünüyorum (yazdığım konularda hemen her zaman olduğundan farklı olarak, bu konuda Gökhan benimle hemfikir değil, 2′den önce başlamasınlar der, özellikle not düşmek isterim):

1 – Aile çocuğunu kreşe vermeye hazır mı?
Çocuğun kreşe adaptasyonunda, ailenin istekli ve kararlı bir şekilde yaklaşmasının, bunu çocuğa normal bir süreç olarak hissettirmesinin çok önemi olduğu kanısındayım. Benim gözlediğim kadarı ile de, ebeveynlerden en az birinin aklına kreş düştüğü andan itibaren, çok geçmeden kreşe başlatılıyor çocuklar. Bu durum ailenin çocukla ilgili gözlemlerinden de kaynaklanıyor olabilir elbette. Yine de, çocuğu kreşe vermek için uygun yaşın, ailenin çocuğu kreşe vermek için hazır olduğu yaş olduğunu söylemek yanlış olmaz.

2 – Çocuğun yaşına uygun kreş var mı?
Birinci koşul sağlandıktan sonra, çocuğun yaşına uygun kreş bulunması gerekiyor. Benim gezdiğim yerlerin büyük çoğunluğu (10′un üzerinde) 2,5 yaşın altına uygun görünmüyordu. Ama zaman zaman 1 yaştan itibaren çocuğunu yuvaya verip, sonuçlarından çok memnun kalan aileler duyuyorum. Bazı durumlarda da, normalde kabul edilen çocuklar daha büyükken, yeni oluşturulmuş sınıfta 2-3 çocukla daha erken yaşın kabul edildiğine de rastladım. Düzgün bir kurumda, büyük çocukların yanında özellikle korunup gözetilerek bakılan bir minikler sınıfçığının da iyi bir alternatif olabileceğini düşünüyorum. İkiz, üçüz doğan çocuklar da olabildiğine göre, birebir ilgi ile tam rakamsal anlamını kastetmediklerini tahmin ediyorum.

Ilgaz’ın anaokuluna geçiş süreci şu şekilde oldu:
0-12 ay arası kadar tarafımdan evde bakıldı.
12-27 ay arası yatılı bakıcımız baktı.
bu arada 20-24 ay arasında haftada 3 gün 10-12 arasında Arı Çocukevi’nde oyun grubuna devam etti.
24 aylıktan itibaren çocukevinde oyun grubundan sonra öğle yemeğini de yemeye başladı.
26 aylıkken, sabahları tam gün okula gitti.
araya taşınmamızın girmesiyle 20 aylıkten itibaren devam ettiği çocukevinden ayrıldı.
27 aylıkken bakıcımızla yollarımızı ayırdık, 1-2 ay babaanne ve dedesi baktı.
Sonra tam gün yeni taşındığımız bölgeye yakın bir kreşe başladı. Buraya 1 ay devam ettikten sonra, okulun tadilat/taşınma gibi biraz belirsiz bir durum vardı ve her durumda çocukların bir süre mevcut binadan farklı bir okulda devam etmesi gerekiyordu. Biz de okulun uygunluğu ile ilgili kararımızı sorguladık ve değiştirmenin daha uygun olduğuna karar verdik. Ilgaz yeni okuluna (Aydo çocukevi) başlayalı 1 hafta oldu ve şimdilik yerini bulmuş gibi görünüyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar sayıda değişiklikten sonra, ben daha kendime gelememişken, onun adaptasyon hızının önünde eğiliyorum.

3 Çok Geç
Geriye dönüp baktığımda, ilk 1 yıl Ilgaz’a kendim bakabilmiş olduğum için memnunum (9 ayda yeterdi aslında). Sonrasında bakıcımızın bizim istediğimiz gibi baktığını ve bu konuda şanslı olduğumuzu söylemek doğru olur. Daha uzun süre çocuğuna bakabilmek için işine ara veren anneler var. Benim gibi biri için 2-3 yıl sonunda iş garantisi, ve bu 2-3 yılda Ilgaz’ı yine en azından oyun grubuna gönderecek ve genel temizlik için de yardım alabilecek gelir şartlarını sürdüremediğim sürece çalışan anne olmak daha iyi bir alternatif gibi duruyor. Oyun grubuna başlama yaşı olarak da 15 aylıktan itibaren verebilirmişiz diye düşünüyorum. 18 aylıktan itibaren okulda yemek yemeye başlayabilirmiş, 24 aylıktan itibaren yarım gün okulu rahatlıkla kaldırabilirmiş. Tam güne de yaz başından itibaren geçebilirmişiz (27 aylıkken). Eğer oyun grubuna da göndermeden, 3 yaşına kadar evde oturtsaymışız biraz yazık olurmuş diye düşünüyorum.

Oyun grubu ve yarım gün alternatiflerinin çocukların adaptasyonun anlamak ve arttırmak için iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Ancak çok pahalı bir alternatif, çünkü hem fiyatları saate vurulunca tam güne göre oldukça pahalı, hem de bakıcınızı almaya devam etmek zorundasınız. Keşke bu ülkede part-time iş ve/veya part-time bakıcılar bulunsa.

Okula başlama mevsimi olarak da, eğer yazın da çalışan (iyi çalışan diyelim) bir kurumsa bence yazın başlatmak iyi bir alternatif. Hastalık mevsimi gelmeden ve okul çok kalabalıklaşmadan, çocuğun okula alışması sağlanmış olur. Aileler çocuğun hastalanmasından çok endişe ediyor. Çocuğun ilk okul kışında evdekine göre daha sık hastalanacağı bir gerçek olsa da, anaokulu yaşı gelmiş bir çocuğu kış geldi diye, üstelik kışın dışarıda oyun alternatifi de fazla bulunmazken, yaza kadar bekletmenin mantıklı olmadığını düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Hangi yaşta verilmeli? Sizin çocuğunuz gidiyorsa hangi okula gidiyor ve memnun musunuz?

Geçen yazıda söz ettiğim GEO dergisinin çeşitli ülkelerdeki anaokulları ile ilgili sayfalarını aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz (dergi 2006 ekim’ine ait)

geo_gelecege_ilk_adimlar_64.JPG (405,69 KB)
geo_anaokulu_amerika_68.JPG (836,25 KB)
geo_anaokulu_gana_70.JPG (906,23 KB)
geo_anaokulu_cin_72.JPG (793,55 KB)
geo_anaokulu_fransa_74.JPG (700,05 KB)
geo_anaokulu_japonya_76.JPG (725,78 KB)
geo_anaokulu_norvec_78.JPG (604,49 KB)
geo_anaokulu_rusya_80.JPG (740,93 KB)
geo_anaokulu_turkiye_82.JPG (726,41 KB)

Tags:

15 yorum

  1. ben de katılıyorum bu 9 ay civarı anne bakımı yorumuna. bir postumda da bahsetmiştim http://saricizmeli.blogspot.com/2009/09/anne-iste.html. biz henüz diğer derslere çalışmadığımızdan yorumum bu kadar:)

  2. can yakında kreşe başlıyor(14,5 aylık oldu).kardeş geldiği için erken başlıyoruz, gerçi kardeş gelmeseydide aşağı yukarı yine başlıyacaktı bu sefer işe dönüş yüzünden.resmiyette doğum sonrası izin 8 hafta,çeşitli atraksiyonlarla 16 hafta yada 20 hafta kalabiliyoruz bebeklerimizin yanında.bizlere işe dön diyen kurumlar bebek bakımıyla ilgili hiçbir çözümü yok(bizim kurumun allahtan kreşi var hem de 3-4 aylık alıyolar,ama kurayla)..
    15 ay civarı uygun gibi görünüyor bence,gerçi bezden tam olarak kurtulmuş değiller.en azından arkadaşları olacak paylaşmayı öğrenecek, düzeni olacak diye düşünüyorum.
    şaduman

  3. Saduman,

    Kurumun kreşi olması büyük avantaj. Hem veli profili de daha birbirine yakındır. İyi şanslar dilerim Can için.

  4. Merhaba
    Biz Amerika`da yasiyoruz. 21 aylik bir kizimiz var. Kizima 18 aylik olana kadar anneanne-dede ve babaanne-dede 6 aylik surelerle donusumlu baktilar. 18 ayliktan sonra da day care`e (kres) basladi. Burada kreslerin yildizlari var, kresleri denetleyen bir kurum veriyor bunu. Bir de temizlik ile ilgili aldiklari bir puan var. Biz 5 yildizli (en yuksegi bu burdaki) ve temizlikten en yuksek not alan bir krese sans eseri son anda yer bulup yazdirdik kizimizi. Burada iyi kreslerde uzun bekleme listeleri var genelde. Yer bulduguna bile sukrediyor insan.
    Krese 8 Haziran`da basladi. Kresin yeni sezona baslama tarihi buydu. Bu tarih bence de cok uygun bir zaman. Cunku yazin kreste disarida bircok eglenceli aktivite yapiyorlar. Mesela her carsamba su gunleriydi ve disarida su ile oynuyorlardi. Uzerleri islanirsa ogretmenleri degistiriyordu. Kizim da disarida oynamayi cok sevdigi icin baya bir hosuna gitti bu. Gunde iki defa birer saat disariya cikariyorlar, daha ne. Bu yuzden ben de yazin krese baslamanin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Cocuklar kresi oyun ve eglence yeri olarak goruyorlar. Kizim hergun krese giderken "parka gidiyorum" diye mutlu gidiyor.
    Bizim diger bir problemimiz yemek problemiydi. Oradaki yemekleri basta hic yemedi. Bizim Turk yemekleriyle alakasi yoktu cunku. 1-2 ay hergun eve ac geldi. Ben de ozellikle evden gondermedim yiyecekleri. Cunku biliyordum ki gondermeye baslarsam hicbir zaman oradakileri yemeye alismayacak. Bir sure sonra oradaki yemeklere alismaya basladi. Herseyi hala yemiyor, ama en azindan bircok seyi yemeye basladi.
    Diger bir konuda da dildi. 18 aylik olana kadar evde sadece Turkce duydu kizimiz. Ingilizce ile ilgili hicbirsey bilmiyordu. Krese gittiginde ise herkes Ingilizce konusuyordu. Ama bu dusundugumuzden daha kolay oldu galiba onun icin. 1-2 ay icinde Ingilizce baya birseyi anlamaya basladi. Bu aralar da bazi kelimeleri ve cumleleri Ingilizce soyluyor evde. Biz evde sadece Turkce konusuyoruz hala. Okulda bazen Turkce birsey soylediginde ve ogretmenleri anlamadiginda hala cok kiziyor ogretmenlerine. Ama galiba buna da alisiyor.
    Ben sahsen 18 aylikken gondermenin su ana kadar olumsuz bir yonunu gormedim. Hatta daha onceden gondersemiydik diye de geciriyorum aklimdan. En guzeli tabii ki annenin kendinin bakmasi cocuguna. Ama olmuyorsa krese gidebilir bence. Evde tek basina bakici ile butun gun cocugu birakmak benim icime hic sinmedi yurt disinda. Tabii eger cok iyi bir bakici bulabilseydim, fikrim degisirdi. Ama butun gun evde cocukla oturan, sadece yemegini yedirip, baska birsey yapmayan bir bakiciya birakmaktansa krese gondermeyi tercih ederim kizimi.
    Kreste bircok yonden olumlu seyler oldu kizimda. Benim icin en onemlisi kendine guveni artti. Artik daha ozgur hareket ediyor. Insanlarla iletisimi de artti. Kreste bir suru arkadasi var. Onlarla bir suru oyunlar oynuyor. Mesela biz kizima krese gitmeden once topu uzaga firlatmayi bir turlu ogretememistik.Inatla ogrenmemisti. Krese gittikten sonra arkadasindan hemen ogrendi. Cocuklarin birbirleri uzerinde olumlu etkileri cok oluyor bence. Bize hayatindan mutluymus gibi geliyor. Onu birakirken aglamiyor uzun zamandir. Onu almaya gittigimizde hergun bize yaptiklarini gosteriyor (resim, vs). Konusmasi ilk ay duraksadi iki dilden dolayi, ama su anda ikisi de ilerliyor.
    Benim fikirlerim boyle. Umarim bundan sonra da erken gondermemizden dolayi pisman olmayiz.

  5. merhaba
    benim oğlum 9 aylıkken başladı kreşe şuan 23 aylık ve halen devam etmekte.
    tek başına evde oturan bir kişiye oğlumu bırakmaktansa kreşe vermeyi tercih ettim
    iyiki de tercih etmişim.oğlum normallerine göre oyun oynamasını seven,arkadaşlarıyla anlaşabilen,herşeyin farkında olan sosyal bir çocuk..sabah olduğunda kendisi kalkıp eşyalaranı hazırlayıp kreşe gitmek isttiyor.
    çevremdeki insanlara göre onu kreşe yollamakla büyük yanlış yapıyorum ama oğluma bakınca mutlu olduğunu görüp seviniyorum.kreşteki öğretmeninin onu ne kadar sevdiğini biliyorum.ona oğlum diye hitap edip sarılıp öpmesi benim çok hoşuma gidiyor.oğlumunda gidiyor olacakki o da onu çok seviyor.
    benim oğlum çok erken başladı belki ama genede herşey güzel gidiyor.umarım böylede devam eder.

  6. İlknur Merhaba,

    Öncelikle detaylı yazdığın için çok teşekkürler. Eminim başkalarına da çok yararı dokunacak.
    Yazın açılması gerçekten çok anlamlı, demek aklın yolu bir.

    İngilizce ile ilgili yazdıkların aslında bir yandan küçük çocukların dili ne kadar hızlı öğrenebildiğini de gösteriyor. Hatta gözü karartıp Ilgaz 5 yaşını doldurmadan yurt dışına çıkıp 1-2 yıl yaşasak mı diye bile düşündüm şimdi, aklıma kurt düşürdün. Bizim Ilgaz’a İngilizce dil öğretmek istememizin temel sebeplerinden biri de, olur da bir gün yurt dışında yaşama durumumuz olursa, onun okul hayatının dil yüzünden çok etkilenmesini istemememiz.

    Bizim de ilk başta direk kreşe verme isteğimizin temel sebebi evde bir bakıcı ile yalnız bırakma düşüncesiydi. Neyseki olumlu bir tecrübe oldu.

    Kendine güven farkı bizde de çok belirgin. Şu anda olumlu bir gidişat varsa, sonradan pişmanlık bence düşük bir olasılık. Ilgaz’dan büyük çocuğu olan tanıdıklarımın ağzından "bir tane doğurursam daha erken veririm"i duyuyorum sıklıkla.

    Sevgiler,

  7. Süveyda Merhaba,
    Böyle bir örnek duymak çok güzel. Eğer sakıncası yoksa hangi kreşe gittiğini de paylaşabilir misin? Henüz çok iletişim kurmadığı için, gün içinde neler olduğunu çok merak etmişsindir başlarda.

    Çevrendeki insanlara bakarsan, o her zaman çok küçüktür. Bizim toplumumuzda çocuklar bir türlü büyümüyorlar nedense.

    İyi şanslar, paylaştığın için teşekkürler.

  8. Damla merhaba,

    Oğlum Mert 1 yaşına giriyor yarın:)) İlk 5.5 ay ben baktım yavruşuma. Şu anda bakıcı ablası var, o bakıyor. Annem de bize yakın oturduğu için gün içinde uğruyor. Aslında bakıcı ablamızdan çok memnunuz. Ancak şunu fark ettik ki Mert çok sosyal bir çocuk. Önce her akşam gittiğimiz parkta, sonrasında da tatilde hem küçük çocuklara hem de daha büyüklere nasıl ilgi gösterdiğini ve dikkatlerini çekmeye çalıştığını gördük. Eşim zaten hep iki yaşında kreşe verme taraftarıydı, her gününü tek bir kişiyle geçirmesindense bunun daha iyi olacağını düşünüyordu. Yavaş yavaş ben de alışlıyorum bu fikre, bu gidişle iki yaşında kreşe vereceğiz galiba.

  9. bu konuyu işlediğinize çok sevindim. ben Antalya da bu konuda biraz yalnızım. Neredeyse herkez benim Can’ı kreşe verdiğimi duyunca acayip tepki veriyor.Üstelik haftada 2 yarım gün için. Benim onu kreşe gönderme nedenim diğer çocuklarla oyun oynaması ve iyi vakit geçirmesi. Ama şöyle sözler duyuyorum neden bu kadar bu çocuğun üstüne düşüyorsun, baksana büyümüşte küçülmüş gibi, koca adam gibi herşeyi anlıyor ve karşılık veriyor, bu da bir sorun birazda çocuk olsun şimdi birde okul mu çıktı zaten hayatı boyunca okula gidecek vs. vs.
    kendimi tam da kötü anne olarak hissetmeye başlamıştım. Can doya doya çocukluğunu yaşayan bir çocuk bence bizde zorla kesinlikle Can’a birşey öğretmeye çalışmıyoruz ama o "bu ne?" diye sorunca cevap veriyoruz o da tekrarlıyor. Kesinlikle hiçbir konuda baskı yapmıyoruz. Sakin bir ev yaşantımız olduğundan da oldukça sakin ve mutlu bir çocuk Can bizce, ama son zamanlarda aldığım eleştirilerden dolayı kendimi kötü hissetmeye başlamıştım.
    Bence de Damla’nın verdiği yaş kriterleri en doğrusu gibi geliyor.

  10. Ilgaz’a da çok söylenen bir söz, "küçük adam". "Çok cool" diyenler de oldu. Ama bunlar benim kulağıma olumlu yorumlar olarak tınlıyor, yani olumlu bir tonlamayla söylüyorlar. Sanırım Can’ın durumu benim Samsun’da geçen çocukluğuma daha yakın, "büyümüş de küçülmüş", "bilmiş". Okula falan da gitmiyordum.

    Hiç takmamanı öneririm. Okulda çocuklara ders çalışytırmıyorlar sonuçta. Ilgaz’ın cuma akşamı dili çözüldü, oyunlarını anlattı, vallahi çok özendim. Mesela anladığım kadarı ile öğretmen bir renk saklıyor, çocuklar da ne olduğunu bilmeye çalışıyor, sonra o renkten bulup öğretmene veriyorlar. Daha güzel nasıl öğretilebilir ki?

  11. Yeşim Merhaba,
    Bugün de benim yeğenim Tan’ın doğum günü, tam yaşıtlarmış Can’la. Nice mutlu yıllara!

  12. Doğru söylüyorsun Damla. bazı şeylere fazla takılmamak lazım. doğru kararı verdiğimize inandıktan sonra yola devam.Sonuç olarak hamilelikten itibaren bir bombardımana tutuluyoruz. Kendi doğrularımızla yola devam edip, istikrarlı olmamız lazım. okul işi devreye girene kadar söylenenleri bende olumlu kabul edip hoşuma gidiyordu. ama okulu duyan dökülmeye başladı:))

    Ne güzel!!nice mutlu yıllara Tan ve Mert:)) önünüzde uzun uzun sağlıklı mutlu yıllar olsun. iyi ki doğdunuz, iyi ki varsınız:)

  13. Ben de Damla’nin yas kriterlerine katiliyorum, benim oglum da 14 aylik basladi…basta pek istemedi ama sonra da okuldan bi turlu cikmak bilmedi:) kresin olumlu etkilerini gorduk…
    Bugun 3 haftalik turkiye tatilimizden sonra ilk defa krese tekrar gitti, malesef biraz agladi, cabuk adapte olur diye umuyorum…

  14. Özge Merhaba,

    Bizde de her tatil dönüşünde bir bize fazla bağlanma durumu ortaya çıkıyor. Kısa zamanda düzelir tahmin ediyorum.

  15. Merhaba, ben de sizden çok daha farklı bir sıkıntı içindeyim. Evlyim. 10 yaşında bir kızım var Asıl mesleğim etüt öğretmenliği. Evde özel ders veriyorum. Ancak kızım okuldan geldikten sonra öğrenci kabul etmiyorum. Ondan önce de öğrenci bulmak çok zor. Ben de hem çocukları çoksevdiğim için hem de bir işe ihtiyacım olduğu için part tıme bakıcılık yapmak istiyorum. Ancak şidiye kadar ilanlarda henüz böyle bir talebe rastlamadım. İlgilenen olursa benimle lütfen iletişime geçsin. Bakıcılıktan çok ev öğretmenliği yapmayı düşünüyorum. Yani ingilizce öğretebilirim, şarklar, oyunlar, elişi faliyetleri… Bu konuda ne düşünüyorsunuz?Bir nevi tek kişilik ana sınıfı yani cevaplarınızı bekliyorum.

Yorum bırak