19
Jul 12

Neptün Doğdu

Sevgili kızımız Neptün, tam 38 haftalıkken, güzel bir doğumla 17 Temmuz 17:33’te, sağlıklı 3.440 gram bir bebek olarak aramıza katıldı. Detaylar ilk fırsatta 🙂

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


04
Jul 12

Ceviz yutmuş solucan – 36. hafta

Dün gece 11’de uyudum, sabah 5’te uyandım. Bünye alışmamış 6 saatten fazla uykuya.

36. hafta geldi çattı. 34. haftada kontrole gitmiştim en son, bebeğin başı yerleşmişti, suyu iyiydi. Bir sorun yok ama 36’dan sonra hastaneye çabuk erişebilecek mesafede ol dedi doktorum ilk doğum hikayeme ve yapıma bakarak. Gökhan da ne zaman ev işi yapmaya kalksam doğumdan önce enerji gelirmiş diye  arabanın anahtarlarını aramaya başlıyor. Bir sandalyede tam dik olarak, öne bile eğilmeden oturduğumda gövdem ve bacaklarım arasında sıkıştırdığımı hissediyorum, başka bir deyişle üzerine oturmuş gibi hissediyorum kendimi.

Kramp

31. hafta civarında bir gün öğle saatlerinde yürüyerek bir işimi halletmeye çalışırken önce sol alt karnımda hafif bir batma ile başlayan, yavaşlamama rağmen artarak yürümeme engel olan bir ağrı oldu. Hemen önümdeki dondurmacıya oturup dondurma yedim dinlenmek için. Kalktığımda daha da beter olmuştu, benim kanıma karışan şekerle daha da hareketlenen Neptün hanımefendinin tekmeleri ile tamamen yürüyemez hale gelmiştim. Doğum sancısı olmadığı çok belliydi ama her doğum farklıdır derler ya, yine de emin olamıyor insan. Gökhan gelip beni olduğum yerden arabayla aldı, kramp epey bir süre uzandıktan sonra geçti ve ben bir daha öğle saatlerinde yürümemeye karar verdim. Bu endişe ile biz de Neptün için gereken hazırlıkları hızlandırdık, iyi oldu.

Ceviz yutmuş solucan gibisin anne

Böyle dedi dün Ilgaz bana. Okulda hamile olmayan bir öğretmeni, hamile olan bir öğretmenine söylerken duymuş. Gökhan da Teletubby’ye benzediğimi söylüyor. Çok kilo almayınca göbek daha da haşmetli gözüküyor. Sokakta insanların kaygı ile baktıkları haftalara geldim. Ilgaz çok büyüdü, onunla ilgili yazmam gereken çok şey var, kardeş hazırlıkları, okula başlama konusu, fiziksel gelişimi, umarım doğurmadan önce bir kısmını da olsa yazmaya fırsat bulabilirim. Neptün nasıl olsa doğar büyür gibi bir moddayız, onun için endişelenen pek yok şimdilik, Ilgaz’ın okul işleri nasıl olacak, yazını nasıl geçirecek en çok bunlar için kafa yoruyor, enerji harcıyoruz.

Ekmek ayaklar, poğaça eller

Ilgaz’da hiç yaşamadığım bir şey, sıcakların bastırması ile birlikte ve tabi uzun süreler oturduğum için ayaklarım akşama doğru feci şişiyor. Eğer ellerimi sarkıtırsam parmaklarım lahana dolmasına benziyorlar. İlk başlarda zonkluyorlardı da ama şimdi o kadar rahatsız olmuyorum, alıştım sanırım.

Neptün tepeleri

Ilgaz’da göbeğimin dalgalanmalarını kameraya çekebilmek için pusuya yatmıştık. Bu arkadaşta böyle bir şeye hiç gerek yok, herhangi bir anda çok acayip görüntüler yakalayabiliyorsunuz. Geçen gün sanırım yarısı göbek deliğimin sağından benim göbeğimle birlikte dışarı çıktı ve geri girdi. Ara sıra bir dirseğini, ayağını öyle itiyor ki elimle tutabiliyorum kemikli kemikli. Buna ve bir çocuk doğurmuş olmama rağmen karnımda gerçek bir bebek bulunuyor olması düşüncesi garip geliyor. Yeni tanıştığım insanlar bile göbeğime dokunarak çok  duygusal sözler ifade edebiliyorlar (keşke yapmasalar). Ben ne zaman gerçek bir anne olacağım acaba?

Gece uykuları

Sanırım hamile olmayan bir insana göre bile çok çalıştığım ve az uyuduğum için geceleri çok sorun yaşamadan uyuyabiliyorum hala. Yatıp kalkmak zor geldiği için yer yatağımızda  yatamıyorum bir süredir, Neptün’e hazırladığımız odaya idareten koyduğumuz tek kişilik yatağa geçtim. Akşam sıvıları azaltmak gece tuvalet için uyanmaya engel olmuyor, ben de yatıp kalkıp tuvalete gidip su içiyorum ama zorlanmadan geri uyuyorum. Gündüz uyumaya pek vakit olmuyor ama çok da uykum gelmiyor. Vücudum artık ne ayakta, ne oturarak, ne de yatarak rahat değil ama bu mevsimde, bu yaşta, bu çalışma temposunda, bu kadar hamileyken fazla şikayetçi olmamam gereken bir hamilelik geçirdiğimi düşünüyorum.

Cildim ve saçlarım

Hamile kaldığımdan beri banyoda bile iki tel dökülmediklerinden saçlarım kütük gibi diye tabir ettikleri hale geldi, cildim ise fazla kandan sanki güneş görmeden durduğu yerde bronzlaşıyor, biraz kiloların, biraz ödemlerin etkisi ile gerilmiş durumda ve kırışıklıklar belli olmuyor. Cildim kuru, saçlarım yağsız. Aynada kendimi hamilelik öncesinde göre 3-5 yaş genç gibi görüyorum. Bu defa doğum sonrasında annedeki çöküşün nasıl bir şey olduğunu bildiğim için Ilgaz’daki gibi bunalıma girmemekte kararlıyım ama.

Hastane çantası

Önden düğmeli spor pijama bulmak ne zormuş. 2 takım pijama, her ihtimale karşı sezaryen olmak zorunda kalırsam diye gecelik, toka, fırça, şampuan, duş jeli, lif, terlik, deodorant yerine karbonat, çamaşır, çıkış için giysi, doğumdan sonra bu defa cildimin ne hale geleceğini bilemediğim için kuru ve yağlı cilt için nemlendirici, pamuklu çubuk, allık, rimel, iki paket jelibon (bire inivermesi an meselesi), birkaç marka büyük ped, bebek  için yenidoğan bezi, yenidoğan ıslak mendili, çeşitli giysiler, battaniye (bebek eşyaları hastaneyi değil de çoğunlukla dönüş yolunda arabada gerekebileceğini düşünerek), Gökhan için tişört, çamaşır, ikimiz için diş fırçası ve macun. Başka ne gerekebilir?

İştah: Normal

Canımın çektikleri: Meyve, meyve suları, dondurma

Kilo: 65

Şeker: Açlık 92, tokluk 104

Tansiyon: 10/6

Uyku: Haftama göre iyi

Ağrı sızı: Hafif adet sancısına benzer ağrılar, çeşitli iç organlarıma aldığım tekme ve dirsek darbelerinden kaynaklı ağrılar, hızlı yürürsem karnımda kramplar, alt karın ve bilimum bölgelerimde fazlaca bası hissi.

Nurturia hafta hafta gebelik – 36. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


05
Jun 12

Ayk Budur

Ayk, çocuğun yattıktan sonra onun için oyununun ejderhalarının paralarını toplayıp, elmalarını ekmektir.

Ilgaz’ın hafta içi tablet oynamaya izni yok. Hafta sonları da sınırlı süre. Kuralı kendimiz koysak da üzülüyoruz bir yandan çaktırmadan bizim iki dudağımızdan çıkacak izne bakıyor o kadar sevdiği şeyi yapmak için. Gökhan hafta sonu oynarken daha çok oyun parası olsun diye akşamları kendi işlerini bitirdikten sonra Ilgaz’ın oyununda günlük yapılan işleri de yapıp öyle yatıyor. Ebeveyn olmak zor. Ilgaz’ın birikmiş paraları görünce tepkisi yemelik ama: “iyilik mi yaptın baba bana?”

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


22
May 12

Buradayız ve 30. Haftadayız

Haftalık diye başlayıp, en sonunda aylık olarak zorlukla yazdığım 20-23. hafta yazısını başarıyla uçurduktan sonra yazma motivasyonumu tümden kaybedince kendimi 30. haftada buluverdim. Aradaki açığı kapatırım diye müsait zaman kollayacağıma kısa-öz haber vereyim istedim merak edenlere.

Evet, 30 haftalık bugün Neptün. Ne zaman geçti, bu göbek ne aralıkta böyle bir tepeye dönüştü, bırak fotoğraf çekmeyi aynaya bakmaya bile vakit bulamadım. Neptün de durumun farkında kendisini sürekli hatırlatma çabası içinde. Ilgaz hareketli bebek sanırdım ama iç organlarımı acıttığını, bacağımın üzerinde duran göbeğime hafifçe temas eden bir yastığı dizime itebildiğini falan hatırlamıyorum. Hareketini dışarıdan hissetmek için pusuya yatmanıza gerek yok, göbeğin bir yerine elinizi koyduğunuz anda, “hoop buralar benim” diye patlatıyor iki tane.

Hıçkırıyor, bu sabah Ilgaz’a söyledim, kalp gibi atan yere elini koydu ve çok eğlendi 🙂

Göbek ne kadar sivri de gözükse biraz aşağı indiğini düşünüyorum çünkü reflü kalmadı gibi, mesanem de her geçen gün daha çok rahatsız oluyor. Ilgaz’da demir hapı kullanmamıştım, bu doktorum test yapmadan başlamayı uygun gördü, önce depolar boşalırmış, kansızlığımız sonra kanda tespit edilir hale gelirmiş. Kabızlık sorunu da yeniden cereyan ettiği için başlamaya çekindim bir süre, sonra ağzımın kenarında geçmeyen yaraları araştırınca demir eksikliği ile ilgili olabileceğini okuyarak korktum, hemen başladım.

Çok geç yatarsam ne ala sabaha kadar uyuyorum, ama dayanamaz 1’den önce sızarsam gecenin ortasında hortluyorum. Ilgaz’daki gibi dönüp durmak yerine kalkıp çalışıyorum.

Minik çoraplar da diğer saçma derecede minik giysilerle birlikte çıktılar yine piyasaya, babaannemizin dürtmesi ile, yıkanmak hazırlanmak üzere. Sanki fıtı fıtı birbirine sürtüp duran ayaklarda duracaklarmış gibi 🙂

Fotoğraf anneler gününden, “yaşasın erik mevsimi” pozu.

 

Nurturia hafta hafta gebelik – 30. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


17
Mar 12

Miyav miyav ve tekerlek adam çok güzel gün geçiriyor

Ilgaz hikaye yazmayı çok seviyor. Ara sıra resimler çiziyor, bize yazılarını yazdırıyor, zımbalıyor kurdeleliyor, kitap yapıyor. Ben de renkli sayfaları olan büyük boy bir defter aldım kendi hikaye defteri olsun, hatıra olarak saklayalım diye. Fakat hikayesini yazdırırken değiştirdiği ve uzunluğu da başta belli olmadığı için ayarlamak zor oluyor. Ben de hem daha düzgün olması için, hem de yazdıklarını okuyup düzelterek yazma alışkanlığı edinmesi için önce bilgisayarda yazıp birkaç kez okuyup düzelterek içine tam sindiğinde deftere geçirmemizi önerdim. Önerim çok hoşuna gitti, hikayesinin final halini defterine yazdırıp, doğru yazdığımdan emin olmak için okuttuktan sonra (arada atladığım bir kelime buldu ekletti) bilgisayara yazdığımı da bütün Nurturia’ya yaymamı istedi 🙂 Ben de Kitubi’ye yazalım bari dedim 🙂

Miyav miyav ve tekerlek adam çok güzel gün geçiriyor

Miyav miyav ve tekerlek adam bir hastanede aynı odada doktor olarak çalışıyorlar.

Miyav miyav bir kedi. Tekerlek adam da ağzı olan, gözü olan, burnu olan, elleri olan, ayakları olan bir tekerlek.

Bir gün tekerlek adam arkadaşı miyav miyavın yanına gitmiş.  Sonra parka gidip zıpzıpa binmişler, zıplamışlar yarım saat. Sonra oyun düğmesine basmışlar ve karınca ezme oyununu seçip yarım saat oynamışlar. Parkta toplam bir saat zaman geçirmişler.

Sonra hastanelerine gidip hastalarını iyileştirmişler ve gece olmuş pijamalarını giymişler, sonra da yataklarına yatıp sabah yine parka gideceklerini düşünerek uyumuşlar.

Not: Bir ara resminin de fotoğrafını çekip eklerim.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


07
Mar 12

Hafta hafta gebelik – 18 ve 19. haftalar

Hamilelikte boğaz enfeksiyonu

Geçtiğimiz hafta tam doktora gideceğimiz sabah şiş bademciklerle uyandım. Ilgaz’a hamileliğimde çok ağır, ateşli bir grip geçirmiştim ve antibiyotik kullanmak zorunda kalmıştım. 2-3 hafta kadar da öyle feci öksürmüştüm ki kaburgalarımın üzerindeki kasların tamamen tutulmuştu. Hatta bu defa hamile kalmadan önce o gribin korkusuna hayatımda ilk kez grip aşısı (domuz gribi hariç) olmaya niyetlendim ama denk getiremedim. Böyle kötü bir tecrübem de olunca sabahın köründe aç karnına portakal, greyfurt ne bulursam sıkıp içtim. Üstüne bol limonlu sıcak sıcak ıhlamur içtim. Sıvılarla dolmuş şiş göbeğime fazla bir şey yiyemedim ve yanan bir mide ile yola düştüm. Tüm gün mide asitleriyle dağlanan şiş bir boğazla gezdim. Gerçi mide asiditesinde mikrop yaşayamaz derler, doğruysa benim boğazımdaki mikroplar o gün epey hasar görmüş olmalılar.

Gece uyuyamadım, hem Parol, hem de Rennie aldım. Parolun etkisi geçince yine uyandım, bir tane daha alıp yattım. Sanırım o iki gün içinde toplam 4-5 Parol içtim. Parolun etkisindeyken yavaş yavaş da olsa bir şeyler yiyebiliyordum ama etkisi geçince bademciklerimi yutacak gibi oluyordum ve midem bulanıyordu. Dilim de beyazdı ve suyun tadı da çok kötü geliyordu ve boğazımı acıtıyordu, o yüzden kana kana su bile içemedim.

Neyse çok acındırdım, boğazıma baktığımda üzerinde beyaz lekeler görünüyordu (tonsillit). Ateşim olmadığı ve daha beterini Gökhan benden önce antibiyotiksiz atlattığı (ondan kaptığımı tahmin ettiğim için) doktora gitmek için acele etmemeye karar verdim. Sonuçta hergün bir öncekinden daha iyiydim.

Bu arada nelerin iyi geleceğini araştırdım, o gördüğüm beyaz lekeler enfeksiyonun bademciklerimden dışarı taşan bölümüymüş, bunlara bademcik taşı da diyorlar, ve temizlendiklerinde hem daha hızlı iyileşir, hem daha iyi hissedermişsiniz. Evde çeşitli gargaralarla temizlenebilirmiş. Limon, vs. gibi asitli şeyler kötü gelirmiş. Yani o sabah şiş boğazla uyandığımda ilk yapmam gereken şey tahminen asit kokteyl içmek değil, bir gargara yapıp boğazımı temizlemekmiş.

Adaçayı gargarası: 1 su bardağı kaynar su ile bir tatlı kaşığı adaçayını, ya da bir poşet adaçayını demliyorsunuz, ılınınca gargara olarak kullanıyorsunuz. İzlediğim tarifte bir tatlı kaşığı da zeytinyağı ekleniyordu, gerçekten de boğazı yumuşatıyordu ama bana kokusu çok ağır geldi o yüzden ilk seferden sonra zeytinyağı eklemedim. Hamilelikte adaçayı önerilmediği için yutmamaya dikkat ettim.

Tuzlu karbonatlı gargara: Hem boğazı rahatlatıyor, hem insanın ağzının tadını biraz düzeltiyor, özellikle yatmadan önce çok iyi geliyor. 1 bardak ılık suya 2 çay kaşığı tuz ve 2 çay kaşığı karbonat ekliyorsunuz. Ben hazır sinus rinse karışımlarını kullandım.

Sabah akşam sinus rinse yaptım, burnum akmıyordu ama geniz akıntısı ve rahatsız edici balgam için de iyi geliyordu. Sıvılarla beslenmeye çalıştım. Sonuçta boğazımın şişliğinin tam olarak inmesi 10 gün sürdü. Artık iyileştim tamamen.

Doktor kontrolü

Doktor kontrolüne Ilgaz’ı da götürdük. Önce biraz izledi, daha sonra odadaki alet edavat daha çok ilgisini çekti. Kızımız iyiymiş, 185 gram olmuş, baş çapı, bacak kemiği boyu haftası ile uyumluymuş.  3’lü test sonuçlarımız da iyi çıktı.

Bir sonraki kontrolde 3 boyutlu ultrasona gireceğiz.

Bebeğimiz kıpır kıpır, orada olduğunu bana hiç unutturmuyor. Artık hareketi dışarıdan da hissedilebiliyor, birkaç gün önce Gökhan’a ilk tekmesini attı. Kulakları kaçıncı haftada duymaya başlıyordu? Sanki artık sese de tepki veriyor gibi geliyor.

Çatlak kremine başladım. Babe’nin fiyatı Ilgaz’ın hamileliğinden beri çok artmış. Uzun bir araştırmadan sonra bu sefer Palmers’ın çatlak kremini kullanmaya karar verdim. Hamilelikte çatlakların önlenmesi ile ilgili eski yazım.

Bulantı: Bademciklerim şişken

İştah: Eh

Canımın çektikleri: İlkbahar meyveleri

Kilo: 56.4

Şeker: Açlık 97 (yatmadan süt+bisküvi 🙂 )

Uyku: Hasta değilken gayet iyi

Ağrı sızı: Baş ağrısı, kasıklarda bebek batmaları.

Nurturia hafta hafta gebelik – 18. hafta

Nurturia hafta hafta gebelik – 19. hafta

Nurturia’dan 18. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 18. hafta

Nurturia’dan 19. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 19. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Feb 12

Gamze Akbaş, İlik Donörü Olmak ve Yardım Kampanyaları

Ilgaz doğduktan sonraki ilk yalnız başıma karşıdan karşıya geçişimi hatırlıyorum. Bir sağa, bir sola, tekrar sağa, köşeden bir anda bir araba çıkar mı acaba? En son ne zaman kalbim karşıdan karşıya geçerken böyle çarpmıştı, belki ilkokulda?

Yakınlarımı kaybetmekten korktum hayatım boyunca. Ilgaz doğmadan önce kendi canım hiç böyle kıymetli değildi. Onun ihtiyacı olduğunda yanında olamama korkusu, sorumluluk duygusu ağır. Ama bir de onunla birlikte yaşama, büyüdüğünü görme isteği kendi canının, hayatının kalan günlerinin değerini arttırıyor, çok arttırıyor. Bir anne neden ölmek istemez, hala okumadıysanız Gamze’nin kendi dilinden okuyun.

Gamze’yi Nurturia’da birçok anne sanırım benim gibi Dert Ortağım grubunda açtığı Kanserdim Yendim konusu ile tanımıştır. Gamze ne yazık ki bu konuyu açtıktan 10 ay kadar sonra yeniden kanser olduğunu öğrendi. Gamze akut myeloid lösemi hastası. Şu anda kemoterapi görüyor ve tedavisi iyi gidiyor. Gamze’ye kemoterapi tedavisinin sonunda kök hücre nakli yapılması gerekiyor ve bunun için gönüllü bir bağışçının iliği gerekiyor. Tabi donör olabilmek için hasta ile uyumlu bir verici bulunması gerekiyor. Bunun için de çok kişinin gönüllü bağışçı olmasına ve uyum testleri yapılabilmesi için kan örneklerine ihtiyaç duyuluyor, Gamze için ve Gamze’nin durumundaki tüm hastalar için (Detaylı bilgi)

Nurturia Anneleri (Nurturia’da organize olan annelerin dış dünya ile iletişim kurarken kendilerine verdikleri isim) Gamze için çok geniş çaplı bir kampanya başlattılar. Nurturia’da bir üyenin başı sıkışınca herkes seferber oluyor. Küçük, büyük yardım kampanyaları Nurturia’nın kuruluşundan beri var, benim hatırladığım ilk büyük kampanya Nehir içindi. Nehir de bir bebeklik çağı kanseri olan NeuroBlastoma’ya yakalanmıştı ve yurt dışında yapılacak tedavi için yüklü miktarda para gerekiyordu. Nurturia’da ve blogcuların duyurularıyla gönderilen mail’lerle Ayşe Arman’ın Yarım Kalmış Hayatlar programına kadar ulaşılmıştı. Nehir ne yazık ki kanserden değil ama minik yorulmuş bedeninin tedavi sürecini kaldıramaması yüzünden hayatını kaybetti. Hepimiz çok üzüldük, hala da üzülüyoruz. Gamze için sevinmek istiyoruz. Gamze’nin bünyesi tedaviye iyi yanıt veriyor, morali yerinde ve tedavinin başarıyla tamamlanması için ilik gerekiyor ve bu ilik bizden birinde olabilir.

Nurturia Anneleri Gamze için bir dernek, kurumsal bir yapı olmadan tamamen kişisel çabaları ile birçok basın mensubuna, ünlüye ulaştılar, hem sanal, hem sanal olmayan medyada Gamze’ye geniş yer verilmesini sağladılar. Bir yandan kampanyanın çok kişi tarafından duyulmasını sağlamaya çalışırken diğer yandan da yine tüm kişisel imkanlarını zorlayarak insanların test için kan örneği vermelerini kolaylaştırmak için çözümler üretmeye çalışıyorlar. Siz de hem kan örneği vermekle ilgili sorularınızı sormak, hem de kampanyaya fikir/destek vermek için Gamze için kurulmuş gruba üye olabilirsiniz.

Nurturia’nın kampanyadaki rolü

Nurturia iki temel amaç için kuruldu, anne-babaların çocuklarının anılarını kaydetip paylaşabilmeleri ve anne-babaların birbirleri ile yardımlaşabilmeleri. Başından beri bunu en iyi şekilde sağlayabilmek için çalışıyoruz. Nurturia yönetimi olarak herhangi bir ebeveynlik yaklaşımını savunmuyoruz, belirli bir görüşü empoze etmeye çalışmıyoruz, içerik üretmiyoruz, gündem yaratmıyoruz, gündemi yönlendirmiyoruz, sahiplenmiyoruz. Sadece iyi çalışan, kolay kullanılan, hızlı, güvenli bir platform sunmaya çalışıyoruz.

Başından beri çeşitli nedenlerle üyelerimizin organize ettiği sosyal sorumluluk projelerinin dışında durmaya çalışıyoruz  (bir gün Nurturia’nın kendi sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirebilecek zaman ve bütçeyi bulabilme hayalimiz baki olsa da). Bugüne kadar çok sayıda talep gelmesine rağmen ilk kez Gamze için banner ekledik, haftalık bültende yer verdik, çünkü verilecek mesaj çok net, görülecek fayda çok net, sağlanacak fayda çok kişiye. Bir kısım üyemiz tüm üyelere mail atmadık diye serzenişte bulundu. Biz Nurturia için kuruluşundan beri gerekmedikçe ve izinsiz bir şekilde hiçbir kişiye, hiçbir sebeple mail yollamadık, örneğin Nurturia kurulmadan önce ön-kayıt olan kişilerden üye olmayanlara ikinci bir mail atmadık ya da hiç tüm üyelerimize reklam mail’i yollamadık (mail adresi saklayan herkes bu sorumluluğu göstermeli).

Velhasıl, Nurturia’nın bugüne kadar düzenlenen hiçbir kampanyada olmadığı gibi, Gamze Akbaş için düzenlenen kampanyada da herhangi bir katkısı yok. Diğer tüm yardımlaşmalar, kampanyalar gibi tamamen üyeler tarafından başlatılmış ve sürdürülmektedir. Her daim yardımlaşma olan Nurturia’da bizim tek yaptığımız her zaman olduğu gibi anne-babaları biraraya getirmek ve onların işine yarayan bir platform sunmak ve onu ayakta tutmak.

 

Yazının buradan sonraki bölümü Nurturia’da ve herhangi bir yerde yardım organize eden arkadaşlarım için…

Köprülerinizi Yakmayın

Hemen her yardımlaşmada görüyorum bahsedeceğim olumsuzlukları. Aslında bu kampanyanın başarısına, büyüklüğüne, katılımcısının çokluğuna bakarsak oldukça az sayıda gördüğüm kadarıyla vereceğim örnekler. Yine de dikkat etmek, çok dikkat etmek, yapanları uyarmak gerekiyor, hele de  herkesin daha da gerildiği bugünlerde.

Yardım işinde gönüllülük esastır. Tehdit ile, zorlama ile, teşhir ile, kınama ile yardım istenmez. O çok yaptı sen az yaptın, ben yaptım sen sahiplendin olmaz. Yapılan yardımı azımsamak, aşağılamak olmaz. Olsa da yardım yerini bulmaz. Mesela dün Nehir için para yardımı toplayan ünlü bugün Gamze için geri dönmedi diye duyarsız olmaz, ona ilgisiz denmez.

Yardım kampanyaları hele de kurumsal bir elden yönetilmiyorsa viraldir, sizin verdiğiniz mesaj yolda değişebilir, başka şeylerle birleştirilebilir (Nurturia’nın yayılması da viraldir ve bugüne kadar üyeler tarafından Nurturia için, Nurturia adına söylenmiş, yazılmış tek kelime için düzeltme talep etmedik). Kontrollü olmayan bir yayılma yöntemi seçip sonra da mesaj başka yerlere gitti diye yardım eden insanları itham etmemelisiniz.

Bir kampanya için dışarından bir insanın/kurumun elindeki kaynakların ince hesabını yaparak, bunları ona ima/ifade ederek yardım isteyemezsiniz. Kimin hangi kaynağını ne şekilde kullandığını, ne için ayırabileceğini bilemezsiniz. Şimdi siz bir yardım yaptınız diye, şimdi yardım yapmadığını düşündüğünüz birinin ne yardım yaptığını bilmeden, ne derdi olduğunu bilmeden insani üstünlük taslarsanız çok ayıp edersiniz.

Başkası için de olsa, yardım isterken nazik olmak durumundasınız, aynı kendiniz için yardım istediğiniz zamanlardaki gibi. Siz nazik olursanız karşı taraf zaten sizin başkası için istediğinizin ayrımını yapacaktır. Konu ne kadar acil olsa da, önemli olsa da nezaketi bırakma lüksüne sahip değilsiniz. Aslında hele de başkası adına yardım istiyorken, hem de kendisi çok nazik bir şekilde istiyorken.

Yardım işinde gönüllülük esastır. Kaş yapayım derken göz çıkartmaktan sakının. Sarfetmesi kolay, geri alınması zor sözlerden sakının. Kimseye yardım edeceğim derken haddinize olmadan kimsenin insanlığını, vicdanını sorgulamayın. Gamze’nin daha yardıma ihtiyacı olacak, hangimizin yarın ne konuda ne yardıma ihtiyacı olacağı belli değil. Bu zor zamanları geçirirken nezaketi, hoşgörüyü elden bırakmayın. Köprüleri yakmayın.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


21
Feb 12

Hafta hafta gebelik – 17. hafta

Bu hafta uyku açısından da enerji açısından da en iyi hissettiğim haftalardan biri oldu. Diğer yandan göbeğim artık büyüdü ve midemi sıkıştırıyor, kambur yemek yemek zorlaşmaya başladı, yine de çok reflü olmadı.

Bebek karnımda kıpır kıpır, özellikle yemek sonrası hareketsiz oturduğum zamanlarda. Hala dışarıdan hissedilemiyor.

Ilgaz’da başından itibaren her an bir şeyler ters gidebilecekmiş gibi hissederdim. Onca yıl polikistik over geçmişinden sonra hamile kalamazmışım, kalınca da doğuramazmışım gibi gelirdi. Doğum hikayelerini okurken bile asla benim doğumum sancı ile başlamaz, önce mutlaka suyum gelir ve kimbilir sancı için ne kadar zaman geçer diye düşünürdüm. Her insan risk analizi yaparken istemeden de olsa kendi kişisel istatistiklerini dikkate alır ya, şimdi de hiçbir sorun olmazmış gibi bir rahatlık var üzerimde. Endişesiz bir hamilelik geçirmek, kucağıma alabilecek miyim kaygılarını duymadan doğum ve sonrası için planlar yapabilmek, hayaller kurabilmek güzel.

Bu hamileliğin en güzel yanı Ilgaz’ın varlığı, gün içinde bebekle ilgili öyle komik yorumlar yapıyor, öyle tatlı şeyler söylüyor ki doğsun diye ben de sabırsızlanıyorum. Geçen gün evdeki kurabiyelerin bir tanesini kardeşine ayırmayı öneriyordu. Bana karşı da çok dikkatli, aman karnına vurmayayım, belin ağrımasın, sen beni yıkarken tabureye çıkayım. Doğum sonrasını henüz bilmiyorum ama en azından hamilelik dönemi için peşpeşe yapamadığımız iyi olmuş sanırım.

Kontrolü yarına erteledik.

Bulantı: Yok

İştah: İyi

Canımın çektikleri: Salata, tatlı.

Kilo: 56.2

Şeker: Açlık 92 Tokluk 107

Tansiyon: 9/6

Nabız: 75

Uyku: İyi

Ağrı sızı: Yok.

Nurturia hafta hafta gebelik – 17. hafta

Nurturia’dan 17. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 17. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


14
Feb 12

Hafta hafta gebelik – 15 ve 16. haftalar

Zaman su gibi akıyor, 15’i yazamadan 16. hafta oldu. İkisini birlikte toparlayayım dedim.

Ilgaz 5 yaşında

Evet bu konuyu da bu yazıya birleştirdim 🙂 Okuldaki kutlamasını gününden 3 gün önce, evdeki aile içi kutlamasını 1 gün önce yaptık. Tam doğum günü gelene kadar kutlayanlara hep düzeltme verdi “asıl doğum günüm pazartesi de…” diye. Sonunda gerçek doğum günü olduğu sabah “hadi artık gerçekten 5 yaşındasın, tam 5 yıl önce 2 saat önce doğmuştun, seni hemşireler yıkarken baban izlemişti…” diye doğduğu günü anlatmaya başladık. O kadar hoşuna gitti ki o günden beri doğduğu günü sorup duruyor.

Evdeki partisinin pastasını fotoğraftan anlaşıldığı üzere kendim yaptım, muzlu Alman pastası. Pasta doğal ama süslemeler çakma (minik Eti Cicibebe ve Elit Draje). Hazır almak kesinlikle daha mantıklıydı ama bebek doğduktan sonra belki birkaç yıl mutfakta fazla zaman geçirmek istemeyeceğim için birkaç saat ayırmak istedim.

Perşembe günü kontrol var, birlikte bebeği görmeye gideceğiz.

Neptün

Bebeğin ismi. Nurturia’da güncelledik ama hiç tepki gelmedi. Tahmin ediyorum Aslanağzı gibi bir lakaptır diye üzerinde durmadı kimse 🙂 Biz daha Ilgaz portakalda vitamin bile değilken Gökhan’la uzaydan müstakbel çocuğumuza isim bulmaya çalışıyorduk. En çok Neptün hoşumuza gitmişti, sevdiğimiz mavi bir gezegenimizdir hatta evde yıllardır fosforlu geceleri parlayan bir Neptün vardır, ama isim olarak kullanıldığını bilmiyorduk. Bu bebeğe isim araştırırken TDK’nın kişi adları sözlüğünde Kız ismi olarak kayıtlı olduğunu gördüm. Gökhan hemen Nurturia’da ismini avatarını değiştirdi. İnternette araştırdık, Türkiye’de 59 tane Neptün varmış. Öğretmen, belediye başkanı eşi, doktor Neptün Hanım’lar buldum. Nüfusta iki ismi olan, Neptün Merve adlı genç kızımının Neptün’ü kullandığını tespit ettim. Ertesi gün Ilgaz’a sorduk, Mars da olabilir dedi ama Neptün’ü de çok beğendi. Ilgaz’ın ismine ailecek karar verişimizi yaptığımız gibi Neptün’ü de kameraya çekip kayıt altına aldık. Biz üçümüz çok memnunuz, diğer aile bireylerine de alışmaları için 6 ay verdik 🙂

Bu haftaya kadar gözüme Ilgaz’a göre daha yayvan görünen göbeğim aniden sivrildi ve bir tepe görüntüsünü aldı. Şu ana kadar hemen her şey Ilgaz’la aynı. 16. haftaya kadar erkek hamileliği ile kız hamileliği arasında bir fark yok diyebilirim rahatlıkla. Keşke fotoğraf da çekip ekleyebilsem artık.

Hamilelik Siyatiği

Özgür Anne de bahsetmiş bu yazısında. Ilgaz’da da bu bebekte de uzun süre ayakta durursam sağ kalçamın aynı yerinde ağrı oluyor. Doktorum hamilelikte siyatik benzeri ağrılar olur dedi. Bu ağrı varken sert bir yere yatarsam kalkmak acılı oluyor. Geçirmek için hareketsiz kalmak yerine germe egzersizleri, biraz hareket etmek, ılık duş almak iyi geliyor. Ilgaz’da doğurunca geçmezse diye endişeleniyordum ama şimdi geçeceğini biliyorum.

Bulantı: Yok

İştah: İyi

Canımın çektikleri: Dondurma 🙂

Kilo: 57 (tok)

Şeker: Tokluk 126 (cihaz 10-15 fazla ölçüyor)

Tansiyon: 10/6,5

Nabız: 75

Uyku: İyi

Ağrı sızı: Yok.

Nurturia hafta hafta gebelik – 15. hafta

Nurturia hafta hafta gebelik – 16. hafta

Nurturia’dan 15. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 15. hafta 

Nurturia’dan 16. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 16. hafta 

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


03
Feb 12

Hafta hafta gebelik – 14. hafta

2. Trimester

Resmi olarak 2. trimesterdeyim artık. Kaldı 2/3.

İlk haftalara göre daha enerjiğim fakat göbek rahatsızlık vermeye başladı bile, tabi daha yolun başındayız. Eğer gündüz bir şekilde fırsat bulup biraz kestirirsem daha sersem uyanıyorum,  o yüzden geçiştirmek daha işime geliyor. Akşam erken yatsam bile uyuyamıyorum, alışkanlık. Sabah da kaloriferlerin yanması ile birlikte sıcak basarak uyanmaya başladım Ilgaz’dan önce. Eğer geç olmayacak ama uyuyabileceğim bir saatta yatarsam 12-12.30’u geçirmeden 7-7.30 saat uyku ediyor, gece uyansam bile hemen daldıysam gün içinde çok şikayet etmiyorum.

Hamile Yastığı

Annem Ankara’daki İkea’dan kocaman fil bulup yolladı bana artık onunla birlikte yatıyorum. Bu durum yatağımızda biraz yer kaplasa da Ilgaz’ın çok hoşuna gidiyor, sabah o da kendininkini alıp geliyor uyanınca.

Kımıl kımıl

Bu hafta ilk hareketlerini hissettim. Henüz erken olsa da nasıl olduğunu bildiğim için yanıldığımı hiç sanmıyorum, zaten ikinciler erken hissedilirmiş diyorlar. Elle dışarıdan hissedilmiyor, içeride bir şey kımıl kımıl ediyor, gaz gibi mide guruldaması gibi ama barsakta ya da midede değil, rahatsızlık vermiyor, içini hop ettiriyor.

Hamilelik sütyeni nasıl olmalı?

Ben iki hamileliğimde de daha çok başında balenli çamaşırları bırakıp hamileliğe uygun çamaşırlara geçtim. Sanırım hanımların çoğu 3.-4. aylarda geçiyorlar hamile sütyenlerine. Genelde emzirme sütyenlerini hamileliğe de uygun diye öneriyorlar ama insan emzirirken bıkıyor zaten onlardan, hem bence normalde açılır kapanır kup hiç rahat değil. Bir de zaten penye türü çamaşırlar o kadar uzun süre sık yıkanarak kullanılınca deforme oluyorlar, Ilgaz’da aldığım hamilelik sütyenleri esnemişler. Ben de araya araya sonunda istediğim sütyenleri buldum.

Hamilelik sütyeni sıkı saran ama penye ve nefes alan bir kumaştan, kalın askılı, balensiz, destek için kupların altında destek bölümü olan çamaşırlardan tercih edilmeli. Ben birkaç spor sütyeni ve toparlayıcı sütyen denedim uygun olur düşüncesi ile olmadı çünkü o çamaşırların çoğunda ortaya toparlama çabası var, halbuki hamilelikte göğüs koltuk altına doğru yayılıyor ve sütyenin göğsün yapısını zorlamadan olduğu yerde toparlayıp destek olması gerekiyor. Bir sürü alışveriş merkezi gezdikten sonra köşe başındaki çamaşırcıdan bu sütyeni buldum. Ben markayı hiç duymamıştım ama satıcı oldukça eski ve iyi bir marka olduğunu söyledi.

Gece için de özellikle sağa sola dönerken rahatsız etmemesi için dikişsiz, yarım spor atlet tarzı olanları tercih ediyordum. Fakat gece onlar da yukarı toplanabiliyorlardı.  Bu Tchibo çamaşır ile çok rahat ettim, sentetik ama incecik, kaşındırmıyor, yok gibi. Bendeki eflatunu ama aynı gibi görünüyor, askıları ayarlanıyor ve sırtı da kopçalı.

 

Bulantı: Yok

İştah: İyi

Canımın çektikleri: Tuzlu şeyler.

Kilo: 55,5

Şeker: Açlık 103 (cihaz 10-15 fazla ölçüyor)

Uyku: İyi

Ağrı sızı: Baş ağrısı.

Nurturia hafta hafta gebelik – 14. hafta

Nurturia’dan 14. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 14. hafta 

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.