Birazcık daha uyuyayım

Kuzey Tyneside’da Monkseaton Lisesinde ekimden beri dersler bir saat geç başlıyormuş (saat 10′da). Genel devamsızlık %8, sık devamsızlık yapma oranı %29 oranında düşmüş.

Daha önce Oxford’da yapılan araştırmalarda bu durum öngörülmüş. Yapılan hafıza testlerine göre zor sınavların öğleden sonra yapılması gerekiyormuş. Profesör Russell Foster, ergenlikte vücut saatinin ileri kaydığını, çocukların uyanma sorunlarının tembelliklerinden değil, biyolojik ihtiyaçlarından olduğunu belirtmiş.

Profesör Roenneberg de eğer ergenlik çağı çocuklarını çok erken kaldırmanın saçma olduğunu, eğer erken kaldırılırlarsa uykunun en önemli bölümünü kaçırdıklarını ve bilgiler uykuda yerleştiği için bunun önemli bir kayıp olduğunu söylemiş.

Haberin tamamı için (ingilizce)

————————————–

Ilgaz her sabah karşı okulun düğün salonlarına layık ses sisteminden yayılıp tüm mahalleyi kaplayan açılış gürültüleri ile uyanıyor (peki hafta sonları neden uyanıyor? bilmiyorum). Yani o çocuklar saat 7′de çoktan orada olduklarına göre kaçta uyanıyorlar. Zaten hiç mutlu gözükmüyorlar.

Ayrıca bu konu bana Ilgaz’ın ev dışında geçirdiği sürenin uzunluğunu düşündürdü yine. Bu konuya bir çözüm üretemedik. Neyseki sabah kendi uyanıyor ve erken mi kaldırıyorum diye endişelenmeme gerek bırakmıyor. Bir gün bir iş için Ilgaz’ı 4:30 gibi almam gerekmişti. Ilgaz da, okulun yöneticisi de, karşılaştığım öğretmenler de akşam 6-6:30 arasında gittiğimde gördüğüm hallerinden çok çok farklıydılar. Ben de tabi :)

Biz neden bu kadar uzun saatler çalışıyoruz? Şirketlerin mesai saatlerini 1 saat eksiltsinler, karlılıkları artar. Alınan mazeret izinleri azalır.

Tags: ,

12 yorum

  1. "Profesör Russell Foster, ergenlikte vücut saatinin ileri kaydığını, çocukların uyanma sorunlarının tembelliklerinden değil, biyolojik ihtiyaçlarından olduğunu belirtmiş."

    Kesinlikle dogru bu! Ben ergenlik cagimin buyuk bir bolumunu uyumak isteyerek fakat her sabah 6:45te servis icin hazir olarak gecirdim. Gereginden fazla uyudugum/tembellik yaptigim kanaatindeki Alman (asiri disiplinine bir aciklama olmasi icin belirtiyorum) hocamin sinif icindeki tacizlerine yillarca katlanmak zorunda kaldim.

    Burada (ABD) ise isler biraz daha farkli. Ilkokul ogrencilerinin dersleri sabah cok erken basliyor, daha fazla uykuya ihtiyaci olan ortaokul ve lise ogrencilerinin daha sonra. Okul servislerinin saatleri de buna gore ayarlanmis. Sehir icindeki okul servisi sayisi belli, ayni servisler ilkokul, ortaokul ve lise ogrencileri icin ayri saatlerde vardiyali calisiyor. Bunlari ilk ogrendigimde cok sasirmis, servis beklerken ayakta uyuklayan cocukluguma uzulmustum.

  2. Ben bu iş saatlerinin esnek olması ve azaltılması gerekliliğine sabah her işe çıktığımda benimle birlikte ,aynı anda işe varmaya çalışan binlerce insanlarla trafikte yakalnınca düşünüyorum.Neden 9 – 6 olmak zorunda.Neden bazıları 10′da veya 11 ‘de başlamasın ki işe.üstelik işyerinde saat 16:00′dan sonra benimle birlikte departmandaki herkes bitkinleşmiş bir hale geliyor ve çok zorunlu olmadıkça hiçbir iş de yapılmıyor.Şirketimdeki çoğu insanın blackburryler’i var ve sadece bilgisayarla işleri.Ama onlarda aynı saatte işe gelip gitmek zorundalar.Üstüne üstlük gece yarısı bile işleri çıkabiliyor.
    öylesine mantık dışı,plansız ,program bir hayat yaşıyoruz ki:(

  3. Ah ah diyerek okudum yazıyı.İnşallah bir gün bir şeyler değişir, daha insan odaklı olmayı başarırız.

  4. ben işlerin 9-16 yetişebileceğinin canlı örneğiyim, esnek çalışma düzeninin getirdiklerini sonuna kadar kullanıyorum ve hadi itiraf edeyim süistimal ediyorum :) haftalık 45 sa doldurmuşluğum azdır.Ama ne yapayım beni bu hale getirenler utansın :)

  5. ben herkesin parttime calismasi gerektigine inaniyorum.
    bir insan en fazla 4 dolu saat verimli calisabilir kanimca. diger saatler yalnizca sallanmaca, doldurmaca.
    ise yeni baslamis olup ogrenme telasinda olanlar haric tabi.
    herkes part-time calissin! issizlik diye birsey de kalmasin!!

  6. haftada bir gün 17-24.00 saatleri arasında nöbet tutuyorum. Ertesi gün de sabah 10′da işe geliyorum. o bir gün birazcık olsun geç kalkmak( yatılı bakıcımızın sayesinde. beni yat yat diye yatağa geri sokuyor), oğlumla vakit geçirmek ve ertesi gün de erkenden yollara düşmemek çok iyi geliyor.
    Ama tabi bazen haftada 3′e çıkan nöbet sayisi iyi olmuyor!

  7. Bilmem ki! Evet herkesin uyku konusunda biyolojik ihtiyaci farkli olabilir, kimi 8 saatte uykusunu alir, kimi 5, kimi 10 saatte… (aslinda belirli bir sureklilikden sonra vucut alisir her duzene o da ayri! Ama insan kendi ihtiyacini bilir, duzenini ona gore ayarlarsa gun icinde perisanlik yasamaz bence ;-) Bir de biz millet olarak karbonhidrat severiz cok, gun ici miskinliklerimizin uykusuzluk disindaki en buyuk sebebidir diye dusunurum :-)

  8. Bende hergün 6.30 gibi uyanıyorum. O saatte kalkıp okula gitmek hiç içimden gelmiyor desem yeridir.

  9. Can Bey,

    Hangimizin içinden gelirdi ki?

    Bu arada Kitubi’nin en genç yorum yazarlarından biri oldunuz. İçeriğimiz her zaman size hitap etmeyebilir ama akıllı çocuk (yanlış anlamayın :) ) ve ilginç kategorilerinde belki ilginizi çekecek yazılar bulabilirsiniz.

    Teşekkürler yorumunuz için :)

  10. Benim mesaim çok şükür 8:30-5
    fakat eşim için şu mesailerden 1 saat eksiltme işini bende söylüyorum ama sesimi duyuramıyorum malesef.
    hiç olmazsa cmt. mesai koymasınlar be kardeşim :(

  11. Damla Hanım
    Konuyu geç farkettim. Kitubi sitesinin hitap ettiği yaş aralığı nedir? Resmen alay eder gibi yazmışsınız. 20 yaşındaki bir bireye nasıl hitap etmez söylermisiniz?

  12. Can Bey,

    Yok, yazılı olunca alay gibi anlaşıldı sanırım.

    Ben bebek bakımı üzerine yazıyorum. Yani çocuğu olmayanların, hele evli olmayanların hiç ilgisini çekmeyeceğini düşündüğüm için öyle yazdım, severek okuyorsanız benim için çok sevindirici tabi. Bu yazı çok istisna. Bunun gibi istisna olan ve daha geniş bir kitleye hitap ettiğini düşündüğüm kategorilerin isimlerini bu nedenle vermiştim. İstemeden rahatsız ettiysem kusura bakmayın.

Yorum bırak