Domuz Gribi Aşısı ve Sükunetli Yaklaşımlar

Sorular:

  • Virüs bu kadar hızlı yayılırken, henüz aşısı üretilmemiş olsa ne tepki verirdik?
    Muhtemel Yanıt: Her sene mevsimsel gribin aşısını buluyorlar, bunu niye bulamıyorlar. Çocukları katlederek insan nüfusunu azaltmaya çalışıyorlar…
  • Diyelim ki aşı bulundu, ama yeteri kadar test edilmedi diye yapılmaya başlanmadı
    Muhtemel Yanıt: Efendim, madem öyle mevsimsel aşıyı niye vuruyorlar, her sene yeni virüsle yapılıyor. Sonuçta aşı aynı şekilde üretiliyor. Aşı bulunmuş, laboratuvarda saklıyorlar. Aslında bulamadılar da….
  • Diyelim aşı bulundu,ABD ve İngiltere’de yapılması kararı alındı. Ama bizim hükümetimiz yeteri kadar test edilmediği gerekçesiyle aşıları almadı.
    Bu durumda neler söylerdik buraya yazmak uygun olmaz sanırım…

Özet olarak, otorite güvensizliğini anlıyorum, medyaya da sansasyon lazım, ama biz bu çocukları ne yapacağız?

Komplo teorilerine kulakları tıkayıp, aklı selim bir karar vermeye çalışıyoruz. Ilgaz okula gidiyor, Gökhan metrobüse biniyor ve duyduğumuz H1N1 pozitif hastalar artık tanıdığın tanıdığı seviyesine geldi. Bir sonraki aşama olan “tanıdık”tan bu bulaşıcılıkla direk bize geçiyor zaten.

Bu arada sizi üzmek istemem ama hijyen konusunun küçük çocuk tayfasında hikaye olduğunu düşünüyorum. Zaten virüs de nerede çoğalacağını biliyor değil mi?

Domuz Gribi Aşısını Olmaya Nasıl Karar Verdik

Tags:

18 yorum

  1. kafam inanmilmaz karisik su anda.
    bizde okula giden, ya da toplu tasima araci kullanan kimse yok,
    ama esim ofis ortaminda =( onuda gectim,
    eve temzilige gelen abla var, cok yogun toplu tasima kullanan,
    arkadaslar var,
    varda var…

  2. Damla,

    Onu söylerdik, bunu söylerdik meselesi işin politik kısmı diyelim. Medya bombardımanı genelde hükümet yanlısı olduğu için, güvenmeyenleri gayet iyi anlayabiliyorum. Fakat, alacağımız kararlar bunlara bağlı olursa rasyonel olmaz.

    Bunun dışında kalan kaygıları özetlersek şu kalıyor elimizde.

    Aşı yaptırmamanın riski nedir?
    Aşı yaptırıp yan etkilerle karşılaşma riski nedir?

    Tıp denilen şey malesef olasılık hesabından ibaret.
    Doğru yanıt yok. Tercihler ve kararlar var.

    Bizleri üzen(sadece bizi değil ABD ve İngiltere’de de aynı sorgulamalar var) belirsizlik. Aşı tamamen güvenlidir diyememek bir yanda, aşı yaptırmamanın ağır bedeli bir yanda.

    Olasılıklara göre hareket etmenin zorluğu söz konusu.

    İnsanları kızdıran belirsizlik. Aşıyı yaptırdın riske bak, yaptırmadın riske bak. Aşı yüzde yüz zararsızdır diyebilsek zaten sorun olmayacak. Tıp tarihi yeterince denenmediği için kullanılan ve vahim sonuçlar doğuran örneklerle dolu. Öte yandan aşıların hayat kurtarılıcılığı biliniyor. Zor karar.

    Hijyen konusuna gelince, seferberlik ilan edilmedikçe hijyen yalan. Senin dikkat etmen yetmiyor, hasta adam binmeyecek metrobüse, okula işe gitmeyecek. Evden çıkmayacak. Orta yere hapşırmayacak…

  3. Özgüranne,

    Bir de yanlış bilmiyorsam, hastalanan kişide henüz semptomlar ortaya çıkmadan önceki 2 günde de bulaşıcı, o yüzden bu kadar bulaşıcı hastalıklarda hastanın izole edilmesi bana pek olanaklı gözükmüyor. Hasta olduğunu henüz bilmiyorsun ki evde oturasın.

  4. Bu hastalık, zatüree veya bronşit’e dönüşmedikçe öldürücü olmuyor.
    Dolayısıyla biz büyük şehirlerde yaşayanlar belirtileri gördüğümüz anda önlemini alırsak bir tehlike yok diye düşünüyorum. Esas tehlike ücra yerlerde yaşayıp da bilgisizlik cahillik yüzünden tedavi olmayanlanlar. Bu insanları çeşitli kanallarla bilinçlendirmek lazım ya da bizzat gidilip ne yapmaları gerektiğini göstermek gerekiyor.
    Benim oğlum 22 aylık, ben ne ona ne de kendimize aşı yaptırmayı düşünmüyorum.

  5. Nihan Hanım,

    Çok haklısınız, ne yapılmaması gerektiğini yazmak lazım sanırım. Olmayı düşünmeyenler yoğunlukta gibi görünüyor.

  6. Damla,
    Yayılmanın tamamen önüne geçmek mümkün değil zaten. Önlemler ancak boyutu değiştirebilir. Virüsle karşılaşma ihtimalini düşürmek önemli. Diyelim 1. gün virüsü aldın, farketmedin. 2 gün gezdin. 3. gün hastalandın. Ateşin düştükten sonra 3-4 gün daha virüs yaymaya devam ettiğin düşünülüyor. Yani 5 gün hastalandın 3-4 gün daha bekledin. Toplamda 10 gün virüs kaynağısın diyelim. Bunun 8 gününde önlem alınsa faydası olur gibi geliyor bana.

    Yani kesin çözüm değil zaten. ABDde yaşadığım dönem hiç grip olmadığım gibi, ne metroda, ne işte aksıran tıksıran insan görmemiştim. Hastalandığında sana atanan doktoru arıyordun, duruma göre o geliyordu, sen gidiyordun. Tüm ömrünce kırmızı burun görüp ardından tüm sınıfın hastalandığına şahit olmuş biri olarak çok enteresan gelmişti. Yayılmıyor mu bu durumda virüs? İlla ki yayılıyor da, derece meselesi.

    Bu arada sağlık bakanlığı bir açıklama yapmış, görülen tüm girpler domuz virüsü kaynaklı diye. İnanmalı mı, inanmamalı mı…

  7. Dün oglumun doktoruna sordum; 6 yasindan kücük cocuklari asilamayacagini söyledi. 6 yasindan kücük cocuklarda asinin etkileri test edilmedigi icinmis. Aslinda orta hafiflikte seyreden bir hastalik dedi. Ancak büyük kitleler hastalanmaya baslarsa faydasi zararindan coktur diyerek asilatmayi düsünmeliymisiz. Her kafadan bir ses cikiyor ya, bu da Almanya’dan bir cocuk doktorunun görüsü. Zaten de istemiyorduk asilatmayi. Bizi ikna etti simdilik.

  8. Zaten karışık olan kafam doktor olan halamın "Deniz’i kış boyunca okula gönderme, o 5 yaşın altında olduğun için, sen de hamile olduğun için risk grubundasınız" önerisiyle daha da karıştı. Halam, ki şu an aşı olunmasına karşı olan bir enfeksiyon hastalıkları profesörü, bile böyle bir şey diyorsa iş ciddidir demeye başladım.

    Özgür Anne’nin belirttiği "şu andaki griplerin hepsi domuz gribidir" yaklaşımını halam da "en azından yüzde 90′ı öyledir" diyerek doğruladı.

    Çok doğru… Belirsizlikler içinde karar vermek lazım. Yan etkileri bilinmeyen bir aşıyı olmamak mı, yoksa az da olsa risk almak mı? Bilemiyorum…

  9. Evren, sağol bilgi verdiğin için, tam iki ucu da pek iç açıcı olmayan değnek durumu. Şeytan diyor, hazır hafif geçiyorken, al çocuğu, git bir hastaneye, kap virüsü, al raporu, yat çocukla birlikte evde, işte sana aşının kralı. Ama yemiyor tabi.

    Blogcu Anne, ben de farklı kaynaklardan duydum aynı ifadeyi. Hamile olsam ben de aynı ikilem içinde kalırdım tahminen, seni çok iyi anlıyorum. Benim şu anda Ilgaz’ın hayatında bir değişiklik daha yapmamın bir domuz gribi etkisi yaratması riskine karşı, okula göndermemeyi hiç düşünmüyorum bile. Malum, alternatifi benim evde bakmam olmayacak çünkü.

  10. Damla yazdiklarina katiliyorum…

    Bu arada amerikada bazi anneler H1N1 partileri verip cocuklarinin virusu kapmasini sagliyorlarmis…tabi doktorlar dogru bulmuyor bunu.
    aman sakin sen gitme hastaneye falan virusu kapayim diye:)

  11. Özge,

    Vay be, pek cengaverler varmış. Yok ben sadece Ilgaz’ın her hastalanıp iyileşmesinin ardından, oh iki antikor iki antikordur, bunu da yendi. Bir dahakini daha iyi haklar diye oh çekmekle yetiniyorum bu grip işlerinde :)

  12. Damla;

    Ben de her hastaliktan sonra daha da guclendi diye dusunmeye calisiyorum. Gerci krese gitmeye basladiktan sonra burnunun akmadigi pek bir gun gecmiyor (yaz mevsimi haric), aman atesi olmasin da… Derin de biz de bu duruma alistik artik:)

    Sevgiler…

  13. Özge,

    Sanırım biz de artık bu durumu kabul edip, durmadan burnuna okyanus suyu sıkmaya çalışmaktan vazgeçmeliyiz.

  14. Ben de aşı olmama tarafını seçenlerdenim. Ayrıca çocukları okula göndermemenin nasıl bir önlem olabileceğini anlamış değilim. Eşim haftada 5-6 uçak yolculuğu, ben 2-3 market alışverişi, eve gelen kadının günde 4 toplu taşım aracı kullandığı düşünülürse çocuğun okula gitmemesinin ne kadar mantıklı olabileceği de değerlendirilir. Aşı ile ilgilide sorduğum güvenilir 12 kişiden ( tümü doktor ve eczacı) sadece bir kişi yaptırmalıyız dedi.

  15. Özlem,

    Ben de önerene rastlamadım. Bazen topluluklar böyle iki seçenekten birisini seçmekte zorlanıldığı durumlarda, kararsızlıktan paralize olur ve eylemsizlik haline geçer ve sonra iş işten geçmiş olur ya bana bu durum da biraz öyle geliyor. O yüzden korkuyorum. Bugün, şu anda virüs rahatça yayıldığı için, evrim baskısı altında olmadığı, o yüzden mutasyon olasılığının düşük olduğuna dair bir video izledim. Bu biraz daha rahatlattı.

  16. Dante domuz gribi asisini oldu dun, bu konudaki yazima davet edeyim seni.

  17. Açalya’nın sitesine yazdığım yorumu buraya eklemek istedim. .

    Ingilterede oldugum yillarda okadar rahattim ki? Hic birsey arastirma geregi duymuyordum (doktorun söyledigiyle ilgili) bir güven vardi icimde. Ben doktor degilim ki tip yorumu yapmak banami kalmis derdim. Simdi diger taraftayim ve A�alya demek istediklerini cok iyi anliyor ve yaptiklarini ve araştirmalarini takdir ediyorum.
    Malesef Türkiye de kafa karismayacak gibi degil. Neredeyse hic televizyon seyretmem, son d�nemlerde iyice güvenim sarsilmasin diye tamamen haberleri takip etmez oldum ama yinede uzak kalip kendi kararinizi veremiyorsunuz.
    Geçen hafta yazini okuduktan ve linkleri inceledikten sonra kendime kizmaya başladim. hemen söylenelere kaniyorum galiba diye. Bir iki gün önce teyzemi bransinda cok basarili bir noroloji profosorune goturduk. benim oglumuda goronce konu gene domuz gribine gelmis ve teyzeme kehanette bulunur gibi "sakin yaptirmayin biz norologlar bu asilari inceledik icinde ne var �ok iyi biliyoruz ve kesinlikle norolojik ac�dan tavsiye etmiyoruz" demis. Amerika farklı Turkiye farkli olabilir demi�.
    �ocuk doktorumuz ve bir�ok doktor ve ilaç sektörönde olan insanlarda Turkiyedeki asilarla ilgili pek olumlu konu�madilar ve ben yine aynı yerdeyim senin yazilarini okuyup keşke ulkemizde basimizda bulunan insanlara g�vene bilsek ve kendi kendimize bilmedi�imiz bir konu �zerine sacma sapan yorumlar yapmasak. kizamik asisi olur gibi gidip aşısı yaptirabilsek keşke.

    Son::Gerçekten Türkiye spekülasyonlar ülkesi bu doğru. grip aşısı hakkındaki dedikodular gibi belki domuz gribide bir yalandan ibaret,belki de asıyı yaptırmamakla aptallık ediyoruzdur bilemeyiz. herkezin kendince bir yorumuda var mutlaka ama konuştuğum ve güvendiğim doktor ve bilim insanlarından aldığım yanıtlar "yaptırmayın". Ben bir ziraat m�hendisiyim. Tıp benim işim değil. Güvendiğimiz aile doktorlarımız hayır diyorlarsa hayırdır ben noktayı koyuyorum. onların üzerine söz söylemek artık bana düşmez.

    sevgiler

  18. Hande,

    Ben de bir süredir düşünmeyi bıraktım. Daha aşı bize ulaşmadı ki, ne aşısı modundan ekmek yiyorum.

Yorum bırak