bebek bakımı


22
Jul 10

Harvey Karp ve Bugulog

Harvey Karp Türkiye’ye geldi ve bir seminer verdi. Nurturia’dan katılan annelerin yorumlarından gördüğüm kadarı ile seminer çok iyi geçmiş ve Harvey çok kalp kazanmış.

Seminer notları Bugulog’da paylaşıldı bile: http://www.nurturia.com.tr/bugulog/a9a957a8-f757-4cc6-8efa-9dbb010ad22d/harvey-karp-seminer-notlariozgeden!-

Ayça’da burada toparlıyor: http://www.pi.web.tr/?p=5615

Acar blogcumuz Blogcu Anne’nin Harvey Karp röportajı: http://blogcuanne.com/2010/07/22/harvey-karpla-roportaj/

Bugulog
Bu arada bir süredir Nurturia’da Bugulog açık, henüz yaygın duyurusunu yapmadık.  Bugulog’a blogu olan da yazıyor, olmayan da. Bugulog’a yazı ve yorum yazmak için Nurturia üyesi olmak yeterli. Okumak için üye olmanız gerekmiyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


4
Feb 10

Bebek yıkımı – karikatür

Şuna bakın hele,  bu bebeler 10 dakika içinde parçalarına ayıracaklar!

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


1
Jan 10

Doğumdan Sonra Hayat – Bebek Bakımı

Doğumdan Sonra Hayat Var mı Dizisinde:
Doğumdan Sonra Hayat Var mı?
Doğumdan Sonra Hayat – Uyku
Doğumdan Sonra Hayat – Alışveriş
Doğumdan Sonra Hayat – Yardım İhtiyacı
Doğumdan Sonra Hayat – Bebek Bakımı

Bebek Bakımı Nedir? Nasıl Öğrenilir?

Hamileliğinizde bebek bakımı denilen şeyin çerçevesi çok geniş görünüyor olabilir. Bir sürü konu arasında neyi okuyacağınızı da şaşırmış olabilirsiniz.

Bebek Bakımı ile ilgili 4 Not

1 – Aslında anne-babalık adım adım öğrenilen bir zanaat bence. Her dönem önünüzde farklı zorluklar vardır ve genelde bir sorunla uğraşırken bir sonrakine çok fazla konsantre olamazsınız. Benim önerim aynı araç kullanırken olduğu gibi, çok önünüze değil, görüş alanınızdaki daha ileri noktalara geniş açıyla bakmaya çalışmanız olur. Mesela biz katı gıdalara geçişte ya da tuvalet eğitiminde ilk 6 ayın verdiği güvenle hallederiz şeklinde bir rahatlık göstermeyip, sadece sıkıntılı görünen konuları araştırmak yerine o dönem gelmeden önce biraz daha derinlemesine araştırma yapmış olsaydık işimiz çok daha kolay olurdu.
2 – Bilgilerin güncelliği önemlidir. Eski bilgi ille de yanlış demek değildir. Ama yine de okuduğunuz bir kaynakta aklınıza yatmayan bir şeyler varsa yeni bir kaynaktan kontrol edebilirsiniz.
3 – Doktorlar ve kaynaklar farklı ekoller izlerler. Bir ekolün, doktorun, ya da metodolojinin bir konudaki önerisi size en doğrusu geliyorsa, o kaynağın tüm önerileri en doğrusudur anlamına gelmeyebilir. Bir kaynağın fanatiği olmamanızı, alıcılarınızı her zaman açık tutmanızı öneririm. Değişkenlikler sizi endişelendirmesin. Bilgiye ulaşmak, farklı kaynakları değerlendirmek, sakin ve serinkanlı bir tutum ve kendi şartlarınızı iyi değerlendirmek sizi doğru yola götürecektir.
4 – Zaman zaman bir kitapta okuduğunuz aklınıza da yatan öneriyi uygulamaya geçirmekte zorlanabilirsiniz. Kitaplarda tüm değişken şartlar çok detaylı bir şekilde tanımlanamayabilir. Hemen kitaplardaki gibi olmuyormuş diye bilgileri rafa kaldırıp alaylı usüle dönmeyin. Ana fikre hakim olup, durumu iyileştirmek için doğru zamanı kollayın. Kısa vadede çok kurtarıcı gözüken bir kısa yol sizi zamanla çok sıkıntıya sokabilir. Çok katı bir tutum da sizi strese sokabilir. Ebeveynlik bir denge sporudur.

Yuvarlak cümlelerden sonra gelelim işinize yarayacak bilgilere. Hamilelikte öğrenilmesi gereken konuların bir listesini aşağıda bulabilirsiniz. Bunların bazılarına belki de ihtiyaç olmayacak. Ama “aman Allah korusun yaklaşımı” yerine önceden fikir sahibi olmanız, hazırlık yapmanız, hem koruyucu olacak ya da başınıza geldiğinde erken farketmeniz ile zorlanmadan sıkıntıyı atlatmanıza yarayacaktır.

Hamilelikte Fikir Edinilmesi Gereken 13 Konu

1 – Emzirme: Süt üretilme ve salınma mekanizması, sütün yapısı ve içeriği, doğru emzirme şekli, emziren annenin beslenmesi, farklı emzirme pozisyonları, çatlaklar, sütün sağılması gerekli durumlar, sütün sağılması ve saklanması, göğüs şişlikleri, mastit. (Anne sütü kategorisindeki yazılara da göz atın), emzirme döneminde yapılmaması gerekenler (alınmaması gereken ilaçlar, biberon verilmemesi, su verilmemesi gibi) (emzirme soruları için)
2 – Alt Değiştirme: Alt değiştirme ürünleri, dikkat edilmesi gerekenler, yenidoğan kakası, çiş ve kaka yapma sıklıkları. (alt değiştirme soruları için)
3 – Aşı ve vitamin takviyeleri (aşı ile ilgili sorular için)
4 – Erkek bebekse yenidoğan sünneti (yenidoğan sünneti ile ilgili sorular için)
5 – Yenidoğan sarılığı (yenidoğan sarılığı ile ilgili sorular için)
6 – Yenidoğanda ateş (çocuklarda ateş nedir ne değildir)
7 – Yenidoğan algıları: neleri görür, duyar, anlar..
8 – Yenidoğan’ın uykusu, gece gündüz kavramı
9 – Bebeğin banyosu: Bunu herkes farklı yapmaktadır ve aslında bebeği yıkamak oldukça kolaydır. Kendinize bir stil belirlemeniz iyi olur. Esas olan üşür, su yutar diye bebeği yıkamaktan korkmamaktır. (ilk banyo)
10 – Uygun ortam şartları: Isı, ışık, ses gibi (örneğin fazla ısıtmamak, gece karanlıkta uyutmak, gündüz uykularında çok fazla sessizliğe alıştırmamak gibi)
11 – Bebeğin güvenliği (örnek: uygun uyku ortamı, ABÖS, araba koltuğu)
12 – Bebek ne zaman dışarı çıkartılabilir? (doğumdan itibaren)
13 – Yenidoğan kontrolleri

Bazı hastanelerde bu konularla ilgili çok güzel kitapçıklar, broşürler bulunuyor. Popüler hastanelerin çocuk ve kadın doğum bölümlerine bir uğrayabilirsiniz. Eşiniz ve doğumdan sonra yanınızda bulunacak kimselerin de bu bilgileri okumasını sağlayın. Öğrenin, kendinize güvenin ve destek alın.

Nurturia‘da herkes birbirine destek oluyor. Siz de hamileliğiniz, doğum ve bebeğinizin bakımı ile ilgili takıldığınız her şeyi sorarak aynı yollardan geçmiş anne ve babalardan yardım alabilirsiniz.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
Dec 09

Doğal Ebeveynlik

1 – Tanrım! Bir bebek yaptık.
– Panik yapma, sakin ol!

2 – Ebeveynlik bu kadar zor olmamalı. Sadece doğal akışına bırakıp içimizden geleni yapalım.

3 – …

4 – Pek yakında:
– Şimdi ..çtık işte.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


3
Dec 09

Doğumdan Sonra Hayat – Alışveriş

Doğumdan Sonra Hayat Var mı Dizisinde:
Doğumdan Sonra Hayat Var mı?
Doğumdan Sonra Hayat – Uyku
Doğumdan Sonra Hayat – Alışveriş
Doğumdan Sonra Hayat – Yardım İhtiyacı
Doğumdan Sonra Hayat – Bebek Bakımı

Doğumdan Sonra Alışveriş

Bana en garip gelen tavsiyelerden biri bu alışveriş meselesiydi. İyi ama ne almamı bekliyorsunuz? Bakkala da mı gidemeyeceğiz?

Doğum sonrasında alışverişle ilgili:

1 – Ülkemizde eviniz dışındaki hemen hiçbir yer düzenlenirken bebekli insanlar hesaba katılmamıştır. Bebek arabaları ile geçeceğiniz kaldırımlara arabalar park etmiştir. Emzirme odaları alışveriş merkezleri ile sınırlıdır, oralarda da emzirmeden önce el yıkayacağınız lavaboda bir bayanın iç çamaşırla kalana kadar soyunmuş ayaklarını yıkadığına tanık olabilirsiniz (cevahirde 2 kez başıma geldi, toplam 4 kez gittim o odaya zaten). Aile tuvaleti kavramı neredeyse bilinmemektedir (bebek arabası ile sığacağınız geniş tuvalet, sizin de çişiniz gelebilir).
2 – Bebekle dışarı çıkmak doğumdan itibaren önerilen bir aktivitedir. Ancak alışveriş biraz zordur. Alışveriş merkezleri kapalı ortamları ile küçük bebeklere pek uygun değildir. Acıktığında emzirebilmek için uygun bir ortam bulabilirsiniz belki ama sık emzirmeler işinizi bölecektir. Zaman geçtikçe bu durumları idare etmeyi öğrenirsiniz ama ilk haftalarda, daha bebeğinizle birbirinize alışamamışken saatler süren bir alışveriş ikinizi de strese sokabilir.
3 – Bebeğinizi emanet ederek birkaç saatliğine kafanızı dağıtmak için çıkabilirsiniz. Ancak, hamilelikte alışverişe çıktığınızda, kocaman göbeğiniz etrafınızdakilere kuyrukta bekleyemeyeceğinizi açıkça ifade etmektedir. Doğum sonrasında artık bu gösterge ortadan kalkmıştır. Evde acaba ağladı mı, acıktı mı diye endişe ettiğiniz bir bebeğiniz vardır ama kimse bunun farkında değildir. Ilgaz 6 aylık olduğunda, ilk kez uzunca bir alışverişe gitmiştim. Bir bayan ben kabinde giysi denerken, “lütfen çabuk olabilir misiniz, arabada 3 haftalık bebeğim var” diye seslendiğinde apar topar kabini boşaltmıştım. Telaşlı bayan yüzüme bakıp “Çok teşekkürler, giyecek bir şeyim kalmamıştı” dediğinde gözlerim dolmuştu 🙂
4 – En iyisi, doğum sonrasındaki ilk birkaç ay için sizin yapmanız zorunlu alışverişleri önceden yapıp, doğum sonrasında, hava almak için ya da değişiklik olsun diye alışverişe çıkmaktır. Bir park ya da çay bahçesi ziyareti yüksek ihtimalle size de bebeğinize de alışveriş macerasından daha iyi gelecektir.

Doğum sonrasındaki ihtiyaçları karşılamakla ilgili 6 öneri:

1 – Doğurur doğurmaz eski giysilerinize giremeyebilirsiniz. Hatta bunun aylar alacağını düşünerek kendinizi hazırlarsanız daha iyi hissedersiniz. Hamilelik giysilerinizi ve lohusa geceliklerini de ilk haftadan sonra pek canınız çekmeyebilir. Zevkinize uygun, iç açıcı renklerde rahat, spor giysiler edinin. Emzirme sırasında çok terleyebileceğinizi hesaba katın. Sık değiştirmek üzere, önü kolay açılan bolca havadar üst edinebilirsiniz.
2 – Bebek bezleri, ıslak mendiller en kolay ulaşılan ürünlerdir. Boş yere bunları stoklamayın. Önceden araştırıp, farklı markaların özelliklerini karşılaştırabilirsiniz. Nurturia’da taze bir babanın bez konusu ile ilgili sorduğu soruya tecrübeli anne-babalarımızdan nefis yanıtlar yağmaya devam ediyor: http://www.nurturia.com.tr/questions/fbc5b5e3-342a-4186-b600-9ca10175dc88/1/hangi-bebek-bezi
3 – Özellikle gezerek seçmeniz gereken ürünlere yoğunlaşın. Eğer ihtiyacınızı tam olarak kestiremiyorsanız, seçmekte zorlanıyorsanız erteleyin. Araştırdığınız markaları ve fiyatlarını not alın, daha sonra ihtiyacınız netleşip alacağınız ürünü daha iyi kestirdiğinizde gidip nokta atışı alabilirsiniz. İşinizi görmeyen bir ürünü kullanmaya çalışmaktansa, zamanı geldiğinde bir bilene sorup almak daha kolay olacaktır.
4 – Bütçeniz dahilinde size zaman kazandıracak ürünleri inceleyin, dergilere bakın, blogları, bebek mağazalarını dolaşın. Yine bir sürü şey stoklayın demiyorum, ama ileride sıkıştığınızda, hamileyken göz ucuyla gördüğünüz bir malzeme gününüzü kurtarabilir.
5 – Market alışverişi başta olmak üzere internet üzerinden sipariş verebileceğiniz siteleri araştırın. Özellikle bebek, bebek arabası ve çantası yanınızdayken bir de ağır malzemeleri taşımaktansa, rutin toplu alışverişlerinizi evinize sipariş edebilirsiniz. Ben 1999 yılından beri dönem dönem Migros’tan ve 2002’den beri Carrefour’dan (eskiden Gima’ydı) alışveriş yapıyorum.
6 – Bebekle birlikte alışveriş zor olsa da, açık hava gezileri hem bebek hem anne için çok iyidir. Kullanışlı bir çanta, emzirme örtüsü, kanguru gibi bebekle kısa gezilerde işinize yarayacak malzemeleri araştırın (pahalı kullanışlı demek değildir).

Lohusalık bir olağanüstü haldir.

Başka bloglardan:

http://huysuzvetatli.blogspot.com/2009/11/aman-diyim.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/mesgule-dusurdum-kendimi.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/lkg-lohusa-kadnn-gunlugu.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-sonra-hayat-yardm-alma-lkg.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-hemen-sonra-hayat.html

http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/hamilelik-ve-annelikte-sozluklerimize.html (A’dan Z’ye)
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/bu-sefer-de-sozluklerimizden-ckanlar.html (A’dan Z’ye)
http://blogcuanne.com/2009/12/03/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/
http://www.cocuklacocuk.com/cocuklarla-hayat-var-mi (ikinci çocuktan sonrası)
http://ozguranne.blogspot.com/2009/12/uyku-konusuna-hzl-baks-annenin-uykuyla.html

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


21
Oct 09

MİM – İlginç şeyler

Pratikanne beni mimlemiş. İnsanın kendi ilginç yönlerini yazması çok zor, çünkü bana benim her şeyim son derece normal geliyor, hatta bu yaşımda bile bazen niye başkaları benim gibi değil diye şaşırıyorum, ilginç geliyor insanlar 🙂 O yüzden ben ilginç yanlarımı yazmayayım, beni tanıyanlar ve tanımış kadar olanlar lütfen yorumlara benimle ilgili ilginç buldukları şeyleri yazsınlar, dürüst olabilirsiniz 🙂

Ben en iyisi bu anne olma işine girdikten sonra öğrendiğim ve ilginç bulduğum 7 şeyi yazayım:

  1. İdrar sterilmiş. Bir enfeksiyon durumu yoksa tabi. Yenidoğan sünnetine karar verirken, nasıl temiz tutacağız biz bu ortamı diye kaygılanırken öğrenmiştim.
  2. Göz renginin değişmesi durumu. Bebeklerin göz renginin sonradan değiştiğini herkes bilir. Süt emdiği sürece değişir derler. Meğer, gözlerdeki rengi sağlayan pigmentasyon, güneş ışığı ile gelişimini tamamlıyormuş. O yüzden bütün bebeklerin gözleri açık renk, gri gibi oluyor. Büyüyünce gözü açık renk olacak olan bebeklerin de minikken gözlerinin cam gibi apaçık olduğunu tespit ettim.
  3. Amniyotik sıvıya ve süte yiyeceklerin tadının geçmesi durumu. Bebek anne karnında suyun içinde hıçkırıyor, esniyor. Arada bir de, gluk, amniyotik sıvıdan bir parça yutuyor. Daha doğmadan yaşayacağı ekolojideki yiyeceklerin tadına alışıyor. Süte de yiyecek tadının geçtiğini biliyordum ama dozunu kestirememişim. Taze soğan, palamut aromalı sütleri nasıl bayıla bayıla içiyorlar hayret doğrusu.
  4. Süt mekanizması. Başlı başına bir ilginçlik abidesi. İki hormonumuz var, prolaktin, oksitosin. Prolaktin sütü üretiyor, oksitosin salıyor. Aslında bebek emmeden önce de süt var, o anda üretilmiyor, ama sürekli akmaması lazım tabi. Oksitosinin salınımı prolaktini tetikliyor. “Hadi kardeşim içiyorlar işte sütleri, biraz daha üret”. Oksitosin çok garip bir hormon, mesela bebeğin ağlamasını duymanızla sütü salıverebiliyor. Duş alıyorsunuz, bebek ağlıyor, banyo yapmaya çalışırken, şıp, şıp, şıp. Bir şeye duygulanıyorsunuz, gözünüz doluyor, aynı anda göğsünüz sızlıyor. Garip ötesi.
  5. Bu oksitosin arkadaşımız doğum kasılmalarından da sorumlu. Yani daha doğum başlamadan başlıyor çalışmaya. Suni sancı verilmesinin mekanik bir müdahele olduğunu sanırdım. Suni sancının damardan verildiğini duyunca şok geçirdim. Suni sancı dediğimiz şey de aslında oksitosinin ta kendisiymiş.
  6. Nescafe türk kahvesinden daha fazla kafein içeriyor, sertliğiyle ün yapmış espresso ise bu 3 kahve türü içinde en az kafein içereni. Ne ilgisi var diyeceksiniz anne olmakla. Hamileliğim sırasında doktorum Alper Mumcu’nun bilgi dolu sitesini hatim ederken bu yazıdan öğrenmiştim. Gerçekten de nescafe bana çarpıntı yaparken, Espresso bazlı kahveler (Latte, Cappucino gibi) kendime getiriyor, zihnimi açıyor.
  7. Doktorların aynı konular için farklı şeyler önermesi. Her zaman doktorların görüşleri arasında farklılıklar olur. Ama bu çocuk işinde gerçekten ak’la kara şeklinde tezatlar olabiliyor. Çok yakın iki arkadaş konuşurken, arkadaşınız doktorunu referans göstererek bir şey öneriyor, siz sizin doktorunuzun tam tersi bir şey söylediğini söyleyince, her ikiniz de tamamen kafanız karışmış şekilde eylemsizlik haline geçebiliyorsunuz. Bu durumun bir bölümü çocuk doktorlarına pedagoglara sormamız gereken soruları sormamızdan kaynaklanıyorsa da, diğer yandan bu işte tek bir doğru olmadığını gösteriyor. Farklı yollar, insanlığın çeşitliliğini teşvik ediyor ve tür zenginliğine katkıda bulunuyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


18
Oct 09

Çocuğunuzun Diş Bakımını Nasıl Yapmalısınız?

Süt dişleri geçici olabilir, ancak doğru şekilde bakılmaları çocuğunuzun sağlığı ve sosyal ilişkileri açısından ve doğru alışkanlıklar kazanabilmesi açısından çok önemli. Fatma Hanım, Ilgaz’ın dişlerinin bakımına nasıl ve ne zaman başladığımızı sormuştu. Ilgaz Cumartesi günü doktorunun 2 yaş kontrolündeki önerisi üzerine biraz gecikmeli olarak ilk diş muayenesini oldu (resimde ortodontist arkadaşımız Nihal’in muayenesindekini saymazsak, ayrıca kendisinin Kitubi’ye yazı sözü vardır). Ben de gecikmeden verdiğim sözü tutayım dedim.

Ilgaz’ın şu anda ağzında çürüğü ya da çürük başlangıcı yokmuş. Ancak çok klasik bir şekilde, ön dişlerden geriye ve yukarıya doğru çıktıkça iyi temizlenemeyen bölgeler mevcutmuş. Bunları daha iyi fırçalamamız gerekiyormuş. Benim alt dişlerin sıkışıklığı ve babasının alt çenenin biraz ileride olması durumu genetikmiş, takip edilmesi gerekiyormuş. Doktor yılda bir kontrolün yeterli olduğunu ve seneye kontrolde koruyucu uygulama yapılabileceğini söyledi.

Bebeğimizin diş bakımı ile ilgili yaptıklarımızı maddeler halinde yazayım dedim:

  • Diş bakımına 15 aylıkken başladık.
  • Çok yakın zamana kadar florürsüz, bebeklere özel diş macunu kullandık. Sonra çocuk macununa geçtik. İçinde incecik yıldızlar var, yıldızın tadına baktım, naneli sakız tadında. Yutma eğiliminden dolayı yine bebek macununa mı devam etsek diye düşünüyoruz. Diş doktoruna organik diş macunu kullanımını sordum, yetişkinler içinse kullanmayın dedi.
  • Bebekler için özel diş fırçası kullanıyoruz. Tatile giderken de yanımızda götürüp, tatilde de fırçalıyoruz.
  • Başlarda alıştırma şeklindeyken, diş sayısı arttıkça biz de işleri sıkıladık. Günde iki kez fırçalamak için uğraşıyoruz.
  • Bunun zorunlu olduğunu bildiği için, dönem dönem uyku, yemek ve diğer zorunlu şeyler gibi buna da direnç gösteriyor. Ya da bundan vazgeçmeyeceğimizi bildiği için bunu uzatarak ve zorlaştırarak uyku saatini ertelemeye çalışabiliyor.
  • Olaydan soğutmamak için zorlamıyoruz. Tamam fırçalama o zaman da dememeye çalışıyoruz, o günü hızlıa geçiştirip, ertesi gün daha farklı yaklaşmaya çalışıyoruz.
  • Geceleri beslemiyoruz (uyku düzeni, bezi bırakma gibi bir sürü konu için önemli gece beslenmelerini kesmek). Akşam sütünü akşam yemeğinden hemen sonra verip, dişini daha sonra fırçalıyoruz. Diş fırçaladıktan sonra sudan başka bir şey yiyip içmemesine çalışıyoruz.
  • Ilgaz biberonu bırakalı çok oldu ve kullandığı zamanlarda da yattığı yerde bir şey içmesine izin vermiyorduk. Eğer yatağında biberonla süt içmesine izin veriyorsanız, biberon çürüğü denilen bir çürük tipi var (üst ön dişler sararıp çürüyor), bunu araştırmanızda yarar var.
  • İki yaşını doldurduktan sonra, çocuklarda uzmanlaşmış bir diş doktoruna gitmesi öneriliyor.
  • Alışması için şimdiden kuralına uygun şekilde diş etinden ucuna doğru düz hareketlerle fırçalamaya çalışıyoruz.

Çocuğunuzun dişlerini keyifle fırçalamasını sağlamak için 7 numara:

  1. Fırçanın üzerindeki karakteri konuşturun, ona dişlerini bembeyaz yapmak istediğini söylesin.
  2. Bebekken dişleri olmadığını, o büyüdükçe dişlerinin nasıl teker teker çıktığını anlatın. Dişlerini fırçalarken sayarak fırçalayın.
  3. Bir diş fırçalama şarkısı uydurun, fırçalarken söyleyin.
  4. Onunla birlikte siz de fırçalayın. Doğru fırçalamayı görerek öğrenmesi için de iyidir. O sırada o da kendi dişini fırçalasın. Sonra fırçaları değiştirin, o sizinkini fırçalasın, siz de onunkini (bu sizin açınızdan biraz acılı bir tecrübe olabilir, ne yapalım)
  5. Baştan itibaren macunu yutmamayı, tükürmeyi gösterin (ısrarcı olmasanız da konsepti bilsin). Ağızlarını çalkalayıp tükürürken çok eğlenirler. Fırçalamanın finali olarak kullanılabilir.
  6. Kırmızı deyince ağzı açık macunu yutmadan, tükürmeden bekleyeceğini, yeşil deyince tükürebileceğini öğretin. Kırmızı, kırmızı, kırmızı, kırmızı… diye fırçalayın, yeşil deyin, tükürsün, sonra kırmızı, kırmızı diye devam edin.
  7. 10′ a kadar sayın, o sırada o fırçalasın, sonra 10’a kadar sayarken, siz fırçalayın.

Şu 7 maddenin 2’sini kendi diş bakımımda uygulasaydım, 1 tane çürüğüm olmazdı.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


12
Oct 09

Kiraz ve Vişne Çekirdeğinden Sıcak Soğuk Kompres Yastığı Yapımı

Bebeklerde Gaz Sorunları için Çözüm ve Önlemler yazımda, bebeklerde gaz sorunları için, kiraz çekirdeği yastığından söz etmiştim. Evren hamileyken Beşiktaş pazarından bir kiraz çekirdeği yastığı almış, sonra onu başka bir tezgahta unutmuştum. Kışın Tan’da da gaz sıkıntısı olunca, yazdan çekirdek saklamadığıma pek hayıflandım. Bu arada  bu çekirdekli yastıkların, hem sıcak, hem soğuk kompres için kullanıldığını öğrendim.

Reçel yapmak için Tchibo çekirdek çıkartma makinesi ile çıkardığımız vişne çekirdeklerini ve sonra şapır şupur yediğimiz kirazların çekirdeklerini temizleyip, kuruttum. Bu arada, İzmir’de satılan tuzlanmış karpuz çekirdeklerinin karpuzlarını kimin yediğini her zaman merak ettim, İzmir’li arkadaşlardan bilen var mı?

Kiraz/Vişne Çekirdekli Gaz Yastığı Yapımı

Çekirdeklerin temizlenişi: Çekirdekleri birkaç gün suyunu değiştirerek suda beklettim. Bir süzgeçte suyun altında karıştırarak yıkadım. Daha sonra tuzlu suyun içinde 10 dakika kaynattım. Tel süzgeçte elimle bastırıp, sürterek kalan parçaların da temizlenmesini sağladım. Sonra bir gazetenin üstünde balkonda kuruttum (unuttum). Temizlendikten sonra çekirdeklerin ne kadar hafiflediklerine inanamadım.

Yastığın hazırlanışı: Çekirdekleri bir buzdolabı poşetine koyup, buzdolabına kaldırdım. Yastık yapacak vaktim olana kadar soğuk kalsınlar, acil durumlarda soğuk kompres işine yararlar diye. Sonra geçen gün çer-çöp toparlarken kitaplıkta gördüm. Keratalar evin dağınıklığına uymuş, ayaklanmış geziyorlar. Ya da ben artık yapmadığım işleri yaptım sanıyorum. Bu yazıyı yazdım mı acaba gerçekten?

Neyse, kitaplığı temizlerken, bir çekirdek poşetine baktım, bir de Ilgaz’ı sevmeye gelen anneme. Baktım bu ikisi arasında bir ilişki var. Aslında annemden istediğim, minik bir yastık yapması, çekirdeklerin tek bir noktaya toplanmaması için aralara birkaç dikiş atmasıydı. Sonra yeniden yastık dikmek yerine, Ilgaz doğmadan önce diktiğimiz minik uyduruk yastık kılıflarını değerlendirmeye karar verdik. Bir tanesini ortadan kesip bir tarafını iç, diğer tarafını dış kılıf yaptık. Annemin biraz meditasyona ihtiyacı vardı. Resimde gördüğünüz gibi tek şeritlik dikişler attı, sonra vişneleri teker teker oluklara doldurdu (bu eve dikiş makinesi lazım). Ama yastık şahane oldu. Dün buzdolabı poşetinin bir köşesine rulo yapıp koydum. Az önce kontrol ettim, çok güzel rahatsız etmeyen bir soğuklukta idi. Taneli olduğu için de vücudun şeklini alıyor, daha geniş bir yüzeye etki ediyor.

Yastıkta yaklaşık 20 sıra var, her sırada yaklaşık 20 çekirdek var, toplam yaklaşık 400 çekirdek yapıyor. Birkaç kilo vişne, birkaç kilo kirazdan fazlası bile çıkıyor. Artanlarla ne yaptık dersiniz?

Bütün yaz niye buzdolabında saklamışım ki çekirdekleri, ne güzel oynarmışız. Ayk Budur!

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


7
Oct 09

En çok kullandığım 5 ürün – 9-12 ay

En çok kullandığım Ürünler Serisinde:
En çok kullandığım 5 ürün – 24-36 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 18-24 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 12-18 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 9-12 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 6-9 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 3-6 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 0-3 ay
En çok kullandığım 5 ürün – Hamilelik

İlk doğum gününe 1 çeyrek kala, 9-12 ay arasında en çok kullandığım 5 ürün:

Soğuk Buhar Makinesi: Essenso Soğuk Buhar makinesi. Hayatımın en ağır gribini hamileliğimin 7. ayında geçirdim. Haftalarca geçmeyen öksürükten bel bölgemdeki tüm kaslar kıpırdamaz hale gelince, bir faydası olur ümidi ile soğuk buhar makinesi almaya karar verdim. İlk satın aldığım cihazın buhar yapacağım derken çıkardığı fabrika gürültüsü yetmezmiş gibi 1 metre çapında ne varsa sırılsıklam ıslatması üzerine geri götürdüm. Esse’nin kampanyasından geri verdiğim aletin iki katı fiyatına güzel bir buhar makinesi aldım. Kış aylarında kombinin yol açtığı kuruluğu azaltmak için özellikle de burnu tıkalı olduğu zamanlarda Ilgaz’ın odasında, onun yatma saatinden, biz yatana kadar çalıştırdık.

Uyku Tulumu: Fuar Baby’nin ayaksız pofuduk uyku tulumu, her daim serin evimizde, soğuk kış günlerinde Ilgaz’ı sıcak, bizim içimizi serin tuttu.

Bez Kitap: Konuşan Hayvanlar. Ilgaz’a kitap okumaya 4 ay civarında başladık. Yaşına doğru bizim okuma sıklığımız da arttı, kendi kendine kitapları bulup karıştırması da. Her hayvanın üzerine basıldığında, o hayvanın sesini çalan bu kitabın eşliğinde Ali Baba’nın Çiftliği şarkısını söylerdik. Bir de Gökhan köpek sesine belirli bir tempo ile basarak bir çeşit müzik yapardı (Ilgaz’dan çok biz eğlenirdik 🙂 ).

İtmeli Oyuncak (yürüme öncesi ve sonrası): Early Learning Center Yürüme Arabası. O zamanlar Mothercare ELC’yi satın almamıştı, Leonardini ELC oyuncaklarının Türkiye distribütörü idi. Tuğla taşıyan el arabasına tutunup iterken doğru hızı ayarlayıp dengesini bulana kadar aile büyüklerinin yüreğini hoplatsa da zamanla sürmekte usta oldu. Bazen tutunup gezdirirdi, bazen biz oturtup onu gezdirirdik. Emeklemede usta olduktan sonra yürümeye geçiş aşamasındaki zorlu el tutarak her yere gitmeye çalışma döneminde çektiğimiz bel ağrılarını biraz olsun hafifletmiş, muhtemelen yürüyebilmesi için gerekli kasları çalıştırmasına da yardımcı olmuştur.

Priz Güvenliği: Ikea Priz Koruyucu. Emeklemeye başlaması ile evde güvenlik önlemlerini arttırmak gerekti. İkea priz koruyucular da en uzun süre kullandığımız ürünler oldu. Yakın zamanda onları da tırnağını takarak açabilmeye başlayınca, evdeki tüm prizleri çocuk korumalı prizle değiştirmek zorunda kaldık.

Bu yazı ilginizi çektiyse:

Ev içi oyun parkları

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


4
Oct 09

En çok kullandığım 5 ürün – 6-9 ay

En çok kullandığım Ürünler Serisinde:
En çok kullandığım 5 ürün – 24-36 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 18-24 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 12-18 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 9-12 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 6-9 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 3-6 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 0-3 ay
En çok kullandığım 5 ürün – Hamilelik

Katı Gıdalara Geçiş Dönemi olan 6-9 ayda en sık kullandığım 5 ürün:

Cam Rende: Paşabahçe cam rendeyi hiç kaldıramadık, hep bulaşıklıkta durdu diyebilirim. Balık şeklinde, ortası pürtüklü, meyveyi sürünce, bütünlüğünü bozup yumuşak posa ve suya çeviren son derecede basit ve başarılı bir alet. Doktorumuz, pürtüklü yemeye alışması için meyveleri ilk günden başlayarak cam rende ile hazırlamamamızı önermişti.

Saklama Kapları: Avent Via Süt Saklama Seti. Güya süt saklama amacı ile almıştım ama acil durumlarda çözdürüp ısıtması süt poşetlerine göre çok daha uzun zaman aldığı için bu amaçla nadiren kullandım. Hem buzdolabı ve buzluk için, hem ısıya dayandığından sıcak su içinde yemeği ısıtıp direk içinden yedirmek için, hem yanımıza almak için elim ayağımız oldu bu kaplar. Hala da evde Ilgaz’ın malzemeleri dışında da en çok kullanılan saklama kabı olduğunu söyleyebilirim. Baştan fiyatı biraz pahalı gibi gelmişti ama iyi bir yatırım oldu.

Yoğurt Makinesi: Tchibo’nun teması tam benim aradığım ana denk gelmişti. Ilgaz başlarda günde 1,5-2 kavanoz götürüyordu bunlardan. Süt olarak günlük süt, maya için SEK’in 800 gramlık plastik dikdörtgen kaptaki homojenize yoğurdunu kullandık genelde.

Mama Önlüğü: İkea’nın ikili set halinde satılan kollu muşamba önlükleri. Makineye de atılıyor. Belirli bir yıkamadan sonra ılık ütüyle ütülüyorsunuz, geçirmezliğini yeniden kazanıyor. Küçülünce kolları kestik, boynunu çıtlattık hala kullanmaya çalışıyoruz arada.

Banyo Oturağı: Kid dsign diye bir marka. Yanılmıyorsam, 17 TL civarı bir fiyata Maxitoys’dan almıştım. Diğer markaların fiyatları 50-60 civarıydı. Oturmaya başladıktan itibaren banyoda bunu kullandık. Hatta bir-iki kere mama sandalyesi ıslakken resimdeki gibi tezgahın üzerine vakumlayıp mama sandalyesi olarak da kullandım. İçine sığamayana kadar da bunu kullandık banyoda.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.