# 03 Kasım 2009 Salı

Ayk, onun da senin için kaygılanmasıdır!

Cumartesiden beri mideme kramplar giriyor. O gece oldukça kötüydü, Gökhan yatırma hazırlıklarını yaparken ben uzandım. Ilgaz benden bir şey istediğinde de hasta olduğumu, karnımın ağrıdığını söyledim. Ben vurdum ondan oldu dedi (demek sadece ben ona olan şeyler için kendimi suçlamıyorum). Yok oğlum ondan değil dedim. Endişeli, endişeli neden, neden diye sordu. Bu aralar bu sebep sorgulama hakim zaten. Eğer canı acıyacak şekilde düşerse, hemen "Anne neden düştüm ben, neden düştüm?" diye soruyor. "Öğrenelim de bir daha düşmeyelim" gibi bir tonlama var, biraz da "nereden çıktı bu düşme işi şimdi ya, güzel güzel koşuyorduk" kokuyor. Sorusunun üzerine "yediklerim dokundu herhalde, bazen olur öyle, ben de bazen hasta olurum, sonra yine iyileşirim" dedim.

Bugün doktora gittim, ultrason, endoskopi, sonuç olarak antibiyotikle tedavi edilebilecek türde bir gastrit varmış.  Akşam Ilgaz babasının da yönlendirmesiyle dedi ki, ben senin karnını ovalarım, geçtiririm. Ben uzandım, o da minik elleriyle midemi ovaladı. Üstüne doktor aletleriyle muayene etti. Havuç ye, havuç yersen havuç seni iyileştirir dedi ve yattı (cumartesi gecesi ben Gökhan'dan patates haşlamasını rica ettiğimde havuç haşla diye ısrarcı olmuştu da :) ).

posted on 03 Kasım 2009 Salı 06:05:33 UTC  #    Yorumlar [15]
# 02 Kasım 2009 Pazartesi

Bir önceki yazıda duyurduğum gibi Nurturia açıldı.

Çocuk yetiştirirken anne-babalarının birbirlerinin tecrübelerinden yararlanabileceği özelliklerine Nurturia Anne-Babalar Arası İletişim yazımda değinmiştim. Anne, babalar özellikle Soru ve Cevap bölümünde birbirleri ile yardımlaşmaya başladılar bile. Bu yazımda Nurturia'nın diğer temel fonksiyonu olan, aile ve arkadaşlarınızın çocuğunuzun günlük hayatına daha fazla dahil olabilmelerini sağlayacak olan özlem giderme fonksiyonunun bazı özelliklerinden söz edeceğim.

Ne Yapıyorsun?

Nurturia'ya giriş yaptıktan sonra ana sayfadan ve kendi profil sayfanızdan, hem kendiniz için, hem de çocuğunuz için kısa güncellemeler girebilirsiniz. Ana sayfanızda, eşiniz dostunuz, aileniz ve tabi en önemlisi onların çocukları için girilmiş güncellemeleri görebilirsiniz. Yeni fotoğraflar yüklediklerinde de haberdar olursunuz.

Çekirdek Aileniz:

Nurturia'ya üye olduktan sonra, eşinizi davet edebilirsiniz. Eşiniz sizin eş davetinizi kabul ettikten sonra, eğer izin verdiyseniz, çocuğunuz, eşinizin de çocuğu olarak kaydedilir ve o da sizinle aynı haklara sahip olarak, çocuğunuzla ilgili güncellemeleri yapabilir. Profil sayfanızda, sağ üstte eşiniz olarak gösterilir.

Çocuk Sayfası:

Nurturia'da çocuğunuzun sizinkinden ayrı (ama siz ve eşiniz tarafından yönetilen) kendisine ait bir sayfası olur. Ona sizinkinden ayrı avatar yükleyebilirsiniz ve güncellemelerini çocuğunuzun sayfasından ayrı olarak görebilirsiniz. Çocuk sayfasına özel fotoğraf yükleme ve andaç özellikleri de çok yakında.

Aileniz ve Arkadaşlarınız:

Çocuğunuzla ilgili gelişmeleri takip edebilmeleri için ailenizi, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı davet edebilirsiniz. Ailem sayfanıza girdiğinizde, öncelikle ailenizdeki diğer çocukları görürsünüz.

Nurturia'ya çocuğunuzla ilgili haberler vermek istediğiniz, ya da çocuklarından haber almak istediğiniz arkadaşlarınızı davet edebileceğiniz gibi, ayrıca Soru, Cevap ve Gruplar bölümünde iletişim içie girdiğiniz kişileri de arkadaşlarınıza ekleyebilirsiniz.

Gizlilik:

Ayarlar'ınızın altından Gizlilik bölümünde profilinizdeki detayların kimler tarafından görülebileceğini belirleyebilirsiniz. Ayrıca "Fotoğraflarım" bölümünden yeni albüm tanımlarken, o albümü kimlerin görebileceğini ayrıca belirleyebilirsiniz.

posted on 02 Kasım 2009 Pazartesi 07:33:02 UTC  #    Yorumlar [3]
# 30 Ekim 2009 Cuma

Çocuğunuzu daha kolay büyütmek için hemen üye olabilirsiniz:

Nurturia nedir?

Çocuklu Hayatı Kolaylaştırıyoruz - Nurturia

Nurturia Anne-Babalar Arası İletişim

www.nurturia.com.tr

posted on 30 Ekim 2009 Cuma 20:12:11 UTC  #    Yorumlar [7]
# 28 Ekim 2009 Çarşamba

Ayk, sürekli ince hesap yapmaktır.

Ilgaz'ı okuldan aldığımda, henüz öğlen yemeğini yememiş olacak. Evde türlü var. Şimdi ona türlüyü verirsem burun bükecek. Ama belki de ben burun bükecek önyargısıyla yaklaştığım için. O zaman ben sadece vereyim, yemezse peki aç değilsen yemeyebilirsin derim. Ama o zaman başka şeyler isteyecek, sucuk olduğunu da biliyor dolapta. O zaman sucuğu vermezsem ağlayacak tadı kaçacak, verirsem ödül gibi olacak. O zaman direk sucuğu vereyim, türlüye girmeyeyim. Ama ya çocuğun yiyeceği varsa, niye direk zararlı olanı sunacağım ki. Sucuğu vermem, aç yatar. Ama o zaman hemen uyuyamaz, aç karnına, iyi dinlenemez, günün kalanı tatsız geçer, şurda 3 gün tatilimiz var. Hem eşyaları da hazırlayamadım. O zaman hiç yatırmamayım, ben eşya hazırlarken o oynasın, yolda uyur. Ya uyumazsa? Ya uyursa, sonra feribotta uyandırmak olmaz, bu sefer hani vapura binecektik diyecek. İki gündür meyve de vermedim çocuğa, bari yanıma meyve alayım biraz...

posted on 28 Ekim 2009 Çarşamba 08:09:34 UTC  #    Yorumlar [11]
# 26 Ekim 2009 Pazartesi

Sorular:

  • Virüs bu kadar hızlı yayılırken, henüz aşısı üretilmemiş olsa ne tepki verirdik?
    Muhtemel Yanıt: Her sene mevsimsel gribin aşısını buluyorlar, bunu niye bulamıyorlar. Çocukları katlederek insan nüfusunu azaltmaya çalışıyorlar...
  • Diyelim ki aşı bulundu, ama yeteri kadar test edilmedi diye yapılmaya başlanmadı
    Muhtemel Yanıt: Efendim, madem öyle mevsimsel aşıyı niye vuruyorlar, her sene yeni virüsle yapılıyor. Sonuçta aşı aynı şekilde üretiliyor. Aşı bulunmuş, laboratuvarda saklıyorlar. Aslında bulamadılar da....
  • Diyelim aşı bulundu,ABD ve İngiltere'de yapılması kararı alındı. Ama bizim hükümetimiz yeteri kadar test edilmediği gerekçesiyle aşıları almadı.
    Bu durumda neler söylerdik buraya yazmak uygun olmaz sanırım...

Özet olarak, otorite güvensizliğini anlıyorum, medyaya da sansasyon lazım, ama biz bu çocukları ne yapacağız?

Komplo teorilerine kulakları tıkayıp, aklı selim bir karar vermeye çalışıyoruz. Ilgaz okula gidiyor, Gökhan metrobüse biniyor ve duyduğumuz H1N1 pozitif hastalar artık tanıdığın tanıdığı seviyesine geldi. Bir sonraki aşama olan "tanıdık"tan bu bulaşıcılıkla direk bize geçiyor zaten.

Bu arada sizi üzmek istemem ama hijyen konusunun küçük çocuk tayfasında hikaye olduğunu düşünüyorum. Zaten virüs de nerede çoğalacağını biliyor değil mi?

Domuz Gribi Aşısını Olmaya Nasıl Karar Verdik

posted on 26 Ekim 2009 Pazartesi 23:51:40 UTC  #    Yorumlar [18]
# 25 Ekim 2009 Pazar

En çok kullandığım 5 ürün - 24-36 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 18-24 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 12-18 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 9-12 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 6-9 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 3-6 ay
En çok kullandığım 5 ürün - 0-3 ay
En çok kullandığım 5 ürün - Hamilelik

Ne zaman bebeklikten çıkıp çocuk olurlar? Yürüdükleri zaman mı, konuştukları zaman mı? İlk yaş gününden sonra hayatınızda yeni bir dönem başlıyor. Her anlamda size bağımlılığı azalırken, iletişimi gitgide artıyor. Diğer yandan artık daha akıllı olduğu için çözümler daha dikkatli bir yaklaşım gerektiriyor.

12-18 ay gelişim döneminde en çok kullandığımız 5 ürün:

Suluk, çocuk bardağı: Avent Sportster. Üzerinde 18 aydan itibaren yazmakla birlikte, Ilgaz'ın biberondan sonra favori bardaklarından oldu. Diğer 3 delikli versiyonlarına göre çok daha rahat kullanıyor, daha hızlı aktığı için sanırım. Diğer Avent bardaklara da uyduğundan, duruma göre uçlarını daha kısa bardaklara takarak da kullanıyoruz. vde artık büyük çoğunlukla normal bardak kullanmakla birlikte, bazen odasına içecek götürürken, bitki çayları için ve yolda belde, silikon sızdırmazları da olmadan hala kullanıyoruz.

Çatal-bıçak, kap-kacak: Ikea renkli plastik çocuk malzemeleri. Rengarenk, plastik, kullanışlı hafif. Ayrıca bıçaklar çok güzel nutella, tereyağ sürer. Ayrıca piknikte, yolda kendiniz için de kullanabilirsiniz.

Nemlendirici: Avene Trixera. Aslında bu ürünü de doğumundan itibaren kullandık, önceki yazılarda atlamışım, önemli bir ürün. Daha küçükken ara ara belirli bölgelerinde ekzama oluyordu. Sonra güneşten ve kışın rüzgarlı havalarda soğuktan, asitli şeyler yediğinde özellikle ağız çevresi kızarıyordu. Eğer kurumasına izin verirsek kötüleşiyordu. Banyodan sonra ve gün içinde önce hafif ıslatıp teni nemliyken sürerek koruduk cildini.

Portatif Mama Sandalyesi: Sevi Bebe Pratik Mama sandalyesi. Kılıfı çıkartılıp yıkanabildiğinden, hem dışarıda, hem ev içinde çok pratik. Süngerini yıkamayın, bozuluyor.

Hazır Mamalar: Milupa Gece Tahılları, Milupa Fasulye-domates, Milupa 4'lü kaplarda satılan meyve püreleri. Katı gıdaya geçiş döneminde çok sık hazır mama kullanmamaya çalıştım. Ama özellikle Ilgaz biraz palazlanıp, biz de daha çok gezmeye başlayınca, evde ve çantasında her zaman, uzun ömürlü mamalardan bulundurmaya çalıştım. Acil durumlarda ve özellikle yiyeceklerin bozulma riski olduğu ısılarda çok yararlı. Artık seyrek yediğinden midir nedir, tadını sevdiğinden midir bilmiyorum ama, hiç bir zaman bu hazır mamalara itiraz etmedi.

posted on 25 Ekim 2009 Pazar 08:33:22 UTC  #    Yorumlar [0]