Thursday, October 23, 2008

18-24 Aylık Bebek Bakımı Serisinde Önceki Yazılar:

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Dil Gelişimi ve Güvenlik

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Hijyen ve Gezme Çantası

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Oyun Zamanları

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Günlük Rutin

Çalışan bir anneyim.
Hafta içi yemeklerimizi bebeğimizin bakıcısı hazırlıyor. Evde kimse ne yemek pişirileceği konusunda fikir beyan etmek istemiyordu. Son dakikada aklımıza bir şey gelirse ya malzeme olmuyor, ya da eti çözdürmek lazımdı, fasulyeyi suda bekletmedik gibi hazırlık gereksinimleri yüzünden alternatif aramak gerekiyordu.

Herkesin gönlü oldu
Eşimden de onaylı çoktan seçmeli bu planı, aslında bakıcımıza kolaylık olması ve bir miktar da insiyatif sağlaması açısından hazırladım. Yoğunluğuna göre kolay ya da zor bir yemek seçebiliyor, kendi canının çektiği şeylere öncelik verme şansı doğuyor. Daha keyifle yemek pişiriyor. Ne pişireceğim sorununun çözülmesi o kadar iyi oldu ki, keşke kendim yemek pişirdiğim zamanlarda düzene koysaymışım diyorum.

Çocuğumuzun ve bizim ihtiyaç duyduğumuz besinleri aldığımızdan emin olurken damak zevkini de bozmamaya dikkat ettim. Buradan sonrasını bakıcımıza hazırlayıp gönderdiğim şekilde yayınlıyorum. Afiyet olsun :)

.............................................................................................


7 GÜNLÜK YEMEK PLANI
Türk yemeklerinde zeytinyağlı yemeklerin önemli bir yeri vardır. Ancak Ilgaz bu aralar pek tercih etmediği için bunalmasın diye haşlama (buharda) sebze ağırlıklı hazırladım. Birkaç ay sonra deneyip değiştiririz. Bunun yanında benim aklıma gelmeyen yemekleri de yapabiliriz. Beslenme ve damak tadı açısından dengeli bir menü hazırlamaya çalıştım, her zaman değişiklik yapabiliriz. Aşağıda verdiklerim sadece örnekler, mevsim sebzelerine göre, pazarda bulduğumuz taze farklı sebzeleri de kullanarak çeşitlendirebiliriz. Günlerini değiştirebiliriz.
Karışık yemek pişirdiğimiz günlerde, salataları soslamadan önce yemeğin malzemelerinden Ilgaz’ın hem tabaklarını süslemek, hem de yemeğin karışmış halini sevmemesi riskine karşı bir miktar ayırabiliriz.

Tencere yemeği günü
Pilav ya da makarna, salata ya da yoğurt türevi ile birlikte.

  • kıymalı bezelye, pilav, cacık
  • parça etli türlü, bulgur pilavı, yoğurt
  • dolma (biber, domates, kabak, kara lahana, lahana), makarna, salata
  • kıymalı ıspanak (semiz, pazı), üstüne sarımsaklı yoğurt, peynirli erişte
  • etli ya da kıymalı kapuska, kuskus
  • kıymalı fasulye, pilav, cacık

Hamur işi günü

  • Börek (ıspanaklı, kıymalı, patatesli), salata
  • Çeşitli moldov börekleri :) (kolaylarından)
  • Lazanya
  • Gözleme
  • Fırın makarna (peynir, kıyma, sebze eklenebilir), salata
  • Ev pidesi (kıymalı mantarlı, karışık, kuşbaşılı kaşarlı)
  • Birkaç haftada bir dışarıdan lahmacun veya pizza alabiliriz
  • Soslu makarna (kıymalı yoğurtlu, domatesli hellimli, kremalı mantarlı, ızgara tavuklu mısırlı)
  • Sosyete mantısı
  • Tirit

Et yemeği günü

  • yanında buharda haşlanmış sebze/ kızarmış sebze /sebzeli meze ya da çorba
  • Havuçlu, reyhanlı tavuk yanına bezelye, havuç, patates (garnitür şeklinde)
  • Biftek, kızartma veya haşlanmış sebze (fasulye, karnıbahar, brokoli, bezelye, havuç, vb)
  • Fırın poşetinde sebzeli tavuk, yayla çorbası
  • Haşlama et, salata
  • Haşlama kemikli tavuk (servis yapmadan kemikleri ayıklamak iyi olur), suyuna pilav ya da çorba, haşlanmış sebze (hepsi buharda pişirilebilir, alttaki suya çorba ya da pilav yapılabilir)
  • Çin yemeği, çin pilavı (ya da eriştesi)

Bakliyat günü

  • Etli kuru fasulye, pilav, yoğurt, turşu
  • Etli nohut, pilav, hoşaf
  • Zeytinyağlı barbunya, pilav, yoğurt
  • Kıymalı erişteli yeşil mercimek yemeği, patates salatası veya yoğurtlu havuç salatası
  • Kara kız köftesi (kıymalı, cevizli sosla), çoban ya da havuçlu salata
  • Kısır, marul, ayran
  • Mercimek köftesi, marul, ayran
  • Soya fasulyesi gibi farklı bakliyatlardan yemekler

Salata günü
Sadece salata yapıldığında, biraz etli ve peynirli malzeme ile biraz makarna, pirinç ya da patates tipi malzeme olursa daha doyurucu olur.

  • Bol marul, peynir (kaşar, dil, sert beyaz peynir), mısır, haşlanmış makarna, somon (haşlanmış et, ton balığı, karides, vb), domates, salatalık, turşu veya zeytin
  • Lahanalı salata
  • Rus salatası
  • Patatesli pancarlı salata
  • Buharda haşlanmış brokoli, erişte, patates, tavuk

Köfte günü

  • Fırında köfte patates, salata, ayran
  • Sebzeli köfte, kuskus
  • Sulu, ekşili köfte
  • Hamburger (evde yapılmış köfte ile)
  • Köfteli ekmek kebabı (kalmış ekmekler değerlendirilir
  • Köfte, mücver (ıspanak, pırasa, patlıcan)
  • Köfte, yoğurtlu kereviz ve patates püresi, veya patates salatası

Balık günü

HAFTALIK MENÜ (vakit oldukça)

  • Haftada bir defayı geçmeyecek şekilde hoşaf ya da limonata yapabiliriz (birkaç gün içilecek miktarda)
  • Haftada bir günü geçmeyecek şekilde kek, kurabiye, sütlü tatlı, poğaça, tahinli ekmek gibi birkaç gün yenilebilecek hamur işleri yapabiliriz. Bunlarda beyaz unu esmer unlarla karıştırarak, şekeri azaltıp pekmez, kuru meyve ekleyerek, ceviz, fındık, peynir kullanarak daha sağlıklı hamur işleri yapabiliriz. Dondurma da olabilir.
  • Bir-iki haftada bir evde turşumuz yoksa (varsa da) pancar turşusu yapabiliriz (birkaç gün yenilecek şekilde)
  • Haftada 2 kez birkaç gün içilecek şekilde çorba yapabiliriz (mercimek, domates, şehriyeli domates, moldov çorbası, borç çorbası, yayla çorbası, sütlü brokoli, sütlü sebze, ekşili sebze, tarhana, kitaplardaki tüm kolay çorbalar denenebilir), buhar makinesi sularını, makarna ve artmış yemek sularını, sosları çorbalarda değerlendirelim.
  • Buharda pişirdiğimiz yemeklerin sularını değerlendirelim, pilav makarna etin sebzenin altında pişebilir, suyu çorbada kullanılabilir, limon sıkılıp olduğu gibi içilebilir. Hiç kullanılmayacaksa buzluğa kaldırılıp daha sonra kullanılabilir. Önceki günden yemek kaldıysa değerlendirelim, sofraya çıkartalım.

 

.....................................................................

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Buraya da göz atın: http://haftaninmenusu.blogspot.com/

 

del.icio.us | Digg This :: posted on Thursday, October 23, 2008 10:27:51 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [2]
 

 
 Monday, October 20, 2008

18-24 Aylık Bebek Bakımı Serisinde Önceki Yazılar:

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Hijyen ve Gezme Çantası

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Oyun Zamanları

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Günlük Rutin

Önceki yazılarda da söz ettiğim gibi, düzeni sağlamak ve oğlumuzun gelişim durumuna göre öncelik vermek istediğimiz konuların hatırlanmasını sağlamak amacı ile bir rutin hazırladık. Bu rutinin dil gelişimi ve güvenlik maddeleri ile ilgili bölümünü bu yazıda yayınladım. Bu konu da ayrı bir yazı konusu ama çocuğumuzun bebeklik ve erken çocukluk döneminde (5 yaşından önce) herhangi ikinci bir dil öğrenmesinden yanayız. Bu konuda bakıcımızın Rusça biliyor olması durumunu bir fırsat olarak gördük. Aslında tercihimiz bakıcısının başladığı günden itibaren onunla hep Rusça konuşmasıydı, ama özellikle gelen gidenle iç iletişim ihtiyaçlarından dolayı bir disipline oturtamadık. Ilgaz'ın dil becerilerinin ivme kazandığı bu dönemi değerlendirmek istiyoruz. Bu arada bir sürü de Rusça çocuk kitabı edindik. Eğer becerebilirsek kendimiz de Rusça öğrenmek istiyoruz.

...

DİL GELİŞİMİ
• Daha fazla Rusça, hedefimiz biz yokken seninle Rusça konuşması.
• Rusça kitap okurken günlük hayatı anlatanlara öncelik verilmesi, göstererek anlatılması.
• Türkçe konuşmaya başlamadan önce Türkçe yaptığımız gibi, evin içinde dolaşarak obje isimlerinin Rusça tekrarlanması.
• Basit emirlerin ve yanıtlarının oyun gibi Rusça tekrarlanması. Eline bir cisim vererek, al-ver, kutu kapakları ile kapat-aç oynamak gibi.
• Düzenli aktivitelerin cümle kurularak tekrarlanması yoluyla cümle kurmanın öğretilmesi.
• Cümle kurmadan ifade ettiklerini onaylayıp, cümlelerle tekrarlamak.
• Kitap okumak.
 
GÜVENLİK
• Su dolu kap bırakmayalım.
• Ulaşabileceği yerlerde deterjan, kesici aletler, ilaç gibi zararlı maddeler bulunmasın.
• Parçaları soluk borusuna kaçabileceğinden ortalıkta balon, naylon poşet kalmasın.
• Yemek yerken, bir şey içerken yalnız kalmasın.
• Yalnızca oturarak yemek yesin(dışarıda iseniz kaldırımın kenarına oturabilir, en azından kaldırımda durarak yesin, koşmasın).
• Elinde sivri ya da kırılabilecek bir şeyle dolaşmasın, koşmasın.
• Kalem gibi sivri şeyler ulaşamayacağı yerde dursun, yalnızken oynamasın.
• Oyuncakları oynadıktan sonra toplayın (üzerine basıp düşmeyin).
• Kapıyı kilitli tutalım (anahtarla açılabilecek şekilde, Ilgaz açamasın diye)
• Eve bizim haberimiz olmadan kimse gelmesin (evde yalnız olduğun zamanlarda da)
• Yanında kafasını karıştıracak ya da hayal ürünü herhangi bir şey konuşmamak gerekiyor. Korkutacak şeyler anlatmamak, hikayelerde, masallarda korku unsurları varsa bunları okumamak gerekiyor.

Not: Ilgaz için erken olsa da Boyut yayınlarının Anaokulu dergilerini satın aldık (bu arada dergiler çok başarılı). Yanında hediye olarak "Bebekler ve Çocuklar için Temel İlk Yardım" kitabı hediye ettiler. İş gidiş dönüşlerde serviste yolluk olarak bu kitabı okuyayım dedim, bunu çoktan yapmış olmam gerektiğini farkettim. Kazalarda ne yapacağımız, ne yapmayacağımız konusunda bilgi edinip hazırlanarak, birkaç zamanında basit müdahele ile çocuklarımızı kurtarabiliriz. En basit örneği, boğazına bir şey kaçtığı için öksüren bir çocuğun sırtına vurmak, kaçan şeyin daha beter solunum yoluna yerleşmesine yol açabilirmiş. Ben kitabı evcek hatim etmemize karar verdim. Yuvaya da bir tane hediye etmeyi planlıyorum. Bence herkes kitap ya da kurs, bir biçimde ilk yardım öğrenmeli. Panik halinde hiçbir şey yapamam demeyin. Beynimizin hiç kullanmadığımız, adrenalinin de etkisiyle, böyle acil durumlarda ortaya çıkan bir kapasitesi var. Önceden bilgiyi edinirseniz, beceri, metanet ve konsantrasyonu bu kapasite halledecektir. Beynin gücünü hafife almamakta fayda var.

Sonraki yazı çoktan seçmeli sağlıklı yemek programı üzerine. Ne yemek yapılacağının kararının alınması sizin evde de önemli bir sıkıntıysa, ve hatta bu iş sizin üzerinize yıkılmış olduğu halde, bir de menüye burun kıvıranlar oluyorsa, bu yazıyı kaçırmayın...

 

del.icio.us | Digg This :: posted on Monday, October 20, 2008 10:20:32 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [0]
 

 
 Monday, October 13, 2008

18-24 Aylık Bebek Bakımı Serisinde Önceki Yazı:

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Günlük Rutin

Oğlumuzun bakıcısına yol göstermek amacı ile hazırladığım oyun zamanları notlarını aşağıda yazdım. Çocuğumuzun ilgi alanları, gelişimi için gerekli ve keyif aldığı oyun türlerini ön planda tutarak oyun saatlerini verimli geçirmelerini hedefledim.

Oyun Zamanları

Yemek ve uyku saati dışındaki vakti değerlendirirken, birkaç kritere dikkat etmek gerekli:

Çocuklar hayatı oyunla öğrenir. Gün içinde farklı oyun tipleri ile gününü verimli geçirmesine yardımcı olmalıyız. Dönemsel olarak gelişmekte olan becerilerini kullanmasını sağlayacak oyunlarla eğlenerek gelişmesini sağlamalıyız. Ona oyuncaklarını nasıl farklı şekillerde kullanacağını göstererek yaratıcılığının artmasına yardımcı olmalıyız. Küçük ev işlerini oyun haline getirirerek kendine olan güveninin artmasını da sağlayabiliriz. Kendi kendisine oynaması için teşvik etmeliyiz.

Düzenli Oyunlar:

  • Tuğlaları ve legoları ile evler, köprüler, tüneller yapmak. Tuğlalarına zaman zaman halkaları, kovaları, minik hayvanları gibi diğer oyuncaklarını ekleyerek hayal gücünün artmasını sağlayabiliriz. Büyüdükçe, bak buraya bir bahçe yaptım, bu bahçeye koyabileceğimiz bir tahravallimiz var mı, bu köprüden hangi arabamız geçsin gibi sorularla onun da oyuna daha fazla dahil olmasına, kafayı çalıştırmasına yardımcı olabiliriz.
  • Sanat (her çocuk sanatçıdır): Boyalar, hamurlar, kolaj çalışmaları, kurdeleden güller, kağıttan uçaklar, vs. Oynarken basit işleri onun yapmasını sağlayabiliriz. Bak buraya bir daire çiz de bulut olsun, bu hamur parçasını da sen koy çiçek yapalım, bu kağıdı ben katladım, se de bastırır mısın, gibi. Sadece karalama yapacak ve noktalar koyacak bile olsa, boyalarını tutup çizmesi için onu teşvik etmeliyiz.
  • Yapbozlar
  • Trenleri gibi kurulup oynanacak oyuncakları dönem dönem kurup çalıştırmalı, ilgisi ve becerisine göre oynama sıklığını ayarlamalıyız.
  • Saklambaç
  • Güzel havalarda gezinti, bahçede toprakla kova oyunları, dışarıdan taş, yaprak toplamak, ağaçlardan meyve toplamak, park ziyaretleri (başka çocukların da bulunduğu saatleri yakalamaya çalışabiliriz)
  • Topla oyunlar, örneğin yuvarlamaca (bahçede de oynanabilir arka tarafta, düşme riski olmayan yerde)
  • Oyuncak müzik aletleri veya kap kacakla müzik yapmak
  • Müzik dinlemek, sözleri ile söylemek, dans etmek

Yardım Edebileceği Ev İşleri:

  • Oyuncaklarını kendisinin toplamasına alıştırmamız gerekiyor. Her oyuncak setinin parçalarının, oyun bittikten sonra onun yardımını alarak bir arada bulunmasını sağlamak gerekiyor (Tuğlalardan yapılmış bir şehir akşam anne babasının görmesi için saklanabilir)
  • Hergün tüm evin toplanması düzenli bir oyun haline getirilebilir. Her odada, yerinde olmayan eşyalar yerleştirilir, örneğin ona kitaplarını toplama işini verdikten sonra, odanın kalanını düzenleyebiliriz. O odada olmaması gereken tüm  eşyaları bir sepetle toplayıp Ilgaz’dan yardım alarak yerlerine dağıtabiliriz. Ona da minik bir kutu eşya taşıtabiliriz. Yerinde olmayan bir eşya için, “Ilgaz bunun yeri neresi, yerine götürelim bunu?” diye sorabiliriz.
  • Toz almak. Tozlu bir yeri göstererek, temiz, deterjansız bir bezle tozunu alabilir, daha sonra başka bir yeri ondan yapmasını isteyebiliriz.
  • Elektrik süpürgesi ile odasını, ya da kaymayan bir halıyı süpürebilir.
  • Büyüdükçe ve el becerileri geliştikçe, sebzeleri ayıklama, çorapları katlama, katlanmış eşyaları yerleştirme gibi işlere yardım edebilir.
  • Çamaşır makinesinden temiz çamaşırları boşaltabilir. Kurutma makinesi kullanılacaksa çamaşırları makineye doldurabilir.
  • Yemek yerken döktüğü yiyecekleri toplamalı. Kirlettiği yerleri ıslak mendille silebilir.
  • Salona sofra kurduğumuzda kırılmayacak, dökülmeyecek eşyaları götürebilir, geri getirebilir.
  • Dışarıda kalan ayakkabıları kutularına koymaya yardım edebilir (sonrasında ellerini yıkaması gerekli).
  • Yavaş yavaş kendi bakımını yapmayı öğretmeliyiz, merdivenine dikkatlice çıkıp inerek sabah yüzünü yıkamak, ellerini ve ağzını yıkamak, dişlerini fırçalamak, saçlarını taramak, giysilerini çıkartmak, giymek.
  • Yapabileceğini düşündüğün ve tehlikeli olmayan başka işlere de yardım edebilir.

Bir sonraki yazıda Hijyen ve Gezme Çantası...

 

del.icio.us | Digg This :: posted on Monday, October 13, 2008 11:15:57 AM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [0]
 

 
 Friday, October 10, 2008

Günlük bir düzen oluşturmanın yarar ve zararlarından uyku serisinde söz etmiştim. Bir süredir, özellikle uykusunun teke inmesi ile programını güncellemeye çalışıyorum. Kendiliğinden bir düzen oturuyor elbette, hem bize, hem bakıcımıza önemli şeyleri hatırlatması, eve gelen ziyaretçilerimin Ilgaz'ın gününü genel olarak nasıl geçirdiğini bilmesi ve duruma göre düzenlemeler yapabilmemiz için yazılı bir program hazırlayıp, basıp buzdolabına astık. Aslında bebeğim 6 aylıkken yazmış olduğum bebek bakım el kitabını 3 aylık, hiç değilse 6 aylık dönemlerde güncellemek istiyordum, ancak 14 ay sonra, oğlum 20 aylıkken kısmet oldu. 

Rutin'in ilk bölümü rutin programını aşağıda yayınlıyorum. Oyun zamanlarında oyuna yaklaşım, ne tür oyunların uygun olduğu ve evde yardım edebileceği küçük işlerle ilgili detayları birkaç gün sonra Kitubi'de okuyabilirsiniz.

18 Aylık Bebek (ya da Çocuk) Günlük Programı

07:30 Kahvaltı
Tüm gece açlıktan sonra kuvvetli bir öğün olmalı. Genelde temel kahvaltılıkları verirken, ara sıra cornflakes, tost gibi çeşitlerle değişiklik sağlanabilir. Yumurta haftada 3 tane yeterli. Bir gün önceki öğünden kalma köfte, mezeler gibi yiyeceklerle de çeşit sağlanabilir.

      Örnek yiyecekler:
      1. Kahvaltılıklar / Peynirli veya kaşarlı tost (mevsimine göre domates de koyulabilir)
      2. Ekmek / Ev yapımı hamur işleri / cornflakes (süt ve pekmezle (bal, reçel))
      3. Meyve / Bal / Reçel / Pekmez
      4. Salatalık / Domates / Havuç / Biber
      5. Süt

Oyun zamanı  - 1

10:30 Ara Öğün (oyun grubu için yuvaya gidecekse, gitmeden önce verilebilir)
Öğlen yemeği için acıkmasını sağlayacak şekilde hafif olmalı. Tok tutacak hamur işlerinden kaçınmalı. O gün kahvaltıda az yediği yiyecek grubuna göre meyve, az miktarda yoğurt (ballı veya meyveli de olabilir) veya küçük bir bardak süt olabilir. Dışarı çıkacaksanız yanınıza kuru meyve veya su kabı ile süt, ayran alarak dışarıda atıştırabilirsiniz.

12:00 Uyku

13:30- 14:00 Öğle yemeği (Uyandıktan sonra yarım saatten fazla oyalanmasın)
Yemek, yoğurt (ya da ayran), ekmek, isterse meyve

Oyun zamanı - 2

16:30 - 17:30  Ara öğün
Meyve(mevsime göre yaş veya kuru meyveler) ve yoğurt
Akşam yemeğine kadar atıştırmayacak şekilde olmalı. Eğer erken acıkırsa, meyvenin yanında bir parça peynirli ekmek, varsa evde yapılmış hamur işi, cornflakes gibi sağlıklı yiyecekler. Eğer geç yerse sadece meyve verelim ki, akşam yemeğinde yeniden acıkmış olsun. Ayrıca mevsim uygun olduğunda çiğ yiyebileceği sebzeler (örneğin yazın limonlu bir domates ve bir dilim ekmek),  mısır, kestane gibi atıştırmalık sebzeler de verilebilir.

Oyun zamanı -3
(Ara öğününü yedikten sonra erken acıkırsa, akşam yemeğini yemeye başlasın)

19:30 Akşam yemeği
Yemek, tatlı veya kuru meyve, süt

19:45 Oyun ve uyku rutinine geçiş
20:45 Uyku

Gündüz Uyku Rutini: Tuvalet, pijama, uyanınca yapacakları üzerine sohbet, yatak
Akşam Uyku Rutini: Tuvalet, el yıkama (ya da banyo), diş fırçalama, bir kitap, bir şarkı, yatak, üstünü ört, ışığı kapat, çık, çık :)

Güncelleme ek: 1 yaşını geçtikten sonra kalsiyumun demiri tutması sebebiyle, kansızlığa yol açmaması açısından günlük 500 ml'den fazla süt ürünü tüketmesi önerilmiyor.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Bu seride sonraki yazılar:

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Dil Gelişimi ve Güvenlik

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Hijyen ve Gezme Çantası

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Oyun Zamanları

Ne Pişireyim Derdine Son - Çoktan Seçmeli Haftalık Menü

del.icio.us | Digg This :: posted on Friday, October 10, 2008 1:02:43 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [0]
 

 
 Tuesday, September 23, 2008

Yenidoğanlarda Biberon Kullanımı

Yeni doğmuş bebeklerde biberon kullanımı önerilmiyor. Memeden süt içmekle, biberondan süt içmek tamamen farklı motor beceriler gerektiriyor. Bebeğiniz memeden emmeyi tam olarak öğrenmeden biberon kullanmak, bebeğin biberondan içme şekline alışarak, memeyi reddetmesine neden olabiliyor. Biberon kullanıldığı halde memeyi reddetmeyen, hem memeden, hem biberondan başarıyla beslenebilen bebekler var. Yine de riske girmemek gerektiğini düşünüyorum. Bebeğiniz memeye iyice alışıp, anne sıcaklığı ve kokusunu ayırt edip biberona tercih edecek çağa gelmeden önce ek besin vermek zorunda kalırsanız, kadeh (likör bardaklarına benzeyen şurup ölçekleri), ya da silikon kaşıklar kullanmaya çalışın. Medela'nın Türkiye sayfasında göremedim ama böyle bir ürünü var. Bebeğin hortumun ucunu anne memesiyle birlikte alması ile meme alışkanlığı sürdürülüyor. Ürün temelde süt sağma kabı, bebeğin ağzı, steril serum borusu ve birleşik kaplar kanunundan ibaret gibi duruyor. Yani evde de yapılabilir gibi geldi bana.

Ne Zaman Başlamalı?

Bebek palazlandıktan sonra özellikle çalışan annelerin biberon denemek için çok uzun süre beklememesi iyi olur gibi geliyor. Çünkü çok beklenirse bu sefer bebeği biberona alıştırmak zor oluyor. Biberondan nasıl emeceğini bilmiyor, üstelik biberon plastik ve annesi gibi de kokmuyor. Ben Ilgaz bir aylıkken (her gün sabaha karşı gazdan kıvranırken), hava yutmaması için daha iyi bir çözüm olur mu ümidiyle bir gece sağılmış sütümü vermiştim. O gece anladım ki bebek ağlarken süt ısıtmaya çalışmak pek pratik bir iş değilmiş. Sabah şişecek göğüsler ve sütlerin azalma riski de cabası. Emzirmek en kolayı. Biberonu şapır şupur bitirince çok korktum ya emmezse diye, neyseki hiç sorun etmedi. Bundan sonra da biberonla zaman zaman rezene verdim. Dışarı çıktığımda da emzirilecek ortam yoksa sağılmış süt verdim. Eve döndüğümde tekrar sağıp yerine koymaya çalıştım. Tam gün çalışmaya başladığımda gündüzleri emmeyi bıraktığı için biberona gerek kalmamıştı.

Hangi Marka?

Ben Avent marka biberon kullandım, bir şikayetim olmadı. Chicco, Nuk, Dalin, Medela, Kraft, birçok marka biberon var piyasada. Marka seçiminde kullanım kolaylığı ve bebeğin rahat emmesi en önemli faktör olmalı sanırım. Ben doğumdan önce bir tane 2 numara Avent biberon almıştım. 0 yaştan itibaren kullanılır yazıyordu. Daha sonra yine Avent ama bebek büyüdükçe de kullanılabilecek, biberonu döndürdükçe akış debisi değişen uçlusundan aldım. Bebeğim küçükken bu değişen akış uçlu biberonla pek rahat edemedi (ancak 1 numara olarak belirtilenden içebiliyordu, 2'si fazla geliyordu). Daha sonra bu biberonlarla uyumlu süt saklama kapları (biberon adaptörü  ile biberon ucu takılabiliyor, katı gıdalar da saklanabiliyor) aldım. Büyüdükçe damlatmayan suluklarından aldık. Hepsi birbiriyle uyumlu ve şişeleri değiştirilerek kullanılabiliyor. Bu arada bardak şeklinde süt saklama kapları az miktarda süt ve buzdolabında saklamanın yeteceği (süre olarak) durumlarda iyi bir çözüm. Ama bu kaplardaki 50-60 ml'den fazla sütü benmari yöntemiyle çözdürüp ısıtmak çok vakit alıyor. Daha fazla yüzey alanına sahip, incecik dondurulabilen süt saklama poşetleri daha pratik (ve maliyetli tabi).

del.icio.us | Digg This :: posted on Tuesday, September 23, 2008 10:52:42 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [2]
 

 
 Saturday, September 22, 2007
Bebek bakımı ile ilgili yanlış bilinenler birkaç gün daha bekleyebilir. Bu gece doğruluğundan %100 emin olduğum bir şey hakkında yazacağım. Anneler de keyif yapmalı! Evet, tüm sorumlulukları ve bir sürü işe rağmen.

Son günlerde Ilgaz'ın müstakbel süt dişleri ile uğraşıyoruz. Alt iki tırtık gözüktü, üst ikili de iki güne kalmaz teşrif buyururlar. Ilgaz da biz de son birkaç ayın en sıkıntılı günlerini geçiriyoruz.

Bugün yoğun ve yorucu bir gün geçirdim (anneler için hergün yorucudur ama bugün istisnaydı). Saat 23:00 olmuştu ve belim fena ağrıyordu. Ilgaz bu gece ağlayarak uyanmada rekor kırabilir, acaba hemen uyusam mı? Yarın yine keyifsiz olabilir, bulaşık makinesini mi çalıştırıp boşaltsam? Yoksa bir duş mu alsam? Sanki eşyalar bana karar vermede yardımcı olacakmış gibi, amaçsızca dolanırken gözüme güzel şişeli banyo tuzu ilişti. Fi tarihinde alıp da eski evimizde küvet olmadığından, sonra da hamilelikte cildim hassas diye kullanmadığım yeşil renkli, mis kokulu banyo tuzu. Evet, bu gece küveti dolduruyorum. Seneler :) sonra. Çekmecelerimi karıştırdım, kozmetiğe vakit ve de nakit harcadığım günlerden kalma kalite bir yüz maskesi numunesi, hiç açılmamış. Aylardır kullanılamamış body shop peeling eldivenlerim, mükemmel bukleler için saç maskem. Ilgaz uyurken kendimi yenilemek için sıcak sudan iyi ne olabilir?

Biz Türkler küvetleri daha çok sular etrafa saçılmasın diye, bir de banyo perdelerinin arkasına leğenleri, çamaşır sepetlerini saklamak için kullanırız. Benim için de küvet bir dinlenme aracıydı, özellikle yakınlarda deniz tatili gözükmüyorsa. Ve bu gece de hiç yakın gözükmedi bana bu deniz tatili.

Oğlum içeride güvenli yatağında uyuyor. Gökhan huzurla :) bilgisayarının başında çalışıyor. Küvetimde dinlenirken oğlumun banyo oturağına kurulmuş plastik aslancığı seyrediyorum. İşte hayat bu!

Yarın yeni hayatımızda yeni bir gün daha. Yapılacak iş ve telaş çok. Olsun varsın, Ilgaz'ın dişleri elma kemirmeye başladığında hepsi unutulmuş, yerlerini yenileri almış olacak. 

Ne kadar geniş bir bakış açısı değil mi? Bir de 23:00 civarında sorsaydınız. Annelere arada sırada da olsa keyif yapmanın çok yararı var!


del.icio.us | Digg This :: posted on Saturday, September 22, 2007 12:06:19 AM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [0]
 

 
 Tuesday, August 07, 2007
Bebeğinizin bakımını kim üstlenecek ve bebek iyi bakılabilecek mi? İşe başlayacak her bebekli annenin en büyük derdi olsa gerek.

Doğum izniniz bitiyor. Ya da bebeğiniz için verdiğiniz mola süresi doldu. Haftanın en az 5 günü, günde en az 10 saat bebeğinize başkası/ları bakacak.

Biraz dramatize bir giriş oldu, kusura bakmayın. İlerleyen paragraflarda toparlayıp yararlı bilgilerle bağlayacağım. Duygular biraz karışık olsa bile, karılı-kocalı çalışmayı seçen bir aile için kaçınılmaz son bebeğinizi 3. bir kişiye emanet etmek. Bu zaman zarfında Ilgaz'a gayet güzel bakabildiğim için gurur duyuyorum. Bebeğimin minik hallerinin tadını doya doya çıkartabildiğim için de mutluyum (ilk aylardaki hormonal saçmalamalara - loğusa melankolisi - rağmen). Ilgaz ben işe başladıktan sonra çalışan bir annesi olmasının maddi, manevi avantaj-dezavantajları ile büyüyecek.



İş ararken bir yandan aşağıdaki düzenlemeleri yapıyorum:

- Ilgaz'a bakacak kişinin bulunması ve alıştırılması
- Evin düzenlenmesi
- Kişisel ve evsel alışverişler
- İlk aylarda bizde kalarak yardımcı ve denetleyici olmaları için anneanne babanne ikilisi
- Ilgaz bakım el kitabı


Bakıcı bulmak:
En zorlusu bakacak kişiyi belirlemek. Aylardır bakıp büyüttüğünüz bebeğinizi bir yabancıya teslim etme düşüncesi insana ilk anda dehşet veriyor. Daha önce yaşayanlar zamanla alışırsın diyorlar. Kreş kavramını daha çok benimsememize rağmen bu opsiyonu değerlendiremedik bile. Çünkü maalesef Türkiye'de 6 aylık bir bebeğe gerektiği gibi bakabilecek bir kreş yok (varsa da biz bulamadık, bulsak da eve uzak kalırdı) . Aile büyüklerinin kurulu düzenleri de İstanbul dışında olunca, tek seçeneğimiz bakıcı / ev öğretmeni / bebek eğitmeni / bakıcı anne oldu (ünvanlar çeşit çeşit, sonuçta yapılan iş bebek bakımı).  Aile yapısı olarak yatılı değil gündüzlü bir bakıcıyı tercih ettik. Tanıdıklarımız ve onların tavsiye ettiği şirketler kanalıyla yaptığımız görüşmelerle Zülfiye Hanım'da karar kıldık. Şimdilik Ilgaz, Zülfiye teyzesi, annem ve ben hep birlikteyiz. Umarım işler düzene girdikten sonra da, ben ve Gökhan evde yokken, Ilgaz ve Zülfiye Teyzesi mutlu mesut bir hayat sürerler.

Evin Düzenlenmesi:
Evin düzenlenmesi önemli bir konu. Çünkü ev bir anda bir insanın iş yeri haline geliyor. Hem de bu işyerindeki iş yegane varlığınızın bakımı. Bakıcının gün içinde işleri kolayca halledebileceği düzenlemeleri yapmak önemli. Anneanne ve babaannenin dönüşümlü yatılı kalma ihtiyacı ve benim de akşamları evde çalışmam gerekebileceği durumu oda düzenini değiştirme ihtiyacını doğurdu. Bir de güvenliği arttırıcı önlemler almak lazım. Ortalıktaki eşyalar ve bakıcının eşyaları için ekstra dolaplar, önlük ve bezlerin mutfağa taşınması, alt değiştirme masasının duvar dibine alınması, yakın çevrede güvendiğiniz birine anahtar bırakılması, vb.

Alışveriş:
Neyseki hamilelik öncesi iş kıyafetlerimin çoğu üzerime oluyor. Yine de tazelenmek için birkaç parça yeni eşya iyi gelir. Bebeğe gün içinde sağılmış süt verileceğinden süt depolama, ekstra biberonlar gibi malzemeleri düşünmek gerekli. Tchibo ve Ikea sağolsun, yoğurt makinesi, balkon rafları gibi şeyler de hem bana hem de Zülfiye Hanım'a ekstra kolaylık sağlayacak.

Sevgili annelerimiz:

Her sıkıntıda olduğu gibi burada da imdada anneler yetişiyor. Bakıcı ayarlansa da bir süre aileden birinin yardımına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bakıcının değişmesi/ayrılması ya da zorunlu bir süre bakamaması hallerinde  bebeğe annelerden birinin bakması gerekecek. Ilgaz küçükken sürekli İstanbul'da olmadıklarından onların da düzene alışmaları gerekli.

Bebek bakım el kitabı (pdf formatı):
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bebek bakımı insanlığın varoluşundan beri, her milletten, her kültürden insan tarafından yapılıyor. Ancak, her anne-baba bebeğini kendine göre bakıp büyütüyor. Çocuk doktorları birbirinden farklı önerilerde bulunuyor. Anlaştığınız bakıcı tecrübeli olsa bile, sizin neyi ne şekilde tercih ettiğinizi öğrenmesi gerekiyor. Ben de bakacaklara benim istediğim şekilde bakabilmeleri konusunda yardımcı olmak için, söz uçar yazı kalır diyerek bir el kitapçığı hazırladım. Gün içinde yapılan her şeyi yazmak mümkün değil. Yalnızca çok önemli gördüğüm şeyleri olabildiğince kısa yazmaya çalıştım. Okunur olsun ve akılda kalsın.

Benim gibi okumayı, yazmayı ve kontrolü seven annelere, babalara yardımcı olması dileğiyle!

6 aylik bebek bakimi dosyasını indirmek için tıklayın (pdf formatında)
del.icio.us | Digg This :: posted on Tuesday, August 07, 2007 11:28:28 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)  #    Comments [0]