Tekelcilik ve internette alışveriş

Bu dizide:
Pahalı Türkiye’m
Tekelcilik ve internette alışveriş
Kitubi Oyuncak Mağazası

Tüketicilerin daha uygun fiyatlara ürün almalarına yarayan başka şeyler de var demiştik, rekabet, internetten alışveriş ve üretim, dağıtımın globalleşmesi gibi.

Haberiniz oldu mu bilmiyorum bu ayın 19’unda bir Genelge yayınlanmış. Hani bazı pek pahalı satılan kozmetiklerin aslında o kadar pahalı olmadıklarını keşfetmemizi sağlayan bir site vardı, Strawberry.net, bu siteden artık alışveriş yapmak mümkün olmayacak bu genelge ile artık. Hatta benim hummalı bir araştırma sonucu ulaştığım, Türkiye’de satılmayan ve cildime ilaç gibi gelen makyaj malzemelerimi de almam hiçbir şekilde mümkün olmayacak.

Kozmetikler hep pahalı kalsın, ucuzlamasın asla

2000’lerde Gökhan’la birlikte ve eski işyerimizden müşterimiz olması vesilesi ile tanıştığımız, elektronik ticarete yatırım yapmaya hevesli bir büyüğümüzle ortak kozmetik satış sitesi açmaya karar vermiştik. Girişimimiz hüsranla sonuçlandı, çünkü kozmetik dağıtıcıları, “siz şimdi kira ödemeyeceksiniz, malları ucuza satmaya kalkarsınız, bizim Tekin Acar’la, Sevil’le aramızı bozarsınız” gerekçesi ile bize mal vermediler. O zaman ne Strawberry’nin yaptığını yapmak, ne de acaba bu yaptıkları rekabet kanununa aykırı mı diye bakmak aklımıza gelmedi. Çabuk pes etmişiz diye düşünüyorum.

Genelge yasal mı?

Ürün fiyatlarının üzerinde pek çok yük vardır. Bu yükleri rekabet hafifletir, internet hafifletir, istediğiniz yerden alışveriş yapabilme özgürlüğü hafifletir. Fiziksel sınırların artık insanları özgür bıraktığı bu yüzyılda devlet büyüklerimiz zaten çok kazanan bir sektörün daha çok kazanmasına yarayacak böyle bir sınırlamayı düzenlemekle, yani düzenlemeyip yasaklamakla iyi etmemişler diye düşünüyorum. Hukukçu bir arkadaşımızın yorumuna göre bu Genelge ile yapılan düzenleme yasal değil. Diyor ki, bir açıdan haklılar çünkü; 150 € nin altında sürekli ürün alıp, bunları vergi vermeden satan ve ticaret yapan insanlar vardı. Ama diğer yanda da benim alışveriş özgürlüğüm var. Getirdiğim ürün sağlığa  ya da topluma zararlı değil? Tamam, sınırlar, hatta kayıt altına alınsın ki, ticaret yapabilenler tespit edilsin. Ama benim ihtiyaca binaen artık alamayacak olmam beni mağdur etmeyecek mi? TR’de bulunamayan ürünleri alamayan kişiler mağdur olmayacak mı? Ucuza alabildiğim ürünü 4 katı fiyatına almak zorunda kalacak olmam beni mağdur etmeyecek mi? Bir yarar-zarar dengesi kurarken bir sürü kişi de mağdur olacak. Kişi hak ve özgürlükleri ancak anayasa’da gösterilen sebeplerle ve ancak kanunla kısıtlanabilir. Bir genelge ile benim alışveriş etme özgürlüğüm kısıtlanamaz. İdari dava yolu kullanılabilir.

Türkiye’de elektronik ticaret gelişemedi

Birkaç yıl önce çok tanınmış bir bebek ürünleri e-ticaret sitesinde çok uygun fiyata bir çocuk dolabı gördüm, hemen satın aldım, eğer dükkandan almış olsaydım alıp çıkmıştım, ertesi günü kargolamışlar mı diye baktım, sistemlerinde sanki siparişimi iptal etmişim gibi görünüyor, mail attım, dediler ki stoklarımızda kalmamış, üşenmedim mağazalarına gittim baktım, aynı zamanda e-ticaret deposu olarak kullandıkları depoda üründen var, üzerindeki etikette de benim aldığım fiyatın tam 10 katı yazıyor o dolap da asla o kadar etmez o ayrı. Demek ki etiket yanlışmış, yasaya göre etiket fiyatı geçerlidir. Mail attım usulsüzlük yapıyorsunuz dedim, bir daha da onlardan hiç haber almadım. Aynı zamanlarda Diapers.com yayılıyordu Amerika’da, mail adreslerinin arkasından çıkıp, sorun yaşayan müşterilere telefonla dönerek, ellerinde olmayan ürünler için rakip mağazalara yönlendirerek çözüm anlayışları ile başka sitelere emsal olarak.

Dünyada elektronik ticarette müşteri hizmeti ile ayrışma trendi gelişirken, Diapers.com gibi müşteriyi daha fazla memnun etmek için yaratıcı çözümler üreten siteler dünya devi Amazon.com tarafından satın alınırken, bizde  hala ürünün resmini koyarım, stok tutmadan parasını peşin alırım, ürünü bulursam yollarım, bulamazsam parasını işletir iade ederim mantığında siteler türemeye devam ediyor.

Fırsat siteleri

Tam da Facebook’un hızlı yayılması ile, dünyadaki internet yatırımcıların gözleri Türkiye’ye dönmüşken, fırsat siteleri trendi yayılmaya başladı dünyada hızla. Elektronik ticaret yeterli büyüklüğe ulaşmadan, yeterli çeşitlilikte ürün, güvenilir satıcının elinden, iyi hizmetle müşterisine ulaşmaya başlayamadan girişimciler de yatırımcılar da fırsat sitelerine kaynak harcamaya başladı.

Blog yazarlarına da ekmek yok

E-ticaret olunca, satış üzerinden komisyon modelleri gelişiyor. Amazon, E-bay başta olmak üzere, dünyadaki blog yazarları ve diğer içerik üreten site sahiplerinin bu sitelerdeki ürünlerin linklerini göstererek para kazanma şansı oluyor. Böyle olunca insanların internette yazma, kaliteli içerik üretme motivasyonu oluşuyor, internette hem ürün, hem bilgi bulmak kolaylaşıyor. Türkiye’de blog yazarları boğaz tokluğuna bile çalışamıyor.

Sonraki yazıda farklı ülkelerden bebek ürünleri fiyatları ve indirilmesi gereken vergiler…

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.

Tags: , , ,

6 yorum

  1. Harika bir konuya değinmişsin Damla. Sana katılıyorum, kar-zarar dengesi çok önemli. Ben ebay’i çocukların ihtiyaçları için sık sık kullanıyorum mesela. Bir de stok tutmadan satış yapan e-ticaret sitelerine biz de birkaç kere rastladık. Çok bilindik sitelerde bile aynı durumu yaşadık. Maalesef e-ticaret sitelerinin genelinde müşteri memnuniyeti diye bir kavram yok. Umarım e-ticaret ülkemizde daha hızlı gelişir. Strawberry.net’i de biliyorum ama henüz alışveriş etmemiştim. Üzücü gerçekten.

  2. Bir de Turkiye’de yeni site acmayi, bilindik bir (genelde Amerika’dan) basarili olmus ticaret sitesini birebir kopyalamak sanan, soruldugunda da gayet rahat “cok begendik renklerini felan” diyerek gecistiren, yani sadece disini alip icini takmayan sitelerle gittigi yere gidecek diye dusunuyorum…

  3. ırmakyagmur, artık aynı alıcıdan alışveriş yaptığın sıklığa dikkat etmen gerekecek, Genelgeye mutlaka göz atmanı öneririm.

    Seda, çok haklısın. Hani nasıl İkea geldi, mobilya sektörü bir silkelendi. Ben de kökten çözüm olsa diyorum, Amazon gelse Türkiye’ye ve bir anda bulutlar dağılsa.

Yorum bırak