Posts Tagged: ilginç


28
Jul 11

Calvin ve Ilgaz

 Master Yoda

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


25
Jul 10

Beynimin ön lobu

Bugün bir belgesel izledim. İnsan aklı ile ilgili şahane bir BBC belgeseli (Burada Türkçe video’sunu buldum: http://onlinebelgesel.blogcu.com/insan-beyni-bbc-the-human-mind-3-bolum/3845061).

Belgeselin bir bölümünde öfkesini kontrol edemeyen bir yetişkin çocuklarına kötü örnek olmamak için ailesini kaybetmek üzereyken seanslara katılmaya başlıyor ve burada öfke sinyalini veren amigdalasına ön lobunun sözünü geçirmeyi öğreniyor. Amigdalanın metabolizmaya verdiği sinyaller ehlikeyif tepkilere yol açıyor, ön lob kontrolü aldığında ise öfke hissedilse de doğru ve mantıklı davranış sergilenebiliyor.

Devamında çocukların tantrumlarından söz ediyor belgesel. Çocukların beyinlerinin  ön lobu iyi gelişmediğinden kontrol edemedikleri için öfke krizleri (tantrum) geçirebiliyorlar. Öfkelerinin yanında arzularını da kontrol edemiyorlar. Bir grup ilkokul çağındaki çocuk şekerci tezgahı olan bir odaya götürülerek en sevdikleri şekerler seçtiriliyor. Onlara isterlerse şekeri hemen yiyebileceklerini, ya da eğer yemeden 2-3 dakika beklerlerse aynı şekerden 3 tane yiyebileceklerini söylüyorlar. Çocukların hepsi beklemeyi seçiyor. Sonra görevli yanlarından ayrılıyor ve gizli kamera sayesinde yüzlerindeki sıkıntılı ifadelerle nasıl dayanamayıp şekerlerini yemeye başladıklarını ve afiyetle bitirdiklerini izliyoruz 🙂 Azıcık bekleyerek 3 şeker yemek çok mantıklı ama işte azıcık aşım, ağrısız başım.

Evde ön lobu çalışmayan biri olduğuna göre anne-babaların ön lobunun çok iyi çalışması lazım diye düşünüyorum. Acaba çocuklarda bu ön lob nasıl gelişiyor? Yani fizyolojik olarak mı gelişmesini tamamlaması gerekiyor, yoksa yaşayarak, nöronları birbirine bağlanarak mı kontrol mekanizmaları kurulabiliyor? Yani balık yedirmek falan işe yarıyorsa ben haftada iki güne çıkartmaya razıyım. Yoksa öfkesini ve arzularını nasıl kontrol edebileceğini bizi izleyerek mi öğreniyor? Amigdalasının emirlerine uymanın sonuçlarını yaşaya yaşaya mı?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Jun 10

Çocuklarla kısa film çekmek

Ilgaz’la Gökhan bunu hazırlayalı epey oldu. Nurturia’daki arkadaşlarım için ikinci posta olacak (buradan arkadaş daveti gönderebilirsiniz) .

Haydi eve – Ilgaz’ın kısa filmi from Kitubi on Vimeo.

Çocuklarla kısa film hazırlamak çok eğlenceli. Ben yalnızca kamera arkası çekimlerini yaptığım halde çok eğlendim.

Senaryonun hazırlanması
Eğer çocuk arkadaşımız bütün gün bir şeyler uydurup geziyorsa senaryo yazmak için tam kıvama gelmiş demektir. Eğer henüz daha küçükse birlikteyken başınızdan geçen bir şey üzerinden gidilebilir, senaryoyu siz hazırlasanız bile onu da en azından diyalogların hazırlanmasına dahil edebilirsiniz. Bizimkinde senaryoyu Ilgaz hazırladı, Gökhan biraz yönlendirdi tabi. İçinde bir gün önceki park kazası ve çok eskiden parkta ıslanmasından esinlenmelere rastlamanız mümkünse de, kişiler ve olaylar tamamen tesadüftür 🙂

Düzenek
Bir kamera, mümkünse bir mikrofon, sahne ortamı (bizde bir berjer ve peluş hayvanlar yeterli oldu) ve montaj için uygun bir yazılıma ihtiyacınız olacak (örnek: Windows Movie Maker).

Yapımı
Kamera tripoda sahneyi görecek şekilde sabitlenir, tripod yoksa bir sehpa da işinizi görebilir. Kameradan sahnenin nasıl gözüktüğü gösterilir. Oyuncuları yerlerine siz bir kez yerleştirdikten sonra ekrandan bakarak diğerlerini doğru yerlere yerleştirme işine dahil olabilir. Aşağıda 2. resimde zar zor görüldüğü gibi tepe taklak yerleştirip gülmek serbest :). Hayvanlarımızın hareket ettirilmeleri işini çocuğunuz seslendirme yaparken siz üstlenebilirsiniz. Seslendirmeler için sufle verirsiniz, çocuğunuz tekrarlar. Sonra bilgisayarda kırpar,böler son halini verirsiniz. En eğlenceli bölümü de montaj sırasında hızlı ve yavaş çekimde kendi sesini dinlemek 🙂

Kendi yazdığı ve çektiği videoyu izlerken yüzünün aldığı şekilleri de ayrıca çekmek lazım aslında 🙂

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


18
Jun 10

Çocuğunuzu Uzaya Uçurun

Kendisini değilse bile çocuğunuzun resmini uzay mekiği ile birlikte uzaya gönderebilirsiniz. Uzay mekiği inişini tamamladıktan sonra uçuş sertifikasını da bu sayfadan basabileceksiniz: http://faceinspace.nasa.gov/

İlgili yazı:

Mars Bilim Laboratuvarı – Çocuğunuzun ismini Mars’a gönderin

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


15
Jun 10

En “Baba” fotoğrafınızı yüklemeyi unutmayın

Nurturia’da babalar gününe özel fotoğraf yarışmasına katılmak için son 5 güne girdik, sakın kaçırmayın. Anneler eşlerine babalar gününde Nintendo Wii hediye etmek üzere fotoğraf yüklüyor ve en güzel fotoğrafın seçilmesi için fotoğrafları puanlıyorlar. Puanlamaya Nurturia ve Facebook üyeleri katılabiliyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


15
May 10

Çocuğunuzun yatağını düzeltmeyin

Dağınık yataklar bizim için daha sağlıklı olabilir.

Yeni bir araştırmaya göre, dağınık yataklar bize hoş gözükmedikleri gibi, ev tozu akarlarına da pek cazip gelmiyorlarmış. Alerjik astımı da tetikleyen bu arkadaşlar, örtülmüş yataktaki nemli sıcak ortamı çok seviyorlarmış. Ancak yatak açık bırakılıp yatak, yorgan, yastığın kurumasına izin verilirse rahat edecek ortamı bulamıyorlarmış.

Bırakın dağınık kalsın. Şu sıkışık zamanımda, dağınıklığıma meşru zemin sağlayan bu araştırmayı düzenleyenlere teşekkürü bir borç bilirim.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


11
May 10

Bebeklere iyi ve kötüyü öğretmek

Banu Nurturia’da paylaşmış. Bebeklerin iyiyle kötüyü ayırt etmesi hakkında:

http://video.nytimes.com/video/2010/05/04/magazine/1247467772000/can-babies-tell-right-from-wrong.html

Videoda küçük bebeklere kukla sahneleri gösteriliyor. Sahnelerde bir kötü bir de iyi karakter var. Sahnelerin bitiminde bebeklerden kuklalardan birini seçmeleri isteniyor. Bebekler belirgin şekilde iyi, yardımsever kuklayı tercih ediyor. Videonun sonu da biz çocuklara dünyadaki iyi ve kötü insanları öğretmeye çalışaduralım, onlar zaten bununla doğuyorlar şeklinde bağlıyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


27
Apr 10

Doğum Kilolarından Kurtulmak İsteyen Anneler için Kötü Haber

Doğum kilolarınızdan kurtulamadınız mı? İyi bir gece uykusu çekmeyeli ne kadar oldu?

Bilim adamları senelerden beri uykusuzluğun kilo artışına neden olduğunu biliyorlarmış (bize niye söylemedilerse). 2005’te 8000 denek üzerinde yapılan bir araştırmada 7 saatten az gece uykusunun artan kilo alımı ve obezite riski ile ilişkili olduğu bulunmuş. Uyku azaldıkça risk de artıyormuş.

Bu yıl yayınlanan yeni bir çalışmada bir grup erkek bir gece 8 saat, diğer gece 4 saat uyutulmuş ve bu 48 saat içinde yedikleri gıdalar ölçülmüş. Uykusuzluğu takip eden gün, diğer güne göre 500 kalori (ortalama %22) daha fazla yiyecek tükettikleri saptanmış.

Bazı araştırmalar, azalan uykunun açlık hormonu Ghrelin‘inde bir sıçrama yaptığını iddia etmiş.

Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyormuş.

Bunu doğum sonrasındaki uykusuzlukla ben ilişkilendirdim. Elbette emzirme ve lohusalık döneminde hormonlar ve metabolizma daha farklı çalışıyordur. Amacım bebeğinin uykusuzluğu elinde olmayan bir annenin moralini bozmak değil. Yine de kilo vermeye çalışan bir annenin akşam bebeği yatınca fazla oyalanmadan yatması fena bir fikir gibi gözükmüyor. Ya da kilo işini kafaya takmayı bebeğinizin uykularının düzene girdiği döneme erteleyebilirsiniz.

Makalenin orijinali

Nurturia Doğum Sonrası Kilo Verme Grubu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


29
Mar 10

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Tefal

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar disizindeki yazılar:

Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Haydi gelin birlik olalım
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Blogcu kimdir? (Blog yazarlarına çağrı)
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Çocuğuma ne faydası var?
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Tefal
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Philips Avent
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Komşu Fırın
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Prima

Sürpriz! Oprah tüm izleyicilere yepyeni arabalar hediye ediyor

Amerika’nın kadın fikir lideri Oprah Winfrey (fikir lideri çok kullanılmaya başlandı ama başka ifade bulamadım), televizyon programının 19. sezon açılışında (2004) 11 kişiyi sahneye davet eder, birer Pontiac hediye eder. Sonra salonun kalanına kutular dağıtır ve 12. anahtarın kutulardan birinde olduğunu söyler. Gel gör ki, tüm kutulardan birer anahtar çıkar. İzleyiciler, çığlıklar atıp ağlar, birbirlerine sarılırlar. Winfrey’i izleyerek kan kırmızısı kurdeleleri üzerinde arabaların sahiplerini beklediği otoparka giderler.

Ne şans!

Yanlış anlamayın, markalara televizyon şovlarında araba dağıtın demiyorum 🙂 Cumartesi günü davet üzerine gittiğim Tefal’in yemek şenliğinden elimde bir Nutricook’la çıkarken, Oprah’ı düşündüm. Zaman sıkışıklığında cumartesi günü Ilgaz’ı bırakıp, katılıp katılmama konusunda kararsız kalmıştım. Tefal’in Baby Giz Plazanın altındaki Mutfak Okulu’na vardığımda hamarat blogcular harıl harıl pişirmeye başlamışlardı bile. Hünerli aşçılar ciddi bir şekilde pişirip bir yandan fotoğraf çekerken, bir yere de kaynayamayınca çaktırmadan kaçsam mı, bir kenarda oturup izlesem mi diye düşünürken, kızartmalar çıkıverdi ortaya. Biraz atıştırayım, sonra müsade isterim diye düşünürken, kısmet bu ya ne zamandır tanışayım diye can attığım bir blog yazarının burnumun dibinde olduğunu öğrendim. Benim “ıhlamuru kaynatın, içine de limon sıkın, için”den pek de öteye geçemeyen çay tariflerimi saymazsanız, ikimizin bloglarında yemek tarifinin y’si yoktu. Elime bir bardak şarap alıp onun kesme tahtasının himayesi arkasına sığındığımda sohbet başlamış, gittiğime ziyadesiyle değmişti. Tefal’in hediyesi cabasıydı.

Tefal bana neler öğretti? Activefry’ın bir kaşık yağda kızartma yaptığının metini çok duymuştum. Ama az yağlı pişirme konsepti tek başına satın alsam mı diye düşündürmeye yetmemişti. Çocukların arada yağlı yağlı kızartma yemesi zararlı olmamalı bana göre. Gökhan da özgür irade sahibi bir insan olarak kızartma yapıldığı gün başka bir şey yiyebilir dilerse, kereviz yapıldığı gün yaptığı gibi. Ama henüz piyasaya çıkmamış modeli üzerinde actifry’ın yağsız kızartma yapmaktan ibaret olmadığını öğrendim, hatta dövülmemiş pirzolaların yumuş yumuş, suyunu hiç dışarı vermeden 10 dakikada pişiverdiğini görünce epey etkilendiğimi söylemezsem ayıp etmiş olurum.

Bu arada yemek bloglarının anne-bebek bloglarına göre çok daha organize olduklarını fark ettim. Gerçi böyle yazınca Nurturia tanıtım haftası dolayısıyla büyük ayıp etmiş olurum aile bloglarına ama asıl kastettiğim daha fazla yüzyüze görüşmeleri ve belki blog işini daha ciddiye almaları. Sanırım bu tür sponsorlu etkinlikler de daha sık oluyor. Aşçının yönlendirmesi eşliğinde hızlı hızlı yemekler pişirilirken, bunun bir benzerinin anne-baba-bebek blogları için düzenlendiğini hayal ettim. Damla eğitmenin yönlendirmesi eşliğinde ustalıkla Ilgaz’ın altını açtı, poposunu sildi ve altını kapattı. İşin püf noktası bebeğin poposunun kuruması için iyice havalandırırken, bir anda alt değiştirme örtüsü ve üstünü başını ıslatmaması sağlamak. Tam zamanında bezi hızlıca lastiklerinden kapatıyoruz. Damla’nın bebeğinin sunumu da harika, bezimiz tam kıvamında bağlandı, beyaz göbeği bezin üzerinde parlarken, tombiş bacaklarından afiyetle yiyebiliriz artık.

Tefal’in “besleyici ve lezzetli” konseptinin üzerine gitmeyi planlaması ve annelerin çocuklarının sağlıklı beslenmesi konusundaki hassasiyetine vakıf olması, tariflerinde de buna özen göstermesi (beyaz şeker değil, pekmez gibi) ve bunu anlatmaya, duyurmaya çalışması hoşuma gitti. Benim davet edilme nedenim de nane-limon çayı değil, elbette işin bu yönüydü.

Devir değişti. İnsanlar artık reklamlara tav olup ürün almak istemiyorlar. Nurturia’da gün geçmiyor ki ürün önerisi sorulmasın. En çok yanıt alan sorular da bunlar oluyor. Kötü tecrübe varsa, hemen paylaşmak istiyor anneler, babalar, ben ettim, siz etmeyin diye. İyi tecrübe varsa, daha da şevkle paylaşıyorlar. Yurdumdaki markalar da bu iki-yönlü iletişim durumuna adapte olacaklar gibi görünüyor.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


24
Mar 10

Birazcık daha uyuyayım

Kuzey Tyneside’da Monkseaton Lisesinde ekimden beri dersler bir saat geç başlıyormuş (saat 10’da). Genel devamsızlık %8, sık devamsızlık yapma oranı %29 oranında düşmüş.

Daha önce Oxford’da yapılan araştırmalarda bu durum öngörülmüş. Yapılan hafıza testlerine göre zor sınavların öğleden sonra yapılması gerekiyormuş. Profesör Russell Foster, ergenlikte vücut saatinin ileri kaydığını, çocukların uyanma sorunlarının tembelliklerinden değil, biyolojik ihtiyaçlarından olduğunu belirtmiş.

Profesör Roenneberg de eğer ergenlik çağı çocuklarını çok erken kaldırmanın saçma olduğunu, eğer erken kaldırılırlarsa uykunun en önemli bölümünü kaçırdıklarını ve bilgiler uykuda yerleştiği için bunun önemli bir kayıp olduğunu söylemiş.

Haberin tamamı için (ingilizce)

————————————–

Ilgaz her sabah karşı okulun düğün salonlarına layık ses sisteminden yayılıp tüm mahalleyi kaplayan açılış gürültüleri ile uyanıyor (peki hafta sonları neden uyanıyor? bilmiyorum). Yani o çocuklar saat 7’de çoktan orada olduklarına göre kaçta uyanıyorlar. Zaten hiç mutlu gözükmüyorlar.

Ayrıca bu konu bana Ilgaz’ın ev dışında geçirdiği sürenin uzunluğunu düşündürdü yine. Bu konuya bir çözüm üretemedik. Neyseki sabah kendi uyanıyor ve erken mi kaldırıyorum diye endişelenmeme gerek bırakmıyor. Bir gün bir iş için Ilgaz’ı 4:30 gibi almam gerekmişti. Ilgaz da, okulun yöneticisi de, karşılaştığım öğretmenler de akşam 6-6:30 arasında gittiğimde gördüğüm hallerinden çok çok farklıydılar. Ben de tabi 🙂

Biz neden bu kadar uzun saatler çalışıyoruz? Şirketlerin mesai saatlerini 1 saat eksiltsinler, karlılıkları artar. Alınan mazeret izinleri azalır.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.