bebek istiyorum


2
Sep 08

Tüp bebek maceraları – 1 (Evren’in Kitubi’de ilk yazısı)

Eşimle 27 Haziran 1998’de evlendik. Evliliğimden daha önce de bir kaç kez jinekeloğa gittiğimden, üreme sistemimde herhangi bir problem olmadığından gayet emindim. Üç yıllık doğum kontrol hapıyla korunmanın ardından artık çocuk yapmak istediğimize karar verdik. İşte bütün macera da bu günden sonra başladı.

Her şeyin yolunda olup olmadığını öğrenmek ve bir kaç rutin test yapmak için gittiğim doktor, biraz uzun süren bir muayenenin ardından canımın sıkılabileceği bir aksaklık olduğunu söyledi. Tüplerde bir problem olduğunu, tıkanıklık olabileceğini, bunun da kadınlarda temel kısırlık nedenlerinden biri sayılabileceğini söylüyordu.

Oldukça şaşırmıştım, çünkü bu tür konuları  şansa bırakan birisi değilim. Nasıl olur diye bütün gece düşündükten sonra, neredeyse bir  yıl önce yazın geçirdiğim bir akıntının ardından gittiğim doktorun (aynı doktor değil), önemli bir şey olmadığını, havuzdan enfeksiyon kapmış olabileceğimi belirterek, mantar olduğumu söylediğini hatırladım. Hatırladım diyorum çünkü önemli bir rahatsızlık olduğunu düşünmemiştim açıkçası.

Doktorun verdiği ilacı eşimle birlikte kullandım ve kısa süre sonra rahatsızlık sona erdi. Oysaki geçirdiğim enfeksiyon daha ciddi olup, bende olduğu gibi tüplere yürüyerek burada iltihabi tıkanıklıklara neden olabilecek, hiç de basit olmayan bir virüs imiş. Zamanında tespit edilseymiş tedavisi de varmış.

Can sıkıcı bir durumdu, gerekli doktor takiplerini yaptığım halde başıma böyle bir şey gelmesine oldukça kızmıştım, üzülmüştüm ve çok şaşkındım. Akşam eve geldiğimde eşimle durumu paylaştım, doktorun bir altı ay kadar beklememizi, bu arada çocuk olmazsa laparoskopi ile tüplerin açılmasının denenebileceğini, bundan bir sonuç alınmazsa tüp bebek yöntemini önerdiğini söyledim.  

Birkaç araştırmadan sonra, altı ay beklemeden Hacettepe Üniversitesinde laparoskopiyi denemeye karar verdik. Operasyondan bir yıl sonra tüplerde belirgin bir açılma sağlanamamıştı ve zaten hamilelikle sonuçlanan bir durum da olmadı.

Bu arada pek çok değişik doktora da gittik, hem infertilite yöntemlerini hem de tüplere yapılacak 2. bir operasyonun bir faydası olup olmayacağını araştırdık. 2. laparoskopinin pek bir faydasının olmayacağı sonucuna vardıktan sonra tüp bebek yöntemini denemek için kendimize biraz zaman tanımaya karar verdik, çünkü hem eşim hem de ben çocuk konusunun aramızda hüzne dönüşen, bizim psikolojimizi bozan, evliliğimizi olumsuz etkileyen bir durum olmasını istemiyorduk, çünkü çevremizde bu durumda pek çok evli arkadaşımız vardı (Kısırlık ne yazıkki artık bu dünyada çok yaygın olarak görülen, çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inin yaşadığı bir olgu).

Ama yine de gelişen bu konuda gelişen teknolojiyi, yeni doktorları, yeni çalışmaları, biraz da gazeteci olmanın verdiği avantajlarla hep takip ettik. İlk deneme için ayrıntıları okumak isteyenlerle 2. bölümde  buluşmak üzere…

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


12
Apr 07

Gebelik Testinizi Toptan Alın

Okulu bitir, master yap(askere gitme/gitmesin), askere git/gitsin, iş bul, evlen, gez toz. Farklı sıralarla, farklı gerekçelerle anne baba olmak ertelenir geç otuzlara. Sonra da bir kez karar alındı mı hemen olsun istenir. Gerekli aksiyonlar alındıktan sonra heyecanla ilk adet dönemi beklenir (aksiyon derken doktora gitmek, sigorta yaptırmak gibi :)). Sonra da adetin gecikmesini bekleyecek kadar bile sabredemeden test yapılmasına karar verilir.

Peki bu test işi nasıl yapılır? Hangisi daha iyidir?

Hamileliğin gerçekleşmesi ile birlikte vücutta bir hormon (HCG) salgılanmaya başlıyor. Bu hormon önce kana, sonra idrara karışıyor. Kandaki hormon seviyesi laboratuvarlarda ölçülüyor, idrara bu hormonun karışıp karışmadığı ise hem laboratuvarlarda hem de eczanede satılan cihazlar sayesinde evde saptanabiliyor.

Kanda gebelik testi
Doktorlar kanda bakılan gebelik testini daha çok seviyorlar. Çünkü hem daha erken, hem de rakamsal sonuç veriyor. Çıkan değere göre, gebelik haftası hakkında, ya da son adet tarihinizden eminseniz gebeliğin gidişatı hakkında yorum yapılabiliyor. Eğer şüpheli bir durumunuz varsa doktorlar düşük, dış gebelik gibi risklerde de hemen bu testi yaptırmanızı istiyorlar. Çoğu laboratuvar sonucunuzu aynı gün içinde veriyor. Ancak bu testi yaptırmak, adı üstünde kanda olduğundan, kolu deldirmek anlamına geliyor. Laboratuvara gitmek de meşakkatli ve idrar testine göre daha maliyetli.

İdrarda Gebelik Testleri
Eczaneden alabildiğiniz idrar testleri genelde minik kasetler şeklinde. Bu testi yapabilmek için birkaç damla idrar gerekiyor. Bazı testlerde (resimdeki gibi) üzerine idrar damlatılmak üzere bir çukur bulunuyor ve kutudan damlalık da çıkıyor. Bazı testlerde ise idrarı emen bir çubuk bulunuyor. Bu çubuk idrarla ıslatıldıktan sonra test kasedinin içindeki yerine yerleştiriliyor. Testi aldığınızda beyaz bir kağıt şeklinde iken test yapıldıktan sonra üzerinde en az bir çizgi çıkıyor. Bu çizgi kontrol çizgisi olup çıkmaması testin bozuk olduğunu gösteriyor. İkinci çizginin belirip belirmemesi ise sonucu gösteriyor. Testin pozitif olduğu durumda ikinci çizginin belireceği yer gebelik hormonu ile tepkimeye girecek bir madde ile kaplı. Bu madde hormonla temas ettiğinde renk değiştiriyor. Kullanım kılavuzlarıda sonuç için 3 dk gibi bir süre beklemenizi söylüyor ama tecrübeme göre test pozitifse ikinci çizgi daha ıslanırken renk değiştirmeye başlıyor (en ucuz testle).

İkinci çizgi silikse
Testi erken bir dönemde yaptığınızda ya da düşük gibi durumlarda ikinci çizgi silik gözükebiliyor. İkinci çizginin çıkması, silik de olsa hormonun varlığını gösteriyor. Bu durumda birkaç gün sonra testi tekrar etmeniz ya da kan testi yaptırmanız gerekiyor.

Test negatif çıktığı halde adetiniz gecikmişse testi tekrar etmeniz ve durumdan doktorunuzu haberdar etmeniz gerekiyor. Bunun için doktorunuzla yaptığınız telefon görüşmesi genelde tıpış tıpış laboratuvara gidip kolunuza bir delik açtırmanızla sonuçlanıyor.

Eczanelerde satılan testler 3 YTL’den 30 YTL’ye geniş bir aralıkta fiyatlandırılıyor. Çalışma mantığının basitliği göz önüne alındığında, pahalı bir test almak bana göre anlamsız. Eğer hassasiyete ihtiyacınız varsa direk kan testi yaptırmak daha uygun. Laboratuvardaki idrar testi de ancak acil durumda faydalı olur diye düşünüyorum. Örneğin, acil bir durum için hastaneye gittiniz, hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsunuz ve hamilelikte yapılmaması gereken bir tedavi öneriliyor. Bu durumda hemen birkaç dakika içinde idrar testi yapılarak risk minimize edilebilir.

Test sonucunu beklemek birkaç dakika da olsa bir gün de olsa oldukça stres verici. Bir adet döneminde gebe kalabildiğiniz gün sayısının azlığını öğrendikten sonra test sonucuna bakmak insana milli piyango bileti sonucuna bakmak hissini veriyor. Hatta insan soyunun nasıl devam edebildiğine şaşırıyorsunuz. Bu nedenle en iyisi ruh sağlığınız için bir süre uğraşmayı göze alarak bu işe başlamak ve tasarruf için gebelik testlerinizi
toptan almak 🙂

Nurturia’dan:

Gebelik Testi

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.