# 03 Şubat 2009 Salı

Şirket sırlarıyla oynuyoruz :)

Kış için kum havuzu yerine, öğütülmüş "çok gizli evrak" havuzu yaptık. Söylenecek fazla bir şey yok, resim anlatıyor. Fikir birkaç yabancı siteden toplama, malzeme işyerindeki kağıt öğütücüden. Kimse boşaltmadığı için genelde ağzına kadar dolu olduğundan, bir büyük poşet ile tek öğütücü kovasındakileri toparlamak yeterli oldu. Uzay gemisi için gerekli kolilerin peşine, kıyılmış kağıtları da toparlayınca, artık işyerinde atılacak şeyleri önce bana bir soruyorlar, Ilgaz'a lazım mı diye :). 

Birkaç not:

* Küçük yuvarlak lekelerin fotoğrafın netliğini bozduğunu farkedebilirsiniz, bunlar kağıt tozu. Benim gibi eğlence fikriyle sabırsızlanıp alelacele düzeneği kurmak yerine, önce eski bir tülü çuval gibi kullanıp içine doldurarak balkondan silkeleyerek havalandırmanızı tavsiye ederim. Yoksa, ilk oyunda çok fena toz çıkıyor, burnu ve ciğerleri için de bu toz iyi olmayabilir.

* Oynanmadığında gayet güzel sıkıştırılarak dar bir alanda saklanabiliyor.

* Havuzun altına büyük bir çarşaf, örtü serin.

* Sonuçta kağıt olduğu için temizlenemez bir pislik çıkartmıyor. Yine de temizlikten önceki günü seçmekte yarar var. Bizimki gibi üzerine yapışan kağıtlara aldırmadan havuzdan hızla fırlayıp, koşarak odasından kovalarını almaya giderse evde bomba patlamış gibi bir görüntü ortaya çıkabiliyor.

Bu yazıyı sevdiyseniz:

Ev içi oyun parkları

18-24 Aylık Bebek Bakımı - Oyun Zamanları

posted on 03 Şubat 2009 Salı 08:00:02 UTC  #    Yorumlar [7]
# 30 Ocak 2009 Cuma

Ayk paltonun üzerinde çamur izlerini görünce, seni servise bırakırken kucağına tırmandığını hatırlayıp sevinmektir.

posted on 30 Ocak 2009 Cuma 21:03:36 UTC  #    Yorumlar [2]
# 26 Ocak 2009 Pazartesi

Oyun grubu için yuvaya başladığından beri her ay bir kez hastalanıyor. Bağışıklık sistemi güçleniyor diye avutuyorum kendimi.

Kendim grip olduğumda ilaç kullanmam. Ilgaz için hiç kullanmam (ateş gibi zorunlu haller dışında), hele bu haberi okuduktan sonra.

Ama o öksürürken de kayıtsız kalmak mümkün değil. Ilgaz'a içirdiğim doğal çaylar içinde rahatlattığını deneyerek gördüğüm iki tarifi paylaşacağım:

Elma Çayı

Bu çayı sevgili kayınvalidem onları bir ziyaretimizde benim için yapmıştı. Hem tadına bayılmıştım, hem de öksürüğüme iyi gelmişti. Ilgaz ilk defa grip olduğunda ilk aklıma gelen ilaç bu çay olmuştu. O kadar leziz oluyorki bence bol bol yapın kendiniz de için :)

Malzemeler:

  • 1/2 elmanın kabuğu (ya da bir parça elma)
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 tutam ıhlamur
  • 1 dolu tatlı kaşığı bal (1 yaşından küçükse koymayın*)

Elma kabuklarını tarçınla birlikte kaynatın. Misler gibi kokular çıkmaya başlayınca altını kapatıp ıhlamuru ekleyin. 10 dakika bekletip süzün. Bal ekleyip çocuğunuzun içeceği ılıklığa getirin. Fazla da soğuk olmamasında yarar var.

Not: Ülkemizde her ne kadar tabir olarak "ıhlamur kaynatmak" olarak geçse bile, ıhlamurun kaynatılarak değil, demlenerek hazırlanması gerekiyormuş.

Öksürük Limonatası

Sevgili kayınpederim de bitkisel otlara merakımı bildiği için bana Yeşil Eczane kitabını almıştı (evet benim sırtım yere gelmez :)). Bu tarifi de bu kitaptan seçtim.

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi (organik limon kabuğu yazıyordu)
  • 1/2 limonun suyu
  • 1 tatlı kaşığı adaçayı
  • 1/2 çay kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı bal (*1 çorba kaşığı diyordu tarifte, azalttım, 1 yaşından küçükse koymayın)

Adaçayı, kekik, limon kabuğunun üzerine kaynar su döküp 15 dakika bekletin. Süzüp, limon suyu ve bal ekleyin.

* Bal yerine pekmez kullanabilirsiniz. Ama bitki çaylarını verirken ille de tatlı bir şey eklemeniz gerektiği yanılgısına kapılmayın. Ilgaz normalde tatlı şeyleri sevdiği halde, özellikle limonlu çayları şekersiz de severek içiyor. Belki sizin çocuğunuz da sever, kimbilir?

Burun tıkanıklığı için bu yazıya da bir göz atabilirsiniz.

Kitubi'ye E-posta ile Abone Olun

 

posted on 26 Ocak 2009 Pazartesi 13:16:13 UTC  #    Yorumlar [13]
# 24 Ocak 2009 Cumartesi

Ayk, çocuğuna minik kelebeğin "Yasaklar" versiyonunu öğrettiğin için suçluluk duymaktır.

Sakinleştiremediğim bir gün , dur sana hangi şarkıyı söyleyeceğim şeklinde kendimi eğlendirmek için Ilgaz'a söylemiş bulundum. O kadar beğendi ki sürekli tekrar ettirdi, maalesef yarım yamalak söylediği ilk şarkı da bu oldu, dur, dur, dur, dur dur dur, git otur, git otur...

Her ne kadar yasakçı zihniyeti temsil etse de, sakinleştiriyor bu arada gerçekten :)

posted on 24 Ocak 2009 Cumartesi 11:59:59 UTC  #    Yorumlar [3]
# 23 Ocak 2009 Cuma

Ayk, çocuğunu dans etmeye teşvik etmek için, görümcenle elele tutuşup, hoppidi hoppidi dönmektir.

Ilgaz'ın halası Berrin abla ile eğleniyor olmalıyız ki, Ilgaz hiç ilgilenmediği halde bir "digiri digiri dak" şarkısı süresince dönmüşüz, bir de kameraya alınmışız ki sormayın :)

posted on 23 Ocak 2009 Cuma 12:06:46 UTC  #    Yorumlar [0]
# 22 Ocak 2009 Perşembe

Aşk budur'lara bayılırım. Ilgaz'la yaşadığım birçok sahne bana hep bu "Aşk Budur"ları hatırlatıyor. Yaşayıp, hissettiklerim aklıma geldikçe bunları yazmak istiyorum. Ama çocuğuma duyduğum sevgiye Aşk demeye dilim varmıyor, bu başka bir şey. Ilgaz'a da Aşkım demektense Fare'mden Sincap'ıma varan geniş aralıkta hayvan isimleri takmayı yeğlemişimdir. Garip garip hayvan türlerini bilmesine şaşmamalı.

Neyse, konuyu dağıtmayayım, şimdi 23 Ocak 00:30'da Türk Dili'ne yeni bir kelime katkısında bulunuyorum, kayıtlara geçsin, sözlüklere eklensin. Bundan böyle bebek, çocuk, evlat türü arkadaşlara duyulan sevgiye "Ayk" diyeceğim. Ayk'la ilgili yazacağım özlü sözleri ve yeterli gazı verirseniz :P Gökhan'ın çizeceği karikatürleri "Ayk Budur" kategorisinde elimden geldiğince sık yayınlayacağım.

Ayk Budur!

posted on 22 Ocak 2009 Perşembe 22:33:13 UTC  #    Yorumlar [3]