29
Dec 11

Haydi bakalım 2012!

Tony Hsieh, akademik başarıya çok önem veren Asya kökenli Amerika’lı bir çiftin oğlu, çocukluktan itibaren çok para kazanmaya kafa yoruyor. Kendi çapında girişimcilik öyküleriyle dolu okul yıllarından sonra Harvard’a giriyor, mezun olur olmaz iyi bir maaşa Oracle’da çalışmaya başlıyor ama tüm gün sıkılmak hoşuna gitmiyor. Çok geçmeden istifa ediyor ve okul arkadaşı ile birlikte Link Exchange’i kuruyor. Link Exchange’i 265 milyon dolara Microsoft’a sattıktan sonra payına düşen paranın %20’sini alabilmek için 12 ay Link Exchange’de çalışmaya devam etmesi gerekiyor…

Delivering Happiness (türkçesi), uzun zamandır okumak istediğim bu kitabı okuyorum 2011’in son günlerinde. Kitabın büyük bölümünde Tony Zappos’tan bahsediyor aslında, Link Exchange’i sattıktan sonra yatırımcısı, sonra CEO’su olduğu ve sonunda 1,2 milyar dolara Amazon’a satılan internet üzerinden ayakkabı satış sitesinden. Başarı öyküsü kitaplarında başarılar genelde insan üstü çalışma, üstün yetenek ve büyük şans kombinasyonları sonucu gibi sunulur. Tony öyle doğal, öyle insani anlatıyor ki yaptıklarını, ben de yaparım diye düşünmemek elde değil.

Neyse, yılbaşı yılbaşı kitap anlatışım aslında bir paragraf yüzünden, Tony Microsoft’a tonla parayı bırakıp 12 ayını doldurmadan artık zamanını geçirmek istemediği Link Exchange’den ayrılıyor ve bu kararı alırken şöyle düşünüyor kendi kendine, “Asla bir 1999 daha olmayacak. Bu konuda ne yapacaksın?” (There will never be another 1999. What are you going to do about it?).

Asla bir 2012 daha olmayacak. Hayatın için, istediklerin için bir şeyler yapabilir misin 2012’de? Zorunluluklarına zorunlu musun gerçekten, yoksa bunlar seçimlerinin sonucu mu? Risk almaktan korktuğun şeyler, ya risk almamanın riskleri? Harekete geçmek kadar eylemsizlik, öylece durmak da senin kararın. Yaptığın iş, yaşadığın şehir… Bulabileceğinin en iyisi diye bir şey var mı gerçekten? Sonra bazen çevrendekiler aynı olduğundan normal gelir, ama başka yerlere gitsen onlar da bambaşkadır. Sen de onlardan olsan öbürleri başka gelir. Sen kendin için ne istiyorsun onu düşün. İstediklerin için daha yapabileceklerin olabilir. Asla bir 2012 daha olmayacak. Bu konuda ne yapacaksın?

Bizim 2012’den beklentimiz çok. Önce ürün satışına başlanacak Nurturia’da, kanlı canlı bir e-ticaret bölümü ekliyoruz. Ürünler stoklara girdi, ambalaj malzemeleri sipariş edildi, kolay satın alma için altyapı yazılıyor tıkır tıkır. Üyelerin ikinci el ürünlerini sattığı Pazaryeri hızla hareketlendi 2011’de, şimdi alıcı ile satıcının alışverişi güvenli bir şekilde tamamlayabileceği ödeme altyapısı sunacağız. Sonra 2012’nin tam ortasında bir kez daha anne baba olacağız. Umarım, sağlıkla…

Haydi bakalım 2012, yüzümüzü kara çıkartma…

(Not: Resimdeki kuru pastaları Ilgaz’ın okula götürmesi için birlikte yaptık, bu tariften , çok güzel oldular)

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


29
Dec 11

Hafta hafta gebelik – 7. hafta

Bu yazı henüz hamile olduğumu duyurmadan önce yazılmıştır. 8. hafta yarın…

Önceki hafta: Hafta hafta gebelik – 6. hafta

Doktora gittik, keseyi ve bebek denilen noktayı gördük. Henüz kalp atışları görülemeyecek kadar minik olduğu için haftaya tekrar gitmemiz gerekecek işlerin yolunda olduğundan emin olmak için. Bir tane kistim varmış, doktor bunun normal olduğunu söyledi, plasenta oluşmadan önce bebek yumurtalıklardan beslenirmiş ve kist olabilirmiş, sanırım zamanla kaybolması gerekecek. Ilgaz’da böyle bir şey var mıydı hatırlamıyorum.  İlk 3 ay egzersiz önermediğini söyledi. Kan ve idrar tahlili yapıldı. Sonuçlar normal. Yine toksoplazmaya*** dikkat etmek zorundayım, bu yaşıma kadar çiğ-pişmiş, yıkayıp-yıkamadan bu kadar şeyi yememe rağmen nasıl toksoplazma geçirmediğime inanamıyorum. İyi kısmı rubella yani kızamıkçık geçirdiğim için kreş yaşında çocuğum olsa da bu konuda endişe etmeme gerek yok.

Belki de normalde pantalonlarım dar olduğu için içlerine rahat giremiyorum. Ilgaz’da giydiğim pantolonlar sanırım sonuna kadar giyildiğinden esnemişler, kendime LCW’den bir hamile kotu aldım. Sütyenlerin de acil değişmesi lazım, hem küçülmekten, hem de acılarımı azaltmak için balensiz, havadar olanlarıyla değiştirme ihtiyacından. Yine Ilgaz’dan olanların işimi göreceğini düşünmüştüm ama yıllar beni olduğu gibi onları da yaşlandırmış.

7. hafta itibari ile hamileliğim

Bulantı: Yok

İştah: Yerinde

Canımın çektikleri: Peynir, çorba, kırmızı et

Kilo: Tartıya pil almak lazım (hala)

Şeker: Striplerin tarihi geçmiş (hala)

Uyku: Her gece mutlaka tuvalet yüzünden uyanıyorum.

Ağrı sızı: Göğüsler acılı, hafif gaz sancıları.

Nurturia hafta hafta gebelik – 7. hafta

Nurturia’dan 7. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 7. hafta

*** Toksoplazma Normalde çok hafif grip gibi geçirdiğimiz ancak anne karnında bebeğe geçen ve cenin için tehlikeli olan bir hastalık.  Hamilelik öncesinde ya da öğrenir öğrenmez bir test yapılıyor. Daha önce geçirdiyseniz ne güzel, bağışıklığınız var demek. Eğer antikoru çıkmazsa etleri iyi pişirmeye, sebzeleri iyi yıkamaya gerekirse sirkeli suda bekletmeye dikkat etmeniz gerekiyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


28
Dec 11

Hafta hafta gebelik – 6. hafta

Bu yazı henüz hamile olduğumu duyurmadan önce yazılmıştır. 7. hafta yarın…

Önceki hafta: Hafta hafta gebelik – 5. hafta

Yarın doktora gidiyoruz, keseyi görmeye. Geçen haftaya göre daha bir hamile gibiyim, biraz daha uykulu, yediklerime dikkat etmezsem daha bir halsiz. Ilgaz öksürüyor biraz, ben de biraz geniz akıntısı var, belki hafif de bunun kırıklığı var. Arada sıcak basıyor, özellikle yemeklerde ve gece uyurken. Hamile egzersizleri ve diğer şeylere fazla havaya girmemek için henüz başlamadım. Yarını bekliyorum.

6. hafta itibari ile hamileliğim

Bulantı: Yok

İştah: Yerinde

Canımın çektikleri: Salata, ekşi çorba, ayçekirdeği (biraz da hamilelik öncesinden kalan bir bağımlılık)

Kilo: Tartıya pil almak lazım (hala)

Şeker: Striplerin tarihi geçmiş (hala)

Tansiyon: 9/6

Nabız: 68

Uyku: Sadece bir gece uyanmadım, dün gece çok sık uyandım. Akşam saatinde tatlı/tuzlu susatacak şeyler yememek lazım.

Ağrı sızı: Göğüsler acılı, hafif gaz sancıları, sağ kalça aynı geçen hamilelikteki gibi arada batıyor.

Nurturia hafta hafta gebelik – 6. hafta

Nurturia’dan 6. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 6. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


26
Dec 11

Hafta hafta gebelik – 5. hafta

Bu yazı henüz hamile olduğumu duyurmadan önce yazılmıştır. 6 hafta yarın…

Bugün son adet tarihimin üzerinden tam 5 hafta geçti. Fabrika ayarlarına döneli de yaklaşık 3 ay oluyor. Tam 3 Eylül’le çıkarttırmıştım, Ilgaz’ın doğumundan 9,5 ay kadar sonra taktırdığım spiralimi.

8 gün önce, yani son adet tarihimin üzerinden 27 gün geçmişken belirtilerden hamile olduğumu düşünerek idrar testi yapmıştım ama gebelik çıkmamıştı. Daha önce boş gebeliğimde bile silik de olsa çıktığı için, peki dedim, demek belirtiler adet öncesi belirtileri sadece. Üzerinden 8 gün geçip, siş ve acıyan göğüslere, ara ara hafif adet ağrısı benzeri karın ağrısına bir de kabızlık, gece uykudan uyanıp tuvalete gitme gibi belirtiler eklenince kan testi yaptırmaya karar verdim. Nihayetinde dün yaptırdığım kan testi ile bhcg’min 663,5 olduğunu öğrendik 🙂

Hamilelik Dönemi, İlk Hazırlıklar

Folik Asit: Henüz tanışmadığım yeni doktorumuz önümüzdeki haftadan itibaren gelebilirler, henüz keseyi göremeyiz, kalp atışı duyamayız dedi. Acelemiz yok. Elevit Pronatal başlattı. Ben zaten spirali çıkarttırdığım zaman Folik Asit*** kullanmaya başlamıştım. Hemen eczaneden Elevit aldım ve Folbiol’ü kesip ilk Elevit’imi içtim.

Diyet: İlk hamileliğimde gebelik diyabeti çıkmıştı. Doğumdan bir süre sonra yükleme testi yaptırmıştım ve değerlerden biri sınırdaydı, düzenli takip önerilmişti. Hamile değilken de düzenli yürüyüş yaparsam, uzun süre aç kalmazsam çok iyiyim, dikkat etmezsem halsizim, sinirliyim. Zaten gebeliğinde diyabet çıkanların %50’sine 10 yıl içinde şeker hastası tanısı konuyor, sağlam bir oran. Şeker hastalığı da aslında teşhis edilir hale gelmeden uzun zaman önce gelişmeye başlıyor. Gebelikte de  24-28. haftalarda gebelik diyabeti araştırılıyor ama aslında bünyenin daha başından itibaren zorlandığını düşünüyorum.  Uzun sözün kısası, diyetime başlamak için 24. haftayı beklemeyeceğim, yükleme testi falan da yaptırmayacağım bu kez. Eve beyaz şeker ve un girişine ambargo koyup, paşa paşa şeker ölçüm striplerimi alıp düzenli ölçmeye başlayayım diyorum.

Egzersiz: Bir süredir Ilgaz’ı okula bıraktıktan sonra yarım saat kadar düzenli yürüyüşü soktum hayatıma, iyi ki. Her ne kadar açık havada yürüyüşü çok sevdiysem de, geçen doğumumda formda kalmama çok yardımcı olduğunu düşündüğüm hamilelik egzersiz programına başlayacağım, belki bu sefer açık havada yapmaya çalışırım.

Bol su, bol lif: Hamilelikte su çok önemli. Tahminen hamile kalır kalmaz vücudumun artan su ihtiyacına normal su tüketimim yetişemeyince hemen kabız oldum. Geçen hamilelik + doğum sürecimden bana yadigar kalan hemoroid’imi düşünerek hemen su tüketimime dikkat etmeye ve lifli beslenmeye dikkat etmeye başladım.

Uyku düzeni: Herkeste böyle mi bilmiyorum ama ben geçen sefer de ilk trimesterde tuvalet ihtiyacı yüzünden çok sık uyandım. Daha hamile olduğumdan emin olmadan, gündüz çok bol su içip akşam saatlerinde suyu kesmeyi denedim, işe yaradı. Bir de gece uyandığımda saate bakmamak, kaç kez uyandığımı saymamak ve uykulu hissettiğimde olsun önemli değil diye düşünmeyi adet edinmeye çalışıyorum. Geçen gece Gökhan hala otururken tuvalete kalkıp geri yatmışım ama sabah hatırlamıyordum, işte böyle olmalı.

Ve heyecan

İlk çocuğumu doğurmadan önce, hamile bir bayanla sohbet ederken ikinci gebeliği olduğunu öğrendiğimde heyecanım azalırdı. Sanki ilk çocuktan sonra daha rutin olurmuş gibi gelirdi. Henüz yaşamadığım hislerle ilgili ne kadar naifim, ne kadar öngörüsüzüm. Geçen sefer endişe daha çoktu elbette, hamileliğe, kendime çok odaklıydım. Bu defa burnuma mis gibi kokan o ilk bebeklik günleri bile gelip geçici geliyor. Çok daha heyecanlıyım bu kez, daha çok anne-baba  olmak, daha büyük bir aile olmak, hayatımıza girecek yeni insanı tanımak, kardeşi olmasının Ilgaz’da yapacağı değişimleri görmek, sevmek daha çok sevmek ve daha daha daha çok sorumluluk için, çok heyecanlıyım.

5. hafta itibari ile hamileliğim

Bulantı: Yok

İştah: Yerinde

Canımın çektikleri: Turşu, yeşil zeytin, salça, balık

Kilo: Tartıya pil almak lazım

Şeker: Striplerin tarihi geçmiş

Tansiyon: 10/6

Nabız: 74

Uyku: Akşam çok su içmedikçe iyi

Ağrı sızı: Göğüsler acılı, karında hafif adet ağrıları, sağ kalça aynı geçen hamilelikteki gibi arada batıyor. Arada hafif baş ağrısı.

***Folik Asit Neden Kullanılıyor?

Gebelik öncesi ve gebeliğin ilk aylarında folik asit kullanımı ölümcül olmayan en ağır sinir sistemi hastalıklarından biri olan spina bifida’yı önlüyor. Folik asit normalde besinlerde doğal olarak bulunan bir asit ama gıdalardan aldığımız bu dönemde yeterli olmayabiliyor. Kullanılan dozların olumsuz bir yan etkisi olmadığı için çok öneriliyor. Fiyatı da oldukça uygun.

Nurturia hafta hafta gebelik – 5. hafta

Nurturia’dan 5. hafta gebelik soruları

Alper Mumcu’dan 5. hafta

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


15
Dec 11

Ayk Budur (Hande’den)

Oğlunuz sizin söylediğiniz şeyi yapmak istemeyip size “anne anlaman gerekmiyor çünkü bu seninle ilgili bir şey değil, bu benimle ilgili bir şey ” diye bağırdığında “peki” den başka bir kelime bulamayıp, çocuğunuzun büyüdüğünü artık onun da sadece kendisiyle ilgili istekleri olduğunu fark etmektir.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Nov 11

Filin Banyosu – Elephant’s Bath Çıktı!

Uzun zamandır beklenen Filin Banyosu iPhone , iPad ve Android için yayında.

Duyduk duymadık demeyin!

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


22
Nov 11

Kaza geliyorum demedi (Hande’den)

Doğum hazırlıkları yaparken oğlum için ilk aldığım şeylerden biri araç koltuğuydu. En baştan kararlıydım asla bebeğimi kucağımda taşımayacaktım. Bir yaş sonrası alacağımız yeni oto koltuğuyla ilgili araştırma yaparken okuduğum bir yazı tüylerimi diken diken etmişti “ Türkiye’de çocuklu kazalarda çocukların % 45’i ölüyor”. Daha sonra da Volvo’nun ters dönük oto koltuğu kullanılan araçlarda yaşanan 35.000 çocuklu kazada sadece bir ölüm gerçekleştiğini okumuş ve ters koltukta karar kılmıştım. Oğlumun o %45’e dahil olmaması için, “keşke” dememek için elimden ne geliyorsa yapmak istemiştim.

Kaza tam da biz Can’ın artık sığamadığı koltuğunu öne çevirmiş, yeni koltuk arayışı içindeyken gerçekleşti. Yazın iş için sık sık gittiğim Kumluca’ya (Antalya) haftada 2-3 gün Can’la annemi de götürüyordum ve bir yazlık evde kalıyorduk. 23 Ağustos’ta, benim doğum günümde, misafirliğe gittiğimiz arkadaşımın evinden gece 1 sularında yazlığa dönmek için yola çıktık. 500 m kadar sonra kontrollü kavşağa girdik ve gece olduğundan trafik ışıkları çalışmıyordu. Durup soluma baktım. Çok uzakta bir araba fark ettim. En sol şeritten en sağa benzin istasyonuna doğru kaydı. Hafif gaza dokunduğum anda aracın anormal bir hızla yol kat ettiğini fark ederek tekrar frene bastım. Fakat araba o kadar hızlı geliyordu ki en ufak bir manevra şansı yoktu. Tahminen 150 km gibi bir hızla biz durduktan 2 sn kadar sonra bize tam sol önden çarptı. Bizden sonra da uzunca bir süre duramamış ve yol kenarındaki tellere çarpa çarpa ilerleyip bir elektrik direğine çarpmış. Kaza esnasında airbag patlaması ve kazanın şiddetinden dolayı kısa süreli baygınlık geçirdiğim için kaza anını hatırlamıyorum. İlk hatırladığım arabadan fırlayıp Can’ın oturduğu tarafın kapısını açışım. Can “arabamız kırıldı anne” diye çığlık atıyordu. Üzülme bebeğim yenisini alırız” dedim bir yandan da kucağıma almaya çalışırken. Beni elleriyle ileri itip “sana bir bakayım anne sen iyi misin?” dedi. “ Ben iyiyim bak bir şey olmadı” diyerek kucağıma aldım. Annem o sırada yavaşça Can’ın kafasını işaret etti. Sağ tepesinde saçlı bölge kanıyor ve ensesine akıyordu. Ona böyle bir şey yaşattığım için kahrolmuştum. Etrafta yığınla insan bir şeyler soruyordu ama ben sadece Can’la ilgileniyor, kalabalığı uzak tutmaya çalışıyordum. Polisleri görünce önce korktu;

– Anne bizi suçuklamaya mı gelmişler?
– Hayır bir tanem bize yardıma gelmişler hiç endişelenme, sen iyi misin?
– Evet anne ben iyiyim asıl sen iyi misin? Neden böyle bir şey oldu bize? (artık oldukça sakindi)
– Maalesef hiç istemesek de bazen böyle olaylar olabiliyor. Biz de bu yüzden önlemimizi alıyoruz. Kemerlerimizi takıyoruz, araba koltuğumuza oturuyoruz…

O sırada ambulans geldi, Can bu sefer de ben ambulansa binmem diye panik yaptı. Ben en mutlu yüz ifademi takınıp “aaaa biz hep ambulansların içini merak ederdik süper hemen girip bakalım hatta yolda sirenleri de açarlar süper bir yolculuk yaparız” dedim. Bizimki gülümsedi ve razı oldu.

– Bana iğne mi yapacaklar anne? Ne olur yapmasınlar.
– Ne yapacaklarını bilmiyorum bebeğim ama sana söz veriyorum sana kötü bir şey yapmalarına asla izin vermeyeceğim.

4 yaşına kadar ters dönük oturmaları daha doğruymuş!?

Hastaneye girdik,
Doktor: Çocuk sizin kucağınızda mıydı?
Ben: Hayır, araç koltuğundaydı.
Doktor: Aslında çocukların 4 yaşına kadar ters dönük oturmalarının daha doğru olduğunu biliyor muydunuz?
Ben: (oldukça şaşkın ) evet daha bu ay artık koltuğuna sığmadığı için düz çevirmek zorunda kalmıştık.

Bu arada Can’a baktı ve “2 dikiş” dedi. Can uyukladığı için anlamadı.
– Ne olmuş, kafam mı kırılmış, kemik çıkmış mı oradan diye sordu gayet sakin.
– Hayır bir tanem küçücük bir kesik varmış başında hemen kapatabilirlermiş onu, sen hiç merak etme dedim.

Hiç sorun çıkartmadı canım oğlum. Dikiş atılmadan önce masadaki ilaçları sordu ve dikiş atılırken de sadece ayaklarımla ellerimi bıraksanıza niye beni tutuyorsunuz diye bağırdı.Hemen dikişten sonra doktor artık gidebilirsiniz diyince;

Darbe Yok

Ben: Nasıl yani tomografi? Geceyi burada geçirmeyecek mi? Kafasından darbe almış çocuk.
Doktor: Hayır hanımefendi çocukta en ufak bir darbe yok, kafasındaki kesik de darbe sonucu oluşmamış.
Can: Hadi anne gidelim artık, baksana ben iyiyim. Burçin Teyzemlere gidip orada uyuyalım artık. ( biraz duraksayıp birden) Peki ama araba koltuğum nerede? Burçin teyzemin arabasında koltuk yok ki, beni onun arabasında ne koruyacak anne?
Burçin: Ben şimdi çok yavaş gideceğim ve hiç konuşmayacağım sorun yok merak etme.
Can: Anne, sen ananemle konuşuyordun ondan mı dikkat edemedin? Hiç konuşmayalım olur mu?
Ben: Tamam bir tanem…

Can uyuyana kadar polisin baskısına rağmen karakola gitmedim ve yüzümden gülümsememi eksik etmedim. Can uyur uyumaz artık beni kimse tutamazdı çığlık çığlığa ağlamaya başladım.

Kesik başının koltuktan taşan yerinde

Can’ın kafasındaki kesiğe arabanın emniyet kemeri yol açmış olmalı. Koltuğumuz küçülmüştü, Britax’ı satıp, Besafe’i de düz konumunda kullanmaya başlamıştık. Biz yana döne hem isofixli, hem de beş nokta emniyet kemerli koltuk getirtmeye çalışırken Can’ın başı koltuktan dışarı çıkıyordu.

Bu kaza bize neleri öğretti ve hatırlattı;

  1. Başı koltuk seviyesinden dışarı çıkmadan yeni koltuk edinmeliydik. Can’ın kafasındaki kesik tam tepesinde, koltuktan dışarıda kalan kısımda gerçekleşti.
  2. Besafe gerçekten de inanılmaz güvenli bir koltuktu. Ön tarafına monte edilmiş, ön koltukla çocuk koltuğu arasında sıkıştırılan çelik parça hem koltuğun yerinden oynamasına engel oldu hem de ön koltuğun Can’ın üstüne doğru kaymasını engelledi. 
  3. Can’ın kafasındaki kesiğe neyin sebep olduğunu bulmaya çalışırken aklımıza arabanın içinde uçuşan sert oyuncak ve bozuk paralar gelmişti. Bunların kaza esnasında ne kadar tehlikeli olduklarını hep biliyorduk ama maalesef arabanın içini temiz tutmuyorduk.
  4. Beş nokta emniyet kemeri sayesinde vücudunda hiçbir beresi olmayan Can’ın aksine, yetişkin olduğum halde üç nokta emniyet kemeriyle bağlı olan benim vücuduma kemer izi çıkmıştı. Kazadan sonra en az bir hafta nefes alırken bile canım yanıyordu. 5 noktadan vazgeçmemek lazımdı.
Neden arabanın emniyet kemerine talim etmek zorundayız?

İşin kötüsü koltuğumuz zarar görmüştü ve acilen yeni koltuk almamız gerekiyordu. Antalya’nın altını üstüne getirdim ama yok yok yok… Dünyada hem isofixli hem de 5 nokta emniyet kemerli bir koltuk yoktu. Eşim isofix olmadan olmaz diye tutturdu, ben de 5 nokta olmazsa olmaz diye. Sonunda aceleyle bol ödüllü ve isofixli cybex marka koltuk aldık. Koltuğun küçükler için kullanılabilir ön parçasına tav olup aldık ama maalesef Can’a çok sıkıcı ve dar geldi ayrıca Volvo’nun emniyet kemeri bile onu bağlamaya yetecek uzunlukta olmadı. Dolayısıyla o parça iptal oldu ve biz yine kaldık 3 nokta emniyet kemerine.

Bu koltuğu kullandıkça da % 100 emin oldum 3 nokta emniyet kemeriyle 3,5 yaşındaki bir çocuğu güvenli bir şekilde bağlamak çok zor.  Neden mi?

1- Emniyet kemerini kendisi sökebiliyor.
2- Koltuğun içinde istediği gibi hareket ediyor. Sorumluluklarını bilen bir çocuk olmasına rağmen emniyet kemerini çekiştirip yerinden oynatabiliyor.
3- Koltuk kemerin çocuğun vücudunun en sağlam noktalarından geçmesini sağlamak üzere tasarlanmış. Ama Can koltukta öyle bir kaykılıyor ki üst bacağından geçmesi gereken kemer vücudunun en yumuşak dokusu olan karnına, omzundaki de boynuna denk gelebiliyor.

Mümkün olsa oğlum için bir koltuk tasarlamak isterdim. Alınabilir gördüğüm 5 nokta emniyet kemerli 2 koltuk var Türkiye’de, her ne kadar isofixlerinin olmayışı (veya koltuğu sabitleyecek Besafe gibi çelik koruyucu aksamlarının olmayışı) tedirginlik verse de;

  1. Recaro Young Sport
  2. Britax Evolva

Siz de bildiklerinizi, araştırdıklarınızı paylaşır mısınız?

Sevgiyle ve en önemlisi Sağlıcakla kalın ve çocuğunuzun güvenliğiyle ilgili hiçbir konuyu lütfen lüks veya önemsiz görmeyin. Her şey bizim de başımıza gelebiliyormuş.

—-

BeSafe İzi Combi X3 İsofixli  Oto Koltuğu fiyatları ve satın alma

BeSafe İzi Up İsofixli Oto Koltuğu fiyatları ve satın alma

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


14
Nov 11

Sağlıkla ilgili birkaç makale

Ateşle ilgili bir şey araştırırken, ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi tarafından hazırlanmış bazı güzel makalelere rastladım. Ateş, yanıklar, zehirlenme, yaralanmalarda ilk yardım gibi önemli konularda makalelere göz atmanızı tavsiye ederim. Tüm makalelerin listesi.

Ateş Nedir?

“Çocuklarda vücut ısısı, erişkinlerden daha yüksektir ve ateşin gün içinde belli bir ritmi vardır. Akşam üstü saatlerinde, makattan ölçülen ateş, 38.5 dereceye kadar çıkabilmektedir. Çocuklarda en yüksek vücut ısısı saat 17-19 arasında, en düşük ısı ise saat 24- 06 arasındaolmaktadır. Gün içinde 1.1 dereceye kadar değişiklik olabilir.Yaşlar büyüdükçe vücut ısıları erişkin düzeylere doğru düşer.”

Güncelleme: Osman’da  Uzm. Dr. Betül KARAATMACA tarafından hazırlanmış bir makale daha varmış ateşle ilgili.

Ateşli Çocuğa Yaklaşım

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


02
Nov 11

Ekonomist – Anne olmak O’nu girişimci yaptı


“Anne olmak O’nu girişimci yaptı

Kadın girişimcilerin iş fikirleri birer girişime dönüşmeye başladı.

Haber : Ekonomist Online / 02.11.2011

2007 yılında oğlunun doğumu ile bebek bakımı üzerine kısa sürede tanınan bloğu Kitubi’yi yazmaya başlayan Damla Doğan Altınören, blog üzerinden geliştirdiği iş fikri Nurturia ile kısa sürede hızlı bir büyüme kaydetti. Çocuklu hayata dair iletişim ve veri saklama hizmetlerinin hızlı, güvenilir ve kullanışlı şekilde sunan internet sitesinde ikinci el bebek kıyafetleri de satılıyor. Altınören, kısa sürede yurt dışına da açılmaya hazırlanıyor. “

Ekonomist dergisindeki haberin tamamı için

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


07
Oct 11

Bir Kar Masalı kitaplığınızda

Yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu.

Önce bir öykü gibiydi, biraz çekingenlikti belki, biraz  endişe, daha çok heyecan. Yazdım ama çizer mi? Çizdi, yaptı, oldu derken, ama basar mı? Hayaldi, kitaplıklarımıza kurulmak, çocuklarımızın pamuk ellerinde tutulmak, özenle saklanmak ya da köşeleri hoyratça kemirilmek için.  Hayal bir heyecan oldu, heyecan gayrete dönüştü ve gayret destek gördü. Destek gayreti hiç yalnız bırakmaz zaten. Ve işte  oldu.  Hayal ile iş arasındaki fark da buydu. Yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu.

Kitapçınızdan ısrarla isteyiniz: Bir Kar Masalı

Böyle demişler:

Bir Kar Masalı
(4-7 Yaş)
Esra Özümüztoprak

Dünya Ağacı Yayınları / Öykü Dizisi

Bir kar masalı
Oynak masal

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.