uyku


19
Jan 12

Güzel çocukluk anıları

Epeydir elime alamadığım Nurture Shock’a başladım sonunda. İlk bölüm benim daha önce Akıllı Çocuk serisinde de tercüme ettiğim makalede incelenen, doğuştan gelen yeteneklere yapılan övgünün zararları ile ilgili, hızlı hızlı geçtim bu bölümü. İkinci bölümde uyku ile ilgili çok önemli araştırmaların sonuçlarından bahsediyor. İngilizce biliyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim. Okuduklarıma göre çocuğumuzun uykusuna çok dikkat etmemiz gerekiyor, belki yedirip içirdiklerimizden daha fazla.

Bana çok vurucu gelen bir paragraftan çıkardığım sonucu hemen paylaşmak istedim. Beynimizde negatif tecrübeler amigdala tarafından, pozitif ve nötr hatıralar ise hipokampüs tarafından işlenirmiş. Yetersiz uyku da amigdaladan çok hipokampüsün çalışmasını olumsuz etkilermiş. Bunun sonucu olarak eksik uyuyan insanlar, güzel anılardan daha çok olumsuz anılarını hatırlarlarmış  ( lohusa depresyonuna hormonların dışında bir açıklama daha). Çocuğunuz çocukluğunu güzel hatırlasın istiyorsanız siz siz olun zamanında uyumasını sağlayın.

Bir de yetersiz uyku çocuklarda aynı sarhoşlarda olduğu gibi uyuyamama hastalığına da yol açıyormuş. Yatırsam da uyumuyor diyorsanız, ihtiyacı yok demek ki sonucuna varmak için acele etmeyin.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


19
Nov 10

Yatma saati hazırlıklarını hızlandırmak

Uyku öncesi zamanı, çocuğunuz için o gün sizinle oynadığı son oyun zamanıdır. Bu süreyi elinden geldiğince uzatmaya çalışması şaşırtıcı değildir. O zaman siz de oyunbozanlık yapın:

1 – Uyuyacak olan o mu, yoksa siz misiniz?

Uyku saati geldiğinde uyuması gereken kişi çocuğunuzdur. Uyku konusuna yaklaşımınız, inandığınız ekoller, benimsemediğiniz metodlar ne olursa olsun,  onun uykuya dalmasına yardımcı olmaya çalışırken, kendinizi uyutulmuş bulduğunuz günler sıklaştıysa bir terslik var demektir. Çocuğunuz uykuyu sizin kollarınızdan ayıran bir parazit olarak görmeye başlamış olabilir. Uykuya dalma işini oyunun bir parçası olmaktan çıkartmaya çalışın. Koynunuzda uyuyorsa, siz yanında otururken uyur hale gelsin, siz odasında beklerken uykuya dalıyorsa hala uyanıkken odadan ayrılmaya çalışın. Asla çıkmam diyorsanız, o daha uyanıkken kendi kitabınızı okumaya başlayın, onunla ilgilenmeyin.  Yumuşak bir geçiş, hızlı bir değişim, tutumunuz ve hedeflediğiniz seviye size kalmış.

2 – Uyku öncesi yapılan işlerin kaçından yırtabilirsiniz?

Ortalama bir çocuk anne-babasının düşündüğünden daha fazla işini kendi başına yapmayı başarabilir diye düşünüyorum. Üstüne bir de çoğu zaman güya yatma saatini hızlı bitireceğiz hevesi ile kendisinin yapabileceğini bildiğimiz işleri bile yapmaya çalışıyoruz. İşlerini biz yaptığımızda onunla ilgilenmiş oluyoruz ve o da bu ilgilenme süresini uzatmaya çalışıyor. Pijamasını kendi giyebilir mi? Suyunu kendi alıp içebilir mi? Tuvaletini kendi yapabilir mi? Hiç değilse pijamasını kendi çekebilir mi? “Ama ona bırakırsam yatmamak için pijamalarını giymemek için elinden geleni yapar , oyalanabileceği kadar oyalanır” dediğinizi duyar gibiyim. Asıl derdi uyumamaya çalışması değil, sizinle oynadığı oyunu uzatmaya çalışması olduğu için başlarda üçkağıtçılıklar yapsa da, arada oyalansa da işlerin sarpa sardığı noktada sizin yapmanızdan daha hızlı oluyor. O size köstek olmaya çalışacağına siz ona destek olun. Eğer yardımla da olsa kendisi giyinmeye başlayabilirse bunları yapabilmek onun başarısı da oluyor ve işler giderek toparlanıyor. Kendisi hazırlanmaya yeltenmiyorsa, alıştırmak için,

Sayı sayabilirsiniz: Hadi 10’a kadar sayıyorum,çişini yap gel diyebilirsiniz. Ilgaz’da işe yarıyor. Hatta  sayma anne, sayma giyiyorum diyor bazen. Kendisini baskı altında hissediyor sanırım. Bu yüzden zorda kalmadıkça kullanmamaya çalışıyorum.

Odadan çıkabilirsiniz: Bir bahane ile ya da açıkça söyleyerek hazırlıklarını tamamlayana kadar yanından ayrılabilirsiniz. Bu da başlarda Ilgaz’da çok işe yaradı. Hatta erken gitmeye kalkarsam, hayır daha gelme falan diyebiliyor. Bunu da sık yapmıyorum çünkü kendi etrafında döne döne pijama üstü giyişini, iki ayağını tek bacağa sokmamak için çabasını izlemek çok zevkli.

3 – Uyku öncesi ayinini kısaltmak

Aslında günün son oyununu oynama hevesi çocuğa has değil. Çoğunlukla biz anneler babalar da seviyoruz uyku öncesi oyununu. Uyku saati sıkıntı olmaktan çıktığında, yorgunluk durumunuza, sabah uyanma saatine, o gün ne kadar görüşülebildiğine bağlı olarak, güzel bir sohbeti ortada bölmemek, yeni alınmış bir kitabı okumadan bırakmamak için bu ayini yarım saat uzatmakta bence hiç sorun yok, robot değiliz. Ancak özellikle geçiş döneminde katı bir tutum izlemek bence çok yararlı. Bu zorlu dönemde en keyifli sohbetleri son oyuna bırakmayın, uyku hazırlıkları başlamadan önce ona doyun, hadi yatma saati dedikten sonra da çok oyalanmayın. Hazırlanma işini çok uzatıyorsa uzun bir kitap yerine kısa olanını okuyun, şarkıların nakaratlarını kısa tutun. İkinci kez su istiyorsa kendisinin içip yatmasını söyleyin. Üçüncü kez tuvalete gidiyorsa yatırınca tekrar öpmeyin. Tadında bırakın.

Dikkat: Akşam yemeğinden sonra hemen yatırıyorsanız, son oyun yemek yeme oyunu olacağından akşam yemeği süresi uzayabilir. Böyle bir durum varsa yemek saatini sınırlayıp, peşine oyun ekleyebilirsiniz. O zaman oyuna vakit ayırmak için daha çabuk yer.

Bebek ve Çocuklar için Uyku Sorunları Grubu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


27
Apr 10

Doğum Kilolarından Kurtulmak İsteyen Anneler için Kötü Haber

Doğum kilolarınızdan kurtulamadınız mı? İyi bir gece uykusu çekmeyeli ne kadar oldu?

Bilim adamları senelerden beri uykusuzluğun kilo artışına neden olduğunu biliyorlarmış (bize niye söylemedilerse). 2005’te 8000 denek üzerinde yapılan bir araştırmada 7 saatten az gece uykusunun artan kilo alımı ve obezite riski ile ilişkili olduğu bulunmuş. Uyku azaldıkça risk de artıyormuş.

Bu yıl yayınlanan yeni bir çalışmada bir grup erkek bir gece 8 saat, diğer gece 4 saat uyutulmuş ve bu 48 saat içinde yedikleri gıdalar ölçülmüş. Uykusuzluğu takip eden gün, diğer güne göre 500 kalori (ortalama %22) daha fazla yiyecek tükettikleri saptanmış.

Bazı araştırmalar, azalan uykunun açlık hormonu Ghrelin‘inde bir sıçrama yaptığını iddia etmiş.

Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyormuş.

Bunu doğum sonrasındaki uykusuzlukla ben ilişkilendirdim. Elbette emzirme ve lohusalık döneminde hormonlar ve metabolizma daha farklı çalışıyordur. Amacım bebeğinin uykusuzluğu elinde olmayan bir annenin moralini bozmak değil. Yine de kilo vermeye çalışan bir annenin akşam bebeği yatınca fazla oyalanmadan yatması fena bir fikir gibi gözükmüyor. Ya da kilo işini kafaya takmayı bebeğinizin uykularının düzene girdiği döneme erteleyebilirsiniz.

Makalenin orijinali

Nurturia Doğum Sonrası Kilo Verme Grubu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Mar 10

Birazcık daha uyuyayım

Kuzey Tyneside’da Monkseaton Lisesinde ekimden beri dersler bir saat geç başlıyormuş (saat 10’da). Genel devamsızlık %8, sık devamsızlık yapma oranı %29 oranında düşmüş.

Daha önce Oxford’da yapılan araştırmalarda bu durum öngörülmüş. Yapılan hafıza testlerine göre zor sınavların öğleden sonra yapılması gerekiyormuş. Profesör Russell Foster, ergenlikte vücut saatinin ileri kaydığını, çocukların uyanma sorunlarının tembelliklerinden değil, biyolojik ihtiyaçlarından olduğunu belirtmiş.

Profesör Roenneberg de eğer ergenlik çağı çocuklarını çok erken kaldırmanın saçma olduğunu, eğer erken kaldırılırlarsa uykunun en önemli bölümünü kaçırdıklarını ve bilgiler uykuda yerleştiği için bunun önemli bir kayıp olduğunu söylemiş.

Haberin tamamı için (ingilizce)

————————————–

Ilgaz her sabah karşı okulun düğün salonlarına layık ses sisteminden yayılıp tüm mahalleyi kaplayan açılış gürültüleri ile uyanıyor (peki hafta sonları neden uyanıyor? bilmiyorum). Yani o çocuklar saat 7’de çoktan orada olduklarına göre kaçta uyanıyorlar. Zaten hiç mutlu gözükmüyorlar.

Ayrıca bu konu bana Ilgaz’ın ev dışında geçirdiği sürenin uzunluğunu düşündürdü yine. Bu konuya bir çözüm üretemedik. Neyseki sabah kendi uyanıyor ve erken mi kaldırıyorum diye endişelenmeme gerek bırakmıyor. Bir gün bir iş için Ilgaz’ı 4:30 gibi almam gerekmişti. Ilgaz da, okulun yöneticisi de, karşılaştığım öğretmenler de akşam 6-6:30 arasında gittiğimde gördüğüm hallerinden çok çok farklıydılar. Ben de tabi 🙂

Biz neden bu kadar uzun saatler çalışıyoruz? Şirketlerin mesai saatlerini 1 saat eksiltsinler, karlılıkları artar. Alınan mazeret izinleri azalır.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


30
Nov 09

Doğumdan Sonra Hayat – Uyku

Doğumdan Sonra Hayat Var mı Dizisinde:
Doğumdan Sonra Hayat Var mı?
Doğumdan Sonra Hayat – Uyku
Doğumdan Sonra Hayat – Alışveriş
Doğumdan Sonra Hayat – Yardım İhtiyacı
Doğumdan Sonra Hayat – Bebek Bakımı

Doğumdan Sonra Hayat – Uyku

Uyku ile ilgili birçok yazı yazdım. Ama bu yazı bebeğin değil, annenin uykusu ile ilgili. Hamilelikte uyku kalitesi kötüdür. Aslında bence doğa sizi yormaya değil, hazırlamaya, kalitesi uyku ile idare etmeye alıştırmaya çalışmaktadır.

O kadar uykusuzluk çekerdim ki, gece detaylarını hatırlayamadığım boşluklar olurdu. Şimdi bu bebek yanımda yatıyor, emzirdim de mi uyudu, yoksa daha emzirmedim mi de yanıma alınca uyudu? En son hangi memeyi verdim? (bunu milyonlarca kez sordum gerçi) Altını ne zaman değiştirdim?

Birkaç kez de şöyle bir şey oldu. Ilgaz ağlıyor, uyanıyorum, beşikten alıyorum, başlıyorum emzirmeye. Ama Ilgaz’ın ağlaması kesilmiyor. Sonra pozisyon değiştireyim, kavrayamadı derken Ilgaz eziliyor, nefesim kesilerek korkuyla uyanıyorum. Gözümü açıyorum, Gökhan Ilgaz kucağında beni uyandırmaya çalışıyor. Ben de yorganı Ilgaz gibi tutup sıkı sıkı sarılmış göğsüme bastırıyorum.

Doğum sonrasındaki uykunun 5 özelliği:
1 – Gece gündüz ayırt etmeden bebeğiniz her uyuduğunda uyumaya kalkışsanız bile, uyku kısa sürelidir, kesikli çizgi gibidir.
2 – Uyumadığınız zamanlarda, sizi önemli bir sorumluluk bekler. Yani uykulu uykulu bebekle ilgilenmek zorundasınızdır.
3 – Çoğu bebek ilk haftalarda 1-2 saatte bir emmek ister (Bu sıklık giderek azalacak).
4 – Uyku parçalı da olsa aslında ağır bir uykudur. Bir süre sonra çok hızlı bir şekilde derin uykuya geçebildiğinizi farkedeceksiniz.
5 – Emzirmek uyku getirir.

Lohusalıkta uykusuzlukla başa çıkmak için 6 öneri:
1 – Durumunuzu kabullenin. Hamilelikte uyumakta güçlük çekiyorsanız, bunun bir sebebi var. Gece uykusuna takılmayın. Saat hesabı yapmak yerine, uyuduğunuz her dakikanın tadını çıkartmaya bakın.
2 – Emzirmenin getirdiği uyku hormonaldir. Doğa sizi dinlendirmeye çalışır. Bu sürekli üzerinize ağırlık çökme durumunu normal kabul edin, bölük pörçük uykunuzla ilişkilendirerek moralinizi bozmayın.
3 – Emzirirken kestirebileceğiniz bir ortam düzenleyerek, bu durumu avantajınıza kullanabilirsiniz. Eğer becerebilirseniz, yan yatarak emzirmek çok iyi bir dinlenme şeklidir. Evde yardım edecek biri varsa, bebeğiniz memede uyuyakaldığı zamanlar siz de onunla birlikte uyuyun. Evdekiler ABÖS‘a karşı bebeği yanınızdan alıp güvenli bir yere geçirirken siz uyumaya devam edin.
4 – Doğumdan sonra gece emzirmek için uyansanız bile daha çabuk derin uykuya dalarsınız. Yenidoğanların emmeden uzun süre uyumalarına izin verilmez (yoksa susuz kalabilirler, sarılık olabilirler). Doktorunuz izin verdikten itibaren bebeği emzirmek için uyandırmayı bırakırsınız. Bundan sonra gece bebeğiniz uyandığında saate bakmamanızı, gece kaç kez uyandığını saymamanızı öneririm. İnce hesap yapmayın, uyuklayarak emzirin ve o uyur uymaz suyunuzu içip geri yatın. Sabah “gece kaç kere uyandı?” sorusu sorulduğunda “bilmem” diyebilecek kadar farkında olmaksızın emzirmeyi öğrenmelisiniz.
5 – İlk haftalar için, mümkünse yatağınızdan kalkmadan, fazla eğilip doğrulmadan bebeği alabileceğiniz bir beşik tipi seçin. Bebeği içinden alıp geri koymak zor olmasın.
6 – Gündüzleri kestirecekseniz, evin kalabalık olduğu zamanları tercih edin. Sanıldığının tersine, yenidoğanlar sessizlikte değil, gürültülü hareketli ortamlarda daha iyi uyurlar.

Ilgaz küçükken ne zaman misafir gelse 3-4 saat uyurdu. Ben de hem misafirlerle oturmaktan keyif alır, hem de saatime bakar, “eğer yatmış olsam ne güzel 4 saat uyuyacaktım” diye hayıflanırdım. Misafirler de “aa ne uslu, bizimki hiç böyle uyumazdı, hep ağlardı” falan gibi laflar ederlerdi sinir olurdum. Sonra çözdüm ki çocuk kalabalıkta uyumayı seviyor, ama iş işten geçmişti. Misafirleri başkaları ağırlasın, siz devrilin yatın, kusurunuza bakan olursa bu yazının adresini verin.

Lohusalık bir mücbir sebeptir.

Bunlara bir göz atın:
Sabaha kadar uyuyan bebekler – gündüz ve gece
Sabaha kadar uyuyan bebekler – beslenme
Bebeğimi nasıl uyutmalıyım – Türk kültüründe “ Bebeği uyutmak” kavramı
Bebeğimi nasıl uyutmalıyım? – Yatağında!
Bebeğimi nasıl uyutmalıyım? – Düzeninde

Başka bloglardan: (atladıklarım varsa lütfen yorumlara yazın, yazıya ekleyeyim)
http://ozguranne.blogspot.com/2009/12/uyku-konusuna-hzl-baks-annenin-uykuyla.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/mesgule-dusurdum-kendimi.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/11/lkg-lohusa-kadnn-gunlugu.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-sonra-hayat-yardm-alma-lkg.html
http://annecafe.blogspot.com/2009/12/dogumdan-hemen-sonra-hayat.html

http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/hamilelik-ve-annelikte-sozluklerimize.html (A’dan Z’ye)
http://caninguncesi.blogspot.com/2009/08/bu-sefer-de-sozluklerimizden-ckanlar.html (A’dan Z’ye)
http://blogcuanne.com/2009/12/03/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/
http://www.cocuklacocuk.com/cocuklarla-hayat-var-mi (ikinci çocuktan sonrası)
http://huysuzvetatli.blogspot.com/2009/11/aman-diyim.html

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


18
Jun 09

Çocuğunuzun iyi uyumasını istiyorsanız, odasını serin tutun

Daha önce bir yerde daha okumuştum ama derli toplu elime geçince hemen yazayım dedim. Bu yazıdan “Practice climate control” paragrafının tercümesi:

“…Evet, konforlu bir yatak odası 22 derece olmalıdır, tabiki uyumadığınız zamanlarda. Aslında, ideal uyku ısısı 15,5 ile 21 derece arasındadır (60- 70 Fahrenheit). Vücut ısısındaki ani bir düşüşün ardından uykuya dalarız. Banyo yaptırmanın, çocukların uykuya dalmasını kolaylaştırmasının nedeni de budur aslında. Banyo çocuğunuzu rahatlatır ve onu ısıtır, sonra serin oda ıslak vücudunun ısısını düşürür ve çocuk uykuya dalar.

Çocuğunuzun odasını ısısını, yatağa yatırmadan en az bir saat önce düşürün. Eğer unutuyorsanız bir otomatik termostat alın. Her gece ısı düşecek ve sabah tekrar yükselecek şekilde ayarlayın…

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


1
Jun 09

Süt izninin sonu – Evren’in işe geri dönüşü

Tan büyümedi ki ama ben işe başladım.

Sabah 7.30’da kalktım, duş aldım, kahvaltımı yaptım, üzerimi giyindim, hafif bir makyaj, hatta vakit kaldı kuaföre gittim. Şimdi metrodayım işe gidiyorum….

Eee, ne var bunda her gün bunları yapıyoruz zaten demeyin. Ben evde 9 aylık oğlumu bıraktım ve neredeyse bir yılın ardından işe gidiyorum. Garip bir his hem de çok….

Günlerdir kendimi işe gitme durumuna hazırlamaya çalışıyorum. Eşim işten ayrıldığı için planlanandan önce işte olmak zorundayım. Oysaki Eylüle kadar ücretsiz izin almıştım.  Hayat o kadar basit ki, yeni durumlar olsa bile, bir canlı doğursanız dahi, eninde sonunda rutine dönmek zorundasınız ve aslında çocuk da bir rutin. Çünkü kim ne derse, çocuğu ulvi kelimelerle anlatsa da, o da üreme içgüdümüzün ürünü.

İşe başlamaya karar verdiğim 15 günden beri her gün geriye doğru sayıyordum, “Şu kadar gün kaldı, ne bakıcı ayarlayabildim, ne de Tan’a bir düzen kurabildim. Gündüzleri hala meme emip uyuyor, çok ağlayacak, ben ne yapacağım” diye… Eşim sürekli beni sakinleştirmeye çalıştı, her şeyin yolunda gideceğini söyledi.  Onu da üzdüm belki hayfılanmalarımla; sonuçta işinden ayrıldı. Ama iç seslerime bir türlü “dur artık lütfen” diyemedim, çünkü ben bir anneyim.

Ve işte beklenen gün geldi, işteyim ve bilgisayar başında haber okuyorum.  Bakıcı hafta sonunda bulundu. Tan onunla beraber sorunsuz bir-iki gün geçirdi. Sabah evden çıkarken anlattım ona “Oğlum ben işe gidiyorum, ablanı üzme, yemeklerini ye, güzelce uyu” dedim. Bana son iki haftadır yaptığı burnunu buruşturma mimiğiyle “bakarız” gibilerinden yanıt verdi. Vedalaşmayı daha fazla uzatıp da ağlamamak için hemen evden çıktım, canım yeniden mutfağa dönüp onu yeniden öpmek istedi ama yapmadım, Damla’nın deyimiyle “konuyu dramatize etmedim” kapıyı kapattım evden çıktım.

Yaklaşık 2 saat sonra eşim aradı, “Ben günde 10 kere seni arıyordum işteyken, sen niye aramıyorsun” dedi. Oysa bilse oturduğum yerde hep onlarla konuşuyorum aklımdan..

Öğrendim ki 5 dakikada yatağında uyumuş Tan efendi, “Oğlummmm tüm eziyetin bana mıydı?” Aman olsun o uyusun da benim çabalarım boşa çıksın.

15.30’da süt iznimi de kullanarak bürodan çıkıp kuzuma sarılacağım ve “seni çok özledim tatlım, ama iyi olduğunu biliyorum” diyeceğim.

Bana şans dileyin!

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


13
Apr 09

2 yaş çocuğunuzun uyku düzenini korumak için öneriler

Ilgaz’ın kronikleşen yataktan kalkıp içeri gelmesi sorununa, bir de geceleri kalkıp kalkıp bizim yatağa gelmesi sorunu eklendi. Neydim değil, ne olacağım demek lazımmış, Allah gündüz uykularını korusun. Uykusuz yüzümü kamuflaj için biraz fazla makyaj yapmış olmalıyım ki, bugün işyerinde “Nerede yandın sen, bronzlaşmışsın?” sorularına maruz kaldım 🙂

Gökhan’la birlikte kesin çözüm için bir plan yapmaya çalışıyoruz. “Ne yapabiliriz” diye düşünürken, geriye dönüp, “bu çocuk gayet güzel uyuyordu, ne yaptık da böyle oldu” diye sorguladım, bazı hatalarımızı tespit ettim. Oturmuş bir düzeni olanlar için, bazı koruyucu önlem önerileri paylaşayım dedim. Ben ettim, siz etmeyin:

Uyku saati sorunlarını önlemek (yataktan kalkmalar)

  • Çocuğun iletişim becerileri arttıkça, oyunlar, sohbetler daha da tatlı hale geliyor, hele de çalışıyorsanız, birlikte geçirdiğiniz vakit yetmez oluyor. Kendinizi kaptırıp da uyku saatini kaçırmayın. O da sizin gibi bu oyun saatine doyamıyor, ama daha büyüme çağında ve uykuya ihtiyacı var. Siz bu saati esnettikçe, eğlenceli aktiviteleri uzattıkça, o da esnetilebilir olduğu kanısına varıyor.
  • Uyku düzenini bir kez oturttuktan sonra, insan bozulabileceği gerçeği üzerine düşünmek istemez. Siz yine de hazırlıklı olun. Yatağından kalkıp gelirse, ve siz yatırdığınızda tekrar tekrar gelirse nasıl tavır almanızın doğru olacağını eşinizle önceden kararlaştırıp, evdeki diğer fertlerle paylaşın. Aranızda fikir ayrılıkları olmaması ve özellikle yanında konu ile ilgili tartışmamanız çok önemli.
  • Hangi yöntemi seçerseniz seçin, yataktan kalkarsa bunu büyütmeden, fazla tepki vermeyin. Bunu yapmalarındaki en önemli amaç ilgi çekmek. Ona kızmak ya da yumuşak bile olsa yatırırken ikna etmek için uzun konuşmalar yapmak hacıyatmazlığa davetiye açmak demek.
  • Eğer yataktan kalkmak için tuvalet, burun akması gibi sebepler öne sürüyorsa, hızlı şekilde ihtiyacını karşılayın, bu sırada onunla fazla iletişim kurmayın, oynamayın, uzatmasına izin vermeyin.
  • Bu yataktan kalkma konusunu fazla açmayın, ertesi akşam hatırlatmayın.
  • Evinize gelen misafirlerinizi, olur da çocuğunuz yatağından kalkıp gelirse, hiç tepki vermemeleri, onunla olumlu ya da olumsuz konuşmamaları konusunda uyarın. Onu görmezden gelmeleri gerekiyor. En son ihtiyacınız olan şey, gülümsemeler ve gülüşmelerdir. Ona her zaman siz müdahele edin, rutininizi korumaya çalışın.
  • Gürültüsüz bir ortam yaratmanıza gerek yok. Ama onu yatağında bırakışınızdan, uykuya dalacağı süre zarfında (yarım saat kadar) çok ilgi çekici gürültü üretmemeye çalışın. Yüksek sesle film izleme, kahkalar, gürültülü bilgisayar oyunu, vs. Her ortamda uyumaya alışması önemli ama özellikle benim bir geçiş dönemi olarak gördüğüm 18 ay – 3 yaş aralığında, çocuğun merakını da çok fazla uyandırmamak gerekiyor.

Yatağınızı küçük canavarlardan korumak (gece yatağınıza gelirse)

  • Eskiden her sabah uyandığında biraz bizim yatakta bir süre takılırdık. Hatta hafta sonları biraz uyusak hep birlikte diye ümitlenirdik ama asla böyle bir şey olmazdı. Sonra yatağın parmaklığını açmak zorunda kaldık. İlk başlarda gece uyanırsa karanlıkta yatağından inmeyip bize sesleniyordu. Arazi becerileri geliştikçe, yatağından kalkıp odamıza gelmeye başladı. Gece, gündüz, sabahın körü. Başlarda birkaç kez uykusuzluğa yenik düşüp aldık onu. Tekmeler, döner uyutmaz. Şimdilerde direk gelip yatağa tırmanıyor. Bazen uyku arasında birimiz farkında olmadan, ya da uykuya yenik düşüp alıyoruz onu. Götürüp yatırıyoruz, geri yatağımıza dönüyoruz. Sonra tam biz tatlı uykuya dalmışken geri geliyor. Tekrar, ve tekrar ve tekrar. Ertesi gün o da biz de uykusuzluktan sürünüyoruz, huysuz oluyoruz.
  • Ben çocukların anne ve baba ile sağlıklı bir şekilde uyuyamayacaklarını düşünüyorum. Ya da Ilgaz için böyle olduğuna eminim diyelim, çünkü bizim yatakta ne kendisi doğru düzgün uyuyor, ne de bizi uyutuyor. Siz de benim gibi düşünüyorsanız, kuralları iyi koyun. Çünkü çocuklar istisnaları yetişkinler kadar iyi algılayamıyorlar.
  • Genelde gece çocuğu yatağa alma, başta kendi uyku ihtiyacınıza yenik düşmenizden ileri geliyor (benim için en azından). “Korkmuş, yanıma alayım da o da uyusun ben de” gibi. Bu tür durumlarda kendinizi zorlayıp, siz onun odasında uykuya dalana kadar beklemeniz uzun vadede daha iyi olacaktır.

Sizin saflarda uyku durumları ne alemde. Bize ve diğer ailelere önerileriniz var mı?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


4
Apr 09

Kaşı beni anneciğim – Uyku sorununun sorumlusu bulundu!

Atopik ciltli bebekler konulu yazımda Tan’ın cildindeki sorunları yazmıştım. Yaklaşık 10 gün önce Tan’ın yüzündeki ve kafasındaki kızarıklıklar vücudunun her yerine yayıldı. Kafasını sürekli kaşımaktan alnı ve başının tepesi bayağı bir kedi tırmalamış görüntüsü almıştı son günlerde. Her gün babasıyla birlikte oğlumuzun bu haline bir yandan üzülüyor, bir yandan da  “Oğlum dün gece de kediler mi girdi odana” diye şaka yapıyorduk.

Sorun artık kaşınmaktan geceleri uykulardan uyanmaya ve 5-6 kez kalkmaya varınca, tekrar doktorumuzun yolunu tuttuk. Kendisinin önerisiyle gittiğimiz dermatoloğun verdiği antihistaminiğin büyük faydasını gördük. Neredeyse 3 aydır yok diş, yok gaz, yok grip gibi nedenlerle uyandığını sandığımız küçük oğlumuz kaşınmaktan uyuyamazmış meğerse. Düşününce çok üzülüyor insan. Tamam kafayı kaşıyabilirsin ama ya sırtı, bacağı, kolu….

Yüzündeki ve vücudunun bazı yerlerinde oldukça yoğunlaşan atopik döküntüler için steroidli kreme bu sefer de başvurmak zorunda kaldık ne yazıkki. Bundan sonra  oluşacak yeni kızarıklıklar için steroid içermeyen yeni bir kremi deneyeceğiz. Her gün yatmadan önce banyonun ardından cildi iyice kurulamadan nemli bırakıp, yoğun bir nemlendirici ile sorunu hafifletmeye çalışacağız.

Tabi benim de bu aralar keyfime diyecek yok. 7 aydan beri  yaklaşık bir haftadır geceleri sadece bir kez emzirmek için kalkıyorum ve oğlumu yatırdıktan sonra başım yastığa değer değmez uyuduğum için sabahları melekler gibi kalkıyorum.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


13
Mar 09

Uyusun da büyüsün mü?

Uyku uykunun mayasıdır demiş büyüklerimiz. Ama ben Tan’ı bir türlü gündüzleri mayalandıramadım.  Bebeğini emziren her anne gibi oğlumun memede uyumasını engelleyemiyorum son bir aydır. Mememi bırakıp kucağımda güzel güzel uyurken, yatağa sırtı değdiği anda uyanıveriyor ve tekrardan uyutmak mümkün olmuyor.
Gündüz 3 saatte bir yarım saat en fazla 45 dakika süren uykuları da  böylece bitiverdi son günlerde.

Aslında bu duruma gelmemizde hem doktorumuzun önerilerinin, hem de itiraf etmem gerekirse benim kolaycılığımın etkisi var. Tan daha 3 aylıkken belirtilerini vermeye başlamıştı aslında bu alışkanlığın. Kaygımı çocuk doktorumuza ilettiğimde katı bir uyku eğitimi vermek için erken olduğunu, bu konuda verimin 6. aydan başlayarak alındığını söyledi.

Ben de çocuk zaten gündüzleri toplamda bir buçuk saat uyuyor, çok zorlamayayım diye saldım gitti ipin ucunu.

Veeee sonuç ıstırap ve küçük oğlumun gözyaşlarıyla geçen zorlu bir dönemeç. Yaklaşık 10 gündür Tan’ı emzirmeden yatağında uyutmak için çeşitli yöntemler deniyorum. Bu da ikimiz için  hayli yorucu oluyor. Gerçi onun fazla yorulduğunu söyleyemem, her uyutma çabasının ardından ben kucağımda pes etmiş bir şekillde kendisiyle odadan çıkarken, daha odanın kapısından adımımı atar atmaz az önce nefesi kesilircesine ağlayan arkadaş, etrafa gülücükler atmaya başlayıveriyor.

Annem de  bizim eve yerleşti bana destek olmak için. Yemeğimizi suyumuzu veriyor, biz bu işin altından başarıyla kalkalım diye.  Ama bugün sabah ve öğleden sonraki iki denememde  de başarılı sonuç aldım, 15 dakika içerisinde Tan’ı yatağında kucağıma almadan ve çok fazla ağlatmadan uyutmayı başardım.

Umarım ikimizde çok fazla hırpalanmadan, bu işin altından başarıyla kalkarız. Kim daha inatçıymış göreceğiz bakalım. Bu arada kendisinin sıkı ağladığını da ifade edeyim. Yeni doğduğunun 2. günü hastanede gece uykudan uyanıp, emmek için tüm eforuyla ağlamaya başlayınca, nöbetçi doktorları toplamıştı etrafına, bu bebek niye bu kadar ağlıyor diye…

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.