ürün yorumu


25
Aug 10

Basılabilir bir kitap

Printable book“, eğer daha önce internette bir printable aramadıysanız, hemen Google images’ı açın ve tırnak içine yazdığımı arayın. Printable’ı “basılabilir”, “yazdırılabilir” diye çevireyim diye düşündüm ama bir sayfanın yazıcıdan çıktı almaya uygun haline gibi geliyor o zaman da kulağa ki, bunun ingilizcesi “print friendly”. “Printable” daha çok boyama sayfaları, kesilip yapıştırılacak maketler, kalıplar, resimler gibi bilumum basarak çeşitli işlerde kullanabileceğiniz resimleri ifade ediyor. İstediğiniz kelimenin ingilizcesinin yanına “printable” ekleyip deneyin, örnek ayı, “printable bear“. Aklınıza bir kelime karşılığı geliyor mu? Bas-kullan diyeyim ben şimdilik?

Çok severim bas-kullan’ları. Bir Dolap Kitap da bir bas-kullan kitap hazırlamış, onu haber vereyim dedim. Onlar 2+ hazırlamışlar ama özellikle günlük hikaye sıkıntısı çekilen 2 yaş öncesi dönem için de çok uygun geldi bana. Hemen basın, okuyun.


9
May 10

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Prima

Bu dizide diğer yazılar:

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Haydi gelin birlik olalım
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Blogcu kimdir? (Blog yazarlarına çağrı)Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Çocuğuma ne faydası var?
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Tefal
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Philips Avent
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Komşu Fırın

Geçtiğimiz hafta Prima Premium Care’in lansmanına davetliydim, yazmaya ancak fırsat bulabildim. Aslında bunu da blog yazarları için düzenlenmiş bir etkinlik sanmıştım ama değilmiş. Biz blog yazarları da sayımızla, duruşumuzla, giyim kuşamımızla ve tabi üzerimize görev alıp bunu yazışımızla biraz haberci pozisyonunda kaldık ortamda (güzel bir pozisyonmuş :) ).

Prima lansmanını Şengül Pallı’nın çekmiş olduğu ünlülere ait doğum fotoğrafları sergisi ile birleştirmiş. Fotoğrafların arasında bebeğiyle resmi bulunan Ayşe Arman da lansman sırasında Şengül Pallı ve Sabiha Paktuna ile röportaj yaptı. Lansmanı duyurduğu yazısında böyle söz etmiş Ayşe Arman Prima’dan.

Biz de bu vesile ile tanışmış olduk Ayşe Arman’la, pek güzel oldu. Detaylarını Çocukla Çocuk yazmış.

Ben de kendimi yazar havasına kaptırarak kitap meselesini sordum Sabiha Paktuna’ya röportajı sırasında. Detayları Özgür Anne yazmış.

Bu arada ben gecikmeden lansmanı yazayım diye zaman bulmaya çalışayım, Nurturia’da Prima Premium Care’in nasıl bir bez olduğu tartışılmaya başlandı bile, deneyenler yorumlarını soruya yanıtlarda yazsınlar.

Ayşe Arman o gün röportajdan oluşacak gelirin bir anneye bağışlanacağını söylemişti. Bugün detaylarını yazmış, çok duygulandım. Ayşe Arman ve Prima bir çocuk için, bir anne için bir şey yaptılar. Helal olsun.

Nehir için Ne Yapabiliriz?
Aklıma Nehir geldi. Acaba Ayşe Arman Nehir ve ailesi için bir şey yapabilir mi?

Bu vesile ile ben de Anneler Günü’nde size Nehir’i haber vermiş olayım. Nehir çocukluk döneminde en sık rastlanan kanser türlerinden biri olan neuroblastoma ile boğuşuyor. Açalya anneler günü hediyelerimizi Nehir’e bağışlamamız için bir çağrı yapmıştı. Biz öyle yaptık. Bu sayfadaki bilgilerden siz de Nehir’e bağış yapabilirsiniz. Ya da aklınıza gelen yardım toplama fikirlerini Nurturia’da Nehir’e yardım için kurulmuş grupta iletebilirsiniz.

Güncelleme: Ayşe Arman’ın 8. Yardımı Nehir’e


28
Apr 10

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Komşu Fırın

Amerika’daki blogcular bu işi iş edinmişler, şu Kitubi’den de ekmeğimi kazanamadım demeyeceğim. Bu akşam eve bir sepet hamur işiyle geldim. Evdekiler dediler ki, Damla’cığım sen durma yaz, bu evde başka türlü kek yiyeceğimiz yok nasıl olsa :)

Komşu Fırın Suadiye bir etkinlik düzenlemiş, sağolsunlar beni de davet ettiler. Bir toplantım yüzünden epey gecikmeli gittim. Ben vardığımda hanımlar hamurları mayalamışlar da asker gibi dizmişlerdi bile tepsilere.

Yedik, içtik. Üst katta güzel bir oyun odası yapmışlar. Nurturia buluşmaları için uygun bir mekan gibi gözüktü gözüme. Giderayak herkes soru sormaya çalışıyordu (belki ben gitmeden önce paylaşmışlardır). Anladığım kadarı ile etkinlikler düzenlenebiliyormuş burada, çocuklar gözetmen eşliğinde oynayıp, kurabiye yapıyormuş. Etkinlik olmadığında da çocukların oynayabilme imkanı olup olmadığını öğrenemedim. Keşke hamur sepetinin içine bilgi, broşür de koysalarmış. Daha önce gidenler var mı aranızda bu mekana?

Ben geç kaldığım için ekmek yapamadım tabi. Her etkinlikte olduğu gibi yine çok şahane tanışmalara vesile oldu. Blog camiasını tanımayan biri eminin iki saniye önce tokalaşmak için el uzatan kadınların, isimler telaffuz edildiği anda can ciğer kuzu sarması olmasına şahit olsa çok yadırgar. İşte bu arkadaşlarımdan güya henüz tanıştığım Özden Levent ekmeklerini benimle paylaştı. Ben eve getirdiğimde kaç tanelerdi bilmiyorum ama fotoğraf çekmek için sepete yöneldiğimde Özden’in ekmeklerden bu kadar kalmıştı:

Bu arada ne zamandır yazacağım, vesile oldu, iyi oldu. Özden’in yeni girişiminden haberiniz var mı? Ekmeklerine bakılırsa, eğitimlerine de bir bakın derim:

http://www.ailekoclugu.com

Nurturia’daki Aile Koçluğu grubu


15
Apr 10

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Philips Avent

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar disizindeki yazılar:

Cumartesi günü Philips Avent‘in düzenlediği bir etkinliğe katıldım. Çocukla çocuk çok etkinliğin detaylarını çok güzel yazmış, yine çok güzel buluşmalar ve
karşılaşmalar oldu. Süper bir gün oldu benim için de. Çocukla çocuk’un yazısına ek olarak ben de aklımda kalan bir iki detayı paylaşayım.

BPA konusu
Blogcu anneler tarafından ilk sorulan soru BPA konusuydu. Philips Avent yetkilileri iki konunun üzerinde durdular, birincisi BPA’nın zararlı olduğunun kanıtlanmamış olması, ikincisi BPA’nın biberondan mamaya geçebilmesi için mama da içindeyken uzun bir süre kaynatılması gerekliliği. Mama hazırlanırken zaten bu ısılara hiçbir şekilde ulaşılmadığını belirttiler. Daha önce bir mail grubunda damacanalardaki BPA nedeni ile damacana suyun alternatiflerini aramıştı anneler, cam şişe sular, musluk suyu*** kullanmak için arıtma cihazları gibi. Ben o zaman da BPA konusunu araştırmış ve Philips Avent’in anlattığı sonuçlara ulaşmıştım. Her annenin hassasiyeti ayrı tabi, mesela ben BPA, domuz gribi aşısının olası zararları, GDO gibi konularla ilgili çok fazla kaygılanmazken, geriye dönük araba koltuğu konusunda ısrarcıyım. Avent de anne-bebek konusu çok hassas bir konu olduğundan, seçimi annelere bırakabilmek için alternatif biberon malzemelerinin yakında satışta olacağını ilettiler.

***Önemli güncelleme:
Berceste ve İrem’in yorumları üzerine FDA ve EU’nun BPA sayfalarına yeniden baktım FDA BPA’yı şüpheli kategorisinde incelemeye almış ve önlem olarak Amerika pazarı için BPA’lı biberon üretilmemesini destekleme kararı almış. İngiltere henüz mevcut ambalajdan sızabilecek doz zararlı sınırının çok altındadır demeye devam etmekte. Avrupa Birliği bu konudaki yeni görüşünü Mayıs 2010′da açıklayacakmış. Gelişmeleri takip etmek ve BPA’sız modelleri tercih etmekte yarar var gibi duruyor. Yorumları da okuyun mutlaka.

2 yaş üzeri ürünler
Şu ana kadar ağırlıklı 0-2 yaş bebeklere yönelik ürünler sunan Avent, daha büyük yaş grubu için hikayeli ürünler getireceklerinin ipuçlarını verdi. Merak ediyorum neler olacağını.

Philips Avet’in blogu
http://www.bebegimoldu.com/

Daha önce Avent ürünlerinden söz ettiğim yazılarım:
En çok kullandığım 5 ürün – 12-18 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 6-9 ay
Biberon Kullanımı ve Biberon Markaları


Nurturia‘da Avent ürünlerinin tartışıldığı çeşitli konular:

BPA Free biberonlar
Suluk meselesi
Nasıl bir göğüs pompası tercih etmeli?

Hangi marka süt pompasını almalıyım?
Alıştırma bardağı
Bebek telsizi
Emzik emmek mi, parmak emmek mi?
Buhar makinesi

***Musluk suları ile ilgili not: Ülkemizdeki gibi klorla arıtılan sularda, eğer arıtma öncesinde ülkemiz sularında olduğu gibi yüksek karbonlu (organik) bileşikler mevcutsa kanserojen bileşikler (trihalometanlar [kloroform:CHCl3], haloasetikasitler [Dikloroasetik asit:CHCl2COOH], Trikloroasetik asit [CCl3COOH[, bir de çok az amin bileşikleri) oluşuyor. Su bekletilince klor uçuyor ama ne yazık ki bu maddeler kalıyor.  Bunların zararlı olma durumu BPA’daki gibi şüpheli değil, kanıtlanmış. O yüzden ben üniversitede bu bilgiyi öğrendiğimden beri ki o zamanlar Ankara’da musluk suyu içilirdi, damacana suyu kullanırım.


29
Mar 10

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Tefal

Sürpriz! Oprah tüm izleyicilere yepyeni arabalar hediye ediyor

Amerika’nın kadın fikir lideri Oprah Winfrey (fikir lideri çok kullanılmaya başlandı ama başka ifade bulamadım), televizyon programının 19. sezon açılışında (2004) 11 kişiyi sahneye davet eder, birer Pontiac hediye eder. Sonra salonun kalanına kutular dağıtır ve 12. anahtarın kutulardan birinde olduğunu söyler. Gel gör ki, tüm kutulardan birer anahtar çıkar. İzleyiciler, çığlıklar atıp ağlar, birbirlerine sarılırlar. Winfrey’i izleyerek kan kırmızısı kurdeleleri üzerinde arabaların sahiplerini beklediği otoparka giderler.

Ne şans!

Yanlış anlamayın, markalara televizyon şovlarında araba dağıtın demiyorum :) Cumartesi günü davet üzerine gittiğim Tefal’in yemek şenliğinden elimde bir Nutricook’la çıkarken, Oprah’ı düşündüm. Zaman sıkışıklığında cumartesi günü Ilgaz’ı bırakıp, katılıp katılmama konusunda kararsız kalmıştım. Tefal’in Baby Giz Plazanın altındaki Mutfak Okulu’na vardığımda hamarat blogcular harıl harıl pişirmeye başlamışlardı bile. Hünerli aşçılar ciddi bir şekilde pişirip bir yandan fotoğraf çekerken, bir yere de kaynayamayınca çaktırmadan kaçsam mı, bir kenarda oturup izlesem mi diye düşünürken, kızartmalar çıkıverdi ortaya. Biraz atıştırayım, sonra müsade isterim diye düşünürken, kısmet bu ya ne zamandır tanışayım diye can attığım bir blog yazarının burnumun dibinde olduğunu öğrendim. Benim “ıhlamuru kaynatın, içine de limon sıkın, için”den pek de öteye geçemeyen çay tariflerimi saymazsanız, ikimizin bloglarında yemek tarifinin y’si yoktu. Elime bir bardak şarap alıp onun kesme tahtasının himayesi arkasına sığındığımda sohbet başlamış, gittiğime ziyadesiyle değmişti. Tefal’in hediyesi cabasıydı.

Tefal bana neler öğretti? Activefry’ın bir kaşık yağda kızartma yaptığının metini çok duymuştum. Ama az yağlı pişirme konsepti tek başına satın alsam mı diye düşündürmeye yetmemişti. Çocukların arada yağlı yağlı kızartma yemesi zararlı olmamalı bana göre. Gökhan da özgür irade sahibi bir insan olarak kızartma yapıldığı gün başka bir şey yiyebilir dilerse, kereviz yapıldığı gün yaptığı gibi. Ama henüz piyasaya çıkmamış modeli üzerinde actifry’ın yağsız kızartma yapmaktan ibaret olmadığını öğrendim, hatta dövülmemiş pirzolaların yumuş yumuş, suyunu hiç dışarı vermeden 10 dakikada pişiverdiğini görünce epey etkilendiğimi söylemezsem ayıp etmiş olurum.

Bu arada yemek bloglarının anne-bebek bloglarına göre çok daha organize olduklarını fark ettim. Gerçi böyle yazınca Nurturia tanıtım haftası dolayısıyla büyük ayıp etmiş olurum aile bloglarına ama asıl kastettiğim daha fazla yüzyüze görüşmeleri ve belki blog işini daha ciddiye almaları. Sanırım bu tür sponsorlu etkinlikler de daha sık oluyor. Aşçının yönlendirmesi eşliğinde hızlı hızlı yemekler pişirilirken, bunun bir benzerinin anne-baba-bebek blogları için düzenlendiğini hayal ettim. Damla eğitmenin yönlendirmesi eşliğinde ustalıkla Ilgaz’ın altını açtı, poposunu sildi ve altını kapattı. İşin püf noktası bebeğin poposunun kuruması için iyice havalandırırken, bir anda alt değiştirme örtüsü ve üstünü başını ıslatmaması sağlamak. Tam zamanında bezi hızlıca lastiklerinden kapatıyoruz. Damla’nın bebeğinin sunumu da harika, bezimiz tam kıvamında bağlandı, beyaz göbeği bezin üzerinde parlarken, tombiş bacaklarından afiyetle yiyebiliriz artık.

Tefal’in “besleyici ve lezzetli” konseptinin üzerine gitmeyi planlaması ve annelerin çocuklarının sağlıklı beslenmesi konusundaki hassasiyetine vakıf olması, tariflerinde de buna özen göstermesi (beyaz şeker değil, pekmez gibi) ve bunu anlatmaya, duyurmaya çalışması hoşuma gitti. Benim davet edilme nedenim de nane-limon çayı değil, elbette işin bu yönüydü.

Devir değişti. İnsanlar artık reklamlara tav olup ürün almak istemiyorlar. Nurturia’da gün geçmiyor ki ürün önerisi sorulmasın. En çok yanıt alan sorular da bunlar oluyor. Kötü tecrübe varsa, hemen paylaşmak istiyor anneler, babalar, ben ettim, siz etmeyin diye. İyi tecrübe varsa, daha da şevkle paylaşıyorlar. Yurdumdaki markalar da bu iki-yönlü iletişim durumuna adapte olacaklar gibi görünüyor.


19
Jan 10

Çocuk Odasına Kanepe – Klobo Koltuk Kılıfı

Yeni eve taşınınca, Ilgaz’ın odasına yeni bir kanepe ihtiyacı doğdu. Çocukla birlikte oturup kitap okuyabilmek, yanına oturtup giydirebilmek, kabus gördüğünde onun düzenini bozmadan odasında kıvrılıp uyuyabilmek için çocuk odasında kanepe çok kullanışlı oluyor.

Hem ekonomik hem de ufak olduğu için Ikea’daki Klobo kanepeyi seçtik, Ilgaz’ın kanepesi olarak. Ama Ikea’daki kanepelerin çoğunun tersine Klobo’nun kılıfı çıkartılıp yıkanmıyor. Ben de hem yıkanabilmesi için hem de odasına renk katabilmek için kılıf diktirmeye karar verdim. Benim niyetim, kumaşları alıp, evde annemle birlikte biçip teyelleyip terziye sadece dikişlerini çektirmekti. Ama annem ölçü alarak terzide diktirebileceğini iddia etti. Ben de yapma etme, oturtamazlar dedimse de gitmiş terziyle konuşmuş, terzi yaparım demiş, aralarında anlaşmışlar. Ölçüleri koltuğun kurulum talimatındaki resminin üzerine almış. Ortaya gayet başarılı bir sonuç çıktı. Aylardır yeni yıkanmış ütülenmişken bir fotoğraf çekeyim diye beklettikten sonra en sonunda olduğu haliyle yayınlamaya karar verdim.

Kumaşlar da Ikea. Aşağıdaki fotoğrafı Ilgaz çekti (konu mankeni ünlü kedimiz Sabri):

Sonra kanepeyi ters çevirerek arkasındaki iki yandaki cırtlı bölümü göstermek istedim. Gökhan’a arkasını çevirelim dedim. Ilgaz, “ben çevireceğim, ben çevireceğim” diye koştu. Aşağıdaki tablo ortaya çıktı:

Bu da cırtlı bölüm:

Bunlar da annemin aldığı, terzinin başarıyla diktiği ölçüler, diktirmek isterseniz:


13
Jan 10

Çocuk Giysileri Nasıl Olmalı?

Piyasada satılan giysilerin çoğunun çocuklarımız için uygun olmadığını düşünüyorum. Erkek çocuk annesi olarak daha şanslı olduğumu düşünüyorum bu konuda. Erkek çocuk giysileri daha düz, daha ergonomik. Özellikle kız çocuk giysilerinde düşük belli pantalonlar, beli daraltılmış kesimler, lycra’lı üstlere çok sık rastlıyorum. Bunlar rahat mı, gerek var mı?

Ilgaz’ın okulundan ihtiyaç olduğunda kısa süreli giydirmek üzere yelek istiyorlar. Yeleğin modeli tanımlı, önden açılıp kapanacak (rahat giydirilsin), kapşonlu olmayacak (geriye kaçmasın çocuk koştururken, sağa sola takılmasın), çok kalın olmasın. Son derece normal, düz bir iç mekan yeleği. Ne kadar dükkan varsa gezdim bulamadım. Ancak 2 yaşa kadar böyle modeller var. Daha büyükler için tavşanlı kapşonlar, yüksek yakalar, kocaman fermuarlar, bakar bakmaz rahat olmayan yelekler. En sonunda terziye diktirdim. Atanur Hanım neden böyle yelek istediklerini detaylı anlatmış, yurt dışında çocuk giysileri nasıl olmalı diye oluşumlar, konseyler bulunduğundan söz etmişti.

Ben de düşündüm, bir konsey olamayız belki ama, seçimlerimizle daha fazla dikkat edebilir, birbirimize doğru seçimlerde yardımcı olabiliriz. Bunun için Nurturia’da bir grup kurdum. Katılmaya ve paylaşmaya bekliyorum.

Çocuk Giysileri Nasıl Olmalı?

Amerika’da satılan Çin malı çocuk takılarında kadmiyum


31
Dec 09

En çok kullandığım 5 ürün – 24-36 ay

En çok kullandığım Ürünler Serisinde:
En çok kullandığım 5 ürün – 18-24 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 12-18 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 9-12 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 6-9 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 3-6 ay
En çok kullandığım 5 ürün – 0-3 ay
En çok kullandığım 5 ürün – Hamilelik

Her ne kadar Ilgaz 36 ayını henüz doldurmamış olsa da 1,5 ayda favori ürünlerimiz değişmez nasıl olsa.

Plants (bitkiler), Pets (evcil hayvanlar), People (insanlar). Çocukluğun 3P’sini Scott Hanselman’ın blogunda okuduğumda çok hoşuma gitmişti. 2-3 yaş dönemi anne babanın belki de zorlukla 3P’nin son P’sine gelindiğini kabul etme süreci. Evinizde her işini kendi görmek isteyen, ama bunu pek başaramayan, biraz bunun için canı sıkılan, bazen o eski ilgiyi özleyip yeniden bitki olmak isteyen, size sık sık kendi çocukluğunuzu hatırlatıp empati kurmak zorunda hissettiren insancık yaşamaya başlamıştır. Artık birçok malzemeyi ortak kullanma imkanınız olsa da, sık kullandıklarınızın arasında onun ölçülerinde, fizyolojisine uygun eşyalar çok işinize yarayacaktır.

Tuvalet Adaptörü: Mothercare’in beyaz yandan tutacaklı adaptöründen memnun kaldık. ( bunun beyazı http://www.mothercare.com/Thomas-Tank-engine-comfi-trainer/dp/B001CFS4PA/sr=1-1/qid=1262249128/ref=sr_1_1/279-5475596-6387057?_encoding=UTF8&m=A2LBKNDJ2KZUGQ&n=42858041&mcb=core) Geniş tuvaletlere de sağlam bir şekilde yerleşiyor ve öndeki yüksek bölüm sayesinde biraz da öne eğilmeyi öğrendikten sonra dışarı çiş taşmıyor. Yedek tuvalet ve seyahat için aldığımız daha minik hafif modelin öndeki çıkartılabilir parçasını tuvalete atıp üzerine de sifonu çekince öndeki parçanın kesinlikle çıkmaması gerektiğine karar verdim.

Yüksek Sandalye: Ikea Gasell sandalye. Ayak yaslama bölümü boya göre ayarlanabilir olsa daha iyi olurdu. Yine de dengeli yapısı ve kolay oturup kalkmasına imkan vermesiyle güzel bir sandalye.

Masa ve Sandalye: Ikea Svala. Şu anda cilasız kullanıyoruz, üzerinde epey boya lekesi var. İleride büyüdüğünde birlikte zımparalar istediği renkte cilalarız diye düşünüyorum.

Bisiklet: Gürkan’ın bu yazıda söz ettiği pedalsız bisikletten. Ayakları ile pıtı pıtı iterek, direksiyonu ile yönünü ayarlayıp dengesini sağlayarak biniyor. Kaldırıma gelince önünü kaldırıp yüksekliği aşıyor. Ustası oldu.

Oyuncak rafı: İkili expedit’i yere yatay olarak kullanıyoruz. Geniş gözlerinde oyuncaklarına rahatça ulaşıyor, kendisi alıp koyabiliyor.


28
Dec 09

Çocuklarımız için daha çok mekan – Zuzu Cafe

Çocuklarımız için daha çok serisinde:
Çocuklarımız için daha çok etkinlik – Yamaha Müzik Okulu
Çocuklarımız için daha çok kitap
Çocuklarımız için daha çok etkinlik

Zuzu Cafe’yi çoktandır duyuyordum (okuyordum daha doğru olur). Ama gitmek için fırsatım olmamıştı. Uzun zamandır ailecek dışarıda kahvaltı yapmamıştık. Vakit darlığından cumartesi gecesinin bir köründe yer araştırırken Zuzu Cafe’de kahvaltı da olduğunu fark ettim. İyi ki etmişim.

Kahvaltılıkların tazeliği, kalitesi çok iyiydi. Ilgaz saatin ilerlemesinin verdiği açlıkla uslu uslu oturup kahvaltılıkları sildi süpürdü. Sonra ablaların gözetimindeki oyun odasında (yaz için açık bölümü de olduğunu fark ettim) keyifle oyuncakları karıştırdı. Yarım saat kadar oynadıktan sonra sanırım bizi az gördüğünden ya da karnı yeniden acıktığından yanımıza geri geldi. O yarım saat bizim de sakin bir şekilde kahvaltımızı bitirip, yetişkin sohbeti eşliğinde birkaç bardak daha çay devirmemize yetmişti.  Kahvelerimizi de içip kalktık.

Her ne kadar açık büfeler insanın iştahını kabartsa da, yiyecekler açıkta beklediğinden tatsızlaşır, ben aç karnına seçim yapmakta zorlanırım, sonra vicdan azabından aldıklarımı bitirmek zorunda hissederim, tabakta kalan yiyeceklere üzülürüm. Velhasıl açık büfe konsepti bana uygun değildir. O yüzden Zuzu’nun belki de yer darlığından yönelmiş olduğu serpme kahvaltı konsepti bana daha sıcak geldi. Güzel bir müzik, biraz huzur ve yanında taze çay ve sevdikleriniz de olduktan, aklınız evde kalmadıktan  sonra.

Açıkçası ben Zuzu’nun ağırlıklı çocuklar için tasarlanmış bir yer olduğunu sanıyordum. Ama aslında gayet yetişkinler için dekore edilmiş, sadece çocukları da düşünmüşler (oyun odası, oyun ablaları, çocuk tuvaleti) olması gerektiği gibi. Çocuğunuzu bir yere bırakmadan, yanınıza çocuklu ya da çocuksuz bir arkadaşınızı rahatlıkla alıp gidebileceğiniz bir yer Zuzu. Hala duymamış olanlar varsa denemelerini tavsiye ederim. Diğer mekanlara örnek olmasını dilerim.

Yeri kolay. Bağdat caddesine Bostancı tarafından başından girdikten sonra sola yanaşın, Ramiz’den sola dönün, sonra sol, tekrar sola dönün, önüne çıkacaksınız.


26
Dec 09

Oto Koltukları Maxi-Cosi, Britax, Besafe

Şimdiye kadar Can’ın kullandığı 3 adet oto koltuğunu size tanıtmak istiyorum (Hande’den):

Maxi-Cosi Cabrio Fix
İlk koltuğumuz Maxi-Cosi Cabrio Fix oto koltuğuydu ve aynı zamanda bebek arabasına monte edilebiliyordu. Kullanımı çok rahattı.

Cabrio Fix’i, bir sonraki koltuğumuzun biraz gecikmeli gelmesinden dolayı doğumundan neredeyse 16 aylık olana kadar kullandık. Hala Can’ın o koltuğa karşı özel bir sevgisi var. Bence en fazla bir yaşına kullanılmalı. Küçük ve yatar pozisyonda olduğundan bir süre sonra çocuk için oldukça sıkıcı olabiliyor.

Volvo Britax-Fixway
Hamile kaldığımı öğrendiğimde arabamızı daha sağlam bir arabayla değiştirmeye karar vermiş ve Volvo almıştık. Volvo broşüründe çocuk koltukları dikkatimizi çekmişti. Can’ın koltuğunu değiştirme zamanı yaklaşınca aklımıza bu koltuklar geldi ve araştırmaya başladım. Araştırdıkça konunun çok derin olduğunu ve çocuk için en güvenli yolculuğun, mümkünse 4 yaşına kadar ters dönük olduğunu öğrenince kendimizi bir maceranın içinde bulduk. Bu vesileyle de Kitubi ve Damla ile tanışmış olduk.

Araştırmalarımız sonucunda getirtebileceğimiz 2 koltuk olduğu sonucuna vardık. Volvo Britax ve Besafe’in 3 modelinden bir tanesi. Isofix bağlantısı olduğundan arabamızın Volvo oluşundan ve Ilgaz’ın koltuğunu sevmesinden dolayı Britax Fixway almaya karar verdik. 

Aracınızda Isofix Yoksa
Eğer arabanızda isofix bağlantısı  yoksa öncelikle arabanıza isofix demirinin bağlanabileceği ve arabanın konstrüksiyonuna sabitlenmiş bir parça taktırmanız gerekiyor sonrasında

Koltuk bağlantı demir ayağı;

Ve koltuk bağlantı demir muhafazasına ihtiyacınız olacak;

Britax Fixway’in Üstünlükleri

  • Can çok seviyor,
  • Oldukça yüksek oluşuyla çocuğa güzel bir görüş açısı sağlıyor (Besafe’den daha yüksek)
  • Oturduğu kısım rahat ve geniş, koltuğun yüksekliğiyle birlikte ayak mesafesi oldukça fazla.
  • Isofixli oluşu, koltuğun yanlış bağlanma riskini ortadan kaldırıyor.

Olumsuz Yanları

BeSafe Izi Combi X1

Karma (BeSafe’in distribütör’ü) talebimiz üzerine geriye dönük monte edilen bir modelinden fuar için 3 adet getirdiklerini söylemişlerdi. Gelen modelin isofixli olmadığını öğrendiğimizde moralimiz bozulsa da Besafe’in kalitesine güveniyordum. Bu araştırmalar sırasında Can’dan 40 gün küçük olan Ege’nin annesi Gülşah’la sürekli bağlantı halindeydik. İlk Besafe’in reklâmını o görmüş ve bana araştırmam için bir materyal daha sunmuştu. Biz Britax’ı alırken, Karma’nın bizim için getirdiği koltuğu da onlar aldılar.

Benim arabamda isofix sistemi yok. Ara sıra da kiralık şirket aracı kullanıyorum. Bir yandan sistemi kurdurmak için formalitelerle uğraşırken diğer yandan eşimle, “Çocuğu sen al” – “olmaz koltuk senin arabanda” gibi tartışmaları sık yaşar olmuştuk. Bu yüzden ikinci bir araba koltuğu almaya karar verdim. Bu arada Evren ve Osman oğulları Tan için Ankara’da bir mağazadan Besafe İzicombi X1 almışlardı. Mağazadan almak taksitli alma imkanını da beraberinde getiriyordu. Böylelikle Özel Can Bebe’yi arayıp ellerindeki Besafe’in koltuğunu internetten alışveriş yapabilmem için web sayfalarına yerleştirmelerini rica ettim. Kısa bir süre sonra yeni koltuğumuz bize teslim edildi.

Besafe İzi Combi X1′in Avantajları

  • Elinize aldığınızda bile ağırlığıyla güvenli ve sağlam olduğunu size hissettiriyor.
  • Aksesuarları beraberinde teslim ediliyor.
  • Fiyatı oldukça uygun
  • O kadar sıkı monte oluyor ki yerinden bir milim koltuğu oynatmanız mümkün değil.
  • Isofixli olmamasına karşın, ilk montajda biraz zorlansanız da daha sonraki montajlarda arabanıza göre ayarları çok oynatmadığınız için çok kısa sürede monte edebiliyorsunuz. (dün zaman tuttum, Can etrafımda dolanıp beni yavaşlatıyor olmasına rağmen bir dakikadan daha kısa bir zamanda monte ettim.
  • Oldukça konforlu görünüyor.

Koltuğu hem ters hem düz monte edebiliyorsunuz. Fakat bu bizim için bir avantaj değil, çünkü koltuğu öne döndürmek gibi bir niyetimiz yok.

Dezavantajları

  • Britax’a göre ayak mesafesi çok az daha kısa
  • Britax’a göre biraz daha alçak.
  • Can sanki Britax’ı daha çok seviyor gibi geliyor bana (duygularını net ifade etmeye başladığında nedenini öğreneceğiz).
  • Hem ters hem düz monte edebiliyorsunuz (zamanından önce düz monte edilmesine neden olabilir ve düz montajı tersteki kadar kıpırdamaz sabitlenmiyor)

Bence bunlar çok önemli dezavantajlar değiller.

Ters monte edilen koltukların montajında dikkat edilmesi gerekenler

  • Koltukların arabanın ivmesiyle öne ve ya arkaya yapışmasını önleyen ayak, kayış vs. ayarlarının doğru yapılması.

* Sabitlenmiş BeSafe izi combi X1

* Ön koltuğa sabitlenmiş kayışlar koltuğun ivmeyle arabanın arka tarafına doğru kaymasını önlerken, yere basan ayak ta, koltuğun arabanın ön tarafına doğru hareket etmesini engelliyor

* Koltuğun arabaya sabitlenmesini sağlayan mekanizmanın kriko kolu

* Hem araba koltuğunu sabitlerken aynı zamanda koltuğun arka tarafa doğru hareket etmesini engelleyen çelik kaplama bölümün emniyet kemeri geçişi.

* Emniyet kemerinin geçiş noktaları.

  • Her iki koltuğunda dik, dinlenme ve yatma diye 3 pozisyonunun olmasına karşın (düz bir zemine koyduğunuzda bunun doğru olduğunu görüyorsunuz), arabaların arka koltuklarının rahat oturum için arka tarafa eğimli yapılmış olmasından dolayı, koltuğu her zaman için yatar pozisyonda tutup, koltuğun da kayışlarını iyice sıkarak koltuğun yüzeyini mümkün olduğunca düzleştirdiğinizde görüyorsunuz ki çocuk uyurken başı öne düşmüyor. (ilk günlerde uyurken çok rahatsız bir koltuk bu diye çok üzülmüştük)

Bir de koltuklar gelmeden önceki en büyük fobim, küçücük olan benim arabama (ford fiesta) sığar mı korkusuydu. Onda da bir sıkıntı yaşamadık. Çok yer kapladıkları kesin ama orası oğlumuzun özel yeri.

Her iki koltuktan da çok memnunuz. Daha da önemlisi Can çok memnun bizim de içimiz rahat.

Nurturia Geriye Dönük Araba Koltuğu Sevenler Grubuna katılın