bebek ve çocuk sağlığı


19
Jan 16

Besin alerjisi vs. Besin İntoleransı

Neptün’ün döküntüleri, annemin döküntüleri…Derken kendimi hep uzak tutmaya çalıştığım alerji konusunun derinliklerinde buluverdim. Bunca yıldır bu konu bu kadar gündemde iken böylesine net bir ayrımın farkına varmadığım için şaşkınım. Sizlerle de hemen paylaşmak istedim.

HNCK7947

Gıda intoleransı (hassasiyeti) ile gıda alerjisinin farkı nedir?

Besin İntoleransı:

  • Gıdalardaki bazı kimyasallara (doğal kaynaklı da olabilir) karşı farmakolojik reaksiyondur (bir ilacın yan etkileri gibi düşünün).
  • Çocuklarda daha yaygındır, çünkü yedikleri besinden aldıkları kimyasal miktarı vücut ağırlıklarına göre daha yüksek bir doz oluşturmakta. Besin intoleransı hormonların etkisi ile hamile kadınlarda da oldukça yüksek. İleri yaştaki kişiler de ilerleyen yaş ile karaciğer ve böbrekleri kimyasalları vücuttan atma becerisi azaldığı için besin intoleransına daha eğilimli. Benzer şekilde parmakolojik ilaçlara, toksik kimyasallara maruz kalan ya da hastalıklarla savaşan kişiler de daha kolay besin intoleransı geliştirebiliyor.
  • Alerjiye göre daha sık görülüyor (bazı uzmanlar toplumun %10’unda görüldüğünü belirtiyor) ve bebekleri, çocukları, yetişkinleri etkiliyor.
  • Bir gıda hassasiyeti reaksiyonunun görülmesi besin alındıktan sonra 48 saati bulabiliyor. Eğer gıda hassasiyeti olan bir kişi sorun yaratan besin/kimyasala sürekli maruz kalıyorsa semptomlar bir besine reaksiyon gibi değil, kronik sorunlarmış gibi gözleniyor.
  • Besin intoleransı dozla doğru orantılıdır. Bazı insanlar diğerlerine göre daha hassastır ve daha küçük dozlarda diğerlerinden daha fazla reaksiyon gösterebilirler.
  • Günümüzde besin intoleransını kesin bir şekilde tespit edecek bir test etme yöntemi bulunmamakta. Tespit etmenin en iyi yolu eliminasyon diyeti, yani şüphe duyulan kimyasalı içeren besinleri bir süreliğine tamamen diyetinizden çıkartarak semptomların ortadan kalkıp kalkmadığını gözlemek.

Besin Alerjisi:

  • Besinlerdeki proteinlere bağışıklık sisteminin verdiği reaksiyondur.
  • Çoğunlukla bebek ve küçük çocukları etkiler, çünkü bağışıklık sistemleri henüz gelişmemiştir.
  • Nadir görülür (uzmanlar yetişkinlerin sadece %1 ‘ini, 5 yaş altındaki çocukların %3’ünü, bebeklerin 8%’ini etkilediğini söylüyor).
  • Reksiyonlar çok çabuk ortaya çıkar, genellikle 30 dakika içinde.
  • Bir besin alerjisi çok küçücük miktarda alerjen ile bile ortaya çıkabilir.
  • Besin alerjileri deri ve kan testleri ile ortaya çıkartılabilir.

Yukarıdaki karşılaştırma salisilat hassasiyeti ile ilgili bu sayfadan tercümedir.

Okuduğum çokça kaynakta, besin intoleransı için bir kova benzetmesi yapılıyor. Siyelim ki salisilat intoleransına sahipsiniz, doğal olarak salisilat bulunan besinler ve katkı olarak eklenenlerin tamamı vücudunuzda birikiyor, eğer vücudunuzun atabildiği yavaşlıkta tüketirseniz bir sorun yok, ama kovanızı hızlıca doldurursanız, küçük dozlarda da taşmaya başlıyor. Bu yüzden kovayı dolduranları gözardı edip, en son dokunan besine odaklanmanıza yol açabiliyor. Eğer bir maddeye intoleransınızın olduğundan şüpheleniyorsanız bu maddeyi içeren besinleri 3 ay tamamen diyetinizden çıkartıp kendinizi gözlemeniz gerekiyor. Besin intoleransının etkileri oldukça geniş sindirim sisteminden, sinir sistemine, ciltten gözlere birçok yeri etkileyebiliyor. Besinler kesildiğinde şikayetleriniz de kesiliyorsa hangi besinleri az tüketmeniz gerektiğini bulmuş oluyorsunuz. Katkı maddeli besinleri tüketmemenin önemi de burada ortaya çıkıyor, çünkü anladığım kadarı ile besin intoleransına yol açan maddeler tat verme ve koruma amacı ile katkı olarak çokça kullanılıyor. Benzer şekilde, baharatlar, kurutulmuş besinler, konsantreler, meyve sebze suları da doğal olsa da hassas bünyeler  tarafından özellikle hangi besinle sorununuz olduğunu tespit edip güvenli olduğundan emin olana kadar sakınılması gerekenler arasında yer alıyor. Çünkü kurutulup konsantre etme işlemleri sırasında kimyasal yoğunluğu yani dozu da artmış oluyor (bir tutam nane hazırlamak için kaç taze nane gerekir?).

Salisilat içeren besinleri içeren bir ingilizce liste bu sayfada mevcut, elimden geldiğimce bu dosyada salisilat içeren besin listesini tercüme ettim. Bizim marketlerde fazla bulunmayanları eklemedim. Konu hakkında bilgisi olanlara annem için soruyorum: Ihlamur, sumak, roka, bu bitkilerde salisilat miktarı hakkında bilgisi, tecbüresi olan var mı? Bizde çokça tüketiliyor ama salisilat açısından bilgi bulamadım.

spice-370114_1920

 

Ben bu bilgileri edinmeden önce Neptün için çocuklarda alerji testleri ile ilgili bu soruyu sormuştum. Bu arada başka bir konu için kan alınması gerekti ve doktora döküntülerinden bahsedince o arada kandan alerji testlerini de yaptıralım dedi. Maliyetli de bir testmiş (benim yaptırdığım yerde en azından), sonuçta yumurta akı, inek sütü, buğday unu, fıstık, soya fasulyesi bakılmış (kakao, kestane ve hazır kek yediğinde olduğundan şüphelendiğimi belirtmiştim ama onlara özel bir şey yapılmamış) ve alerjisi negatif çıkmış. Bu bilgileri edindiğim için Neptün’dekinin alerji olmadığı benim kafamda netleşmişti bile aslında çünkü böyle temel besinlere alerjisi olsa idi kreş çağından önce bebekken çok daha yoğun olurdu, belli ki beslenme biçiminin değişmesi ve hazır besinlerin hayatına girmesi ile bir kota doldurma durumu yaşıyoruz.

 

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


26
Nov 15

Zencefilli Kant

Kant nedir bilmeyen var mı? Küçüklüğümüzde çay isteyince, veya boğazımız ağrıyınca yaparlardı, sıcak suyun içine biraz limon, biraz şeker…

Bu tarifse hem çok daha lezzetli, hem de şifalı. İster sıcak suya karıştırıp taze limon ekleyip için, ister bitki çaylarınızı tatlandırın, ister ağrıyan boğazınız, öksürüğünüz için bir kaşık şifa niyetine alın. Bizim çocuklar çok sevdi. Bütün kış evde bulundurmak lazım.

Tarifi aşağıda, orijinal tarif ve harika fotoğraflar linkte.

Ballı Zencefilli Limonlu Kış Kürü

2 limon (fırçalayarak güzelce temizleyin)

2 parça taze zencefil

Doğal bal

350 ml civarı kavanoz

Zencefil ve limonu dilimleyip kavanozun dibine yerleştirin. 350 ml’ye kadar bal ile tamamlayın. 2-3 ay buzdolabında saklayabilirsiniz. Bir kupaya birkaç çorba kaşığı karışımdan ve tanelerinden eklenir, sıcak su ile doldurulur, 3-4 dakika demlendirilip afiyetle yudumlanır.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


8
Oct 15

Çocuklar için evde egzersiz videosu

Kış geldi, gerçi gelmese de sokakta oynayan çocuk kaldı mı bilmiyorum. Spor yapsın diye grup sporlarına götürdüğünüzde ise birbirlerini bekleştikleri için bu yaşta yine terlemiş spordan çıktığı çok olmuyor, bu yüzden sporu öğrenmesi için gerekli ama hareket için bana yeterli gibi gelmiyor. Ilgaz’ın yeteri kadar hareket edip etmediği ile ilgili sürekli endişe içindeydim. En sonunda o da bizim ileride bizim gibi bilgisayarın karşısında oturarak çalışacak olursa şimdiden günlük spor yapmaya alışsın dedik ve evde spor yaptırmaya karar verdik. Araştırmalarım sonucu youtube’da bu videoyu beğendim. Yazın gün içinde yaptı, kış gelince okuldan önce iyi olur diye sabaha aldık, kargalarla kalkmaya devam ettiği için spor+duş+kahvaltı okula yetişebiliyor. Umarım karanlık kış aylarında da aynen devam edebiliriz. Paylaşmak istedim.

 

Ayrıca her yaştan spora vakit bulamayan kişi için de 7 dakikalık tüm vücut egzersiz videolarını öneririm. Ailecek hep birlikte yapmak çok eğlenceli oluyor, özellikle yarım yamalak yapabilen küçüklerle 🙂

 

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


16
Feb 15

Aşılar İşe Yarar!

Eline sağlık Yalansavar!

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


14
Nov 11

Sağlıkla ilgili birkaç makale

Ateşle ilgili bir şey araştırırken, ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi tarafından hazırlanmış bazı güzel makalelere rastladım. Ateş, yanıklar, zehirlenme, yaralanmalarda ilk yardım gibi önemli konularda makalelere göz atmanızı tavsiye ederim. Tüm makalelerin listesi.

Ateş Nedir?

“Çocuklarda vücut ısısı, erişkinlerden daha yüksektir ve ateşin gün içinde belli bir ritmi vardır. Akşam üstü saatlerinde, makattan ölçülen ateş, 38.5 dereceye kadar çıkabilmektedir. Çocuklarda en yüksek vücut ısısı saat 17-19 arasında, en düşük ısı ise saat 24- 06 arasındaolmaktadır. Gün içinde 1.1 dereceye kadar değişiklik olabilir.Yaşlar büyüdükçe vücut ısıları erişkin düzeylere doğru düşer.”

Güncelleme: Osman’da  Uzm. Dr. Betül KARAATMACA tarafından hazırlanmış bir makale daha varmış ateşle ilgili.

Ateşli Çocuğa Yaklaşım

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


16
Jun 11

Yanıklarda ilkyardım

Yanıklarda ilkyardım çok önemli ve bu konuda çok çeşitli şey duyuyoruz. Nurturia üyesi, üçüz annesi Doktor Esra Ergün Alış sağolsun detaylı yazdı, okuyalım öğrenelim:
Yanıklarda İlk Yardım-1
Yanıklarda İlk Yardım- 2

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


8
Mar 11

Çocuklarda ateş nedir ne değildir?

Kreş mimi için toparlama yazısı bekleyenler, unutmadım, kandırmadım. Çabuk yazabileceğim bir yazı olmadığından bir türlü öncelik veremedim. Gücenmeyin, kızmayın. Tıkaç işler oluyor bazen, yapılması zor oluyor, onu yapmadan başka bir ciddi işe de başlamak istemiyor insan, ama onu da yapamıyor bir türlü, tıkaç olup kalıyor arada, dikkat etmek lazım. Kreş yazısı da öyle oldu.

Ateşle ilgili benim de Ilgaz’dan önce farklı bildiğim birkaç şey var. Sonradan, araştırırken  fark ettim. Çocuklar küçükken çok sık ateşleniyorlar ve bu yanlış bilgiler bizim paniklememize, belki de bu panikle yanlış şeyler yapmamıza yol açıyor. Sizlerle de paylaşmak istedim. Bunlar öneri değildir, sadece konuya kafa yormanız, araştırmanız ve doktorunuzu aramanız için birer hatırlatma olarak görün. Hemen her konuda olduğu gibi ateş konusunda da doktorlar farklı tavsiyelerde bulunuyorlar, siz de mutlaka kendi doktorunuzun tavsiyelerini dinleyin. Asla çocuğunuzun sağlığı ile ilgili bir konuda doktorunuza danışmadan bir şey yapmayın.

  1. Çocuklar ateşlenirler. Çoğu zaman bu çok normaldir.
  2. Ateşlenmelerinin hemen her zaman bir nedeni vardır, bir hastalık gibi. “Ateş” bir “hastalığın” değil, bir “sonucun”, bir “yan etkinin” adıdır.
  3. Ateş bir sebep değildir, bir sonuçtur (çoğu zaman). Yukarıdakinin farklı yazılmış hali, farkındayım.
  4. Ateşli havale hallk arasında bilindiği gibi her çocuğun sırf ateşi yükseldi diye mutlaka geçireceği bir durum değildir. Ve çoğunlukla ateşi ani olarak yükseldiğinde havale geçiren bazı çocukların sağlıklarında korkulduğu gibi kalıcı bir hasar olmamaktadır.
  5. Ateş vücudun savunma mekanizmasıdır. Çocuğun vücudu mikropların kafasını gözünü daha kolay kırabilmek için ortalığı biraz ısıtmaya karar vermiştir.
  6. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın türü hakkında fikir verici olabilir, ama hastalığın ciddiyeti ile ilgili bir fikir vermemektedir.
  7. Ateş düşürücüler çoğu zaman hastalığı tedavi etmek için değil, çocuğu rahatlatmak içindir.
  8. Ateş sensördür. Ateş varsa çocuğumuzun hasta olduğunu anlarız. Çocuğumuzun ateşi neden çıktı, yani hastalığı nedir, kendi kendine geçecek mi, yoksa tıbbi yardım almalı mı, asıl önemli olan bunu bilmektir. Ne kadar süre ateş normaldir, hangi durumlarda ateşin sebebini araştırmak için ekstra bir şeyler yapmamız gerekir, bunları bilmeliyiz.
  9. Ateş düşürücüler aynı zamanda ağrı kesicidir. Bu yüzden eğer çok lazım değilse, ya da doktorunuz önermediyse, çocuğunuzu doktora götürmeden önce ateş düşürücü vermeyin, doktorunuz çocuğu muayene ederken ağrıyan yerlerini tespit etmek isteyecektir ve ağrı kesici buna engel olabilir. Ben bilgim olmadan kreşte de ateş düşürücü vermelerini istemiyorum, o ilacın verdiği sanal iyilik hali olmadan çocuğumu önce kendi gözümle bir görmeyi tercih ediyorum.

Amerikan Hastanesinin sağlık kütüphanesinde çocuklar ateşlendiğinde neler yapmamız , hangi durumlarda doktoru aramamız gerektiği ile ilgili çok güzel bir yazı var, mutlaka okuyun.

Çocuklarda ateş ve ateşli havale ile ilgili çok beğendiğim bir makale

Nurturia’da Ateş’le ilgili sorular

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


30
Jan 11

Hastalara Tavuk Suyu

“…Enfeksiyonlarda, gripte, nezlede, önerilen tavuk suyu çorbasının bilimsel bir geçerliliği olduğunu belirten Doç. Dr. Üneri, şunları söyledi: “Uzun yıllardır bizim klasik yayınlarda özellikle balgam söktürücü olarak tavuk suyu geçer. İlk karşılaştığımda bana da çok şaşırtıcı gelmişti. Ama özellikle son yıllarda giderek artan oranda bununla ilgili yazılar var. Bir kaç şekilde etkili olduğu düşünülüyor. Birincisi, içindeki bir takım maddelerin öksürük şuruplarındaki balgam sökücü olduğu, ikincisi tuzlu ve sıvı veriyorsunuz hastaya… Özellikle gripte ateş olduğu zaman vücutta bir kuruma meydana geliyor. Tavuk suyu içirdiğiniz zaman kurumayı düzeltiyorsunuz. İçindeki bir takım mineraller, eklem ağırlığınızın ve kırıklıklarınızın geçmesine neden oluyor. Sonuçta ben öneriyorum hastalarıma, günde en az bir kupa tavuk suyu. Limonlu ve biberli, tavuğun herhangi bir yerinden kaynatılarak, illa çorba haline getirmek de şart değil, düz olarak içilebilir. Bir tek komplikasyonu var. Bir hafta içtiğiniz zaman, bir ay boyunca tavuk görmek istemiyorsunuz…”

Alıntı yaptığım üst solunum yolları enfeksiyonu haberinin tümünü okumanızı tavsiye ederim, Nurturia‘da Eylem paylaşmıştı. Ben birden fazla yanlış bildiğim, yanlış yaptığım noktaya rastladım.

İştahsız bir çocuğa çorba içirmek bile zor olabiliyor çoğu zaman, o zaman madem tavuk suyu çok yararlı, enerjimizi konsantre olarak tavuk suyu içirmeye harcayabiliriz. Ilgaz 2 gündür Kinder Surprise yemeyi bile reddettiği iştahsızlıkla hiç sorun çıkarmadan içiyor bu tarifteki tavuk suyunu:

Grip için Tavuk Suyu Tarifi

Malzemeler:

  • Tavuk kemikleri. Kasaptan ya da marketinizden tavuk suyu için tavuk kemiği isteyin. Mümkünse derisiz olarak alın. Deriler gibi yağlı kısımları da koymazsanız bütün tavuğun suyuna göre çok daha hafif, daha lezzetli bir su çıkıyor. Ayrıca üstüste içilen tavuk suları için haşlanmış olan tavuğun etlerini yemekten ev ahalisine de fenalık gelmemiş oluyor.
  • Havuç
  • Patates
  • Limon Suyu
  • Zencefil
  • Tuz

Hazırlanışı:

Tavuk kemiklerini havuç ve patates ile birlikte düdüklü tencerede 15 dakika haşlayın. Normalde tavuk suyu çıkartırken soğan, pırasa, maydanoz ve sebze yaprakları da eklerim. Hafif olması için koku verecek sebzeleri eklemedim. Çocuğunuzun içebileceği sıcaklıkta, fazla soğutmadan bir kupaya 1-2 kepçe koyun, limon, tuz ve çok az zencefil ekleyerek içirin. Zencefili fazla kaçırmayın, acı olmasın. Sıcakken hem içimi daha güzel, hem de daha yararlı diye düşünüyorum. Kupanın kulpundan tutmasını sağlar ya da siz tutarsanız daha iyi olabilir, böylece daha az soğutarak sorun çıkarmadan içmesi mümkün olabilir. Şifa olsun.

Bugulog’dan çocukların hastayken iştahsızlığı ile ilgili

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


5
Aug 10

Çocuklarda basma kusurları

Çocuklarda ayakkabı seçimi ile ilgili daha önce yazmıştım. Aşağıdaki döküman Çocuklarda Basma Kusurları, Düztabanlık, Ortopedik Ayakkabılar ile ilgili çok güzel bilgiler içeriyor. Üstelik de benim önceki yazımda söz ettiğim ortopedi profesörü tarafından hazırlanmış. Geçenlerde Nurturia‘da bir arkadaşım iletmişti ama yazamamıştım.

Çocuklarda Basma Kusurları, Düztabanlık, Ortopedik Ayakkabılar
Prof. Dr. Selim Yalçın

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


1
Jul 10

Otizm boğmacaya yol açıyor

Autism Causes Whooping Cough makalesinden tercümedir (biraz sert bir üslupla yazmış, çocuğuna geleneksel aşıları yaptırmama yolunu seçmiş ebeveynleri incitebilir, önceden uyarmış olayım)

———————————

“Boğmaca öyle arttıki, son 50 yıllık eğrideki en tepe noktaya varmış durumda ve Kaliforniya sağlık biriminden Mike Silicia’ya göre bu 50 yılı aşıp geçecek.Peki bebekler için ölümcül olabilen bu hastalık nasıl oluyor da aşısı varken yükselişe geçebiliyor? Bu mükemmel ve önemli bir soru ve bazı doktorlar yanıtını bildiklerini düşünüyorlar. Ben de onlarla aynı fikirdeyim.

Aileler son 10 yıl zarfında 1997’de yapılmış olan ve bugün hatalı olduğu kesin olarak ispatlanmış bir araştırmaya dayanarak çocuklarını aşılatmama yoluna gittiler. Bu raporun yarattığı histerinin uzun dönemli etkileri oldu, yalnızca boğmaca değil, Britanya’da neredeyse tamamen kökü kazınmış olan kızamık hastalığı geri döndü, hem de “endemik” (sık görülen) hastalık olarak. Ünlülere doktorlar ve bilim adamlarından daha fazla prim veren aileler çocuklarına ve toplum geneline gözle görülür bir hasar verdiler.

Ailelerin çocukları için en iyiyi istemelerini ve aşıların otizme yol açtığını söyleyen araştırmanın ürkütücülüğünü anlayabiliyorum. Ancak, çocuğunuzu aşılatıp aşılatmama gibi ciddi bir kararını alırken korku ve ikinci sınıf aktörlerin yönlendirmesini, Amerika Pediatri Akademisi’ne üstün görmeyi komik ve sorumsuz bir davranış olarak görüyorum.

Peki o zaman otizme aşılar yol açmıyorsa, ne sebep oluyor ve bilim adamları otizmin son 20-30 yıldaki artışını nasıl açıklıyor? Otizmin yaygınlaşmadığı, yalnızca tanısının yaygınlaştığı ortaya çıktı. Otizm genetik bir rahatsızlık. Science-Based Medicine blogunda yazan David Gorski diyorki, “Gerçekte otizmin ana ve baskın nedeni genetik gibi görünüyor ve son yıllarda yapılan birçok araştırma sonucunda otizmin altında birden fazla genetik anormallik yattığı görülüyor”.

Yani uzun sözün kısası, kolay kandırılanlar bilim adamlarını suçlamakla uğraşırken, onlar otizme gerçekte neyin yol açtığını araştırmakla meşgul. Ne yazık ki, bir tek kötü incir ailelerin çocuklarını aşılatmama kararını almasında bir çuval araştırmacının zamanı ve enerjsinin çöpe atılmasına yetti. Aşılar yalnızca aşılanan çocuğun bağışıklık kazanması için değil, o çocukla temasa giren diğer çocuklar için de önemli. Yapılmadıkları takdirde boğmaca ve diğer hastalıkların kayıtlarındaki artışı izlemeye devam edeceğiz.”

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.