akıllı çocuk


19
Jan 12

Güzel çocukluk anıları

Epeydir elime alamadığım Nurture Shock’a başladım sonunda. İlk bölüm benim daha önce Akıllı Çocuk serisinde de tercüme ettiğim makalede incelenen, doğuştan gelen yeteneklere yapılan övgünün zararları ile ilgili, hızlı hızlı geçtim bu bölümü. İkinci bölümde uyku ile ilgili çok önemli araştırmaların sonuçlarından bahsediyor. İngilizce biliyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim. Okuduklarıma göre çocuğumuzun uykusuna çok dikkat etmemiz gerekiyor, belki yedirip içirdiklerimizden daha fazla.

Bana çok vurucu gelen bir paragraftan çıkardığım sonucu hemen paylaşmak istedim. Beynimizde negatif tecrübeler amigdala tarafından, pozitif ve nötr hatıralar ise hipokampüs tarafından işlenirmiş. Yetersiz uyku da amigdaladan çok hipokampüsün çalışmasını olumsuz etkilermiş. Bunun sonucu olarak eksik uyuyan insanlar, güzel anılardan daha çok olumsuz anılarını hatırlarlarmış  ( lohusa depresyonuna hormonların dışında bir açıklama daha). Çocuğunuz çocukluğunu güzel hatırlasın istiyorsanız siz siz olun zamanında uyumasını sağlayın.

Bir de yetersiz uyku çocuklarda aynı sarhoşlarda olduğu gibi uyuyamama hastalığına da yol açıyormuş. Yatırsam da uyumuyor diyorsanız, ihtiyacı yok demek ki sonucuna varmak için acele etmeyin.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


4
Nov 10

Kitap seviyoruz

Kisd çok güzel bir kitap mimi hazırlamış. Ben de Toprakana‘ya mimlettim kendimi, sanki biri mimlemeden yazılmıyormuş gibi.

Boncuğunuza kitap seçerken en çok önem verdiğiniz kriterler neler?

Ekmek almaya gitmişken alınan kitaplar, kendimize kitap alırken aldığımız kitaplar, tavsiye üzerine aldığımız kitaplar, ucuz bulmuşken aldığımız kitaplar,  Ilgaz’ın çıkartma, kedi, uzay, vb. sevgisi üzerine aldığımız kitaplar, bizim aldığımız kitaplar, hediye gelen kitaplar. Kötü kokmayan, boyaları bulaşmayan, saçmasapan olmayan her kitabı okuyoruz. Bizim evde kitap alırken çeşitlilik esası hakim.

Bir RTÜK rafımız vardı, yaşına uygun olmayan kitapları buraya kaldırıyorduk ama 3 yaşını doldurduğundan beri bu rafta da çok kitap kalmadı. Gerçekten kötü olan kitaplar hariç, çocukların nasıl insanlar olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan insanlar tarafından yazılmış, onları çocuk değil de aptal yerine koyanlar ya da yaşlarının ermediği şeyleri empoze etmeye çalışanlar hariç, bütün kitapların güzel bir yanı oluyor. Kiminin betimlemesi iyi, kimi kafiyeli, kiminin çizimleri, kiminin renkleri, kiminin karakterlerinin isimleri güzel. Ilgaz da hepsini hevesle okutuyor, ilgiyle inceliyor. Çok çeşitli kitap alınca her birinin olaylara, konulara yaklaşımı bizim ailemize birebir uymayabiliyor. Okurken soru sorduğunda kitapların içinde bir açıklama getiremediğimiz, saçma bulduğumuz şeyler varsa bunları da saçma bulduğumuzu söylemekten sakınmıyoruz.

Kitabın yaşa uygunluğu çok derin, uzun uzun yazmak istediğim bir konu ama hiç değilse Ilgaz’da bariz gözlemlediğim birkaç ana konuya değinmiş olayım:

  • Minikler: Doğumdan itibaren el-kol hakimiyetini kazandığı dönemin öncesinde kitabı her durumda biz tuttuğumuz için bez, karton ya da ince yapraklı olmasını önemsemedik. Objeleri rahat seçebileceği, çok kalabalık olmayan kitaplara daha iyi konsantre olabiliyordu. Bir de dergileri okuyorduk (aa bak araba, bak çocuk) ve dergilerden kestiğimiz objeleri odasına asıp duvar kitabı yapıyorduk. Bir süre sporcu resimleri, bir süre mobilya resimleri, bir süre kuş resimleri gibi.
  • 9-10 aylık acar bir bebek olduğunda ve vücuduna daha iyi hakim olduğunda uzun süre bir yerde tutmamız zorlaştı. Kumaş ve karton kitapları esas bu dönemde kullanmaya başladı. Bütün gün tükürüğe bulanmış basit bir bez kitabı, akşam mamasından sonra yanyana yatıp bir şarkı uydurarak okuyorduk mesela. Köpük kitaplara dikkat etmenizi öneririm, bizdekilerin yarıları yenmişti.
  • Çıkartmalı kitaplar: Eve erken dönemde çıkartmalı kitap almıştık. İlk çıkartmasını çıkartabildiği andan itibaren “çıçaçma” müdavimi oldu. İnce el becerisine çok yararı oldu, kısa sürede parmakları cımbıza döndü.
  • Sanırım 15 aylıktan itibaren falan ince şeyleri keşfedebileceği, daha karışık, içine düşüp ince detaylara bakabileği karikatüre benzeyen kitapları çok sevmeye başladı.
  • Saklambaç dönemi: Saklambaç oynamayı sevdiği dönemde kitabın içindeki arabaları bulma gibi oyunlar da oynuyorduk. Neredeymiş araba, buradaymış, başka nerede var?
  • 1,5-2,5 yaş: Yürümeyi çözüp, dile konsantre olduğu dönemde, suya sabuna dokunmayan günlük konulardan bahseden kitaplar okuyorduk daha çok. İlkokul birinci sınıf için basılmış ilk okuma dizileri biçilmiş kaftan. Bir de Ilgaz çocukları yetişkin işleri yapıyormuş gibi gösteren eski serilere bayılıyordu, hani zengin çocuklarının dedelerinin eski otomobili ile araba yarışına katıldıkları,traktörle tarla sürdükleri kitaplar. Tekerleme kitapları, şarkılı kitaplar da çok işe yaradı.
  • Hayal ürünleri, masallar: Gece rüya gördüğünde rüya gördüğünü ayırt edebilene kadar masal kitabı okumadık.
  • Burada da bilgi var yaşa göre kitap seçimiyle ilgili: Yaş gelişimine uygun kitaplar nasıl olmalı?

Bir de kitapların serilerini tamamlıyoruz genelde, çünkü arka kapaklarında serideki kitapların kapak resimleri oluyor ve Ilgaz çok küçüklüğünden beri bu resimlere bakıp bizde olmayanları ısrarla istiyor.

Bir kitabın kapak tasarımı sizi cezbeder mi?

İnternetten alıp içini göremediğim için kapak görseline bakarak alıp çok hayal kırıklığına uğradığım kitaplar oldu. Güzel kitapların kapakları da güzel oluyor genelde ama güzel kapakların içinden güzel kitap çıkmayabiliyor. Cezbetmez özet olarak, ya da cezbetmese iyi olur diyelim.

Çocuk kitaplarının didaktik yaklaşımlarını nasıl buluyorsunuz?

Eğer kedi türlerini anlatıyorsa ve tüylü kediler vardır, tüysüz kediler vardır gibi bir şeyse sorun yok. Ama ellerimizi yıkamazsak hasta oluruz türü çocuğa öğüt veren, disipline etmeye çalışan bir yaklaşım varsa ben rahat okuyamıyorum, huzursuz oluyorum. Sanki Ilgaz, bu annem de kitap okuyalım ayağına bana mesaj vermeye çalışıyor diye düşünecekmiş gibi bir suçluluk psikolojisine kapılıyorum. Aslında çok da güzel örnekleri var öğretici kitapların,  hatta geçende burada da tartışmıştık, çocuklara bir şeyler öğretmenin en güzel dolaylı yolu kitaplar, masallar belki ama ben sevmiyorum yine de. Diş fırçalama alışkanlığı edindirmek istiyorsam, buna yönelik kitaplar okumaktansa, eve eşyalarını anlatan bir kitapta çizilmiş diş fırçalayan çocuk resmi görmesi bana daha masum ve etkili geliyor.

Çocuk kitaplarındaki resimler nasıl olmalı sizce? Hikayesini beğendiğiniz bir kitabı ilüstrasyonlarından dolayı almamazlık ediyor musunuz veya tam tersi oluyor mu? Hikayesi uyduruk olan bir kitabı grafiklerine aşık olarak aldığınız oldu mu? Grafiklerde aradığınız temel özellikler var mı? Varsa nedir?

Grafikten çok anlayan biri değilim ama sırf resimleri güzel diye uyduruk hikayeli bir kitabı kesinlikle alırım. Güzel hikayeli ama kötü çizimli bir kitabı satın alma olasılığım düşük, çünkü çocuk kitabı diye önce resimlerine bakarım, muhtemelen resimleri kötü diye elediğim esnada henüz güzel bir hikayesi olduğunu fark etmemiş olurum. Ama güzel hikayeli bana göre kötü çizimli bir kitap hediye gelmişse ve Ilgaz sevmişse okurum. Ne biçim çizmişler diye söylenirim içimden.

Çocuğunuzun şu anda en çok sevdiği 3 kitap hangileri? Bu kitapların bir ortak yönü var mı?

Kendisine sordum, Aslı ile Ay Çocuğu dedi. Israrla 2 tane daha söylemesini istedim ama itiraz etti. Gerçekten de belirgin bir tercihi yok gibi. Eline hangisi gelirse ona bakıyor,  okutuyor, bu kebapçı broşürü bile olabilir yerine göre. The Magic School Bus kitaplarını çok sık okutuyor ama bu seçimin temel sebebinin de uyku saatini en ileri atan seri olmasından şüpheleniyorum. Zaten sayfası ve yazısı çok, bir de ingilizce okuyup türkçesini anlatmaya çalışmamız çok uzun sürüyor.

Bir çocuk kitabı yazsanız hangi temayı işlemeyi düşünürdünüz, ya da temasız öylesine bir masal mı uydururdunuz?

Özellikle yukarıda bahsettiğim dil gelişimi dönemi için, dili iyi kullanan ama etliye sütlüye bulaşmayan, çocuğun ağzından birinci tekil şahıstan günlük hikayeler anlatan kitaplara çok ihtiyaç var diye düşünüyorum. O dönemde ben yazsam mı Ilgaz için diye düşündüm. İçinde beklenmedik hatta saçma şeyler olan, çocuğu şaşırtıp güldüren kitap sayısı çok az bir de. Bir de Gökhan’ın dizi halinde anlattığı dünyanın acayip yerlerine hoflya, puflaya, tuflaya yemek siparişi götüren bir dev kanguru masalı dizisi var, en son K12’nin zirvesine kuru fasulye çıkarttı, bu aralar ona takmış durumdayım, unutulmadan yazmak lazım.

Daha önce mimlendiler mi bilmiyorum ama OİP, annevebebisi ve yavrusu da yazsalar diyorum.

Kitap mimi yazıları bu grupta toplanıyor, hem göz atın, hem de atladığımız varsa ekleyin.

4. Çocuk kitaplarındaki resimler nasıl olmalı sizce? Hikayesini beğendiğiniz bir kitabı ilüstrasyonlarından dolayı almamazlık ediyor musunuz veya tam tersi oluyor mu? Hikayesi uyduruk olan bir kitabı grafiklerine aşık olarak aldığınız oldu mu? Grafiklerde aradığınız temel özellikler var mı? Varsa nedir?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
Sep 10

Kitap kurdu yetiştirmenin püf noktaları

Bir dolap kitap çocuklara kitap sevdirmenin yolları üzerine kapsamlı bir bilgilendirme kitapçığı hazırlamış. Kitapçığı indirmek için tıklayın.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


14
May 10

Dil gelişimi için nasıl konuşmalı

Çocukla konuşurken onu efendi yerine koymak dil gelişimi için yararlı. Talking Seriously With Children Is Good
for Their Language Proficiency
makalesinden tercüme:

“Yetişkinlerin 3-6 yaşlar arasındaki çocuklarıyla iletişim tarzları dil becerisi edinmede büyük rol oynuyor. Alman araştırmacı Lotte Henrichs sohbetlerde adam yerine koyulan çocukların “akademik dil” becerisi için gerekli altyapıyı erkenden kazandıklarını belirtiyor.

Çocuklar ilkokulda belirli bir tür dile ihtiyaç duyuyor: akademik dil. Akademik dil bağımsız yeni bir dil değil, ama öğretmenlerin kullandığı ve öğrencilerinin de kullanmalarını bekledikleri dil. Bu dil öğrencilerin dersleri anlamalarına ve öğrendiklerini ifade edebilmelerine. Akademik dilin karakteristik özellikleri arasında zor, soyut kelimeler ve kompleks cümle yapıları yer alıyor. Tartışma ve analiz metotlarına uygun cümlecik ve bağlaçlar içeriyor ve kulağa bilimsel geliyor.

Farkı aileler yaratıyor
Henrichs, çocukların anaokulunda da akademik dille karşılaştıklarını belirtiyor. Zaten öğretmenlerinden epeyce akademik dille kurulmuş cümle duyuyorlar ve kendilerinden de kullanmaları bekleniyor. Evde ne kadar akademik dil konuşulduğu aileden aileye çok değişiyor.   Bunun en önemli bölümünü ailelerin diyaloglarında çocuklarına nasıl yaklaştıkları oluşturuyor. Eğer çocukların diyaloglara anlamlı katkılarda bulunmaları fırsatı verilirse, genellikle kendiliklerinden doğal bir şekilde akademik dilin karakteristiklerini kullanarak konuşuyorlar. Buna ek olarak akademik dil anne ve babaların çocuklarına ne kadar okuduklarına, hikayeler anlattıklarına ve ilginç konular üzerinde sohbet ettiklerine bağlı olarak da gelişiyor.

Lotte Henrichs bu araştırmada küçük çocukların bu dil becerisini nasıl edindiklerini ve bunda çocuğa bakanların ve okulun etkisini gözlemledi. Geniş araştırma programında Henrichs 36 yaş arasındaki 150 çocuğu 3 yıl boyunca izledi. Çocukların hepsi  Hollanda’da yaşayan Türk, Fas’lı ve Alman ailelerde yetişmekteydi. Bu grubun içinden 25 Alman ailelik bir grup ayrıca derinlemesine incelendi.”

Dil Gelişimini Hızlandırmak İçin Öneriler
En sevdiğim – Dil Gelişimi

Dil gelişimi için nasıl etkinlikler yapıyorsunuz?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


10
May 10

Televizyonun etkisi üzerine bir araştırma daha

Yalnızca dil gelişimini değil, matematiği de olumsuz etkiliyor:

…Araştırmaya göre, 2-4 yaşındaki çocuklarda aşırı televizyon izlemek matematik dersindeki başarının yüzde 6, hafta sonu fiziksel aktivitenin yüzde 13, genel fiziksel aktivitenin yüzde 9 azalmasına neden olurken, sınıftaki diğer çocuklar tarafından dışlanma riskinin yüzde 10, şekerli gazlı içecekler tüketiminin yüzde 9, atıştırmanın yüzde 10, 10 yılda vücut kitle indeksinin ise yüzde 5 artmasına yol açıyor.” (Haberin tamamı için)

Nurturia’dan:
Çocuklar için Bilgisayar ve Televizyon
Obezite ve Televizyon
Bu çocuklar neden artık geç konuşuyor?
Bebeğim televizyondaki bebek kanallarını izleyebilir mi?

Özgür Anne’den
Televizyon Neden Kötü Bir Bakıcıdır?
Bebekler ve Televizyon

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
Mar 10

Ayna Nöronlar

Ayna nöron konusunu ilk olarak Psikoloji İstanbul seminerinde duymuştum. Konuyu araştırıp size de yazmak niyetindeydim. Daha sonra bir arkadaşımdan bu makale geldi, onu da okunacaklar klasörüme attım orada bekliyor. Şimdi Yok ki ‘nin bu konu ile ilgili yazdığını görünce çok sevindim. Yazıyı okuduğumda farklı makalelerde gözüme takılanlarla örtüşen bazı çıkarımları olduğunu gördüm. Bu konunun araştırılması, okunması, üzerinde düşünülmesinin hem kendimiz için, hem de çocuğumuz için pek çeşitli yararları olacağını düşünüyorum. Belki aranızdan araştıranlar, bizimle de paylaşanlar olur 🙂

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


3
Feb 10

Çocuklar arkadaşları tarafından neden reddedilir?

Çocuklarda reddedilmek:
IQ’yu düşürüyor
Çocuklar neden reddedilir?

Çocuklar arkadaşları tarafından neden reddedilir?

Yeni bir araştırma ile çocuklarının yaşıtları tarafından reddedilebiliyor olabileceği ortaya konmuş. Reddedilen çocuklar, karşılarındaki kişilerin sözsüz ifadelerini (mimik, vücut dili gibi) okumakta zorlanıyor ya da okuyabilseler bile bunlara uygun şekilde tepki veremiyorlarmış.

“İnsanların bir numaralı ihtiyacı diğer insanlar tarafından beğenilmektir,”  “Fakat çocuklarımız kendi mahallelerinde birer yabancı gibiler.” Toplum içinde nasıl davranmak gerektiğini anlamıyorlar ve hataları genellikle bilinçli değil,” demiş Richard Lavoie isimli çocuk sosyal davranış uzmanı.

Çocuklar uygunsuz davranış gösterdiğinde onları azarlamak yerine, aynı hijyen ya da benzer konulardaki yaklaşımımızla eğitici olmamız öneriliyor.

Araştırmada incelenen sosyal sorunlu çocukların en az bir sözsüz iletişim alanında sorunları olduğu görülmüş: sözsüz ifadeleri okuyabilme, bunların sosyal anlamlarını anlayabilme ve bir anlaşmazlığın çözümü için alternatif çözümler üretebilme.

Makalenin tamamını (ingilizce) buradan okuyabilirsiniz: http://www.livescience.com/culture/children-social-rejection-100202.html

Makaleyi bahsi geçen uzman Lavoie’nin bir kitabından önerilerle bitirmişler. Bu önerilerin çocukta öğrenme güçlüğü olup olmadığına bakılmaksızın yararlı olacağını belirtmişler ( “It’s So Much Work to Be Your Friend: Helping the Child with Learning Disabilities Find Social Success”, Arkadaşın olmak zor iş: Öğrenme güçlüğü olan çocukların sosyal başarıyı yakalamaları için yardımcı olmak (Touchstone, 2006) )

  1. Çocuğa ne olduğunu sorun ve onu yargılamadan dinleyin.
  2. Çocuktan kendi hatasını bulmasını isteyin (Çocuklar genelde birinin sinirlendiğini anlarlar, ama buna kendilerinin yol açtıklarını anlayamayabilirler).
  3. Çocuğun kaçırdığı işareti anlamasına yardım edin. “Emma senin sıranı alsaydı ne hissederdin?”. “Yapmalısın” yerine “yapabilirdin” dilini kullanarak seçenekleri öğretin, “Emma’ya birlikte binmenizi önerebilir, ya da sen bindikten sonra salıncağa Emma’nın da binmesine izin verebilirdin”.
  4. Çocuğun doğru seçimi yapabileceği hayali benzer bir senaryo uydurun. Örneğin, “Sen kum havuzunda kovayla oynadığın sırada Aiden da onu kullanmak istese ne yapardın?”
  5. Son olarak, çocuğa “sosyal ödev” vererek bu yeni öğrendiği beceriyi uygulamasını sağlayın. “Şimdi paylaşmanın önemini öğrendin, yarın bir şey paylaşır ve bunu nasıl yaptığını bana anlatırsın.”

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


29
Jan 10

Çocuklar için Bilgisayar ve Televizyon

Ilgaz bugün itibariyle kendi başına mouse kullanabilir hale geldi. Ben de epeydir yazmak istediğim bilgisayar ve televizyon karşılaştırmasını yapmanın zamanı geldi dedim. Eğitimlerde, kitaplarda, hatta sorularda televizyon ve bilgisayar hep aynı konu başlığında değerlendiriliyor. Oysa bana göre televizyon ve bilgisayar çok farklı iki şey.

Televizyon ve Bilgisayarın Benzer Yönleri:

  1. İkisinin de ekranları var. En temel benzerlikleri bu sanırım. Gündelik hayatımızda ufak gösterge ekranları dışında ekran kullanımı yaygın olan bir tek cep telefonları geliyor aklıma.
  2. İkisi de hareketsiz aktiviteler, kitap okumak gibi (Nintendo Wii sayılmaz).
  3. İkisi de kapalı ortamlarda kullanılıyor (Yazın balkona küçük televizyonu çıkartıp izlemek, parkta laptop’la oynamak sayılmaz), evde resim yapmak gibi.
  4. İkisi de elektrikle çalışıyor ve belirli bir seviyede radyasyon yayıyorlar, mikrodalga fırın ve elektrikli ısıtıcılar gibi.
  5. İkisine de başlayınca bırakmak zor.

Televizyon ve Bilgisayarın Farklı Yönleri:

  1. Televizyonun bir kumandası vardır. Bundan sesini kısıp açmayı ve kanal değiştirmeyi öğrenirsiniz. Bilgisayar kullanmayı öğrenmek hiçbir zaman bitmez. Sürekli karşınıza yeni programlar çıkar, işletim sistemleri yenilenir, sürümler değişir, sizin becerileriniz de onunla birlikte gelişir. Bilgisayar kullanmak bana göre aynı enstrüman çalmak gibi, fazladan bir dil konuşmak gibi beyinde kendine özgü prosesleri olan bir beceridir. Bence ne kadar erken tanışılırsa beyinde oluşturulacak prosesler açısından o kadar iyi olur. Televizyon bir şey değildir. Çocuğunuz ilk kez 60 yaşında televizyonla karşılaşsa, özel bir şey yapmasına gerek olmadan, zorlanmadan oturup izleyebilir.
  2. Televizyon tek yönlüdür. Size bir şeyler sunarlar, en fazla aralarında seçim yaparsınız. Bilgisayar bir dünyadır. Hele de sosyal web’in gelişimi ile bazen gerçek hayattan daha fazla ve daha hızlı interaktif ve sosyal olabilirsiniz.
  3. Televizyon düşüş trendindeki bir teknolojidir, dijitalleşme çabasında olsa bile, medya ve telekomünikasyon gibi tekel (hadi bilemediniz 5-10 el olsun) sektörlerin elinde olduğundan gerçek anlamda kişiselleştirilmesi ve sosyalleşmesi güçtür. Bilgisayar keşfinden itibaren aynı elektrik gibi her geçen gün biraz daha fazla işe yarar hale gelmektedir, hayatımıza yerleşmektedir, yükselen teknolojidir.
  4. Televizyon televizyondur. Bilgisayar para çekme makinesidir, yol bulma cihazıdır, hırsızlara karşı güvenlik önlemidir, tanı koyma aletidir…
  5. Televizyonda size sunulanlar her geçen gün çoğalmaktadır. Bilgisayarda (internette desek daha doğru olur) sizin sunabildikleriniz her geçen gün çoğalmaktadır.
  6. Televizyon eşinize dostunuza ulaşma bakımından en fazla düğün TV olabilir. Bilgisayar Gmail’dir, MSN’dir, Skype’tır, facebook’tur, twitter’dır ve hatta Nurturia’dır. Amerika’daki amca oğlu, ortaokuldan arkadaşınız, anneannenizdir (biz konuşuyuruz vallahi İzmir’deki anneannemle, dayımlar sağolsun).
  7. Televizyonda arama yoluyla bulabileceğiniz şey kaliteli şansınız yaverse bir BBC belgeselidir. Bilgisayarda arama yoluyla benim gibi wikipedi doktoru olabilirsiniz 😛 .

3 yaşındaki bir çocuğun bilgisayar karşısında geçireceği vakit elbette kısıtlanmalıdır ama televizyonla aynı klasmanda değerlendirilmemesi gerekir.

Baby TV ile ilgili bir Nurturia sorusu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


27
Jan 10

Psikoloji İstanbul Nurturia üyelerine özel seminer düzenliyor

Psikoloji İstanbul, Nurturia üyelerinin “Olumlu Ebeveynlik Becerilerini” geliştirmeye yardımcı olmak üzere bir seminer düzenliyor (Anne-baba adayları da katılabilir). Seminer ücretsiz. Nurturia üyesiyseniz hemen kaydınızı yaptırın, dışarıdan katılıma kapalı ve 20 kişiyle sınırlı.

Seminer soru-cevaplarla tartışma ortamında olacak.

Olumlu Ebeveynlik Becerileri
Psk. Sevilay Kahveci ve Psk.Tolga Erdoğan
Tarih: 13 Şubat 2010 Cumartesi
Saat: 13:00-15:00
Yer: Psikoloji İstanbul Danışanlık Eğitim ve Araştırma Merkezi

Olumlu ebeveynlik, yanlış davranışları önlemek ve kendi kurallarınızı çocuğunuza en net ve anlaşılır şekilde öğretmek için ihtiyacınız olan yöntemleri sağlar. Bu workshop’ta olumlu iletişim yöntemlerini kullanmayı öğrenerek çocuğunuzun huzurlu bir ortamda yaratıcı gücünü geliştirme ve çocuğunuz için sağlıklı bir gelişim fırsatı bulacaksınız.

Psikoloji İstanbul Nurturia Grubu aracılığıyla da Psikoloji İstanbul’la temasa geçebilirsiniz.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


5
Jan 10

Bu çocuklar neden artık geç konuşuyor?

“İngiltere’de yapılan bir araştırmada erkek çocukların dörtte birinden fazlasının, kızlarınsa yedide birinin, etraflarındaki yetişkinlerin konuşmalarını anlamalarını zorlaştıran televizyon sesi yüzünden konuşma güçlüğü çektiği açıklandı.”

Haberin tamamını mutlaka okuyun

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.