Dil gelişimi için nasıl konuşmalı

Çocukla konuşurken onu efendi yerine koymak dil gelişimi için yararlı. Talking Seriously With Children Is Good
for Their Language Proficiency
makalesinden tercüme:

“Yetişkinlerin 3-6 yaşlar arasındaki çocuklarıyla iletişim tarzları dil becerisi edinmede büyük rol oynuyor. Alman araştırmacı Lotte Henrichs sohbetlerde adam yerine koyulan çocukların “akademik dil” becerisi için gerekli alyapıyı erkenden kazandıklarını belirtiyor.

Çocuklar ilkokulda belirli bir tür dile ihtiyaç duyuyor: akademik dil. Akademik dil bağımsız yeni bir dil değil, ama öğretmenlerin kullandığı ve öğrencilerinin de kullanmalarını bekledikleri dil. Bu dil öğrencilerin dersleri anlamalarına ve öğrendiklerini ifade edebilmelerine. Akademik dilin karakteristik özellikleri arasında zor, soyut kelimeler ve kompleks cümle yapıları yer alıyor. Tartışma ve analiz metotlarına uygun cümlecik ve bağlaçlar içeriyor ve kulağa bilimsel geliyor.

Farkı aileler yaratıyor
Henrichs, çocukların anaokulunda da akademik dille karşılaştıklarını belirtiyor. Zaten öğretmenlerinden epeyce akademik dille kurulmuş cümle duyuyorlar ve kendilerinden de kullanmaları bekleniyor. Evde ne kadar akademik dil konuşulduğu aileden aileye çok değişiyor.   Bunun en önemli bölümünü ailelerin diyaloglarında çocuklarına nasıl yaklaştıkları oluşturuyor. Eğer çocukların diyaloglara anlamlı katkılarda bulunmaları fırsatı verilirse, genellikle kendiliklerinden doğal bir şekilde akademik dilin karakteristiklerini kullanarak konuşuyorlar. Buna ek olarak akademik dil anne ve babaların çocuklarına ne kadar okuduklarına, hikayeler anlattıklarına ve ilginç konular üzerinde sohbet ettiklerine bağlı olarak da gelişiyor.

Lotte Henrichs bu araştırmada küçük çocukların bu dil becerisini nasıl edindiklerini ve bunda çocuğa bakanların ve okulun etkisini gözlemledi. Geniş araştırma programında Henrichs 36 yaş arasındaki 150 çocuğu 3 yıl boyunca izledi. Çocukların hepsi  Hollanda’da yaşayan Türk, Fas’lı ve Alman ailelerde yetişmekteydi. Bu grubun içinden 25 Alman ailelik bir grup ayrıca derinlemesine incelendi.”

4 yorum

  1. Burada yani Almanya’da benim dikkatimi ceken ve hos buldugum bir davranis bicimi vardir almanlarin. Daha dogrusu benim cevremde tanidigim cocuk sahibi ailelerde cocukla iletisim bizim Türkiye’den alistigimizdan cok farkli. Cocukla, ona cocuklugunu unutturmadan büyük insan muamelesi yapilarak iletisim kuruluyor. Ben cok seviyorum bu durumu ve evdede uygulamaya calisiyorum, calisiyoruz. Cevremdekiler bunun Leon Can’in konusma sekline pozitif etki ettigi görüsündeler. Bencede cocuk deyip gecmemek ve onlari adam yerine koymak lazim. Sevgiler

  2. Efsun,

    Ben zaman zaman Ilgaz’a çok fazla yetişkin muamelesi yaptığımızı düşünürdüm. Sokağa çıktığımda insanların çocukları ile konuşmalarından oldukça farklı konuşuyoruz. Belki de bu Ilgaz iyi konuştuğu için böyle diye düşünüyordum, yani ben onu daha rahat adam yerine koyuyorum. Ama belki de bu tersten işliyor diye düşündüm bu makaleyi okuyunca, belki biz onunla öyle konuştuğumuz için o iyi konuşuyor biraz da. Ama zaman zaman, ondan çok fazla adam gibi davranmasını beklediğimizi düşünüyorum. Mesela ona istediğini düzgün düzgün sorunca, o olmayacak bir şey istediğinde, neden olamayacağını açıkladığımda, beni iyi anladığını da düşündüğümden "mantıklı" tepkiler bekliyorum. Daha farklı konuşan aileler "çocuk" deyip geçmekte bizim kadar zorlanmıyorlar. Çocukla uzlaşmaya çalışmıyorlar, artık buna unutturmak mı denir, dikkatini dağıtmak mı denir bilmiyorum ama bana "çocuk kandırıyorlar" derler ya öyle geliyor. Belki de bizde öyle yapsak hayatımız daha kolay olabilir diye düşündüğüm oluyor.

    "Çocukluğunu unutturmadan" demişsin ya, bunu biraz daha açabilir misin? Belki bize de bir bakış açısı sağlar.

  3. o ailelerin içinki Alman aileleri daha derinlemesine incelemiş olmaları ilginç. Bir pay çıkarayım hemen Tammo’ya buradan. O da adam gibi konuşur Dante ile. Ben de hiç sevmem agucuk bugucuk konuşmayı, bebek sesi çıkarmayı falan. Güzel bir yazı konusu.

  4. Damla, bizde Leon Can’a seninde yazdigin gibi mantikli acikliyoruz herseyi, adam yerine koyarak konusuyoruz onunla. Hic aa bak hav hav geliyor demedik örnegin:)
    Ben cocugumun yasina uygun ama ögrenip farkina varabilecegi tepkiler vermesini istiyorum. Öyle farkinda olmadan benden duydugu icin konusmasin yani. Ama bunun yanisira asla bilmis bilmis konusan bir cocuk olmasini istemiyorum, zira en sevmedigim cocuk tipidir büyümüste kücülmüs olanlar:) Bunun dozunu ayarlamak ne kadar zor degilmi. Onun cocuk oldugunu unutmuyorum, onada unutturmuyorum. Örnegin yogurt yerken yanaklarina bulastiriyorsa buda onun hosuna gidiyorsa, Noel babaya benzetiyor kendini:), bende katiliyorum bu oyuna. Batsin ortalik ne olacak diyorum, mantik aramiyorum yani. Ama sadece masada yemek yeneceginide biliyor. Bizim mantigimizla onun renkli dünyasini birlestirmeye calisiyorum. Agucuk gugucuk yapmiyoruz, zira onada gicik olurum, ama arada cildirmiyor ve tamamen bambaska bir dilde konusmuyor degiliz yani:)

Yorum bırak