Doğumdan Sonra Hayat Var mı Dizisinde:
Doğumdan Sonra Hayat Var mı?
Doğumdan Sonra Hayat – Uyku
Doğumdan Sonra Hayat – Alışveriş
Doğumdan Sonra Hayat – Yardım İhtiyacı
Doğumdan Sonra Hayat – Bebek Bakımı
Doğumdan Sonra Hayat Var mı?
Çevrenizde bebekler gitgide çoğalmıştır. Yeğenler, arkadaş çocukları derken, sıranın size yaklaştığını hissedersiniz. Hastane ziyaretlerinde sükunet ve şaşkınlık hakimdir. Mışıl mışıl uyuyan bir avuç bebek, yorgun ve şaşkın anne, heyecanlı, neşeli baba, gururlu babaanne olabilir karşınıza çıkan karakterler. Bebekler daha yakınınıza düştükçe, ev ziyaretleri ya da birlikte gezmeler seviyesine gelindiğinde kaosu biraz hissetmeye başlarsınız. Daha ileri gidip, bebekli bir arkadaşınıza yardım etmeye kalkışırsanız, önünüzdeki tabloda kendinizi hayal etmek artık zorlaşır. Şu evi biraz toparlasalar daha iyi olmaz mı, bu bebek neden bu kadar ağlıyor hasta mı, bu kadar malzemeye ihtiyaç var mı, çocuktan başka konu konuşulmaz mı, ben çocuk yapmayayım, ya da benim çocuğum uslu olur gibi uyduruk düşünceler üretir beyniniz. Hormonlarınız fazla korkmamanız için sizi derinlemesine düşünmemeye sevk eder. İnsan türü üremeye devam etmelidir.
Bebekler süper canlılardır, pozitif enerji yumağı gibidirler. Bebek sevmeye gittiğinizde, dönüşünde meditasyon yapmış gibi rahatladığınızı hissedersiniz. Kısa süreli bebek ziyaretlerinde, sever ve ayrılırsınız. Eğer özellikle bebek seven biriyseniz, aklınızın bir bölümü ayrıldıktan sonra bir süre daha bebekte kalır. Çocuklu tanıdıklarınız da sizi sürekli bebek yapmaya teşvik etmektedirler:
Dünyanın en güzel şeyi!
Çocuksuz hayat olur mu!
Olunca anlarsın!
Buradan sonrasını biraz hızlı anlatayım. Bir şekilde o kararı alırsınız, ya da doğa size kararını bildirir. Kimileri için kolayca, kimileri için yıllarca süren emeğin meyvesi olarak gerçekleşir hamilelik. Daha şimdiden sizin hatırınızdan çok, bebeğin cinsiyeti, planlanan ismi sorulmaya başlanmıştır. Herkes size yardımcıdır, herkes size sempatiyle yaklaşır, kendinizi prenses gibi hissedersiniz.
Ta ki, karnınızın büyüklüğünün karşınızdakinin gözlerindeki bakışına yansıması “aa ne sevimli”den, “ay çok kocaman”a doğru dönmeye başlayıncaya kadar. İşittiklerinizin de rengi değişmiştir:
Uykusuz gecelere hazır mısın? Uyuyabiliyorken uyu!
Doğum sonrası için alışverişlerini şimdiden yap!
Kim yardım edecek?
Bebek bakımını öğren!
Kafanız karışmıştır. Hamilelikte bölük pörçük uyuduğunuz uykudan daha ne kadar kötü olabilir? Türlü çeşit üründen size lazımlar nasıl seçilebilir? Eşiniz de yardımcı olursa, daha ne kadar yardım gerekebilir? Bebek bakımı mı?
Bu dizide size buz dağının görünmeyen yüzünü anlatmaya çalışacağım (e, evet biraz iddialı oldu, neyse yazılarda yardım edersiniz, MİM yani). Henüz hamile olanlar için koca göbek inince başlarına neler geleceği ile ilgili fikir vermeye, kendilerini hazırlamalarına yardımcı olmaya çalışacağım (tamam canım ben tek başıma nasıl anlatayım hepsini, MİM işte, yazın siz de bayram tatili var önümüzde, yorumlara linkini eklemeyi unutmayın )
Yorumlardan ve MİM’lerden Linkler:
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/mesgule-dusurdum-kendimi.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/lkg-lohusa-kadnn-gunlugu.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-sonra-hayat-yardm-alma-lkg.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-hemen-sonra-hayat.html
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/hamilelik-ve-annelikte-sozluklerimize.html (A’dan Z’ye)
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/bu-sefer-de-sozluklerimizden-ckanlar.html (A’dan Z’ye)
http://blogcuanne.com/2009/12/03/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/
http://www.cocuklacocuk.com/cocuklarla-hayat-var-mi (ikinci çocuktan sonrası)
http://ozguranne.blogspot.com/2009/12/uyku-konusuna-hzl-baks-annenin-uykuyla.html
http://huysuzvetatli.blogspot.com/2009/11/aman-diyim.html
Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


Sevgili Damla;
başlık bu kadar mı oturur:))
Heyecanla bekliyor, naçizane katkılarımı esirgemeyeceğimi bildiriyorum.
Herkese merhaba.2 yaşında bir oğlum var.Çalışan bir anne olarak büyütüyorum oğlumu.Planlı bir bebekti Yiğit.Hamileliğim oldukça rahat geçti.İlk üç ay biraz tedirgindim sadece.Onun da nedeni daha önce yaşadığım 2 düşüktü.Ama doktorum her canlının farklı gelişim sürecinin olduğunu hatırlatarak ilk iki deneyimle karşılaştırmalar yapmamamı söyledi.3 aydan sonrası rahattı.Doktorum dedikleri doğrultusunda,hayatımın hiçbir alanında kısıtlama yapmadan,işimden,aktivitelerimden uzak kalmadan atlattım hamilelik sürecini.Bence kulağınızı diğer insanların yorum ve tavsiyelerine tıkayıp tıbbi bilgiler dışındaki hiçbir bilgiye güvenmeden kendi bildiğiniz şekilde geçirin hamileliğinizi.Doğum şekline de kendiniz karar verin.Herkes farklı bir deneyim yaşıyor ve onun üzerinden yorumlar yapıyor.Sizin hamileliğiniz size özel o yüzden başta sizin kararınız ve kendinizi en iyi hissedeceğiniz şekilde hareket etmeniz önemli.Ben sezeryanı seçtim ve problemsiz atlattım doğumu.Sonrası ise oldukça zorlu bir süreç tabii ki:)Öncelikle size önereceğim şey şu:Hayatınızın tamamen değişeceğini ve bunun da kolay olmayacağını kabul edin.Kabullenmek bence bu işin başlangıcı.Herşeyi kontrolünüz altında tutabieceğinizi,planlayabileceğinizi ve sorun yaşamayacağınızı hiiç boşuna hayal etmeyin:)Çünkü dünyaya getireceğiniz canlının size sürprizleri olacak ve bunlar kendi doğallığında gelişecek.Çok farklı,daha önce yaşamadığınız duygular ve anlar olacak bunlar.En güzeli bunları o an geldiğinde yaşayıp görmek.Kendi çözümlerinizi – bazı güvenebieceğiniz desteklerden de yardım alarak – kendiniz üretmek.O anların tadına varmak kısacası.Ama bu üzülmeyeceğiniz,yorulmayacağınız,karmaşalar,çözümsüzlükler yaşamayacağınız anlamına gelmiyor tabii ki.Bu da yaşadığımız hayatın kendisi değil mi zaten.
Anne İş’te, uymuş değil mi?
Blogcu Anne, ben de heyecanla bekliyorum senin yazacaklarını okumayı.
Eylem, çok teşekkürler katkıların için.
yazarız biz de..
de
fotolardaki hamile sen misin? 2.fotodaki hamile elbisesine bayıdlım.. ne kadar sofistikeytıd elbiseymiş
Çok güzel bir konu açmışsınız teşekkürler. Keşke 1 ay önce, yani doğumdan önce, neler yaşayacağımı biri bana anlatmış olsaydı. Bir arkadaş demişti ki: Hastanede doğumdan sonra, diyetisyene kadar bir sürü doktor gelip bir sürü bir şey anlatıyor ama bir psikolog gelip de “doğumdan şöyle şunları hissedebilirsiniz, doğaldır” demiyor. Çok doğru. Tamamen hazırlıksız yakalandım. Bebek bakımı filan işin en kolay kısmı. Asıl iş, duygularda. İnsan ne hissedeceğini şaşırıyor bazen. Ev Annesi Ne İş Yapar? Her gün bir şeye şaşırır. Bir gün doktora gider, "Senin sütün az, doymuyor çocuk" der doktor. Şaşırır. Başka bir gün sütünü sağar pompayla. Bir bakar ki sütü çok aslında. Ama diğer gün, fazla pompalamaktan tahriş olmuş göğüslerle emziremeyince hoooooop başa döner hikaye: Mama takviyesi. Bebek, mamayı yer ve doyar ama annesine doyamayınca yine emzirme macerası başlar.
Sabah 7.30 emzirme. 9.00 yine emzirme. 11.00 emzirme ve mama. 14.00 emzirme ve mama. 17.00 emzirme ve mama. 20.00 emzirme. 22.00 emzirme. 23.00 mama…
Alt değiştirme, mama suyunu ısıtma, mama yedir, biberonu yıka, su kaynat, kaynamış suya koy biberonu, kirli bezi bıraktığın yeri bul, çöpe at, elini yıka, gazı var galiba, gazını çıkar, kendine çay koy, o uyuyunca içersin, gazı çıkmaz ama yine acıktığını anlayınca emzir, emzirme 25 dk sürdü. Şimdi çayını nereye bıraktığını bulmaya çalış. Ağladı. Sırtına kadar çiş yapmış. Bütün kıyafetlerini değiştir. Yatır. Annen "Hadi bugün yıkamıycak mıyız?" diyor. Suyu ısıt. Banyo malzemelerini topla getir. Ek radyatörü çalıştır, oda ısınsın. Yeni giyeceği kıyafetleri hazırla. Bütün kıyafetleri tekrar çıkar. Yıkandı, kurulandı. Ama yine acıktı. Emzir ki uyusun rahatça. Emzirdin ama doymadı. Mama suyu ısıt, biberona koy, ölç, besle. Gazını çıkar. Altı kirlenmiş yine. Altını değiştir. Sen de acıktın, yemeği ısıt, ye. Bir yerlerde bir çayın vardı senin ama nerede? Boşver artık. Uyu uyu uyu… Onunla beraber sen de uyu…
Ev kadınlarına ve tüm annelere büyük ödüller ve sürpriz hediyeler verilmeli! Yok ben anne oldum, bana verilsin diye demiyorum, gerçekten bana verilmese de tüm annelere verilsin. Önceden bebek bezleri kazanlarda kaynatılırmış filan. O annelere ne yapmalı bilmiyorum. Allah iki dünya saaddeti versin. Biz evde 2+1 kişiyiz ve yetmediğini hissediyorum. Bir de ben "İlle de herşeyi ben yapıcam" diyen biri değilim oysa. Şımarık mıyım neyim? Niye böyle oluyor? Bir de, ne olursa olsun evime yapışmışım, başka yerde olmayı asla tercih etmezdim. Geçenlerde bir arkadaşım diyordu ki "okuldaki çocuklarla uğraşmak kolay da, evde kendi çocuğunda uğraşmak zor geliyor". Okuldaki çocukları almayayım şimdilik. Evim güzel. Yalnızca şaşırıyorum. İnsan bu kadar yorulur ama bu kadar da memnun olur mu? Şimdi bana deseler, sen bu çocuk işini bırak, bak sana şöyle bişey verelim, hayatta kabul etmem. Nasıl bir şey bu? Ana yüreği dedikleri bu olsa gerek:)
Bunları daha önce yazmıştım. Siz yorum isteyince kopyaladım buraya.
Doğum sonrası durumlar, lohusalıkta ilginin kadından çocuğa kayması, aşırı meşguliyetle ilgili:
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/mesgule-dusurdum-kendimi.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/lkg-lohusa-kadnn-gunlugu.html
Hülya,
Yazıyı heyecanla bekliyorum. O çıkartmaları Gökhan nereden bulmuştu hatırlamıyorum ama , çarpışma testi mankenleri vardır ya hani(crush test dummy), onların çıkartmalarından kesip beni çarpışma testi hamilesi yapmıştı. Başına geleceklerden habersiz, öyle oturan bir hamile
Hilal,
Yazı ve linkle için teşekkürler. Gözümün önüne ilk günlerimi getirdin. Yazının içine ekliyorum linklerini.
crash test hamiş diye geyik bi espri yapcam. uykusuzluğuma ver
)
Hülya, aynen ondan yapmıştık işte
Bu aralar o kadar çok aynı şeyi düşünüyorum ki, 2. çocuk hep istediğim bir şeydi, çok şükür diyorum ama diğer yandan da önümüzdeki bir kaç yılı düşünmeen edemiyorum.
yazmaya çalışacağım Damla, sevgiler, Mutlu bayramlar.
Cocuklacocuk, yazmaya fırsatın olursa çok seviniriz, bunu iki kez yaşamış bir anne olarak.
Sevgiler, size de mutlu bayramlar
Doğamız yaşadıklarımızı bir süre sonra unutturuyor, siliyor hafızamızdan. Tan doğduğunda hep Damla’yı arar sorardım, "Ilgaz böyle mi yapıyordu, şöyle mi yapıyordu, sen napıyordun, gece kaç kere kalkıyordun v.s." Damla’nın da geneldi ilk yanıtı, " ıııı dur bakim, hatırlamıyorum ama şöyle yapıyordu, şöyle yapsan iyi olur" şeklinde oluyordu. Ben de şimdi bebekliğinin ilk dönemine ait benim için o dönemde kabus olan bazı şeyleri şimdi hatırlamıyorum. Geceleri hala kesintisiz olarak uyuyamasam da o dönemde neredeyse saat başı kalkmak tuhaf geliyor. Hatırlamayacağımız bir sürü şey olacak onlar kocaman olduğunda bile. Bize söyledikleri kötü şeyleri bile unutacağız anne ve babalar olarak.
Hepsinin canları sağolsun, sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşasınlar.
Ben şöyle iki liste yazmıştım:)) paylaşayım istedim:
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/hamilelik-ve-annelikte-sozluklerimize.html
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/bu-sefer-de-sozluklerimizden-ckanlar.html
sadece anne, çok güzellermiş, hemen ekliyorum
Hilal aynen ben de o ilk gunleri hatirladim, amanin:)
Damla cok guzel bir konu, gercekten bana da keske olacaklari birisi onceden anlatsaydi…Fotograflarin da sahane bu arada:)
Geç oldu fakat sonunda yazıyı toparlayıp yayınladık, bu güzel konu için teşekkürler.
http://www.cocuklacocuk.com/cocuklarla-hayat-var-mi/