# 15 Ekim 2009 Perşembe

Grip aşısına inanmam, Ilgaz'ı da grip aşısı yaptırmam. Domuz gribi aşısını tek virüs için yetiştirildiğinden daha anlamlı bulmakla birlikte, pek taze bir aşı olduğundan, çocuğumda denemek istemiyorum.

Normalde bizim ailenin bağışıklığı sağlamdır, bize bir şey olmaz cengaverliğinde yaklaşırım, plaseboya sığınırım. Ama şu aralar endişelenmemek de mümkün değil, çünkü Ilgaz'ın burnunda her daim bir parça sümük var.

Okuldan alıp, arabayla eve giderken, hemen her akşam aşağı yukarı aynı muhabbet geçiyor aramızda (o zaman sil sen de arabaya bindirmeden çocuğun burnunu be kadın dediğinizi duyacak gibiyim):

- Anne'cim elimi temizlersin sen, sümük oldu elim.

- Sümük mü var burnunda Ilgaz'cığım?

- Evet anne, bööyle yaptım, elim o yüzden sümük oldu (ya yumruk yapıp kaşımıştır, hareketi tekrarlar, sümükler elin üst yüzeyindedir, ya da karıştırma hareketini gösterir, bu durumda işaret ve orta ve baş parmakların ucunda kuru parçacıklar gözlenir). Sen silersin tamamm-mı?

Ilgaz'ın bağışıklığını güçlendirmek için planımdaki 5 şey:

  1. Düzenli, hafif egzersiz: O sümükler kaybolana kadar, düzenli hareket etmesini ama aşırı yorulmamasını sağlamak. Az önce hafif egzersizin yararı, aşırısının zararı ile ilgili bir makale okudum (http://well.blogs.nytimes.com/2009/10/14/phys-ed-does-exercise-boost-immunity/).
  2. Yeterli uyku: Bir süredir, Ilgaz'da alışık olmadığımız şekilde, onu sabahları biz uyandırmaya başladık. Akşam yatırırken de çok yorgun oluyor. Demek ki yeteri kadar uyumuyor, yarım saat yatma saatini geri almalı.
  3. Meyve suyu, C vitamini bombardımanı: Okul hayatıyla birlikte aldığı meyve miktarı azaldı. Kahvaltılarda ve akşam okuldan gelince meyve takviyesi.
  4. Moral, motivasyon: Bu mevye işlerini hasta olmasın diye yaptığımızı çaktırmamalı. Yanında hasta mı oluyor, yorgun mu, domuz gribi falan fazla konuşmamalı.
  5. Hijyen eğitimi: Kendisini kedi sandığı için orayı burayı yalıyor. Nasıl vazgeçiririm bilmiyorum. El yıkamayı da külfet değil, oyun görmesi için bir şeyler yapmalı. Etrafta mikrop varsa, Ilgaz onu affetmez mutlaka vücuduna sokar gibi geliyor. Ama nasıl öğretilir bilemiyorum.

Siz aşı konusunda ne düşünüyorsunuz? Bağışıklığı güçlendirdiğini bildiğiniz yöntemler, babanne çayları, çorbaları var mı?

Güncelleme: Aşıyı yaptırmayı daha ciddi değerlendirmeye başladık. Aşağıdaki yazı da konuyla ilgili:

Domuz Gribi Aşısı ve Sükunetli Yaklaşımlar

 

16 Ekim 2009 Cuma 08:21:09 UTC
Bol su iç, proteine dikkat et(aman az olmasın), kahve içme, şeker yeme, taze meyve sebze ye...
Aman burnu açık tut...

Bence ennn önemlisi moral, keyif, oyun, açık hava.

5. e gelince. Çocuklar illa elleri bir yerlere sokuyorlar, ona yapacak bir şey yok. Ama sık el yıkama alışkanlığı kazansalar ne iyi olur... Ela daha çok küçük el yıkamak oyun onun için. Büyüyünce de böyle olsa.

Bu arada, öpüşmenin, koklaşmanın, sarılmanın, tokalaşmanın elzem olmadığını çocuklar da bizler de bi anlasak. Ayıp olmasın diye kasmasak. Yapmasak... Hasta çocuk sahipleri dışarı çıkmasa, kendisi hasta olanlar fedakar ayaklarında işe okula gitmese... Hayat bayram olsa...

sevgiler.
16 Ekim 2009 Cuma 21:23:58 UTC
Benim kızımda ısrarla sümüklerini eliyle temizliyor ve ellerini yıkamamak için diretiyor artık dün akşam biraz da panik haliyle anlayabileceği şekilde domuz gribini açık açık anlattım:
- Yağmur'cuğum bi hastalık var canım, adı domuz gribi.
- O hastalık gelince domuz mu oluyorsun anne?
- Hayır tatlım, bu kötü bir hastalık ama ellerini çok yıkarsan ve okuldan gelince, parktan gelince üstünü değiştirirsen bu hastalık bize gelmez (Bu arada ulan çocuğu umarım tedirgin etmem diye kasıyorum ama başka yapacak bi şey kalmadı)
- Tamam anne ben artık elim çok yıkıycam...
- Yağmurcuğum bir de artık kimseyi öpmek yok tamam mı tatlım, kimseninde seni öpmesine izin verme. (Neyseki kızım öpülmekten ve öpmekten hiç hoşlanmıyor.)
- Tamam anne uzaktan öpücük var.
- Aferin benim kuzuşuma....

Eller şimdilik sorunsuz yıkanıyor, ama ne kadar sürer bilmem. Belkide yanlış ama yapabileceğim başka bir şey kalmadı.
Not: Sanırım bende domuz gribi aşısı yaptırmayacağım.
-
Özlem
17 Ekim 2009 Cumartesi 05:29:34 UTC
Bence yanlış bir şey yok. Biz bu ellerini yıkamazsan hasta olursun muhabbetini biraz fazlaca yaptık sanırım. Burnu da sürekli akıyor ve biz gel fısfıs sıkalım, iyileşsin diyoruz devamlı, ama iyileştiği de yok. Sanırım biraz konu uzadı, o yüzden daha fazla hastalık konusu yapmayalım yanında diyoruz.
Damla
17 Ekim 2009 Cumartesi 06:50:32 UTC
Belki değişik bir sabun alabilirsin Damla, ne bilim içinde kedi köpek falan olan bir şeyler ya da ona ayrı bir sıvı sabun kutusu alabilirsin yine öyle hayvanlı falan. Biz protex'e yeniden geri döndük, Hacettepe'de Tan'ın doğumunda sonra verdikleri alkolü de ortaya çıkardık. Elimizi iyice yıkadıktan sonra onu da sıkıyoruz.
EVREN
17 Ekim 2009 Cumartesi 08:53:23 UTC
domuz gribi aşısıyla ilgili bazı söylentiler var ne kadar doğru bilmiyorum ama çok sakıncalı yan etkilerinin olduğu ve en iyisinin yapılmaması gerektiği söyleniliyor. Doğru olma ihtimali yüksek, korkarım ben ilaçlardan. ben ilk kez bir eczacı arkadaşın tavsiyesiyle neredeyse bütün sülale pasteur'ün grip aşısını olduk geçen sene. ben pek hastalanmam zaten ama çok sık grip olan insanlar bile neredeyse hiç hastalanmadılar. bu sene hala düşünüyorum. bende plaseboya güvenip, bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak geçiyor aklımdan. en önemlisi temiz hava sanırım. şehirdeki evimizde Can'ın nezaman burnu akmaya başlasa (bizim içinde geçerli aslında) bahçeye geldiğimizde bir gün içinde düzeliyoruz.
bir de kloroben sprey var genzimizde bir kaşıntı hissettiğimiz anda o bölgeye 1-2 fıs yetiyor böylelikle mikrobu bulaştırmayı da engelliyorsunuz biz çok faydasını gördük. tabii ki yetişkinler için geçerli.
Hande
17 Ekim 2009 Cumartesi 21:12:47 UTC
Evren, okuldaki sıvı sabunluklardan dolayı, kalıp sabunu kullanmak istemiyor pek, sıvı sabunun tepesine basmak da eğlenceli tabi, ama yine de denenebilir, ya da ona özel bir sabunluk alabilirim belki.

Hande, bahçeye gidince düzelmeniz çok çarpıcı gerçekten. Biz de geçen hafta sonu polonezköye(brunch'a değil ormana yürüyüşe :)) gittik. Hepimize çok iyi geldi.
Damla
21 Ekim 2009 Çarşamba 21:01:03 UTC
Meyve, vitamin ve sivi almak onemli bence...bir de hijyen, ben ellerini yikayamadigim durumlarda dezenfekte edici jel ya da kopuklerden kullaniyorum.
Derine de kendime de her gun vitamin takviyesi yapiyorum. Annem bir de balin cok faydali oldugunu soyler hep...her gun bir kasik bal:)

Hande simdi sen dedin ya grip asisi olunca kimse hasta olmadi diye, ben de mi yaptirsam ya:) cok SIk grip olurum da...aman ya hep yaz olan bir yerde yasamak var...bu kis mevsimini hic sevmiyorum! viruslere olum...
ozge
27 Ekim 2009 Salı 07:36:06 UTC
hakikaten özge nereden geldi bu kış?? şirkettede herkez hasta. Grip aşısı içinde yer alan çinko elementi beni korkuttu. bukadar ağır bir metali bünyeme almayı reddediyorum bu sene, bakalım neler olacak. bol limonlu kekik çayımı hergün içmeye başladım:))
Hande
05 Kasım 2009 Perşembe 03:19:51 UTC
Hande ben de hala yaptirmadim grip asisini, gecen sene ocak ayindan sonra cok hastalandim, korkum ondan...benim bu hastalanmalarim Derin'in krese baslamasiyla ayni zamana denk geliyor...nerdeyse ayda bir grip oldum:( umarim bu sene daha direncli oluruz O da ben de:)
ozge
05 Kasım 2009 Perşembe 04:39:12 UTC
Damla ben grip aşısına inanmak ve yaptırmakla birlikte domuz gribi aşısına karşıydım biliyorsun. Ancak son zamanlarda ne düşüneceğimi şaşırdım, onu da biliyorsun :)

Meyve takviyesi konusunda bir fikir: Mandalinaları yıkayıp masanın üstünde bir meyve tabağına iştah açıcı bir şekilde koyuyorum. Ya Deniz görünce istiyor, ya da ben görünce kapıp soyuveriyorum. Dışarı çıkarken de çantama iki üç tane atıyorum, arabadaysak soyup eline tutuşturuyorum, hapır küpür yiyor. Bu aralar oldukça lezzetli mandalinalar, bir taneden sonra ikinciye de hayır demiyor.

Kahvaltıda da portakal suyu.

Başka oluru yok bunun.

Deniz de hala parmağını emiyor, o da bizim için çok büyük sıkıntı. Dişlerini bozmasını, parmağını yara yapmasını geçtim, şimdi hijyen sorunu çıktı ortaya...

Deniz Pazar gününden beri hasta. Domuz gribinden şüpheleniliyor. Daha önce aşıyı önermeyen doktoru dün ilk kez "Eğer şu anda geçirdiği domuz gribi değilse ve okula devam ettirecekseniz aşıyı düşünebilirsiniz" demeye başladı. Ama ben hala sıcak bakmıyorum.
05 Kasım 2009 Perşembe 05:40:37 UTC
Blogcu Anne,

Umarim Deniz cabucak iyilesir. Ben de hala ne yapacagimi tam bilemiyorum.
Damla
05 Kasım 2009 Perşembe 19:08:43 UTC
Geçmiş olsun blogcu anne. Benim bir doktor arkadaşım bahsetti gripten dolayı hastaneye insanların %90'nın da test sonucu domuz gribi çıkıyor ama en geç 7-10 günde iyileşiyorlar diğer griplerden farklı bir seyri yok dedi.

Kış geldi illaki de hasta olacağız. bunların içinde grip ve nezle başta seyredecek malesef. bunu kabullendim. ben küçük bir grip atlattım bile. Dün yattım bugün ayaktayım. Şimdilik Can'da birşey gözükmüyor umarım bulaştırmamışımdır. Eşim geçen sene olduğumuz grip aşısından çok memnun kaldığı için busenede aynısından yaptıralım diyor. İlk fırsatta eczacı arkadaşımı ziyaret edip fikrini almak istiyorum. Sizede yazarım.
Hande
06 Kasım 2009 Cuma 00:56:21 UTC
Çok iyi durumdasınız, Yaman o sümükleri yiyor. Kuru veya ıslak sümük olması farketmiyor, hepsini yeme kapasitesine sahip. Bir arkadaşım bir yerlerde okumuş, sırtımı ovuşturup, sümük yemek bağışıklığı güçlendiriyormuş, üzülme diye teskin etmeye çalışıyor. Artık biz bunun zararlarını anlatmaktan, sağlıktan falan vazgeçtik, bari okulda yapmasın diye, sosyal olarak dışlanmsına sebep olacağını anlatmaya başladık. Ama hiç faydası yok. Ben bu dönem sabahları balık yağı, akşamları yarım sandoz (suda eriyen) veriyorum. Çünkü hem ben, hem eşim grip geçirdik, geçiriyoruz. Maskeyle dolaşıyoruz. Henüz grip olmadı ama burnu arada akıyor. Genellikle sabahları ballı ıhlamur çayı içirmeye çalışıyorum. Her gece yatmadan önce süt yerine kefir içiriyorum. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, sağlık bağırsaklarda başlarmış. Dr.Öz de bol bol probiyotik prebiyotik gıdalar tüketin demişti. Kefir ve yoğurt çok tüketiyoruz. Sarımsak da yemesi için kefirli cacık yapıyorum. Neyse ki soğan da yiyor. Acı değilse ekmek arası çiğ soğan bile yiyor. Ve ben bu plasebo etkisine çok inanıyorum. Mesela hasta olduğunda veya ağrısı olduğunda şu soğanı, sarımsağı ye hemen geçecek diyorum, hem yemesini sağlıyorum, hem de ağrısı mucizevi şekilde 3 saniyede geçiyor:)
asliberry
06 Kasım 2009 Cuma 01:15:27 UTC
Asliberry,

Burayı itiraf.com'a çevirdim ama küçükken ben de sümük yerdim, ekşidir, güzeldir tadı. Bu arada da domuz gibiydim, hem de evden çıkar çıkmaz montumu çıkartır elime alırdım. Büyüdüğüm Samsun'dan Ankara'ya taşınana kadar hiç fanila giymedim. Zaten blogundan takip ettiğim kadarıyla Yaman'la pek çok ortak özelliğimiz var :)

Domuz gribi geçirdiğinizi okudum blogundan, aslında özendim desem yalan olmaz, belli ki kısa sürede atlatacaksınız ve aşı olalım mı olmayalım mı stresi ortadan kalkacak.

Önerilerini deneyeceğim. Pre-probiyotik etkisine ben de inanıyorum. Sofrada turşu bulunduruyorum, salataya doğal sirke koyuyorum. Dün boza aldım ama şimdi Ilgaz'a vermeyi unuttuğumu farkettim :(
Damla
07 Kasım 2009 Cumartesi 02:09:50 UTC
Hande ben de normal grip asisini yaptirmaya karar verdim, gecen seneki gibi cok SIk hasta olmaktan korkuyorum. Bu sene deniyim diye dusundum:)

Blogcu anne cok gecmis olsun, Bence Deniz atlatmis, sen de kendine dikkat et!

Damla, Asli berry, Derin de cok yalaniyor burnu akinca:))
Ozge
İsim
E-Posta
(will show your gravatar icon)
Ana sayfa

Comment (Some html is allowed: a@href@title, b, strike, strong) where the @ means "attribute." For example, you can use <a href="" title=""> or <blockquote cite="Scott">.  

Aşağıdaki kodu girin (robotları önler):

Live Comment Preview