Ayk hızlı düşünmektir.
Küçükken işler daha basitti. Büyüdükçe çok fazla parametre girdi işin içine. Beklemediğim bir soru sorduğunda ya da bir şey istediğinde hızlı düşünmek zorundayım. Yanlış bir cevap, fazladan iki cümle, ses tonundaki bir tereddüt, bir sürü iş çıkartabilir başımıza.
Geçtiğimiz günlerde burnuna okyanus suyu sıkmak için davrandığımda, kaçmaya başladı. Bana da burnu da çok aşırı tıkalı gibi gelmemişti, biraz tedbir gibi sıkacaktım. Ben ısrarcı olurken Gökhan "bırak sıkma istemiyorsa" şeklinde müdahele etti. O anda burun spreyinin ilaçla eşdeğer olduğunu düşündüğüm için ve Gökhan'ın ısrarı ile bırakırsam daha sonra örneğin ilaç içmemek, aşı olmamak gibi konular için babasından medet ummasın diye zorla sıktım. Daha doğrusu sıkıca tutup, sıkmak zorundayız dedim, o da kuzu kuzu durdu ama sonra iş bitince biraz yaygara yaptı.
Kulak enfeksiyonu olunca sıkma iş ciddiye bindi. Sabah işe gitmeden önce sıkmak istedim itiraz etti. Ilgaz bunu sıkmak zorundayım dedim, "anne zorla sıkma" diye cevap verdi. Öyle de bir yetişkin tonunda, öyle ağırbaşlı söyledi ki, birden durakladım. "Ilgaz'cığım zorla sıkmam ki" derken birkaç gün önceki sahne geldi gözümün önüne. Cümlenin son kelimesini söyler söylemez "gerekirse zorla sıkmak zorundayım ama gerek yok çünkü sen bunun senin için yararlı olduğunu biliyorsun ve bana izin vermelisin" diye ekledim. İkna tonunda "hmm" dedi ve başını geriye doğru yatırıp işaret parmağıyla önce sıkılmasını tercih ettiği burun deliğini işaret etti.
Beni hatırla
a@href@title, b, strike, strong
Page rendered at 13 Mart 2010 Cumartesi 17:05:04 UTC
Yeni yazilardan haberdar ol.
Disclaimer The opinions expressed herein are my own personal opinions and do not represent my employer's view in any way.