# 01 Haziran 2009 Pazartesi

Tan büyümedi ki ama ben işe başladım.
 
Sabah 7.30'da kalktım, duş aldım, kahvaltımı yaptım, üzerimi giyindim, hafif bir makyaj, hatta vakit kaldı kuaföre gittim. Şimdi metrodayım işe gidiyorum.... 
 
Eee, ne var bunda her gün bunları yapıyoruz zaten demeyin. Ben evde 9 aylık oğlumu bıraktım ve neredeyse bir yılın ardından işe gidiyorum. Garip bir his hem de çok....

Günlerdir kendimi işe gitme durumuna hazırlamaya çalışıyorum. Eşim işten ayrıldığı için planlanandan önce işte olmak zorundayım. Oysaki Eylüle kadar ücretsiz izin almıştım.  Hayat o kadar basit ki, yeni durumlar olsa bile, bir canlı doğursanız dahi, eninde sonunda rutine dönmek zorundasınız ve aslında çocuk da bir rutin. Çünkü kim ne derse, çocuğu ulvi kelimelerle anlatsa da, o da üreme içgüdümüzün ürünü.
 
İşe başlamaya karar verdiğim 15 günden beri her gün geriye doğru sayıyordum, "Şu kadar gün kaldı, ne bakıcı ayarlayabildim, ne de Tan'a bir düzen kurabildim. Gündüzleri hala meme emip uyuyor, çok ağlayacak, ben ne yapacağım" diye... Eşim sürekli beni sakinleştirmeye çalıştı, her şeyin yolunda gideceğini söyledi.  Onu da üzdüm belki hayfılanmalarımla; sonuçta işinden ayrıldı. Ama iç seslerime bir türlü "dur artık lütfen" diyemedim, çünkü ben bir anneyim.
 
Ve işte beklenen gün geldi, işteyim ve bilgisayar başında haber okuyorum.  Bakıcı hafta sonunda bulundu. Tan onunla beraber sorunsuz bir-iki gün geçirdi. Sabah evden çıkarken anlattım ona "Oğlum ben işe gidiyorum, ablanı üzme, yemeklerini ye, güzelce uyu" dedim. Bana son iki haftadır yaptığı burnunu buruşturma mimiğiyle "bakarız" gibilerinden yanıt verdi. Vedalaşmayı daha fazla uzatıp da ağlamamak için hemen evden çıktım, canım yeniden mutfağa dönüp onu yeniden öpmek istedi ama yapmadım, Damla'nın deyimiyle "konuyu dramatize etmedim" kapıyı kapattım evden çıktım.

Yaklaşık 2 saat sonra eşim aradı, "Ben günde 10 kere seni arıyordum işteyken, sen niye aramıyorsun" dedi. Oysa bilse oturduğum yerde hep onlarla konuşuyorum aklımdan..

Öğrendim ki 5 dakikada yatağında uyumuş Tan efendi, "Oğlummmm tüm eziyetin bana mıydı?" Aman olsun o uyusun da benim çabalarım boşa çıksın. 

15.30'da süt iznimi de kullanarak bürodan çıkıp kuzuma sarılacağım ve "seni çok özledim tatlım, ama iyi olduğunu biliyorum" diyeceğim. 

Bana şans dileyin!

01 Haziran 2009 Pazartesi 14:50:51 UTC
Bir kaç ay sonra bu yazının aynısını yazıyor olacağım. Okurken gözlerim doldu nedense. Çok gönülden, içerden iyi şanslar... Alışılıyor heralde. Çalışan anne daha iyiymiş istatistiksel olarak diye teselli bulmacalar...
Sevgiler.
01 Haziran 2009 Pazartesi 18:34:27 UTC
Ben de bugün 6 ayını doldurmaya 1 hafta kalmış oğluşu bırakıp işe başladım. Sabah 7:30 da evden çıktım. iş yerinde pompa emzirdim:( süt izinlerimi toplu halde haftanın 1 günü kullanacağım o yüzden 17:30 da çıktım. ( hamilelik dahil normal çıkışım en erken saat 20:00 dı o yüzden iş yerindekiler bana şöyle bir baktı bu nereye gidiyor diye- bu da ayrı bir stress...)eve gelinceye kadar her şey normaldi. ama oğluşu görüp, onun beni görünce attığı çığlıkları duyup, onu koklayınca benim göz yaşları malesef durmadı. Hala ağlıyorum. damla ve hande 'nin bana yazdıkları süt sağma önerileri ( terapi desem yeridir) üzerine yazacaktım ilk günü ama sizin de benimle aynı şeyleri yaşadığınızı okuyunca buraya yazdım. Evet ilk çalışan anne değilim ama akıl mantık her şey gitti bende.Olmuyor sakin olamıyorum....yarın daha iyi olmayacak, aynı şekilde çook özleyeceğim... sanırım benim postpartum depresyonum kalıcı oldu. gitmiyor.
Damla, işe başlayacak anneler biberona erken alıştırsın önerini malesef geç gördüm. Aman bebek beni bırakır diye ne emzik ne biberona izin verdim , şimdi oğluş almıyor ve kaşık kaşık süt içmeye çalışıyor ben yokken :(
Allah hepimizin yardımcısı olsun. En çok da bebeklerimizin.
Sevgiler
nihan
02 Haziran 2009 Salı 06:19:36 UTC
Nihan, benim durumum biraz daha kolay çünkü Tan artık katı gıda işinde bayağı yol aldı. gündüz meme ile pek işi olmuyor öyle olsaydı eminim daha zor olurdu. Ama inan bana bebekler zor durumlara kolay alışıyorlar. Daha doğrusu tecrübeli anneler öyle söylüyor. Bu arada Tan da biberona alışmadı hiç, doktorum almıyorsa uğraşma daha iyi bir süre sonra onu bıraktırmak için uğraşacaksın demişti ben de çok zorlamamıştım. Ama gerektiği durumlar da olmadı değil. Üzülme, aç kalmaz onlar, bir yolunu bulur mutlaka.
Özgür, bence önündeki bir kaç ayın tadını çıkar, geçireceğin zamanı en iyi şekilde değerlendir, havalar ısındı bol bol dışarı çıkın. Zaman kısa, bir kaç ay hemen geçer, bakarsın işe başlamışsın. Her şey bir şekilde yoluna giriyor merak etme.
Bizim vicdanımız sızladığı için bebeğe düzen kurmamız daha zor oluyor. Ama bakıcılar bu konuda daha tutarlı. Çünkü yapmak zorunda. Başka şansı yok. Kötümser bakmamak lazım. Çalışmak kesinlikle iyi bence. Ben dün akşam aylardır yapmadığım şeyi yaptım ve oğlum uyuduktan sonra kırmızı oje sürdüm.... Biraz da kendime dönmenin zamanı artık. Evet çocuk önemli ama kendimizi de unutmamalıyız.
Herkese sevgiler.
evren
02 Haziran 2009 Salı 07:42:10 UTC
yazınız beni çok duygulandım..herşey en kısa zaman da yoluna girmesi dileğiyle....
02 Haziran 2009 Salı 08:42:04 UTC
Ben de oğluşumun 6 aylık olmasına 1 hafta kalmışken işe başladım. İlk günler çok sıkıntı çektim, oğluşu bıraktığım için vicdan azabı duydum, bakıcı ablasına gıcık oldum, hatta galiba biraz kıskandım..Şimdi yavruş 8.5 aylık oldu, 5.5 aylıktan itibaren katı gıdalara başlamış olduğumuz ve öğlenleri benim eve gitme şansım olduğu için sıkıntımız pek kalmadı. Gündüz hala çok özlüyorum yavrumu, ama en azından akşam 16.30'da çıkıp eve gidiyorum, oğluş yatana kadarki vaktimizi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Bakıcı ablaya oğluş zaten alışmıştı, neyse ki ben de alıştım. Çalışan anne olmanın en zor kısmı yavrunu birisine emanet etmek bence. Aslında bir taraftan da iyi bir şey çalışıyor olmak, evde olunca salmıştım kendimi biraz, şimdi tekrar bakıma aldım. Sana bol şans diliyorum bu süreçte, eminim üstesinden gelirsiniz bebişinle:))
yeşim
02 Haziran 2009 Salı 10:23:22 UTC
Can'da başlangıçta biberon almıyordu ama ben yokken yavaş yavaş bakıcısından biberon kullanmaya başladı. (sadece avent marka kabul etti) ve o zaman da ve hala, ben evdeyken Can asla biberon kabul etmiyor. avazı çıktığı kadar bağırıyor fakat ben ev sınırları içinde değilsem ancak biberondan süt içiyor. bence denemeyi sen evde yokken çeşitli aralıkla yapsınlar ve birkaç değişik marka deneyin.
özellikle ilk ay çok zor geçiyor gerçekten iş yerindekiler bol bol Tan ve Kerem dinleyecekler:))
ama aradan 10 ay geçsede yine her akşam çok özleyerek gidiliyor eve.
size kolay gelsin
Hande
11 Haziran 2009 Perşembe 20:52:43 UTC
ah evren ah bir gorusemedik ya sen evdeyken, ben ona yanarim!! :)
son mailini aldim ve bende sana yazamadim, ama zaten basladigini soylemistin..vakit yoktu!
artik bir cumartesi segmenler yapalim da bitsin bu yilan hikayesi..
ben yaziyi yeni okuyorum 2 hafta olmus bile, iyi geciyordur umarim. Ben arda 4 aylikken donmustum ise, cok ufakti ama alistik bir sekilde. Evde uzun kalinca daha zor oluyor sanirim ise donmek, bebisten ayrilmak. Yinede sosyal hayata da donmek guzel bence, totileri ozleyerek, kosarak eve donmek, kucaklasmak da cok buyuk bir haz.
Kolay gelsin, gorusmek uzere..
Itır
İsim
E-Posta
(will show your gravatar icon)
Ana sayfa

Comment (Some html is allowed: a@href@title, b, strike, strong) where the @ means "attribute." For example, you can use <a href="" title=""> or <blockquote cite="Scott">.  

Aşağıdaki kodu girin (robotları önler):

Live Comment Preview