(sayfaları dökümanın sağ alt köşesine tıklayarak ilerletebilirsiniz)
Bu dökümanı pdf olarak indir.
Oto koltuğu ile ilgili Nurturia soruları.
(sayfaları dökümanın sağ alt köşesine tıklayarak ilerletebilirsiniz)
Bu dökümanı pdf olarak indir.
Oto koltuğu ile ilgili Nurturia soruları.
Uçakta güvenlik
Evde Güvenlik
Nurturia’da ve bloglarda düzenli takılınca belirgin trendler olduğunu fark ediyorsunuz. Mesela kışın herkesin derdi ateş oluyor, sonra yazın tuvalet eğitimleri başlıyor ve her yer çiş, kaka notlarıyla doluyor. Bu aralar dikkatimi çeken bir konu, ucuz atlatılan ya da ucundan dönülen kazalarda artış olması. Hepimize hatırlatma olması için yazıyorum:
Şimdiye kadar Can’ın kullandığı 3 adet oto koltuğunu size tanıtmak istiyorum (Hande’den):
Maxi-Cosi Cabrio Fix
İlk koltuğumuz Maxi-Cosi Cabrio Fix oto koltuğuydu ve aynı zamanda bebek arabasına monte edilebiliyordu. Kullanımı çok rahattı.
Cabrio Fix’i, bir sonraki koltuğumuzun biraz gecikmeli gelmesinden dolayı doğumundan neredeyse 16 aylık olana kadar kullandık. Hala Can’ın o koltuğa karşı özel bir sevgisi var. Bence en fazla bir yaşına kullanılmalı. Küçük ve yatar pozisyonda olduğundan bir süre sonra çocuk için oldukça sıkıcı olabiliyor.
Volvo Britax-Fixway
Hamile kaldığımı öğrendiğimde arabamızı daha sağlam bir arabayla değiştirmeye karar vermiş ve Volvo almıştık. Volvo broşüründe çocuk koltukları dikkatimizi çekmişti. Can’ın koltuğunu değiştirme zamanı yaklaşınca aklımıza bu koltuklar geldi ve araştırmaya başladım. Araştırdıkça konunun çok derin olduğunu ve çocuk için en güvenli yolculuğun, mümkünse 4 yaşına kadar ters dönük olduğunu öğrenince kendimizi bir maceranın içinde bulduk. Bu vesileyle de Kitubi ve Damla ile tanışmış olduk.
Araştırmalarımız sonucunda getirtebileceğimiz 2 koltuk olduğu sonucuna vardık. Volvo Britax ve Besafe’in 3 modelinden bir tanesi. Isofix bağlantısı olduğundan arabamızın Volvo oluşundan ve Ilgaz’ın koltuğunu sevmesinden dolayı Britax Fixway almaya karar verdik.
Aracınızda Isofix Yoksa
Eğer arabanızda isofix bağlantısı yoksa öncelikle arabanıza isofix demirinin bağlanabileceği ve arabanın konstrüksiyonuna sabitlenmiş bir parça taktırmanız gerekiyor sonrasında
Koltuk bağlantı demir ayağı;

Ve koltuk bağlantı demir muhafazasına ihtiyacınız olacak;


Britax Fixway’in Üstünlükleri
Olumsuz Yanları
BeSafe Izi Combi X1
Karma (BeSafe’in distribütör’ü) talebimiz üzerine geriye dönük monte edilen bir modelinden fuar için 3 adet getirdiklerini söylemişlerdi. Gelen modelin isofixli olmadığını öğrendiğimizde moralimiz bozulsa da Besafe’in kalitesine güveniyordum. Bu araştırmalar sırasında Can’dan 40 gün küçük olan Ege’nin annesi Gülşah’la sürekli bağlantı halindeydik. İlk Besafe’in reklâmını o görmüş ve bana araştırmam için bir materyal daha sunmuştu. Biz Britax’ı alırken, Karma’nın bizim için getirdiği koltuğu da onlar aldılar.
Benim arabamda isofix sistemi yok. Ara sıra da kiralık şirket aracı kullanıyorum. Bir yandan sistemi kurdurmak için formalitelerle uğraşırken diğer yandan eşimle, “Çocuğu sen al” – “olmaz koltuk senin arabanda” gibi tartışmaları sık yaşar olmuştuk. Bu yüzden ikinci bir araba koltuğu almaya karar verdim. Bu arada Evren ve Osman oğulları Tan için Ankara’da bir mağazadan Besafe İzicombi X1 almışlardı. Mağazadan almak taksitli alma imkanını da beraberinde getiriyordu. Böylelikle Özel Can Bebe’yi arayıp ellerindeki Besafe’in koltuğunu internetten alışveriş yapabilmem için web sayfalarına yerleştirmelerini rica ettim. Kısa bir süre sonra yeni koltuğumuz bize teslim edildi.
Besafe İzi Combi X1′in Avantajları
Koltuğu hem ters hem düz monte edebiliyorsunuz. Fakat bu bizim için bir avantaj değil, çünkü koltuğu öne döndürmek gibi bir niyetimiz yok.
Dezavantajları
Bence bunlar çok önemli dezavantajlar değiller.
Ters monte edilen koltukların montajında dikkat edilmesi gerekenler
* Sabitlenmiş BeSafe izi combi X1
* Ön koltuğa sabitlenmiş kayışlar koltuğun ivmeyle arabanın arka tarafına doğru kaymasını önlerken, yere basan ayak ta, koltuğun arabanın ön tarafına doğru hareket etmesini engelliyor
* Koltuğun arabaya sabitlenmesini sağlayan mekanizmanın kriko kolu
* Hem araba koltuğunu sabitlerken aynı zamanda koltuğun arka tarafa doğru hareket etmesini engelleyen çelik kaplama bölümün emniyet kemeri geçişi.
* Emniyet kemerinin geçiş noktaları.
Bir de koltuklar gelmeden önceki en büyük fobim, küçücük olan benim arabama (ford fiesta) sığar mı korkusuydu. Onda da bir sıkıntı yaşamadık. Çok yer kapladıkları kesin ama orası oğlumuzun özel yeri.
Her iki koltuktan da çok memnunuz. Daha da önemlisi Can çok memnun bizim de içimiz rahat.
Nurturia Geriye Dönük Araba Koltuğu Sevenler Grubuna katılın
“Yapılan bir araştırma, Trafik kazalarından en fazla çocukların etkilendiğini ortaya koydu.
Gazi Üniversitesi’nce yapılan “Trafik Kazalarının Çocuklar Üzerindeki Etkisi” konulu araştırma, çocukların yaya ve yolcu olarak trafik kazalarından en fazla etkilenen grup olduğunu ortaya çıkardı.
Yrd. Doç. Dr. Akduman, çocuk ölümleri ya da yaralanmaların büyük kısmının araç içinde olduğunu ifade eden Akduman, Türkiye’deki ölüm oranlarının küçük çocuklarda artmasının, çocuk koltuğu kullanımının yeterli olmamasından kaynaklandığını söyledi…”
Besafe geriye dönük oto koltuğunun güvenliği ile ilgili çok güzel bir sayfa hazırlamış: http://www.hts.no/en/safety/whyrearfacing.php . Bir özetini sizinle de paylaşayım dedim:
5 Kat Daha Güvenli

1 – Çocuklar minik birer yetişkin değildir (baş/vücut oransızlığı)

2 - Öne dönükken yaralanma riskleri: Boyna aşırı yük yüzünden ölüm ya da felç riski, objeler yüzünden kafatası ya da yüz yaralanmaları, kemerin iç organlara zarar vermesi (sağdaki grafik çarpıcı, 1 ve 2 yaş çocuklarının trafik kazalarında yaralanma oranları gösteriliyor. İsveç’te 1 yaşından sonra da geriye dönük oturma yaygın, Almanya’da 1 yaştan sonra öne çeviriliyor, yeşiller İsveç, kırmızılar Almanya)

3 – Volvo 800′ü (0-4 yaş arası) çocuklu olmak üzere 13000 gerçek trafik kazasını incelemiş. Sonuçlara göre kazalarda çocukların ağır yaralanma riski:
Geriye dönük 8%
Öne dönük 40%
4 – Kaç yaşına kadar? (solda Anna 3 yaşında, sağda Louise 5 yaşında)

Peki neden firmalar hala 5 kat daha iyi koruyanı varken öne dönük koltuk satmaya devam ediyorlar?
Ev sahibimizin gönderdiği mail’le haberdar oldum:
—————————-
Herhangi bir şekilde kaybolan kişi; ACIL ya da NEREDEYIM yazıp 7777 veya 2222 numarasına mesaj gönderirse, kendisine BULUNDUGU YER GAYET AYDINLATICI BIR SEKILDE mesaj olarak gönderiliyor.
Normalde 2sms/4 kontör. Fakat kontörünüz olmasa da mesaj gönderiliyor (operatörünüzden teyit etmekte yarar var)
Cep Telefonuma iki mesaj geldi, birincisi aşağıdaki bilgileri, ikincisi lokasyonunuzun işaretlendiği bir harita içeriyor.
BULUNDUGUNUZ BOLGE:
Istanbul,Kadikoy,Icerenkoy, Karaman Ciftlik Yolu caddesi
COGRAFI KONUMUNUZ:
(40 derece 58 dk 44 sn Kuzey, 29 derece 06 dk 22 sn Dogu)
SIZE EN YAKIN NOKTALAR:
Tem Polis Buro Amirligi 103 m (+902164104113),
Ozel Avicenna Hastanesi 225 m (+902165741000),
Infotech Bilisim ve Iletisim Teknolojileri .S. 32 m (+902165740505)
Polis Imdat 155, Alo Jandarma 156, Hizir Acil 112, Itfaiye 110
Aklınızda bulunsun.
Beynin acil durumlarda mantıklı çalışmak için eğitilebileceğini birkaç farklı yerde okudum ve çok aklıma yattı. Eğer bir şeyin fiziksel olarak pratiğini yapamıyorsam bile, üzerinde düşünerek pratik yapmaya çalışıyorum. Örneğin, deprem olursa ne yapacağım, hırsız girerse, ya da Ilgaz’ın boğazına bir şey kaçarsa neler yapacağım diye düşünüyorum. Adrenalin vücudumdaki acil durum rezervlerini açığa çıkartacak, kalbim hızlanarak daha fazla kan pompalayacak (ne yapacağıma konsantre olarak beynimi saçmalatacak kadar hızlanmasına izin vermeyeceğim), görmem gereken önemli şeyleri netleştirmek için diğerlerini bulanıklaştıracak. Ben de elimden ne geliyorsa yapacağım, sonra iş işten geçtikten sonra, şunu yapabilir miydim, bunu yapsam farklı olurdu diye hayıflanmayacağım. Plan böyle. Beynin hızlı düşünme gücünü öğrenmek için Malcolm Galdwell’in Düşünmeden Düşünebilme Gücü (Blink) kitabını okumanızı tavsiye ederim (tercüme kalitesini bilmiyorum).
Kitubi’ye yazdığım şeyleri uygulamakta çok iyi istikrar gösteriyorum. Hem yazmak için konu üzerinde daha organize düşündüğüm, hem de başkalarına tavsiye ettiğim için üzerimde hissettiğim sorumluluktan dolayı. Bunu da hem sizin için, hem de kendim için yazmış oluyorum.
Tanık olduğum kazalarda:
Çocuk işte, sürekli düşüyor, bir yerini çarpıyor, geçenlerde merdivenden bile yuvarlandı. Eğer, kaza sırasında yanındaysam, bir bölümünü bile gördüysem, beynim istemim dışında bir emir veriyor: ÇABUK
Bu emrin amacı, kazayı daha az hasarla önlemek. Mesela, Ilgaz merdivenin üst basamaklarından yuvarlanmaya başladığında, durumu gören Gökhan’ın beyni bu emri verdi: ÇABUK, DURDUR. Gökhan küt diye, 5-6 basamağı birden atladı. Ilgaz’ı tutamadı ama tutabilirdi de, çok hızlıydı.
Ama eğer Ilgaz tavşanın geçen gün Ankara’da yere dökülen havuçlarının peşinden sandalyeden uçması ile veriyorsa beynim bu emri, o zaman hiç şansı yok, çünkü müdahele için yeterli zamanım yok. O zaman çok saçma bir şey yapıyorum. Ilgaz’ı çılgınca bir hızla düştüğü yerden alıp, koşarak başka bir odaya götürüyorum. Ilgaz korkuyor ve deli gibi ağlamaya başlıyor. Vurduğu yeri saklıyor ve ben ne olduğunu göremiyorum. Canının yanması ile birlikte benim verdiğim şoktan iyice sinirleri bozulduğu için, müdahele etmek, onu bırakıp doktoru aramak mümkün olmuyor. Yarasını sımsıkı kapatıyor ve bana sımsıkı yapışıyor ve deli bir tonda ağlıyor. Ben de tam olarak ne kadar yaralandığını anlayana kadar kafayı yiyorum. Bu saçma davranışıma ışıkta bakacaktım, buz koyacaktım gibi bir bahane buluyorum. Bunu Ilgaz’ın hemen her kötü düşüşünde yapıyorum ve altında yatan nedeni daha yeni çözebildim. Beynim kazayı durdurmak için ÇABUK emrini veriyor, kazayı durduramadığını farkedemeyip saçmalıyor. Eğer ben yanında yokken acı ağlaması üzerine yanına koşarsam, gayet sakin bir şekilde olay yeri incelemesi yapıp, ona da yumuşak davranabiliyorum.
Ilgaz’ı korkutmasının yanında, aslında daha önemli bir tehlikesi var bu yaptığımın, özellikle bunun farkında olmak ve değiştirmek için aklımda tutmaya çalışıyorum. Düştüğü anda, hareket ettirilmemesi gereken bir şekilde yaralanmış olabilir. Örneğin, boynu incinmiş olabilir, ya da bir yerine bir şey saplanmış olabilir ve ben onu karga tulumba kucağıma alırken kötü sonuçlara yol açıyor olabilirim.
Siz panik halinde nasıl davrandığınıza dikkat ettiniz mi? Kendinizi kontrol etmeye çalışıyor musunuz?
Çocuklarımız için daha fazla güvenlik!
Anadolu Seyahat otobüslerinde isteyen ailelere çocuk koltuğu tahsis ediyor. Bayram tatilinde Ilgaz’la ikimiz Ankara’ya gideceğiz. Aslında deneyip ondan sonra yazmak istemiştim ama saati uymadı. Ankara’ya yalnızca 13.00 ve 23.59′da varmış. Öğlen gidersek tüm gün ziyan olacak. Ilgaz normalde 21.00 gibi yattığı için ikinci opsiyon da hiç uyuyamaması anlamına gelecek. Bir gece uyumasın ne olacak diyeceğim, ama bu ertesi gün keyifsiz olması, bana daha çok ihtiyaç duyması ve benim dün itibariyle 1 yaşını doldurmuş tadından yenmez yeğenim Tan’la daha az oynayabilmem anlamına geleceğinden işime gelmedi. Bayram planlarını henüz yapamayanlar olabilir düşüncesiyle duyurayım dedim. Her ne kadar test etme imkanı bulamamış olsam da, yine de öncülükleri için Anadolu Seyahat firmasını tebrik ediyorum.
Bu arada otobüslerin çocuklar için özel indirim yapma gibi yasal bir zorunlulukları varmış, bilet alacak olduğunuzda mutlaka talep edin:
Otobüs bileti alırken çocuk biletleri indirimli olmak zorundadır
Ilgaz 13 Şubat 2009′da 2 yaşını doldurup da uçaklarda adamdan sayılalı beri, bize uçak biletleri pek tuzlu gelmeye başladı. Havaş’ı, indisi bindisi derken, 5 saatlik yolculuk için deymez diye bu alternatifi eledik. Benzin bir yana, bayram üzeri çocukla yalnız uzun yola çıkma düşüncesi de pek mantıklı gelmedi.
Sonra aklıma tren seçeneği geldi. Aslında önce yataklı trene heveslendim ama baktım hızlı trene göre çok pahalı. Hızlı trenle gidip dönmeye karar verdim. Ilgaz’a da tren macerası olsun. Geç saatte Eskişehir’de bir aktarma var, o sırada Ilgaz uyumuş olursa da uyanırsa da artık teyzesinin evinde tekrar uykuya dalar ne yapalım. Ben kendi adıma hem Tan’ı göreceğimiz, hem de trene bineceğimiz için heyecanlıyım.
Çuf çuf çuf çuf…
Hande’nin isteği üzerine, uyarı ve hatırlatıcı olması açısından Hangi bebek mobilyasını almalıyım? – Yatak ve beşiklere ek ve yatak bariyerleri (parmaklıklar) yazısına yazdığı yorumu, ayrıca yayınlıyorum. Benim bile, tecrübe etmiş hatta yazıyı yazmış olmama rağmen, 20-24 ay dönemindeki yataktan kalkma sorunlarını düzeltmek için yorucu uğraşlarımızın sonucu, atlamıyorsa bırakın dursun beşikte yorumu yaptığım olmuştu. Varsın kalksın gelsin, geri götürür yatırırsınız. Montessori metodunda önerilen yer yatakları da güzel bir alternatif.
Hande’nin yorumundan aktarıyorum:
“Bile bile lades buna denir herhalde. Bu yazıyı ilk okuduğımda Can yanılmıyorsam 11-12 aylıktı daha vaktimiz var ama dikkat etmeliyim diye düşünmüştüm. Can 15 aylık olduğunda dikkatimi arttırdım, hatta bir an önce yatağı değiştirsek mi diye endişelerim başladı. Ama henüz Can şempanze durumuna geçmemişti herkes de acele etme çocuklar 3 yaşına kadar yatıyor bunlarda diyorlardı. Can 16 aylıkkken şempanze oldu ama yataktan atlamaması gerektiğine ikna ettik uyanınca bize sesleniyor “indiirr” diye bağrıyordu. Bu arada ben de 2 aydır artık bir yatak mı alsak acaba, yoksa parmaklıkların bir kısmını söksek mi diye düşünürken olanlar oldu. Geçen gece Can uyuduktan sonra su içmeye diye alt kata indim. Sözde hemen çıkacağım ya güvenlik tedbirlerimi de almadım. O sırada eşim seslendi salona girdim oturdum. Televizyon da açık, 5dk’nın içinde oturur vaziyette uyumuşum (sabah 7de iş başı yapıyoruz son günlerde herhalde onun yorgunluğuda olsa gerek). Gözlerimi Can’ın anne demesiyle açtım ki Can merdivenlerden iniyor ve en aşağı inmesine son 3 basamak ve parmaklıkların arasından bana bakıp sesleniyor. Aklımı oynatacağım sandım. Fırladım aldım kucağıma “Sen nasıl indin buraya düştün mü Can” dedim “düştüm” dedi. Baktım alnında koca bir şişlik ama ilginç bir şekilde pek ağlamıyor sadece homurdanıyor. Bu arada ben ağlıyorum tabi “ben ne kadar kötü bir anneyim, özür dilerim oğlum” diye. Soydum bütün vücuduna baktım başka bir şey yok, yataktan atlarken kafayı vurmuş anlaşılan ama neyse ki merdivenlerden yuvarlanmamış.
Neyseki çok ucuz atlattık. Çok hafif küçük bir morluk vardı ertesi sabah alnında. Ben 2 gündür hala kendime gelemedim kahroldum resmen. Tam da benden iyi anne olacağına ikna olmaya başlamışken 1,5 yılı sıfırladım kendi gözümde hala aklıma geldikçe gözlerim doluyor.Hiç bir şeyi ertelememek gerektiğini birkez daha görmüş oldum. İnsanlara bu bebek yataklarını 3 yaşına kadar kullanılabilir diye satmamaları gerekiyor. Hatta insanların bu yatakların 15 aylıktan itibaren çok tehlikeli oldukları konusunda da uyarılması gerektiğini düşünüyorum. Ben Damla’dan bunları öğrendiğim halde bakın neler yaptım. Aman dikkatli olun!!”