Dün akşam, ablam Evren'in hediye ettiği Elif Şafak'ın Siyah Süt'ünden birkaç sayfa okumayı başardıktan sonra, anladım ki bu diziyi yazmadan ne kitabı okumaya, ne de Kitubi'yi yazmaya devam edebileceğim. Lohusa depresyonu da aynı doğum acıları gibi, yaşanıyor ve unutuluyor. Doğa size unutturuyor ki, insanlar üresin, tür devam etsin. Farkettim ki benim lohusa depresyonum da yaşanma evresini tamamlayıp, unutulma evresine girmeye başlamış bile. Elif Şafak'ın da yazdığı gibi, zaten bir yandan yaşıyor, bir yandan unutuyorsunuz. Her ne kadar, belki de doğanın bir kuralı olarak unutmayı tercih etsem de, unutmadan önce, doğurmayı bekleyen ve doğurmuş bütün annelere bildiklerimi aktarmayı üzerimde bir görev olarak hissediyorum.Suçluluk duygusu bu hüznün temelini beslediği için, paylaştıkça hafifliyor insan, suçu itiraf eder gibi. Ve başkalarının yaşadıklarını okudukça, dinledikçe yalnızlık hissinden kurtuluyor, kendisine suç ortağı olarak doğayı görüyor. Bu yüzden siz de yorumlarda hissettiklerinizi paylaşın ki, bu duygular kişisellikten çıksın, olması gerektiği yeri alsın.Her ne kadar Kitubi bir kişisel blog'sa da, ben yazılarımda kişisel detayları minimumda tutmaya çalışıyorum. Ancak bu yazı buna bir istisna olacak. Eğer Kitubi yavaş yavaş yazılıp, fasikül fasikül yayınlanan bir kitap sayılırsa, bu yazı da onun önsözü olsun. Teşekkür bölümü olmayan önsöz olmaz. Eğer bu yardımlar olmasa, Kitubi'yi ortaya çıkartmam mümkün olamazdı. Selin söylemişti, hamilelikte ve lohusalıkta görülen yardımlar asla unutulmazmış.Teşekkür
Varlığıyla kapıdan içeri girdiği anda cinleri kovalayarak depresyonumu part-time'a indirgeyen eşim Gökhan'a, kültürümüzdeki bütün gereksiz alışkanlıkları bir kenara bırakıp, ama faydalı olanları hiç ihmal etmeden, gerek yok dediğim halde 40 gün başımda bekleyip bebeğin değil benim bakımımı üstlenen, karı-koca bütün bilmişliğimizle öyle yapmayacağız böyle yapacağız diye her şeye itiraz etmemize rağmen, ne haliniz varsa görün demeyen, biz nasıl bir yardım istiyorsak onu sağlayan, annelerimize, babalarımıza (benimki de sağ olsa öyle yapardı :), ablalarımız Berrin ve Evren'e, kimin kimin annesi olduğunu bir kenara bırakıp, tam bir takım ruhu ile, birinin yorulduğu noktada bayrağı öbürü devralan annelerime,her zaman, ne hissettiğimi, ne istediğimi ben söylemeden anlayıp yapabilen ablama,doğumdan beri her fırsatta karısını alıkoyup durmamıza bozulmayıp, çocuk yetiştirme şeklimizi herkese öven eniştem Osman'a,yaşamın tüm zorluklarına rağmen aile olmanın ve huzurun değerini öğreten aileme,nerede güçlü durmak gerektiğini, nerede kendimi bırakıverebileceğimi, örnek olarak öğreten anneme,yaşamımın 19 yılına tanıklık edebilmesine rağmen, kalanında da beni idare edebilecek donatıyla yetiştiren rahmetli babama,her telefonunda bizi ne kadar güzel günlerin beklediğini, her geçen ay bebeğimizin ne kadar daha tatlılaşacağını ballandırarak anlatan kuzenim Somer'e,her an yanımızda olamasalar da fotoğrafları ile onu seven, büyümesini takip eden akrabalarımıza, anneannelerimize, dayılarımıza, yengemize ve Ece'ye,ta Londra'lardan telefon açıp "Ilgaz kakasını yaptı mı" detayında ilgilenen Göksu'ya,benden iki buçuk ay sonra doğurduğu halde, benim onu motive etmem gerekirken, beni dinleyip motive eden, pohpohlayan ve Kitubi'yi yazmama teşvik eden Özlem'e,hamileliğimin haberini aldığı andan itibaren her şeyi paylaşan ve her sorumu baştan savmadan cevaplayan Selin'e,bebeklerinin eşyalarını Ilgaz'a layık görüp paylaşan Bora, Revington, Şimşek ve Makineci ailelerine,lohusa depresyonu için daha hamileliğimde uyarıp, doğumdan sonra da periyodik yoklayan İdil'e,kardeşi olarak sahiplenip Ilgaz'ı koruyan Yasemin'ehamileliğim süresince bin türlü ahiret sorumuzu aynı yumuşak ses tonuyla yanıtlayabilen kadın doğum uzmanımız Alper'e,hiçbir telefonumuzu yanıtsız bırakmayan çocuk doktorumuz Ayla'ya,bizi arayan, ziyarete gelen, hediyeler getiren, gönderen bütün arkadaşlarımıza, büyüklerimize, telefon açamasa da, gelemese de iyi dileklerle bizi düşünen herkese (hayırsızın halinden hayırsız anlar :) teşekkürü bir borç biliyorum.Damla Doğan AltınörenSonraki yazı lohusa depresyonu - bir son olarak doğum
Remember Me
Page rendered at Friday, November 21, 2008 12:20:14 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00)
Yeni yazılardan haberdar ol.
Disclaimer The opinions expressed herein are my own personal opinions and do not represent my employer's view in anyway.