# 19 Ocak 2010 Salı

Yeni eve taşınınca, Ilgaz'ın odasına yeni bir kanepe ihtiyacı doğdu. Çocukla birlikte oturup kitap okuyabilmek, yanına oturtup giydirebilmek, kabus gördüğünde onun düzenini bozmadan odasında kıvrılıp uyuyabilmek için çocuk odasında kanepe çok kullanışlı oluyor.

Hem ekonomik hem de ufak olduğu için Ikea'daki Klobo kanepeyi seçtik, Ilgaz'ın kanepesi olarak. Ama Ikea'daki kanepelerin çoğunun tersine Klobo'nun kılıfı çıkartılıp yıkanmıyor. Ben de hem yıkanabilmesi için hem de odasına renk katabilmek için kılıf diktirmeye karar verdim. Benim niyetim, kumaşları alıp, evde annemle birlikte biçip teyelleyip terziye sadece dikişlerini çektirmekti. Ama annem ölçü alarak terzide diktirebileceğini iddia etti. Ben de yapma etme, oturtamazlar dedimse de gitmiş terziyle konuşmuş, terzi yaparım demiş, aralarında anlaşmışlar. Ölçüleri koltuğun kurulum talimatındaki resminin üzerine almış. Ortaya gayet başarılı bir sonuç çıktı. Aylardır yeni yıkanmış ütülenmişken bir fotoğraf çekeyim diye beklettikten sonra en sonunda olduğu haliyle yayınlamaya karar verdim.

Kumaşlar da Ikea. Aşağıdaki fotoğrafı Ilgaz çekti (konu mankeni ünlü kedimiz Sabri):

Sonra kanepeyi ters çevirerek arkasındaki iki yandaki cırtlı bölümü göstermek istedim. Gökhan'a arkasını çevirelim dedim. Ilgaz, "ben çevireceğim, ben çevireceğim" diye koştu. Aşağıdaki tablo ortaya çıktı:

Bu da cırtlı bölüm:

Bunlar da annemin aldığı, terzinin başarıyla diktiği ölçüler, diktirmek isterseniz:

posted on 19 Ocak 2010 Salı 14:35:41 UTC  #    Yorumlar [13]
# 05 Aralık 2009 Cumartesi

Dizi arasına dizi, dizi ortasına yazı aldım. Son zamanlarda kırk işi aynı anda düşünen kafam gibi burayı da DNA sarmalına çevirdim. Merak etmeyin, en çok kullandığım ürünler ve Doğumdan sonra hayat var mı dizilerinin sonunu getireceğim. 

Seneler önce uygun fiyata çok güzel bir portatif yılbaşı ağacı kapatmıştık. Yılbaşından 1 ay kadar önce kurup, toplama konusunda da tembellikten ilkbahara kadar falan beklediğimiz için, bayılmayalım diye süslerde her yıl az da olsa değişiklik yapmaya çalışıyoruz.

Ben her sene süsleri pahalı bulur, Gökhan almaya niyetlenince de "ne var bunda yaparım bundan ben, o kadar para etmez" falan diye aldırtmam, sonra da hiçbir şey yapmaya vakit bulamam. Neyse, Ilgaz'ın büyümesiyle birlikte aktivite arayışına girince, internette bu tür işler için bol miktarda basılmaya hazır malzeme olduğunu keşfettim. Kesin yılbaşı süsü de vardır diye aradım ve çok güzel iki sayfa buldum. Bunları Ilgaz, ben Gökhan hep birlikte bir akşam aktivitesine dönüştürdük. Ilgaz bir tanesini kendisi kesti, sonra sıkıldı (biraz da düzgün kesme isteği yüzünden sanırım, çünkü ağaca asılacağını biliyordu ve resimdeki örneği de gördü), bir kısmını yapıştırmaya yardım etti. Ben diğerlerini keserken kesilmemiş kağıtlarla oynadı. Ben o yattıktan sonra kalanları çabucak bitirdim. Ertesi gün onları ayırdı, bunlar senin, bunlar babamın, anneannemin diye, sonra hepsini ağaca kendisi taktı.

4 yüzlü çan ve 3 yüzlü geyikler için basılabilir pdf'in adresi burada. Talimatlar ingilizce olsa da resimlerinden yapılışını rahatlıkla çıkartabilirsiniz.

Disney karakterleri burada (resimde bir tanesi üçgen şeklinde geride görünüyor, iki çeşit). Bunları kestikten sonra yapıştırmadım. Lamine ettikten sonra kestim. Yırtılmayacaklarından seneye de kullanılabilecekler. Delgi ile tepelerinden deldikten sonra ip taktım.

 

posted on 05 Aralık 2009 Cumartesi 23:28:05 UTC  #    Yorumlar [3]
# 12 Ekim 2009 Pazartesi

Bebeklerde Gaz Sorunları için Çözüm ve Önlemler yazımda, bebeklerde gaz sorunları için, kiraz çekirdeği yastığından söz etmiştim. Evren hamileyken Beşiktaş pazarından bir kiraz çekirdeği yastığı almış, sonra onu başka bir tezgahta unutmuştum. Kışın Tan'da da gaz sıkıntısı olunca, yazdan çekirdek saklamadığıma pek hayıflandım. Bu arada  bu çekirdekli yastıkların, hem sıcak, hem soğuk kompres için kullanıldığını öğrendim.

Reçel yapmak için Tchibo çekirdek çıkartma makinesi ile çıkardığımız vişne çekirdeklerini ve sonra şapır şupur yediğimiz kirazların çekirdeklerini temizleyip, kuruttum. Bu arada, İzmir'de satılan tuzlanmış karpuz çekirdeklerinin karpuzlarını kimin yediğini her zaman merak ettim, İzmir'li arkadaşlardan bilen var mı?

Kiraz/Vişne Çekirdekli Gaz Yastığı Yapımı

Çekirdeklerin temizlenişi: Çekirdekleri birkaç gün suyunu değiştirerek suda beklettim. Bir süzgeçte suyun altında karıştırarak yıkadım. Daha sonra tuzlu suyun içinde 10 dakika kaynattım. Tel süzgeçte elimle bastırıp, sürterek kalan parçaların da temizlenmesini sağladım. Sonra bir gazetenin üstünde balkonda kuruttum (unuttum). Temizlendikten sonra çekirdeklerin ne kadar hafiflediklerine inanamadım.

Yastığın hazırlanışı: Çekirdekleri bir buzdolabı poşetine koyup, buzdolabına kaldırdım. Yastık yapacak vaktim olana kadar soğuk kalsınlar, acil durumlarda soğuk kompres işine yararlar diye. Sonra geçen gün çer-çöp toparlarken kitaplıkta gördüm. Keratalar evin dağınıklığına uymuş, ayaklanmış geziyorlar. Ya da ben artık yapmadığım işleri yaptım sanıyorum. Bu yazıyı yazdım mı acaba gerçekten?

Neyse, kitaplığı temizlerken, bir çekirdek poşetine baktım, bir de Ilgaz'ı sevmeye gelen anneme. Baktım bu ikisi arasında bir ilişki var. Aslında annemden istediğim, minik bir yastık yapması, çekirdeklerin tek bir noktaya toplanmaması için aralara birkaç dikiş atmasıydı. Sonra yeniden yastık dikmek yerine, Ilgaz doğmadan önce diktiğimiz minik uyduruk yastık kılıflarını değerlendirmeye karar verdik. Bir tanesini ortadan kesip bir tarafını iç, diğer tarafını dış kılıf yaptık. Annemin biraz meditasyona ihtiyacı vardı. Resimde gördüğünüz gibi tek şeritlik dikişler attı, sonra vişneleri teker teker oluklara doldurdu (bu eve dikiş makinesi lazım). Ama yastık şahane oldu. Dün buzdolabı poşetinin bir köşesine rulo yapıp koydum. Az önce kontrol ettim, çok güzel rahatsız etmeyen bir soğuklukta idi. Taneli olduğu için de vücudun şeklini alıyor, daha geniş bir yüzeye etki ediyor.

Yastıkta yaklaşık 20 sıra var, her sırada yaklaşık 20 çekirdek var, toplam yaklaşık 400 çekirdek yapıyor. Birkaç kilo vişne, birkaç kilo kirazdan fazlası bile çıkıyor. Artanlarla ne yaptık dersiniz?

Bütün yaz niye buzdolabında saklamışım ki çekirdekleri, ne güzel oynarmışız. Ayk Budur!

posted on 12 Ekim 2009 Pazartesi 14:42:44 UTC  #    Yorumlar [10]
# 12 Eylül 2009 Cumartesi

Ben bir Lego-sever'im. Annemin dayımın Almanya'dan getirdiği, sanırım ailedeki tüm çocuklar oynadıktan sonra bana geçen sevgili Lego'larımı sakladığını duyunca inanamadım.

Sabah uyanınca, yeşil dikdörtgen plastik çamaşır kutusunun içinde duran Lego'larımı yatağımın altından çıkartır, tuvalete gitmeden, kimseyi uyandırmadan oynamaya başlardım. Annem uyanınca oda kapımı açar, kızım benim yavrum, sen ne zaman uyandın, neler yaptın diye sevinçle yanıma otururdu. Bazen kahvaltıyı hazırlayıp öyle gelirdi, oynarken çatal kaşık seslerini duyar, sıcak bir şey pişiyorsa kokusu ile acıkır, elimdeki işi bitirmek için hızlanırdım. Güzel günlerdi.

Tan'tuniyi (yeğenim) görmek için Ankara'ya gittiğimizde, annemin evinde Lego'ları da aldık. Eve getirip açtığımda, pek hatırladığım halde olmadıklarını gördüm. Hayatımda herhangi bir oyuncağın üzerinde bu kadar kir gördüğümü hatırlamıyorum. Bu Lego arkadaşların kaç yıllık olduklarını hesaplamaya çalışırken de ne kadar yaşlandığımı farkedip biraz moralim bozuldu. Her durumda, temizlenmeden oynanmaları mevzu bahis değildi. Ilgaz'ın görmemesi için itina ile saklayıp, internette Lego temizliği aradım.

Kapalı bir sepette bulaşık makinesine koymak, bir bez poşetle çamaşır makinesinde yıkamak gibi çeşitli seçenekler gördüm. Isı ve birbirlerine çarpmaları düşüncesi hoşuma gitmedi. Onca yıl dayandıktan sonra hafif erimiş ya da köşeleri kırık çıkmalarını görmeye yüreğim dayanmazdı. Daha hassas bir yaklaşım bana daha uygun geldi.

Lego Temizleyici:

5 litre ılık suyun içinde, 1 çorba kaşığı bulaşık makinesi deterjanını eritin. Legolarınızı bu sıvının atarak, kirleri yumuşayana kadar bekleyin. Bu işlemi yapmadan önce birbirine takılı olan Lego'ları ayırmazsanız, benim gibi ıslak deterjanlı legoları bidik bidik ayıklamak zorunda kalırsınız. Daha sonra eğer Legolarda görünen kıyıda köşede birikmiş kirler varsa, diş fırçası gibi bir fırçayla teker teker fırçalamanız gerekecek.

Lego'ları iyice yıkayıp, bol suda duruladıktan sonra, bizim sularımız kireçli olduğundan leke bırakmasın diye, biraz da sirkeli suda beklettim. Daha sonra sirkeli suyu durulamadan, legoları iyice süzüp, havlu üzerinde ara sıra karıştırarak kuruttum.

Siz daha önce Lego temizlediniz mi? Çamaşır makinesinde yıkamayı deneyen var mı?

posted on 12 Eylül 2009 Cumartesi 23:00:05 UTC  #    Yorumlar [5]

Ilgaz elektrikli aletlere çok meraklı, özellikle her dakika ortalıkta olmayan elektrik süpürgesi ve şarjlı el süpürgesinin yeri ayrı. Dedesi de geldiğinde, oynamak için temizlik günlerini beklemesin diye evdeki artık malzemelerden ona oyuncak elektrik süpürgesi ve şarjlı el süpürgesi yapmıştı. Geri dönüşüm açısından da şahane oldu. Fotoğraflarını çekmek ancak kısmet oldu, biz çekene kadar biraz eskidiler hatta:

Malzemeler:
Karton kutu, elişi kağıtları, kablo borusu, karton, havlu kağıt rulosu, ip ( uzun olmasın, boyna dolanma riskine karşı), yapıştırıcı, şeffaf koli bandı

Yapılışı aşağıdaki resimde görüldüğü gibi:

Bu da şarjlı el süpürgesi:

posted on 12 Eylül 2009 Cumartesi 22:33:38 UTC  #    Yorumlar [4]
# 19 Ağustos 2009 Çarşamba

Ilgaz emeklemeye başladığından beri yerleri sıvı arap sabunuyla siliyoruz. Ahşaplara çok yarıyor arap sabunu. Ancak fayansları bir süre sonra yapış yapış yapıyor. 2,5'tan 25'e :) çıplak ayakla gezen bir aile olduğumuzdan, yerlerin yapışkan olması pek hoş olmuyor. Doğala alışmışken, tekrar kimyasala dönecek de değiliz. Kimyasal düşmanı annemin de teşviğiyle, epeydir planladığım bu deneme başarıyla sonuçlanınca sizlerle de paylaşayım dedim.

Doğal Fayans Temizleyici

Ilık suyun içine birkaç kaşık karbonat koyup, vileda ile siliverin. Fayanslar temiz, içiniz ferah olsun.

Şimdilik gayet güzel beyazlamış görünüyorlar. Çıplak ayakla basıldığında güzel bir his veriyor. Karbonatın koku emici özelliğinden dolayı, özel olarak güzel bir koku vermese bile, kötü kokuları aldığından kesinlikle temiz hissi veriyor. Zamanla temizliği yetersiz gelirse ara sıra daha güçlü bir şeylerle sileriz ne olacak. Kendi yaşadığımız ev sonuçta, ne kadar kirleniyor olabilir ki?

Böylelikle ahşap ve ıslak zemin temizliği gibi iki temel temizlik ihtiyacını süper doğal ve de kolay birer malzeme ile halletmiş olduk. Sırada bekleyen başka denemelerim de var. Denedikçe paylaşırım.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

posted on 19 Ağustos 2009 Çarşamba 12:45:35 UTC  #    Yorumlar [6]
# 19 Nisan 2009 Pazar

Çok yorucu ve yoğun bir hafta oldu, ama neyseki yine de Ilgaz'la hafta sonu birlikte bir şeyler yapmaya vakit yaratabildik. Dün akşam aşağıdakileri yaptık. Bugün de Hidiv Kasrı'na Trish ve Brin Emir'le birlikte renk renk vergilerimizi görmeye gittik. Her bir kemiğim ağrısa da mutluyum.

Bu aktiviteyi gördüğümden beri Ilgaz'la yumurta kartonundan tırtıl yapmak istiyordum. Ilgaz'la ablasının semt pazarından aldıkları yumurtaların bir tarafındaki kartonun yeşil olduğunu gördüğümde pek sevindim. Diğer tarafındaki kartonu da parmak uçlarıyla tutmayı öğrenmesi için kırdığımız pastelleri yeniden biraraya getirmek için kullandım.

Yumurta Kartonundan Tırtıl

Tarifte geçen sarı ve yeşil ponponların yerine Ilgaz'ın küçük parçalara ayırıp yuvarladığı (düzelttim ben sonra) hamurları kullandım. Gözleri ne renk olsun dedim, "kırmızı"yı düğme kutusundan kendisi seçti, "ikinci göz" için "aynı"sını kendisi buldu. Antenler şişe temizleme telinden tarif edilmişti. Ne bulsam da, tehlikeli olmasa diye bakınırken gözüme pipetler ilişti. Sıcak silikonu kartonun üstüne ben sıktım, hamurları Ilgaz yapıştırdı. Üzerine düşen görevi çok sevdiğinden birkaç kez söküp yeniden yapıştırmak zorunda kaldık.

Ne yapmaya çalıştığımızı anlaması için başlamadan önce ona resmi gösterdim. Ben malzemeleri hazırlayıp, kartonu keserken o da hamurlar ve pastellerle oynadı. Çabuk yapılabildiğinden ve ince detaylar olmadığından küçük yaş grubu ile yapmak için uygun bir aktivite olduğunu düşünüyorum.

Ilgaz'a da kolay gözükmüş olmalı ki iki gündür yine tırtıl yapacağım diye kalan yumurta kartonlarını, pipet ve plastik makaslarını toparlayıp oturuyor sandalyesine. Plastik makasla orasından burasından dürtüp de kesemeyince biraz sinirleniyor. Kağıtla biraz pratik yapması gerektiğine ikna etmeye çalışıyorum. Oğlum senin o dandik plastik makaslarla değil yumurta kartonu, krapon kağıdı bile kesilmez, büyü de gel diyeceğim ama şevkini kırmak istemiyorum çocuğun. Eskiden plastik makas mı vardı?

Pastel Bulamaçları

Muffin kaplarını kullanarak artık pastellerle modeller, karışık boyalar yapıldığına rastlamıştım bir süre önce. Düşük ısıda yapıldığından yumurta kaplarıyla da yanmadan olur diye düşündüm. Oluyormuş ama kalıbı iyice yağlamak gerek önce, yoksa pastelin bütün yağını yumurta kabı emiyor ve sonra da pasteli çıkartmak zor oluyor. Pastelleri küçük küçük parçalayıp yerleştirin. 100-120 derece fırında 5-10 dakika tutmak yeterli. Arada çıkartıp bir kürdanla karıştırabilirsiniz.

Var mı başka aklınıza gelen?

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun 

posted on 19 Nisan 2009 Pazar 19:34:05 UTC  #    Yorumlar [8]
# 22 Ocak 2009 Perşembe

Hergün öğlen yemeğinden sonra bu akşam erken yatacağım diyorum ve bu yattığım en erken saat geceyarısından önce olmuyor. 31 Aralık gecesi de yine geç yatıp, sabah da her zamanki Ilgaz tarafından kurulmuş saatimizde kalkınca tüm günü sürünerek geçirdim. Kafamda Ilgaz'la yeni yıla güzel bir giriş planı yaparken, tüm gün uyukladım ve çocukla da hiç istediğim gibi ilgilenemedim. 2009'u bu şekilde geçirmek istemediğime karar verip, uyumaktan şişip, "yeter artık dinleniğim ben" diyene kadar akşamları Ilgaz yatar yatmaz kitabımı alıp yatağa gireceğim ve Ilgaz'la oyunlar için plan program yapacağım diye karar verdim. Uyku kısmını 2 gün kadar uygulayabildikten sonra son iki yılın en dinlenmiş Damla'sıyla, internetin de yardımı ile çok güzel oyun fikirleri buldum.

Bu fikirlerden birinde büyük koliden kapısı, penceresi olan bir ev yapmaktan söz ediliyordu. Karton evin içinde oynaması fikri çok hoşuma gitti.

Birkaç akşam sonra ilk kez bizim evde olacak oyun grubu için de çocukların birlikte paylaşma sıkıntısı olmadan oyalanabilecekleri iyi bir malzeme olur diye düşündüm. Büyük bir karton bulamayınca, işyerine gelen tek tip havlu kağıt kolilerinden 10 taneyi toplayıp eve getirdim. İş yerimden taşınma izni istesem hiç tereddüt etmeden verirlerdi :)

Ilgaz kolilere tünel ve asansör niyetine girip çıkarak biraz oynadıktan sonra, Ilgaz'ı yatırıp, Gökhan'la birlikte 4 tanesini birleşme yerlerinden açarak, ikişer ikişer koli bantları ile birleştirdik. Alt katla üst katı bantlamadan, kapak kanatlarını kullanarak birbirine geçirdik.

Ortaya fotoğraftaki bir altıgen çıkınca, Gökhan "uzay gemisi yapacağım ben bunu" diye heyecana kapıldı. Etme, tutma, ne anlar el kadar çocuklar uzaydan, astronottan falan dediysem de dinletemedim :)

İçine ablasıyla birlikte sığıp kitap okuyabiliyorlar. Kapıdan girip, camdan el sallamak başka bir oyun. Her ne kadar aldığı hasarlar ve üzerine ev yapımı yapıştırıcı ile yapıştırdığımız parçalanmış hediye kağıtları ile biraz hurda görüntüsü alsa dahi hala seviyoruz onu.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Bu yazıyı beğendiyseniz:

Ev içi oyun parkları

posted on 22 Ocak 2009 Perşembe 22:12:49 UTC  #    Yorumlar [4]
# 15 Ocak 2009 Perşembe

Bu yapıştırıcı çok kolay ve mutfaktaki malzemelerle yapılıyor. Yalnızca hazırlandıktan sonra 12 saat beklemesi gerekiyor. Ortaya çıkan ürün pelte kıvamında oluyor. Döküldüğü yerden kolaylıkla temizleniyor. İlk sürdüğünüzde biraz kıvamlı, rahatlıkla dağıtılıp, istediğiniz genişlikte yayılabiliyor. Kuruduktan sonra şeffaflaşıp görünmez oluyor. Kağıt, mukavva türü şeyleri rahatlıkla tutuyor. Ağırlığı olan malzemelerde başarılı olur mu emin değilim. Özellikle kıvamlı olduğu için, içine koyduğum play-doh kabından alıp sürmeye çalışmak bile Ilgaz için başlı başına bir oyun. Hemen kurumadığı ve kurumadan önce kaygan bir yapıda olduğundan yanlış yapıştırılmış parçaların düzeltilmesine imkan sağlıyor.

Tarifin orijinalinde corn syrup (mısır şerbeti) kullanılmıştı. Mısır şurubu, bizim pekmezler gibi şekerli yapıda bir sıvıymış. Kekevi'nin sayfasından 2 ölçü şeker bir ölçü suyu kaynatıp şerbet yaparak mısır şurubu yerine kullanabileceğimi öğrendim. Pekmez, bal da kullanılabilirmiş ama ne gerek var, Ilgaz katı gıdalara başlayana kadar evde aylarca sürünen ballar pekmezler, son 1,5 yıldır pek bir kıymete bindi.

Malzemeler:

  • 2 çorba kaşığı mısır şerbeti (bunun yerine 2 çorba kaşığı şeker, 1 çorba kaşığı su kaynatılır)
  • 2 çorba kaşığı elma sirkesi
  • 3/4 bardak su
  • 1/2 bardak mısır nişastası
  • 3/4 bardak çok soğuk su

Hazırlanışı:

Şerbet, elma sirkesi ve oda sıcaklığındaki suyu karıştırıp, kaynayana kadar ısıtın. Başka bir kapta mısır nişastası ve çok soğuk suyu karıştırın. Mısır nişastalı karışımı, kaynamakta olan kaba çok yavaş bir şekilde karıştırarak akıtın. Homojen hale gelene kadar karıştırın. Ateşten alın ve gece boyunca dinlendirin. Hava almayan bir kapta saklayın.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Bu yazıyı beğendiyseniz:

Ev Yapımı Oyun Hamuru Tarifi - Tuz Hamuru

Bu yazıyla pek bir ilgisi yok ama yine de beğenebilirsiniz:

Çocuğunuzun zeki olmasını mı istiyorsunuz? Ona zekisin demeyin!

 

posted on 15 Ocak 2009 Perşembe 10:32:12 UTC  #    Yorumlar [7]
# 08 Ocak 2009 Perşembe

Bu dizide önceki yazıya da bakmak isteyebilirsiniz: Bebekler ve Çocuklar için El Yapımı Hediye Hazırlamak - Hediye Fikirleri

Bebeğe hediye hazırlarken, hayata onun gözlerinden bakmaya çalışmalı, bulunduğu çağın getirdiği güvenlik ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmalıdır. Aklıma gelenleri aşağıda toparladım.

  1. Süs ve oyuncak olarak kullanılacak hediyeler, canlı, kontrast renklerde olmalı. Küçük bebekler karışık renkleri ve pastel tonları ayrıt edemezler. İki zıt renkten oluşan eşyalar hazırlayabilirsiniz, mor-sarı, turuncu-mavi, kırmızı-yeşil, hatta siyah-beyaz. Küçük bebekler siyah renge de çok bakarlar.
  2. Yenidoğanlar için yüze benzeyen şablonlar, gülen suratlar kullanabilirsiniz. Eşyaya işlenmiş göz için iki nokta, ağız yerine bir çizgi bile ona daha uzun süre bakmasını sağlayacaktır.
  3. Kopartılıp ağıza atılma riski olan küçük parçaları minimuma indirin. Düğme kullanmak zorunda iseniz çok iyi sabitlenmeli, bebeğin dikkatini çekmeyecek bir yerde ve şekilde olmalıdır. Bebek nevresimlerinde şeffaf düğmeler kullanırlar ve düğmeler içeride kalır.
  4. Eğer oyuncak ve oyun örtüsü yapıyorsanız, duyularını uyaracak farklı tekstil malzemelerini, hışırtayan şeyleri, iyi gizlenip sabitlenmiş çanları birarada kullanabilirsiniz.
  5. Giysiler, havlular, bezler  ve önlüklerde naylon ip gibi sert malzemeler kullanmamaya dikkat edin. Kumaşı sertleştirecek türde süslemelerden kaçının.
  6. Bebeğin boynuna dolanıp boğulması riskine karşı 20 cm'den uzun ip, kordon bağcık içermemelidir.
  7. Giysi hazırlarken kolay giydirilip çıkartılacak kalıpta olmasına dikkat edin. Cırtlar, çıtçıtlar iyi bağlantı parçaları olur.
  8. Kolay temizlenebilir, mümkünse çamaşır makinesinde yıkanabilir olsun. Hatta havlu, mendil, önlüklerin yüksek ısılara, çamaşır suyuna dayanıklı olması iyi olur.
  9. Eliyle tutup oynayacağı oyuncaklar kolay kavrayabileceği gibi, biraz irice olmalı.
  10. Hediyenize şık bir hediye kartı ekleyip ve kartın üzerine hazır giysilerdeki gibi kullanma talimatlarını sembolleri de çizerseniz çok güzel bir hatıra olacaktır.

Aklınıza gelen başka püf noktaları var mı?

Kullanma talimatları sembolleri için tıklayın

Tutus and turtles'dan nefis hediye kartlarına link verilmiş aşağıdaki resimlerin üzerine tıklayarak indirip, basarak kesebilirsiniz, kalın olsun istiyorsanız kartona yapıştırabilirsiniz.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

 

 

posted on 08 Ocak 2009 Perşembe 19:29:26 UTC  #    Yorumlar [1]
# 06 Ocak 2009 Salı

Her bütçeye göre envai türlü hazır ürün bulunabilse bile, el emeği, göz nuru ile hazırlanmış bir hediyenin yeri her zaman ayrıdır. Bu dizide aklıma gelen hediye fikirlerini ve püf noktalarını toparlamaya çalışacağım. Her bölümün altında farklı bloglarda rastladığım güzel fikirlerin linklerini ekledim. Sizin bildiğiniz güzel linkler ve aklınıza gelen fikirlerle listeyi zenginleştirmek istiyorum. Varsa yorumlara yazarsanız, hepsini toparlayıp yazıyı güncelleyeceğim.

Hediye Fikirleri:

  1. Önlükler: Tükürük, kusmuk önlükleri, mama önlükleri, aktivite önlükleri. Büyüyen bir bebeğin ne kadar olsa yine de daha fazlasına ihtiyaç duyabileceği ürünler. Sadece tükürük, kusmuk için minik önlükler, arkası muşamba kaplanmış daha büyük önlükler, kolları da olan uzun aktivite (biz yemeklerde de uzun süre kullandık) önlüğü örülebilir, dikilebilir, yumuşak havluların kenarları çevirilebilir.
  2. Ağız bezleri, küçük havlular: Yine her an el altında olması gereken, fazlasının zararı olmayacak malzemeler.
  3. Oyuncaklar: Özellikle 0-3 ay grubu için satılan oyuncak çeşidi sınırlı. Küçük bebekler için büyük örme, tığ, dikiş çıngıraklar (Tan için su kabağından bir tane yapmıştım, bir ara fotoğrafını koyacağım). El ve ayak bileklerine bağlanan küçük çıngıraklar (ben Ilgaz için yapmıştım, bir ara tarifini yazacağım). Ana kucağına, beşik başına asılacak sallanan yaratıklar. Bez kitaplar.
    http://www.cocuklacocuk.com/index.php/kumas-kitap/
    http://hamaratanne.blogspot.com/search/label/amigurumi%20oyuncak
    http://montessoriegitimi.blogspot.com/2008/10/mirann-gkyz-dnencesi.html (ek)
    http://www.cocuklacocuk.com/index.php/donence-civcivler/ (ek)
    http://anneanneningunlugu.blogspot.com/2009/02/evde-yaptgmz-oyuncaklar_08.html (ek)
  4. Yiyecekler: Lohusalar için süt arttıran kurabiyeler, diş çıkartan bebekler için diş kurabiyeleri.
  5. Bebek arabası (puset) için kışlık koruma battaniyesi .
  6. Araba setleri: Araba koltuğu/ana kucağında kullanım için minik yastık, emniyet kemeri omuz koruması, minik battaniye seti.
  7. Anne için emzirme örtüsü .
  8. Diş kaşıyıcı (en başarılı kaşıyıcı kuru ekmekten sonra, ıslatılıp soğutulabilen tekstil malzemeleridir).
    http://ge-ce.blogspot.com/2008/06/amigurumi-toy-for-babies.html
  9. Yer için oyun örtüsü (Polar ve elyaftan bir tane yapmıştım, oyun parkı yazımda fotoğrafı vardı, daha net fotoğraf borcum olsun).
  10. Mama sandalyesinin altına sermek için kolay yıkanır örtüler.
  11. Kundak, taşıma askısı (kanguru taşıyıcı).
    http://www.pratikanne.com/2008/11/en-basit-ve-kullanl-kanguru-tayc.html
  12. Kostümler.
    http://www.pratikanne.com/2008/11/ev-yapm-ve-el-emei-kostmler.html
    http://www.orgudantel.com/orgu-dantel-modelleri/kanatsiz-peri-olmaz-ki.html
  13. Daha büyük bebekler ve çocuklar için ev yapımı oyun hamuru, yapıştırıcı, parmak boyası.
    http://www.cocuklahayat.com/2008/08/pismis-mum-boya/
  14. Kartondan kukla tiyatrosu.
  15. Kartondan çadır, ev, tünel, puf. Biz dün akşam 4 orta boy koliden bir uzay aracı yaptık, tarifini yazacağım.

Link ve fikir önerilerinizi bekliyorum.

Bu dizide sonraki yazı: 10 adımda çok sevilecek bebek hediyeleri hazırlamak

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Bu yazıyı beğendiyseniz Kendin Yap kategorisindeki yazılara da bakın.

posted on 06 Ocak 2009 Salı 10:17:15 UTC  #    Yorumlar [7]
# 04 Ocak 2009 Pazar

Hamurlarıyla yalnız başına oynamasına izin vermesek de, bir boş anımızı yakalayıp bir parça plastik yemesine engel olamıyoruz. Sanırım ekşi tadı honuşa gidiyor. Hamurla oynaması için bir süre daha bekleyelim diye düşündük ama hem çok seviyor hem de el becerisi için çok yararlı. Biraz araştırmadan sonra evde hamur yapmak için aklıma yatan ekonomik de bir hamur tarifi buldum. Hazırlamaya başladığımda bu kadar başarılı bir sonuç beklemiyordum. Malzemelerin arasında tartar kremi diye bir şey var. Pastanelerde yumurta sabitleştirmek için özellikle beze yapımında kullanılan bir madde olduğunu, aktarlarda bulunabileceğini okudum. Çengelköydeki baharatçıya sordum haberi bile yoktu, bir iki pastaneye sordum "üretimimiz burada değil yenge" dediler. Tam vazgeçmişken aklıma google'da "tartar kremi yerine" şeklinde arama yapmak geldi. Sağolsunlar; Bizim PastaneEv Cini ve devletşah sayesinde elma sirkesi kullanabileceğime hükmettim. Pastalarda tartar kremi lezzet açısından daha iyi olurmuş ama, sonuçta amacım hamurları yedirmek değil, yedirmemek olduğuna göre, tadını bozulması avantajıma olur diye düşündüm.

Vallahi kendim yaptım diye demiyorum, nefis oyun hamuru oldular. Yalnızca fazla oynarsanız elleriniz biraz tuzlanıyor (biraz kaptırmışım da kendimi), yıkanınca kolayca temizleniyor.

Ev Yapımı Play-Doh  (Tarifin orijinali)

Malzemeler

  • 1 bardak un
  • 1 bardak su
  • 1/2 bardak tuz
  • 2 çorba kaşığı tartar kremi (ben elma sirkesi kullandım)
  • 2 çorba kaşığı yağ (evde kullanılmayan soya yağını kullandım)
  • Gıda boyası (turuncu ve kırmızı bulabildim, çiğken fena el boyuyor, piştikten sonra boyamıyor)

Yapılışı

Un ve tuzu karıştırın (varsa tartar kremi), su ekleyin. Sirke ekleyip iyice karıştırın (tartar koyduysanız sirke koymayın). Bu aşamada kaç renk hazırlayacaksanız o kadar parçaya bölün (bu malzemeden rahat 4 renk çıkar). Gıda boyalarını ekledikten sonra yağı da ekleyip karıştırın. Eski bir tavada kısık ateşte, tavadan ayrılana kadar ezerek pişirin. Aynı ekler hamuru gibi bir noktada dokusu değişiyor ve ortada toplanarak tavadan ayırılıyor. Soğurken biraz şeffaflaşıyor ve rengi parlaklaşıyor. Ben sadece iki renkle hazırladığım için hamur çok oldu birazını buzdolabı poşetine koyarak buzluğa attım, bakalım çözüldüğünde neye benzeyecek.

Açıkta kalırsa kuruyacağından eski play-doh'larının sıkı kapanan kutularına koydum. Bu kadar tuz varken kolay kolay bozulmayacak olsa da oynamadığı zamanlarda buzdolabının kapağında saklıyorum. Serin serin oynasın çocuk :)

Toksik olmasa bile çok tuzlu olduğu için yemesine izin vermemek iyi olur. Gerçi bu kadar tuzlu bir hamuru bir kereden fazla tatmasını beklemiyorum.

Hamur tarifi ararken yapıştırıcı ve parmak boyası tarifleri de buldum. Fırsat bulunca onları da deyenip yazacağım. Bu arada aklıma geldi, böyle ev yapımı oyun malzemeleri güzel kavanozlarda çok iyi hediye olur. Bana bir yapıp getirse çok sevinirdim.

Güncelleme: Buzdolabında bir hafta kadar bekleyince vıcık vıcık oldu. Açıkta bekleyince düzeliyor gerçi ama sıkı kapanan bir kapta oda sıcaklığında da bir şey olmuyor.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

Başka bloglardan denenmiş oyun hamuru tarifleri:

http://www.archisugar.com/2007/08/evde-oyun-hamuru-yapimi.html

http://agacabirtasattim.blogspot.com/2008/12/ev-yapimi-oyun-hamuru.html

http://biranne.wordpress.com/2007/01/12/cocuklar-icin-evde-oyun-hamuru-yapimi/

 

posted on 04 Ocak 2009 Pazar 19:57:54 UTC  #    Yorumlar [17]
# 20 Kasım 2008 Perşembe

Doğduğundan beri Ilgaz'ı Yoda'ya (Star Wars) benzetip eğlenirdik. Bu resimle yazın sevgili tatil arkadaşlarımız Mesut-Nihal ve Ayşe-Kuzey çiftlerine göndermek için oynamıştım. Ilgaz tüm tatil Mesut ve Ayşe diyerek gezmişti, hala da tatildekileri sayıklıyor, tatil deyince Mesut vardı, Ayşe vardı, Kuzey vardı, Nihal vardı diye anlatıyor. Kitubi'ye koymayı unutmuşum. Bu resmi Befunky'nin Cartoonizer'i ile kolayca ve eğlenerek yaptım. Befunky resimler ve video'larla oynayarak nefis şeyler yapabildiğiniz, bir seviyeye kadar ücretsiz servis sunan bir Türk girişimi. Bloglara resim ayarlarken çok işe yarar ve çok güzel hediyelere malzeme olur.

Karşınızda Masterr Ilgaz!

Resmin orijinali Bozcaada'da Pelazzi çiftliğinde çekildi.

Bu arada çok konu birikti, ne yazacağımı şaşırmış bulunmaktayım. Konu seçiminde bana yardımcı olun. Bu aralar nelerle ilgileniyorsunuz? Araştırdığınız konular varsa eğer tecrübe ettiğim şeylerse ben de bildiklerimi yazarım.

posted on 20 Kasım 2008 Perşembe 10:52:29 UTC  #    Yorumlar [3]
# 26 Ocak 2008 Cumartesi
Yuvarlanarak ya da emekleyerek hareket yeteneği kazanan bebeğinizi hazır oyun parklarında hapsetmek yerine, güvenli bir şekilde oynayabileceği (gözetiminiz altındayken) ev tipi oyun parkları hazırlayabilirsiniz. Bu parklar bebeğin becerileri geliştikçe aşabileceği şekilde sınırlanmış, ama içindekiler nedeni ile içeride kalmayı tercih edeceği bir alan olacaktır. Ona keşfetmesi, eğlenmesi, öğrenmesi ve oyalanması için evdeki malzemeleri sunabilirsiniz. Aşağıdakiler bizim çok yararlandığımız bazı materyaller:

Minderler, yastıklar, koltuk kenarları, puflar:
Emekleme çağındaki bebeğiniz için ilk zamanlarda doğal sınırlar oluşturacaktır. Bir süre sonra alçaklı yüksekli mobilya aksesuarlarından destek alarak tırmanmayı, ayağa kalkmayı deneyecektir. Evinizde deriden ya da kumaştan sert köşesi olmayan pufunuz varsa, bu altın değerinde bir mobilyadır.

Şişme havuzlar: Yazın bahçede, balkonda serinlesin diye kullandığınız bebek havuzlarınızı, kışın da oyun için kullanabilirsiniz. Havuzunun içinde oturup uslu uslu oynayan bebekler duydum. Ilgaz havuzunu daha çok ters çevirerek kaplumbağa gibi sırtına geçirir, onunla beraber emekler, evin içinde hayalet havuz şeklinde dolaşırdı. Arada sırada altından kafasını uzatıp bizimle "cee" oynardı.

Kutular:
Yukarıdaki resimde Ilgaz'ın dayandığı hasır kutu onun için uzun süre hem keşif alanı hem de sehpa oldu. Kapağını açıp kapatıyor, içine oyuncaklarını doldurup boşaltıyor. Kutuyu yan çevirip dik koyduğumuzda, üzerine oyuncaklarını koyup ayakta yaslanarak oynuyor. Bacak kasları ve motor becerileri gelişiyor. Son zamanlarda boyu uzadığından kutu alçak kalmaya başladı. Geçtiğimiz hafta bu iş için aşağıda tarif ettiğim karton pufu yaptım. Eve alınan eşyaların kutularını atmadan önce temizleyip Ilgaz'ın beğenisine sunuyoruz. Kutu büyüdükçe, açılıp kapatılacak kapak sayısı arttıkça, heyecanı da artıyor.

Plastik dolap:
Balkonda tozlanmaya terkedilmiş kaliteli plastikten dolabımızı temizleyip Ilgaz'ın odasına aldım ve oyuncaklarını yerleştirdim. Şimdi aylardır o dolabın balkonda beklediğine çok hayıflanıyorum. Dolabı her gördüğünde sevinçle tutunup ayağa kalkıyor, kapaklarını açıp kapatıyor, içindekileri boşlatıyor, oynuyor, tekrar dolduruyor. Eğer hafif kapaklı, parmak arada kalırsa canını yakmayacak türden bir dolabınız varsa bunu da bebeğe tahsis edebilirsiniz. Mutfakta plastik kap kacakla doldurulmuş bir dolap bile olabilir.

Çamaşır sepeti, kova:
Ilgaz iterek yürüsün, kasları güçlensin diye aşağıda, sağdaki resimde kanepenin üzerinde duran tahta arabayı almıştık. Bir gün tesadüfen çamaşır sepeti ortadayken, evde zaten böyle bir oyuncağımız olduğunu farkettim. Ilgaz sepeti tepetaklak etmiş, güzelce itekleyip yürümeye başlamıştı bile. Plastik kova da yine aynı amaç ve doldurup boşaltma, yerde yuvarlama oyunları için güzel malzeme oluyor.

Kartondan bebek sehpası yapımı


Aslında amacımız evdeki hasır kutunun sehpa görevini daha yüksekçe bir karton kutuya devretmekti. Temiz olsun, düzgün gözüksün diye duvar kağıdı kaplarız diye düşünüyorduk. Resimdeki koca kutuyu eve getirdiğimde Ilgaz'ın ne kadar eğlendiğini görünce bu kutuyu değerlendirmeye karar verdim. Koca kutu evde aylarca çirkin çirkin durmasın, kumaşla örteyim bari dedim. Sonra aklıma poşet çantasını epeydir işgal eden, lazım olur diye atamadığım izolasyon malzemesi geldi. Önce kutunun kapaklarını koli bandıyla güzelce sabitledim, sonra bu malzemeyi kutuya bantladım. Eğer ince bir süngerim olsa daha iyi olurmuş. Sonra da evde pek kullanılmayan ama iyi gözüken keten bir çarşafı kutuya sarıp gelişigüzel teyelledim. 45 dakikalık bir çalışmadan sonra resimde gördüğünüz puf çıktı ortaya. Puf, IKEA açılmadan önce Modoko'dan alınmış mobilyalarımız gibi, "mağazada teşhir edilenle teslim edilen birbirini tutmamış, şirret satıcıyla muhattap olmamak için ilgili lanet okunup parası ödenmiş" hissi vererek geziyor odadan odaya. Ama neyseki bedava. Kafa çarpınca şişirmeyecek şekilde yumuşak, kolayca taşınacak şekilde hafif, işi bitince sökülüp atılmak üzere hazır bekleyen bebek sehpamız tam amacına uygun oldu.

 
Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun
posted on 26 Ocak 2008 Cumartesi 21:50:40 UTC  #    Yorumlar [0]