Posts Tagged: bilimsel


7
Sep 10

Mutlu İlişkilerin Formülü

Gottman’ların ismini ilk kez Malcolm Galdwell’in Blink kitabında okumuştum (amma çok şey okumuşum şu kitapta, sağol Dilek). “Sevgi laboratuvarı”nda çiftlerin 1 saatlik diyaloglarını analiz ederek gelecek 15 yıl içinde evli kalıp kalmayacaklarını % 95 başarı oranı ile tahmin edebiliyorlarmış. Araştırmadan çok etkilenmiştim.

John Gottman’ın Psikoloji İstanbul’un davetlisi olarak İstanbul’a geldiğini duyduğumda çok sevindim.  Aslında buraya asıl geliş amacı ruh sağlığı uzmanları için kapsamlı bir eğitim vermek ama yetişkinlere yönelik de bir eğitim vermeyi kabul etmişler. Çok sınırlı sayıda katılımcının yer alacağı bu eğitimi kaçırmamanızı tavsiye ederim.

6 Ekim’de gerçekleşecek olan  eğitimle ilgili bilgi almak için, www.gottmanciftterapisi.com sitesini ziyaret edebilir ya da 0212 233 28 38 nolu telefondan Psikoloji İstanbul’a ulaşabilirsiniz.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


25
Jul 10

Beynimin ön lobu

Bugün bir belgesel izledim. İnsan aklı ile ilgili şahane bir BBC belgeseli (Burada Türkçe video’sunu buldum: http://onlinebelgesel.blogcu.com/insan-beyni-bbc-the-human-mind-3-bolum/3845061).

Belgeselin bir bölümünde öfkesini kontrol edemeyen bir yetişkin çocuklarına kötü örnek olmamak için ailesini kaybetmek üzereyken seanslara katılmaya başlıyor ve burada öfke sinyalini veren amigdalasına ön lobunun sözünü geçirmeyi öğreniyor. Amigdalanın metabolizmaya verdiği sinyaller ehlikeyif tepkilere yol açıyor, ön lob kontrolü aldığında ise öfke hissedilse de doğru ve mantıklı davranış sergilenebiliyor.

Devamında çocukların tantrumlarından söz ediyor belgesel. Çocukların beyinlerinin  ön lobu iyi gelişmediğinden kontrol edemedikleri için öfke krizleri (tantrum) geçirebiliyorlar. Öfkelerinin yanında arzularını da kontrol edemiyorlar. Bir grup ilkokul çağındaki çocuk şekerci tezgahı olan bir odaya götürülerek en sevdikleri şekerler seçtiriliyor. Onlara isterlerse şekeri hemen yiyebileceklerini, ya da eğer yemeden 2-3 dakika beklerlerse aynı şekerden 3 tane yiyebileceklerini söylüyorlar. Çocukların hepsi beklemeyi seçiyor. Sonra görevli yanlarından ayrılıyor ve gizli kamera sayesinde yüzlerindeki sıkıntılı ifadelerle nasıl dayanamayıp şekerlerini yemeye başladıklarını ve afiyetle bitirdiklerini izliyoruz 🙂 Azıcık bekleyerek 3 şeker yemek çok mantıklı ama işte azıcık aşım, ağrısız başım.

Evde ön lobu çalışmayan biri olduğuna göre anne-babaların ön lobunun çok iyi çalışması lazım diye düşünüyorum. Acaba çocuklarda bu ön lob nasıl gelişiyor? Yani fizyolojik olarak mı gelişmesini tamamlaması gerekiyor, yoksa yaşayarak, nöronları birbirine bağlanarak mı kontrol mekanizmaları kurulabiliyor? Yani balık yedirmek falan işe yarıyorsa ben haftada iki güne çıkartmaya razıyım. Yoksa öfkesini ve arzularını nasıl kontrol edebileceğini bizi izleyerek mi öğreniyor? Amigdalasının emirlerine uymanın sonuçlarını yaşaya yaşaya mı?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


18
Jun 10

Çocuğunuzu Uzaya Uçurun

Kendisini değilse bile çocuğunuzun resmini uzay mekiği ile birlikte uzaya gönderebilirsiniz. Uzay mekiği inişini tamamladıktan sonra uçuş sertifikasını da bu sayfadan basabileceksiniz: http://faceinspace.nasa.gov/

İlgili yazı:

Mars Bilim Laboratuvarı – Çocuğunuzun ismini Mars’a gönderin

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
May 10

Bebeklere iyi ve kötüyü öğretmek

Banu Nurturia’da paylaşmış. Bebeklerin iyiyle kötüyü ayırt etmesi hakkında:

http://video.nytimes.com/video/2010/05/04/magazine/1247467772000/can-babies-tell-right-from-wrong.html

Videoda küçük bebeklere kukla sahneleri gösteriliyor. Sahnelerde bir kötü bir de iyi karakter var. Sahnelerin bitiminde bebeklerden kuklalardan birini seçmeleri isteniyor. Bebekler belirgin şekilde iyi, yardımsever kuklayı tercih ediyor. Videonun sonu da biz çocuklara dünyadaki iyi ve kötü insanları öğretmeye çalışaduralım, onlar zaten bununla doğuyorlar şeklinde bağlıyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


27
Apr 10

Doğum Kilolarından Kurtulmak İsteyen Anneler için Kötü Haber

Doğum kilolarınızdan kurtulamadınız mı? İyi bir gece uykusu çekmeyeli ne kadar oldu?

Bilim adamları senelerden beri uykusuzluğun kilo artışına neden olduğunu biliyorlarmış (bize niye söylemedilerse). 2005’te 8000 denek üzerinde yapılan bir araştırmada 7 saatten az gece uykusunun artan kilo alımı ve obezite riski ile ilişkili olduğu bulunmuş. Uyku azaldıkça risk de artıyormuş.

Bu yıl yayınlanan yeni bir çalışmada bir grup erkek bir gece 8 saat, diğer gece 4 saat uyutulmuş ve bu 48 saat içinde yedikleri gıdalar ölçülmüş. Uykusuzluğu takip eden gün, diğer güne göre 500 kalori (ortalama %22) daha fazla yiyecek tükettikleri saptanmış.

Bazı araştırmalar, azalan uykunun açlık hormonu Ghrelin‘inde bir sıçrama yaptığını iddia etmiş.

Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyormuş.

Bunu doğum sonrasındaki uykusuzlukla ben ilişkilendirdim. Elbette emzirme ve lohusalık döneminde hormonlar ve metabolizma daha farklı çalışıyordur. Amacım bebeğinin uykusuzluğu elinde olmayan bir annenin moralini bozmak değil. Yine de kilo vermeye çalışan bir annenin akşam bebeği yatınca fazla oyalanmadan yatması fena bir fikir gibi gözükmüyor. Ya da kilo işini kafaya takmayı bebeğinizin uykularının düzene girdiği döneme erteleyebilirsiniz.

Makalenin orijinali

Nurturia Doğum Sonrası Kilo Verme Grubu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


16
Mar 10

Etki-tepki

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


16
Mar 10

Şanslı bir çocuk yetiştirmek ister misiniz?

“Ballısın” derdik birbirimize üniversite zamanlarında. Etrafta bir tane şanslı arkadaşımız olurdu. Bunlar şanslı olduklarına kendileri de inanırlar ve başarıları şansa bağlandığında hiç alınmazlar, bilakis eğlenir gözükürlerdi. Ben de şansın devam etmesinin buna inanmalarıyla bir ilgilisi olduğunu düşünür, olayın kaynağını merak ederdim. Tanıdığım şanssız olduğunu düşünen insan örneklerine de bakarak, aşağıdaki makalenin çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Bakış açısı şanslı çocuk yetiştirmede etkili olabilir.

Şanslı olun-Şans öğrenmesi kolay bir yetenek (tercümeli özet)

………………………..

Richard Wiseman demiş ki, şanssız olduklarını düşünenler bakış açılarını değiştirerek kısmetlerini açabilirler.

10 yıl önce şansı incelemeye karar verdim. Talih kuşu, doğru zamanda doğru yerde olma gibi konuları ele aldım. Birkaç deneyden sonra nasıl olup da bazılarının diğerlerine göre daha şanslı olduklarını anladığımı düşünüyorum.

Ulusal gazetelere ilan vererek, kendilerini istikrarlı bir şekilde şanslı ya da şanssız hisseden 18 – 84 yaş aralığında geniş bir kesimden 400 denek buldum. Bunlar içinde Jessica şanslılar için bir örnek olabilir. Sevdiği bir işi ve kocası, süper iki çocuğu vardı. Geçmişe baktığında her alanda şansı yaver gitmişti. Carolyn ise klasik bir şanssızdı. Başına hep kazalar gelirdi. Ayrıca aşkta da şansı iyi gitmemişti ve hep yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan yakınıyordu.

Bu denekler üzerinde yıllar boyunca deneyler, IQ testleri, anketler ve görüşmeler yaptım. Şanssız grubun iyi ve kötü talihlerinin gerçek nedenleri hakkında hiçbir fikirleri olmamakla birlikte, talihlerinin büyük çoğunluğunda kendi görüş ve davranışları etkiliydi. Talih kuşlarına gelince, şanslılar sıklıkla bunlarla karşılaştıkları halde, şanssızların başına hiç konmuyorlardı. Bunun şanssızların fırsatları görebilmeleriyle ilgisi olup olmadığını anlayabilmek için bir deney yaptım.

Her iki gruba da bir gazete göstererek gazetede kaç fotoğraf olduğunu saymalarını istedim. Şanssızların 2 dakikasını alan sayma işini şanslılar sadece birkaç saniyede tamamlıyordu. Çünkü, gazetenin ikinci sayfasında, “Saymayı bırak, gazetede 43 fotoğraf var” yazıyordu. Yazı kocaman puntolarla yazılmıştı ve sayfanın yarısını kaplıyordu.

Eğlence olsun diye gazetenin ortasına “Saymayı bırak. Deneyi yapana bu yazıyı gördüğünü söyle ve 250 £ kazan” yazdırmıştım. Şanssız kişiler bu fırsatı bile kaçırdılar, çünkü fotoğraf saymakla çok meşguldüler.

Kişilik testleri şanssızların daha gergin olduklarını gösteriyordu. Endişe insanların beklenmeyen şeyleri farketmesini güçleştiriyor. Yapılan bir deneyde kendilerine ortadaki bir noktayı izlemeleri söylenen deneklere ekranın köşelerinde büyük noktalar gösterildiğinde bunları fark ettiler. Ama aynı deneklere, bu noktayı izlemeleri sonucu finansal bir ödül teklif edilirse üçte birinden fazlası köşedeki büyük noktaları kaçırdılar.

Şanssız insanlar da başka bir hedefe çok fazla konsantre olduklarından iyi fırsatları kaçırıyorlar. Birini bulmak için partiye giderler, bu sırada iyi arkadaşlar bulma fırsatını kaçırırlar. Belirli bir iş için gazete ilanına bakarlar, diğer tip iş ilanlarını kaçırırlar. Şanslı kişiler daha rahat ve açıktır, böylece yalnız aradıklarından ziyade, orada ne varsa onu görürler.

Araştırmam, şanslı kişilerin 4 temel prensiple talihlerini açtıklarını ortaya çıkardı. Şans fırsatları yaratmada ve farketmede daha başarılılar, sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar alırlar, iyi beklentilerle iyi şeyler oldurarak kendi mucizelerini gerçekleştirirler, esnek ve rahat davranışları ile kötü şansı iyiye çevirirler.

Daha sonra 1 aylık bir iyi şans okulu oluşturarak, şanlı ve şanssızlardan oluşan bir gruba, yukarıdaki konularda kendilerini geliştirebilmeleri için egzersizler verdim. Sonuçlar dramatikti. Kişilerin % 80’i kendilerini daha iyi hissediyordu, hayatlarından daha memnunlardı ve en önemlisi daha şanslılardı. Şanslılar da şanssızlar da artık daha şanslıydı. Örneğin, baştaki şanssız örneğimiz Carolyn, 3 yıldan sonra ehliyet sınavını geçmişti, artık başına sürekli kazalar gelmiyordu ve kendisine daha fazla güveniyordu.

Bu araştırmaların sonucu olarak, şansınızı en iyi hale getirmek için 3 teknikten yararlanabilirsiniz:

  • Şanssız kişiler karar verirken sezgilerini izlemekte başarısızlar, diğer yandan şanslılar sezgiye daha fazla değer veriyorlar. Şanslı kişiler yalnızca mantıklarını çalıştırmak yerine, farklı seçenekler hakkında ne düşündüklerini ve hissettiklerini birarada değerlendiriyorlar. İçgüdüsel hislerin alarm zillerini çalarak kararlarını dikkatli değerlendirmeleri konusunda yardımcı olduğunu düşünüyorum.
  • Şanssız kişiler rutin canlılar olmayı tercih ediyorlar. İşle ev arasında aynı rutini izleme ve partilere gittiklerinde aynı tip insanlarla konuşma eğilimindeler. Şanslı kişilerse hayatlarına çeşitlilik katmaya çalışıyorlar.  Böylelikle karşılarına fırsatlar çıkma olasılığını arttırıyorlar.
  • Şanslı kişiler, kötü talihlerinin de iyi yanlarını görme eğilimindeler. İşlerin nasıl daha kötü olabileceğini hayal ediyorlar. Bir görüşmede, şanslı bir aday bacağında bir yara bandı ile geldi ve merdivenlerden nasıl uçtuğunu anlattı. Ona hala şanslı hissedip hissetmediğini sordum ve neşeyle bu düşüncesinin daha da pekiştiğini anlattı. Dikkat çektiği nokta böyle bir düşüşle nasıl olup da boynunu kırmadığıydı.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


3
Feb 10

Çocuklar arkadaşları tarafından neden reddedilir?

Çocuklarda reddedilmek:
IQ’yu düşürüyor
Çocuklar neden reddedilir?

Çocuklar arkadaşları tarafından neden reddedilir?

Yeni bir araştırma ile çocuklarının yaşıtları tarafından reddedilebiliyor olabileceği ortaya konmuş. Reddedilen çocuklar, karşılarındaki kişilerin sözsüz ifadelerini (mimik, vücut dili gibi) okumakta zorlanıyor ya da okuyabilseler bile bunlara uygun şekilde tepki veremiyorlarmış.

“İnsanların bir numaralı ihtiyacı diğer insanlar tarafından beğenilmektir,”  “Fakat çocuklarımız kendi mahallelerinde birer yabancı gibiler.” Toplum içinde nasıl davranmak gerektiğini anlamıyorlar ve hataları genellikle bilinçli değil,” demiş Richard Lavoie isimli çocuk sosyal davranış uzmanı.

Çocuklar uygunsuz davranış gösterdiğinde onları azarlamak yerine, aynı hijyen ya da benzer konulardaki yaklaşımımızla eğitici olmamız öneriliyor.

Araştırmada incelenen sosyal sorunlu çocukların en az bir sözsüz iletişim alanında sorunları olduğu görülmüş: sözsüz ifadeleri okuyabilme, bunların sosyal anlamlarını anlayabilme ve bir anlaşmazlığın çözümü için alternatif çözümler üretebilme.

Makalenin tamamını (ingilizce) buradan okuyabilirsiniz: http://www.livescience.com/culture/children-social-rejection-100202.html

Makaleyi bahsi geçen uzman Lavoie’nin bir kitabından önerilerle bitirmişler. Bu önerilerin çocukta öğrenme güçlüğü olup olmadığına bakılmaksızın yararlı olacağını belirtmişler ( “It’s So Much Work to Be Your Friend: Helping the Child with Learning Disabilities Find Social Success”, Arkadaşın olmak zor iş: Öğrenme güçlüğü olan çocukların sosyal başarıyı yakalamaları için yardımcı olmak (Touchstone, 2006) )

  1. Çocuğa ne olduğunu sorun ve onu yargılamadan dinleyin.
  2. Çocuktan kendi hatasını bulmasını isteyin (Çocuklar genelde birinin sinirlendiğini anlarlar, ama buna kendilerinin yol açtıklarını anlayamayabilirler).
  3. Çocuğun kaçırdığı işareti anlamasına yardım edin. “Emma senin sıranı alsaydı ne hissederdin?”. “Yapmalısın” yerine “yapabilirdin” dilini kullanarak seçenekleri öğretin, “Emma’ya birlikte binmenizi önerebilir, ya da sen bindikten sonra salıncağa Emma’nın da binmesine izin verebilirdin”.
  4. Çocuğun doğru seçimi yapabileceği hayali benzer bir senaryo uydurun. Örneğin, “Sen kum havuzunda kovayla oynadığın sırada Aiden da onu kullanmak istese ne yapardın?”
  5. Son olarak, çocuğa “sosyal ödev” vererek bu yeni öğrendiği beceriyi uygulamasını sağlayın. “Şimdi paylaşmanın önemini öğrendin, yarın bir şey paylaşır ve bunu nasıl yaptığını bana anlatırsın.”

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


12
Nov 09

Çocuklarda reddedilmek IQ’yu düşürüyor

Çocuklarda reddedilmek:
IQ’yu düşürüyor
Çocuklar neden reddedilir? 

Çocuklarda reddedilmek IQ’yu düşürüyor

İki ayrı araştırma ile, reddedilmenin saldırganlığı arttırırken, zeka ölçümü kabul edilen IQ’yu ciddi şekilde düşürdüğü ortaya koyulmuş.

Birinci araştırmada yabancı insanlar tanıştırılmış. Daha sonra ayrılarak bir iş üzerinde çalışmak için iki kişiyi seçmeleri istenmiş. Sonra da kendilerine, hiçbir üye tarafından ekip üyesi olarak tercih edilmedikleri söylenmiş.

İkinci araştırmada, insanlara kişilik testi yapılmış ve onlara gelecekte yapayalnız kalacakları ya da aile ve arkadaşları tarafından sevilen insanlar olacakları söylenmiş.

Sonuçlara göre, reddedilmek IQ’yu aniden % 25 oranında azaltırken, analitik düşünme yeteneğini de % 30 azaltıyormuş.

Makalenin orijinali (İngilizce): http://www.newscientist.com/article/dn2051

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Sep 09

Demokratik ilişkiler hayat kalitemizi nasıl yükseltir

İç disiplin mi dış disiplin mi dizisinde:
Ödül, Övgü, Ceza, Güç, Öz-Disiplin
Çocuklar için Alternatif Disiplin Yöntemleri
Çocuklara Kendi Sorunlarını Çözmeyi Öğretmek
Demokratik ilişkiler hayat kalitemizi nasıl yükseltir

Tercümeden sıkılıp yan çizmeye niyetlenmiştim ama Duygu Hanım önceki yazının yorumlarında takip ettiğini belirtince sonun getirmeye karar verdim. Başladığımız işi bitirmeliyiz zaten değil mi? 😛

e. Kabul ettiğinizi nasıl gösterebilirsiniz?
i. Karışmamak. Niyetiniz ne olurs olsun, karıştığınız zaman, çocuğun yanlış yaptığını, ya da yeteri kadar iyi yapamadığını ima edersiniz.
ii. Dikkatli Pasif Dinleme. Sessizlik ve nötr ifadeleri kullanma (e.g. “I see.”).
iii. Aktif Dinleme. Hisleri yansıtma.
1. Gönderilen mesajı ve mesajın ne anlama geldiğini anlamaya konsantre olun.
a. Mesajı deşifre etmeniz gerekebilir. Bir çocuk parmağını kestiğinde “Kana bak” diyorsa, aslında “Korkuyorum” demek istiyor olabilir.
2. Mesajı farklı kelimelerle yeniden dile getirin ve ona geri iletin, doğru anladığınızdan emin olmak için onay tepkisini alın.
a. İnsanlar anlaşıldıklarını hissedemezlerse, kabul gördüklerinden de emin olamazlar.
b. Bu kullanımda, kendi hislerinizi ifade etmeyip, onun kendi hislerini ifade etmesine eşlik ettiğinizden, “Sen” mesajı vermeniz doğru olur.
c. Eğer varsayımınızın yanlış olduğunu farkederseniz, başka alternatifler deneyin.

9. Aktif Dinleme: Her derde deva insan becerisi
a. Ilımlı, empatik anlayarak ve kabul ederek iletişimkurma her türlü durum için işe yarar (araştırmalarla ispatlanmıştır)
i. Çocuklar arasındaki anlaşmazlıkları azaltır
ii. Grup içi iletişimi güçlendirir
iii. Yetişkinle çocuk arasındaki ilişkiyi yumuşatır
1. Yetişkinler tarafından anlaşılan ve saygı gösterilen çocuklar, kendilerini daha önemli ve değerli hissederler.
b. Öğretmenlerin bu konularda eğitildiği, 600 öğretmen, 10.000 öğrencilik ile yapılan bir çalışmaya göre, çocuklar ortalamada 4 gün eksik okulu astılar, matematik ve okuma notları yükseldi, IQ’ları yükseldi, daha yaratıcı ve öz-güvenli oldular ve daha az disiplin sorunu yaşandı.

10. Yetişkinler neden çocukları disipline etmekten vazgeçmezler
a. Çoğu insan, günümüzde gençliğin yaşadığı sorunları fazla hoşgörüye bağlamaktadır. Halbuki, araştırmalara göre, otoriter, cezası yaklaşım işleri kötüleştirmektedir.
b. Birçok insan demokratik karar alma yaklaşımına güvenmemektedir.

11. Demokratik ilişkiler hayat kalitemizi nasıl yükseltir
a. Katılımcı liderlik sistemini kullanan şirketlerde verimlilik daha yüksek, personel sirkülasyonu daha düşük, memnuniyet daha yüksek, higher morale, şikayet daha az, işe devamlılık daha yüksek ve personelin fiziksel sağlığı daha iyidir. Ayrıca çalışanlar kendilerini daha iyi hissederler, işe gitmeyi severler, kendilerine özgüven ve öz-saygıları daha fazladır.
b. 5. ve 6. sınıf çocukları üzerinde yapılan bir araştırmada, demokratik ailelerde, zorlayıcı yalklaşım yerine mantıkla, hatta ebeveynlerin bakış açısını sorgulamaya izin verilen ailelerde yetişen çocukların kendilerine daha fazla saygı duydukları gözlenmiştir.
c. Aileler çocuklarına istekleri için bir sebep sunduklarında istekleri çocuklarına daha meşru geliyor ve bir seviyeye kadar seçme hakkı tanıdıklarında ve kontrolü çocuğa verdiklerinde, çocuğun öz-saygısı gelişiyor.
d. Bir araştırmada (longitudinal ) demokratik ailelerdeki çocukların IQ’sunu 8 puan yükselirken, hoşgörülü ailelerdeki çocukların IQ’su değişmedi, dikteci ailelerdeki çocukların IQ’larında azalma gözlendi.
e. Demokratik ailelerin özellikleri nelerdir?
i. Daha az yoksun bırakma ve azarlama
ii. Daha az stres, daha az hastalık
iii. Sorun çözme becerisi
iv. Daha az sinir ve Less anger and muhalefet
v. Korkudan arınmış
vi. Daha fazla sorumluluk, kaderini daha iyi yönlendirme
1. Milgram: “Otoriteye itaatin ulaşacağı en son nokta sorumluluk hissinin kaybedilmesidir.”
vii. Daha az kendine zarar verme davranışları
viii. Daha iyi sosyal beceriler

Oh, bitirdim, teşekkürler Duygu Hanım 🙂

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.