Boş gebelik konusu da hep yazmak isteyip fırsat bulamadıklarımdan. Ilgaz'dan önce hamile kalmaya çalışırken, silik bir ikinci çizgi ile doktorumu aramıştım. Muhtemelen daha erkendir, istersen kan testi yaptır, şu tarihe de randevu al demişti. Polikistik over sendromu yüzünden, test yaptırmaktan bezdiğim için beklemek daha işime gelmişti. Bir-iki gün sonra bir test daha yaptım, çizgi daha koyuydu, biraz daha havaya girdim.
Randevu tarihine 2-3 gün kala bir kanama başladı. Hemen acile gittik. Muayene eden doktor son adet tarihime göre kocaman bir gebelik kesesi olması gerekirken, benim rahmimin adet dönemi öncesi görünümünde olduğunu söyledi. Boş gebelik muhtemelen ama bir dış gebelik olmasın diye test yapalım dedi. İki gün ara ile yapılan kan testlerinde beta HCG seviyesinin hızla düşmekte olduğu görülünce dış gebelik olmadığına karar verildi.
Doktoruma göre olumsuz hiçbir şey yoktu. İstatistiki olarak gebeliklerin %50'si 12 haftadan önce kendiliğinden sonlanırmış ve çoğunlukla kadınlar, "yoğun bir adet dönemiydi" deyip geçer, farkına bile varmazlarmış. Bu bir anlamda bu hamile kalabildiğimin göstergesi olarak olumlu bile yorumlanabilirmiş.
Buna sevindim ama üzüldüm de tabi. Sonuçta havaya girmiştim. Ilgaz'a hamile kaldıktan sonra da, belli belirsiz bir kanamam olmuştu (impalantasyon kanaması). Acile giderken nasıl bir ruh durumunda olduğumu anlatamam. Bunun üzerine haftalarca havaya girmemeye çalıştım. Doktorum bir gün, "bak sana beyaz dosya açtım, hamile dosyası, rahatla artık" dedi. Ancak ondan sonra rahatlayabildim.
Blogcu Anne boş gebelikle ilgili çok güzel bir yazı hazırlamış. Eline sağlık.
Bu arada hamile kalma, hamilelik, bebek bakımı ile ilgili sorularınızı Nurturia'daki tecrübeli annelerimize de sormayı ihmal etmeyin.
Beni hatırla
a@href@title, b, strike, strong
Page rendered at 14 Mart 2010 Pazar 13:17:40 UTC
Yeni yazilardan haberdar ol.
Disclaimer The opinions expressed herein are my own personal opinions and do not represent my employer's view in any way.