Uncategorized


21
Mar 14

Özgürlüğümüz kısıtlanamaz

Bu bir ortak yayındır. Bu konuya duyarlı birçok blogda bugün bu yazıyı göreceksiniz.

***

Özgürlüğümüz kısıtlanamaz

#TwitterBlockedinTurkey

T.C. Anayasası

VIII. DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA VE YAYMA HÜRRİYETİ
Madde 26

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma haklarına sahiptir.

Dün gece yarısı ülkemizde anayasa ihlal edilmiştir. Uluslar arası bir sosyal paylaşım ağı olan Twitter’a erişim farklı mahkeme kararları ile engellenmiş, halkın kendisini ifade etme ve haber alma özgürlüğü kısıtlanmıştır.

T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan dün Bursa’da düzenlediği seçim mitinginde “Twitter mwitter, hepsinin kökünü kazıyacağız Uluslararası camia şöyle der, böyle der hiç umurumda değil. Herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü görecek.” dedikten ve Başbakanlık Basın Müşavirliği’nin “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bazı linklerin kaldırılmasına ilişkin mahkemelerden çıkarmış oldukları kararların uygulanması konusunda Twitter yetkililerinin duyarsız kaldıkları bir süreç söz konusudur. Mahkeme kararlarını umursamama, hukukun gereğini yerine getirmeme biçimindeki bu tutumda bir değişiklik gözlenmemesi halinde, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için teknik olarak, Twitter’e erişimin engellenmesinden başka çare kalmayabileceği belirtilmektedir” açıklamasından sadece bir kaç saat sonra gece yarısı Twitter’a Türkiye’den erişim yasaklanmıştır. Internet servis sağlayıcılarına ulaşan mahkeme kararları ile Twitter’a ülke sınırları içinden erişim kapatılmış, mobil cihazlarda kullanılan 3G erişimi de aynı şekilde engellenmiştir.

Yasakların ve sansürün bir çözüm olmadığını, sosyal medyanın susturulamayacağını, özgürlüklerin sansür yoluyla kısıtlanamayacağını herkesin görmesi, bilmesi gerekir. Bunu dün gece Twitter yasaklandıktan kısa bir süre sonra DNS ayarlarında değişiklik yaparak veya VPN, Hotspot Shield gibi bazı programlar üzerinden mecraya giren milyonlarca Türk kullanıcısı da göstermiştir.

Sayıları 12 milyona yaklaşan Türkiyeli Twitter kullanıcıları #TwitterBlockedinTurkey etiketiyle konuyu bir saat içinde Twitter’da dünya çapında en çok konuşulan etikete taşımış,farklı etiketlerle gece boyunca TT listesinde kalarak, dünya kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Yasaklamadan sonraki ilk 4 saat içinde 2,5 milyondan fazla Türkçe tweet gönderildiği hesaplanmaktadır. Şu anda dünya basını Türkiye’deki Twitter yasağını öncelikli haber olarak vermekte, bunun özgürlükleri baltalama yönünde bir girişim olduğunu söylemektedir.

Biz, ülkemizin geleceğini oluşturacak çocukları yetiştiren anne babalar olarak Gezi Parkı direnişi ile tırmanan ve 17 Aralık süreciyle hızlanan şiddet ve sansür uygulamalarını esefle izlemekteyiz. Türkiye’nin gerçek demokrasiden gün be gün uzaklaşmasından, meclisinden medyasına, emniyet güçlerinden yargısına kadar her türlü sistemin çivisinin çıkmış olmasından derin bir endişe duymaktayız.

Dün geceki yasak kararıyla Türkiye dünya üzerinde Twitter’a erişimin engellendiği Çin dışındaki tek ülke olmuştur. Bunun utancı ve ayıbı bu yasağı getirmeye cesaret edenlere ait olmakla birlikte, ağırlığını omuzlarımızda taşımaktayız.

Bu ülkenin gelecek nesillerinin özgür bireyler olarak büyümesini en çok isteyen ve bunun için emek veren anne babalar olarak hükümetin son aylarda giderek artan baskıcı tavırlarını kabul etmiyor ve bu sansürü şiddetle kınıyoruz.

Herkesi gerek internet üzerinden, gerekse etrafımıza bu durumu anlatarak konuyu protesto etmeye ve nihai olarak da 30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimlerde vatandaşlık hak ve sorumluluğu olan oy kullanma görevini mutlaka yerine getirmeye davet ediyoruz.

Blogger Anne ve Babalar

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
Mar 14

Berkin’i niye vurmuşlar anne?

– Berkin’i niye vurmuşlar anne?

————————————–

Berkin ekmek almaya gitmişti: “Aneey senin ayağın sakat, bir şey olursa kaçamazsın…”

“Cumartesi gecesi Gezi’ye destek için Okmeydanı’nda yürüyüş vardı. Gazdan ne evde durabiliyoruz, ne dışarıda. Sabaha kadar ayaktaydık, gün doğarken etraf sakinledi. Tanıdık birini bulursam alır kahvaltıya getiririm diye ekmek almak için fırına gitmeye hazırlanıyordum.”

Berkin, aniden annesinin elindeki 5 lirayı çektiği gibi kapıya fırlıyor ve “Aneyyy, senin ayağın sakat , bir olay olursa koşamazsın, kaçamazsın, ben gideyim, hem sokakta arkadaş bulursam kahvaltıya getirebilir miyim?” diye soruyor.

Berkin, sokakta bir arkadaşına rastlayıp top oynamak için sözleşiyor ve o sırada çatışma seslerini merak edip yolunu değiştiriyor. Gaziler Sokağı’nın köşesinden kafasını uzattığında bir binadan “Berkin” diye bağrıldığını duyuyor. Kafasını çevirip yukarı bakıyor…

Elvan ailesi o pazar sabahı, kahvaltı masasında bir araya gelemedi. O ekmek o sofrada hiç kimseyle paylaşılamadı. Berkin’e nişan alan polisi gören mahallelinin “geri kaç” uyarısına vakit bile kalmadı..

Tam onu aramaya çıkıyordum ki zil çaldı. Berkin kafasından yaralandı, hastaneye götürüldü dediler. Çıktık, daha bibergazı kokusu ve polisler vardı. Berkin ameliyata alındı dediler. Avukatlar gelip bibergazı kapsülü dediklerinde yıkıldık, bittik… Polisler yolu kapattığından ambulans hiç gelememiş. Oğlumu getirdiklerinde kalbi atmıyormuş.”

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


19
Jul 12

Neptün Doğdu

Sevgili kızımız Neptün, tam 38 haftalıkken, güzel bir doğumla 17 Temmuz 17:33’te, sağlıklı 3.440 gram bir bebek olarak aramıza katıldı. Detaylar ilk fırsatta 🙂

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Feb 12

Gamze Akbaş, İlik Donörü Olmak ve Yardım Kampanyaları

Ilgaz doğduktan sonraki ilk yalnız başıma karşıdan karşıya geçişimi hatırlıyorum. Bir sağa, bir sola, tekrar sağa, köşeden bir anda bir araba çıkar mı acaba? En son ne zaman kalbim karşıdan karşıya geçerken böyle çarpmıştı, belki ilkokulda?

Yakınlarımı kaybetmekten korktum hayatım boyunca. Ilgaz doğmadan önce kendi canım hiç böyle kıymetli değildi. Onun ihtiyacı olduğunda yanında olamama korkusu, sorumluluk duygusu ağır. Ama bir de onunla birlikte yaşama, büyüdüğünü görme isteği kendi canının, hayatının kalan günlerinin değerini arttırıyor, çok arttırıyor. Bir anne neden ölmek istemez, hala okumadıysanız Gamze’nin kendi dilinden okuyun.

Gamze’yi Nurturia’da birçok anne sanırım benim gibi Dert Ortağım grubunda açtığı Kanserdim Yendim konusu ile tanımıştır. Gamze ne yazık ki bu konuyu açtıktan 10 ay kadar sonra yeniden kanser olduğunu öğrendi. Gamze akut myeloid lösemi hastası. Şu anda kemoterapi görüyor ve tedavisi iyi gidiyor. Gamze’ye kemoterapi tedavisinin sonunda kök hücre nakli yapılması gerekiyor ve bunun için gönüllü bir bağışçının iliği gerekiyor. Tabi donör olabilmek için hasta ile uyumlu bir verici bulunması gerekiyor. Bunun için de çok kişinin gönüllü bağışçı olmasına ve uyum testleri yapılabilmesi için kan örneklerine ihtiyaç duyuluyor, Gamze için ve Gamze’nin durumundaki tüm hastalar için (Detaylı bilgi)

Nurturia Anneleri (Nurturia’da organize olan annelerin dış dünya ile iletişim kurarken kendilerine verdikleri isim) Gamze için çok geniş çaplı bir kampanya başlattılar. Nurturia’da bir üyenin başı sıkışınca herkes seferber oluyor. Küçük, büyük yardım kampanyaları Nurturia’nın kuruluşundan beri var, benim hatırladığım ilk büyük kampanya Nehir içindi. Nehir de bir bebeklik çağı kanseri olan NeuroBlastoma’ya yakalanmıştı ve yurt dışında yapılacak tedavi için yüklü miktarda para gerekiyordu. Nurturia’da ve blogcuların duyurularıyla gönderilen mail’lerle Ayşe Arman’ın Yarım Kalmış Hayatlar programına kadar ulaşılmıştı. Nehir ne yazık ki kanserden değil ama minik yorulmuş bedeninin tedavi sürecini kaldıramaması yüzünden hayatını kaybetti. Hepimiz çok üzüldük, hala da üzülüyoruz. Gamze için sevinmek istiyoruz. Gamze’nin bünyesi tedaviye iyi yanıt veriyor, morali yerinde ve tedavinin başarıyla tamamlanması için ilik gerekiyor ve bu ilik bizden birinde olabilir.

Nurturia Anneleri Gamze için bir dernek, kurumsal bir yapı olmadan tamamen kişisel çabaları ile birçok basın mensubuna, ünlüye ulaştılar, hem sanal, hem sanal olmayan medyada Gamze’ye geniş yer verilmesini sağladılar. Bir yandan kampanyanın çok kişi tarafından duyulmasını sağlamaya çalışırken diğer yandan da yine tüm kişisel imkanlarını zorlayarak insanların test için kan örneği vermelerini kolaylaştırmak için çözümler üretmeye çalışıyorlar. Siz de hem kan örneği vermekle ilgili sorularınızı sormak, hem de kampanyaya fikir/destek vermek için Gamze için kurulmuş gruba üye olabilirsiniz.

Nurturia’nın kampanyadaki rolü

Nurturia iki temel amaç için kuruldu, anne-babaların çocuklarının anılarını kaydetip paylaşabilmeleri ve anne-babaların birbirleri ile yardımlaşabilmeleri. Başından beri bunu en iyi şekilde sağlayabilmek için çalışıyoruz. Nurturia yönetimi olarak herhangi bir ebeveynlik yaklaşımını savunmuyoruz, belirli bir görüşü empoze etmeye çalışmıyoruz, içerik üretmiyoruz, gündem yaratmıyoruz, gündemi yönlendirmiyoruz, sahiplenmiyoruz. Sadece iyi çalışan, kolay kullanılan, hızlı, güvenli bir platform sunmaya çalışıyoruz.

Başından beri çeşitli nedenlerle üyelerimizin organize ettiği sosyal sorumluluk projelerinin dışında durmaya çalışıyoruz  (bir gün Nurturia’nın kendi sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirebilecek zaman ve bütçeyi bulabilme hayalimiz baki olsa da). Bugüne kadar çok sayıda talep gelmesine rağmen ilk kez Gamze için banner ekledik, haftalık bültende yer verdik, çünkü verilecek mesaj çok net, görülecek fayda çok net, sağlanacak fayda çok kişiye. Bir kısım üyemiz tüm üyelere mail atmadık diye serzenişte bulundu. Biz Nurturia için kuruluşundan beri gerekmedikçe ve izinsiz bir şekilde hiçbir kişiye, hiçbir sebeple mail yollamadık, örneğin Nurturia kurulmadan önce ön-kayıt olan kişilerden üye olmayanlara ikinci bir mail atmadık ya da hiç tüm üyelerimize reklam mail’i yollamadık (mail adresi saklayan herkes bu sorumluluğu göstermeli).

Velhasıl, Nurturia’nın bugüne kadar düzenlenen hiçbir kampanyada olmadığı gibi, Gamze Akbaş için düzenlenen kampanyada da herhangi bir katkısı yok. Diğer tüm yardımlaşmalar, kampanyalar gibi tamamen üyeler tarafından başlatılmış ve sürdürülmektedir. Her daim yardımlaşma olan Nurturia’da bizim tek yaptığımız her zaman olduğu gibi anne-babaları biraraya getirmek ve onların işine yarayan bir platform sunmak ve onu ayakta tutmak.

 

Yazının buradan sonraki bölümü Nurturia’da ve herhangi bir yerde yardım organize eden arkadaşlarım için…

Köprülerinizi Yakmayın

Hemen her yardımlaşmada görüyorum bahsedeceğim olumsuzlukları. Aslında bu kampanyanın başarısına, büyüklüğüne, katılımcısının çokluğuna bakarsak oldukça az sayıda gördüğüm kadarıyla vereceğim örnekler. Yine de dikkat etmek, çok dikkat etmek, yapanları uyarmak gerekiyor, hele de  herkesin daha da gerildiği bugünlerde.

Yardım işinde gönüllülük esastır. Tehdit ile, zorlama ile, teşhir ile, kınama ile yardım istenmez. O çok yaptı sen az yaptın, ben yaptım sen sahiplendin olmaz. Yapılan yardımı azımsamak, aşağılamak olmaz. Olsa da yardım yerini bulmaz. Mesela dün Nehir için para yardımı toplayan ünlü bugün Gamze için geri dönmedi diye duyarsız olmaz, ona ilgisiz denmez.

Yardım kampanyaları hele de kurumsal bir elden yönetilmiyorsa viraldir, sizin verdiğiniz mesaj yolda değişebilir, başka şeylerle birleştirilebilir (Nurturia’nın yayılması da viraldir ve bugüne kadar üyeler tarafından Nurturia için, Nurturia adına söylenmiş, yazılmış tek kelime için düzeltme talep etmedik). Kontrollü olmayan bir yayılma yöntemi seçip sonra da mesaj başka yerlere gitti diye yardım eden insanları itham etmemelisiniz.

Bir kampanya için dışarından bir insanın/kurumun elindeki kaynakların ince hesabını yaparak, bunları ona ima/ifade ederek yardım isteyemezsiniz. Kimin hangi kaynağını ne şekilde kullandığını, ne için ayırabileceğini bilemezsiniz. Şimdi siz bir yardım yaptınız diye, şimdi yardım yapmadığını düşündüğünüz birinin ne yardım yaptığını bilmeden, ne derdi olduğunu bilmeden insani üstünlük taslarsanız çok ayıp edersiniz.

Başkası için de olsa, yardım isterken nazik olmak durumundasınız, aynı kendiniz için yardım istediğiniz zamanlardaki gibi. Siz nazik olursanız karşı taraf zaten sizin başkası için istediğinizin ayrımını yapacaktır. Konu ne kadar acil olsa da, önemli olsa da nezaketi bırakma lüksüne sahip değilsiniz. Aslında hele de başkası adına yardım istiyorken, hem de kendisi çok nazik bir şekilde istiyorken.

Yardım işinde gönüllülük esastır. Kaş yapayım derken göz çıkartmaktan sakının. Sarfetmesi kolay, geri alınması zor sözlerden sakının. Kimseye yardım edeceğim derken haddinize olmadan kimsenin insanlığını, vicdanını sorgulamayın. Gamze’nin daha yardıma ihtiyacı olacak, hangimizin yarın ne konuda ne yardıma ihtiyacı olacağı belli değil. Bu zor zamanları geçirirken nezaketi, hoşgörüyü elden bırakmayın. Köprüleri yakmayın.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


14
Feb 12

Hafta hafta gebelik – 15 ve 16. haftalar

Zaman su gibi akıyor, 15’i yazamadan 16. hafta oldu. İkisini birlikte toparlayayım dedim.

Ilgaz 5 yaşında

Evet bu konuyu da bu yazıya birleştirdim 🙂 Okuldaki kutlamasını gününden 3 gün önce, evdeki aile içi kutlamasını 1 gün önce yaptık. Tam doğum günü gelene kadar kutlayanlara hep düzeltme verdi “asıl doğum günüm pazartesi de…” diye. Sonunda gerçek doğum günü olduğu sabah “hadi artık gerçekten 5 yaşındasın, tam 5 yıl önce 2 saat önce doğmuştun, seni hemşireler yıkarken baban izlemişti…” diye doğduğu günü anlatmaya başladık. O kadar hoşuna gitti ki o günden beri doğduğu günü sorup duruyor.

Evdeki partisinin pastasını fotoğraftan anlaşıldığı üzere kendim yaptım, muzlu Alman pastası. Pasta doğal ama süslemeler çakma (minik Eti Cicibebe ve Elit Draje). Hazır almak kesinlikle daha mantıklıydı ama bebek doğduktan sonra belki birkaç yıl mutfakta fazla zaman geçirmek istemeyeceğim için birkaç saat ayırmak istedim.

Perşembe günü kontrol var, birlikte bebeği görmeye gideceğiz.

Neptün

Bebeğin ismi. Nurturia’da güncelledik ama hiç tepki gelmedi. Tahmin ediyorum Aslanağzı gibi bir lakaptır diye üzerinde durmadı kimse 🙂 Biz daha Ilgaz portakalda vitamin bile değilken Gökhan’la uzaydan müstakbel çocuğumuza isim bulmaya çalışıyorduk. En çok Neptün hoşumuza gitmişti, sevdiğimiz mavi bir gezegenimizdir hatta evde yıllardır fosforlu geceleri parlayan bir Neptün vardır, ama isim olarak kullanıldığını bilmiyorduk. Bu bebeğe isim araştırırken TDK’nın kişi adları sözlüğünde Kız ismi olarak kayıtlı olduğunu gördüm. Gökhan hemen Nurturia’da ismini avatarını değiştirdi. İnternette araştırdık, Türkiye’de 59 tane Neptün varmış. Öğretmen, belediye başkanı eşi, doktor Neptün Hanım’lar buldum. Nüfusta iki ismi olan, Neptün Merve adlı genç kızımının Neptün’ü kullandığını tespit ettim. Ertesi gün Ilgaz’a sorduk, Mars da olabilir dedi ama Neptün’ü de çok beğendi. Ilgaz’ın ismine ailecek karar verişimizi yaptığımız gibi Neptün’ü de kameraya çekip kayıt altına aldık. Biz üçümüz çok memnunuz, diğer aile bireylerine de alışmaları için 6 ay verdik 🙂

Bu haftaya kadar gözüme Ilgaz’a göre daha yayvan görünen göbeğim aniden sivrildi ve bir tepe görüntüsünü aldı. Şu ana kadar hemen her şey Ilgaz’la aynı. 16. haftaya kadar erkek hamileliği ile kız hamileliği arasında bir fark yok diyebilirim rahatlıkla. Keşke fotoğraf da çekip ekleyebilsem artık.

Hamilelik Siyatiği

Özgür Anne de bahsetmiş bu yazısında. Ilgaz’da da bu bebekte de uzun süre ayakta durursam sağ kalçamın aynı yerinde ağrı oluyor. Doktorum hamilelikte siyatik benzeri ağrılar olur dedi. Bu ağrı varken sert bir yere yatarsam kalkmak acılı oluyor. Geçirmek için hareketsiz kalmak yerine germe egzersizleri, biraz hareket etmek, ılık duş almak iyi geliyor. Ilgaz’da doğurunca geçmezse diye endişeleniyordum ama şimdi geçeceğini biliyorum.

Bulantı: Yok

İştah: İyi

Canımın çektikleri: Dondurma 🙂

Kilo: 57 (tok)

Şeker: Tokluk 126 (cihaz 10-15 fazla ölçüyor)

Tansiyon: 10/6,5

Nabız: 75

Uyku: İyi

Ağrı sızı: Yok.

Nurturia hafta hafta gebelik – 15. hafta

Nurturia hafta hafta gebelik – 16. hafta

Nurturia’dan 15. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 15. hafta 

Nurturia’dan 16. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 16. hafta 

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


29
Dec 11

Haydi bakalım 2012!

Tony Hsieh, akademik başarıya çok önem veren Asya kökenli Amerika’lı bir çiftin oğlu, çocukluktan itibaren çok para kazanmaya kafa yoruyor. Kendi çapında girişimcilik öyküleriyle dolu okul yıllarından sonra Harvard’a giriyor, mezun olur olmaz iyi bir maaşa Oracle’da çalışmaya başlıyor ama tüm gün sıkılmak hoşuna gitmiyor. Çok geçmeden istifa ediyor ve okul arkadaşı ile birlikte Link Exchange’i kuruyor. Link Exchange’i 265 milyon dolara Microsoft’a sattıktan sonra payına düşen paranın %20’sini alabilmek için 12 ay Link Exchange’de çalışmaya devam etmesi gerekiyor…

Delivering Happiness (türkçesi), uzun zamandır okumak istediğim bu kitabı okuyorum 2011’in son günlerinde. Kitabın büyük bölümünde Tony Zappos’tan bahsediyor aslında, Link Exchange’i sattıktan sonra yatırımcısı, sonra CEO’su olduğu ve sonunda 1,2 milyar dolara Amazon’a satılan internet üzerinden ayakkabı satış sitesinden. Başarı öyküsü kitaplarında başarılar genelde insan üstü çalışma, üstün yetenek ve büyük şans kombinasyonları sonucu gibi sunulur. Tony öyle doğal, öyle insani anlatıyor ki yaptıklarını, ben de yaparım diye düşünmemek elde değil.

Neyse, yılbaşı yılbaşı kitap anlatışım aslında bir paragraf yüzünden, Tony Microsoft’a tonla parayı bırakıp 12 ayını doldurmadan artık zamanını geçirmek istemediği Link Exchange’den ayrılıyor ve bu kararı alırken şöyle düşünüyor kendi kendine, “Asla bir 1999 daha olmayacak. Bu konuda ne yapacaksın?” (There will never be another 1999. What are you going to do about it?).

Asla bir 2012 daha olmayacak. Hayatın için, istediklerin için bir şeyler yapabilir misin 2012’de? Zorunluluklarına zorunlu musun gerçekten, yoksa bunlar seçimlerinin sonucu mu? Risk almaktan korktuğun şeyler, ya risk almamanın riskleri? Harekete geçmek kadar eylemsizlik, öylece durmak da senin kararın. Yaptığın iş, yaşadığın şehir… Bulabileceğinin en iyisi diye bir şey var mı gerçekten? Sonra bazen çevrendekiler aynı olduğundan normal gelir, ama başka yerlere gitsen onlar da bambaşkadır. Sen de onlardan olsan öbürleri başka gelir. Sen kendin için ne istiyorsun onu düşün. İstediklerin için daha yapabileceklerin olabilir. Asla bir 2012 daha olmayacak. Bu konuda ne yapacaksın?

Bizim 2012’den beklentimiz çok. Önce ürün satışına başlanacak Nurturia’da, kanlı canlı bir e-ticaret bölümü ekliyoruz. Ürünler stoklara girdi, ambalaj malzemeleri sipariş edildi, kolay satın alma için altyapı yazılıyor tıkır tıkır. Üyelerin ikinci el ürünlerini sattığı Pazaryeri hızla hareketlendi 2011’de, şimdi alıcı ile satıcının alışverişi güvenli bir şekilde tamamlayabileceği ödeme altyapısı sunacağız. Sonra 2012’nin tam ortasında bir kez daha anne baba olacağız. Umarım, sağlıkla…

Haydi bakalım 2012, yüzümüzü kara çıkartma…

(Not: Resimdeki kuru pastaları Ilgaz’ın okula götürmesi için birlikte yaptık, bu tariften , çok güzel oldular)

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


7
Oct 11

Bir Kar Masalı kitaplığınızda

Yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu.

Önce bir öykü gibiydi, biraz çekingenlikti belki, biraz  endişe, daha çok heyecan. Yazdım ama çizer mi? Çizdi, yaptı, oldu derken, ama basar mı? Hayaldi, kitaplıklarımıza kurulmak, çocuklarımızın pamuk ellerinde tutulmak, özenle saklanmak ya da köşeleri hoyratça kemirilmek için.  Hayal bir heyecan oldu, heyecan gayrete dönüştü ve gayret destek gördü. Destek gayreti hiç yalnız bırakmaz zaten. Ve işte  oldu.  Hayal ile iş arasındaki fark da buydu. Yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu.

Kitapçınızdan ısrarla isteyiniz: Bir Kar Masalı

Böyle demişler:

Bir Kar Masalı
(4-7 Yaş)
Esra Özümüztoprak

Dünya Ağacı Yayınları / Öykü Dizisi

Bir kar masalı
Oynak masal

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


1
Sep 11

Aylara göre gelişim

Mini mini birler

Gülümser ikiler

Ağlak üçler

Döne döne dörtler

Ayağımı yerim beşler

Altılar, yemeğini yediremediler

Yediler, diş ateşi mi bilemediler

Sekizler, sürünerek gidebilirler

Dokuzlar, tadına doyulmazlar

Onlar, gece uyutmazlar.

6 aylik bebek bakimi (pdf formatında)

18-24 aylık bebek bakımı

Nurturia Hafta Hafta, Ay Ay Sorular

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


5
Sep 10

Nehir için

Bugün Nehir için bir çift küpe takıp sokağa çıkacağım
Nehir blueberry’leri çok severdi
Bir çift küpe takıp, sokağa çıkıp blueberry alacağım
Nehir için blueberry yiyeceğim

Bir çift küpe takacağım Nehir için bugün
Ve bugün yalnızca Nehir ve onu sevenler için üzüleceğim
Düşmeyeceğim Nehir’in gününde kendi ölmüşlerime üzülme bencilliğine

Bugün sadece Nehir için sevineceğim
Onu kısacık hayatında, uzuun uzun seven bir ailesi olduğu için
Kendi çocuğum için şükredip sevinme zaafına bırakmayacağım kendimi

Bazen ölüm korkusundan yaşamı hafife alır insanlar
Sanırlar ki, çok sevdiğin biri ölünce sen de ölürsün
Belki Leyla ölümü yaşama fazla yakın bulacak bir süre
Hastalıklar yaşamaktan sık, ölümle biter sanacak
Ama geçecek
Biliyorum Leyla’nın ve Nehir’in annesi ölmeyecek bugün
Ölmeyecek Leyla’nın ve Nehir’in babası

Bazıları şanssız olduğunu düşünecek Nehir’in annesinin
Ama Nehir’in annesi kendisini şanssız hissetmeyecek
Sevinecek öyle tatlı bir kızın 3,5 yıllık nadide ömründe
Annesi olabilme şerefine kendisinin erebildiğine
Ve onun için elimden geleni
Ardıma koymadım diyebilecek gücü bulabildiğine

Bugün değilse de yakında bir gün
Nehir’in annesi ve Nehir’in ablası birer çift küpe takıp
Sokağa çıkabilecek gücü bulabildiklerinde
Yaşam için
Ben de yaşamın arkasında olacağım

http://nehir-im.blogspot.com/

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.