Posts Tagged: televizyon


29
Jan 10

Çocuklar için Bilgisayar ve Televizyon

Ilgaz bugün itibariyle kendi başına mouse kullanabilir hale geldi. Ben de epeydir yazmak istediğim bilgisayar ve televizyon karşılaştırmasını yapmanın zamanı geldi dedim. Eğitimlerde, kitaplarda, hatta sorularda televizyon ve bilgisayar hep aynı konu başlığında değerlendiriliyor. Oysa bana göre televizyon ve bilgisayar çok farklı iki şey.

Televizyon ve Bilgisayarın Benzer Yönleri:

  1. İkisinin de ekranları var. En temel benzerlikleri bu sanırım. Gündelik hayatımızda ufak gösterge ekranları dışında ekran kullanımı yaygın olan bir tek cep telefonları geliyor aklıma.
  2. İkisi de hareketsiz aktiviteler, kitap okumak gibi (Nintendo Wii sayılmaz).
  3. İkisi de kapalı ortamlarda kullanılıyor (Yazın balkona küçük televizyonu çıkartıp izlemek, parkta laptop’la oynamak sayılmaz), evde resim yapmak gibi.
  4. İkisi de elektrikle çalışıyor ve belirli bir seviyede radyasyon yayıyorlar, mikrodalga fırın ve elektrikli ısıtıcılar gibi.
  5. İkisine de başlayınca bırakmak zor.

Televizyon ve Bilgisayarın Farklı Yönleri:

  1. Televizyonun bir kumandası vardır. Bundan sesini kısıp açmayı ve kanal değiştirmeyi öğrenirsiniz. Bilgisayar kullanmayı öğrenmek hiçbir zaman bitmez. Sürekli karşınıza yeni programlar çıkar, işletim sistemleri yenilenir, sürümler değişir, sizin becerileriniz de onunla birlikte gelişir. Bilgisayar kullanmak bana göre aynı enstrüman çalmak gibi, fazladan bir dil konuşmak gibi beyinde kendine özgü prosesleri olan bir beceridir. Bence ne kadar erken tanışılırsa beyinde oluşturulacak prosesler açısından o kadar iyi olur. Televizyon bir şey değildir. Çocuğunuz ilk kez 60 yaşında televizyonla karşılaşsa, özel bir şey yapmasına gerek olmadan, zorlanmadan oturup izleyebilir.
  2. Televizyon tek yönlüdür. Size bir şeyler sunarlar, en fazla aralarında seçim yaparsınız. Bilgisayar bir dünyadır. Hele de sosyal web’in gelişimi ile bazen gerçek hayattan daha fazla ve daha hızlı interaktif ve sosyal olabilirsiniz.
  3. Televizyon düşüş trendindeki bir teknolojidir, dijitalleşme çabasında olsa bile, medya ve telekomünikasyon gibi tekel (hadi bilemediniz 5-10 el olsun) sektörlerin elinde olduğundan gerçek anlamda kişiselleştirilmesi ve sosyalleşmesi güçtür. Bilgisayar keşfinden itibaren aynı elektrik gibi her geçen gün biraz daha fazla işe yarar hale gelmektedir, hayatımıza yerleşmektedir, yükselen teknolojidir.
  4. Televizyon televizyondur. Bilgisayar para çekme makinesidir, yol bulma cihazıdır, hırsızlara karşı güvenlik önlemidir, tanı koyma aletidir…
  5. Televizyonda size sunulanlar her geçen gün çoğalmaktadır. Bilgisayarda (internette desek daha doğru olur) sizin sunabildikleriniz her geçen gün çoğalmaktadır.
  6. Televizyon eşinize dostunuza ulaşma bakımından en fazla düğün TV olabilir. Bilgisayar Gmail’dir, MSN’dir, Skype’tır, facebook’tur, twitter’dır ve hatta Nurturia’dır. Amerika’daki amca oğlu, ortaokuldan arkadaşınız, anneannenizdir (biz konuşuyuruz vallahi İzmir’deki anneannemle, dayımlar sağolsun).
  7. Televizyonda arama yoluyla bulabileceğiniz şey kaliteli şansınız yaverse bir BBC belgeselidir. Bilgisayarda arama yoluyla benim gibi wikipedi doktoru olabilirsiniz 😛 .

3 yaşındaki bir çocuğun bilgisayar karşısında geçireceği vakit elbette kısıtlanmalıdır ama televizyonla aynı klasmanda değerlendirilmemesi gerekir.

Baby TV ile ilgili bir Nurturia sorusu

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


22
Jan 10

Obezite ve Televizyon

Aranızda izleyenler vardır, BBC’nin televizyon ve obezite ilişkisi üzerine bir belgeseli vardı. Televizyon izlediğimiz zamanlarda bir kanalda rastlamıştık.

Yemeklerin televizyon karşısında yenildiğinde tokluk hissinin gelmediği için daha fazla yemek yenilerek obezite riskinin sağlam şekilde arttığını ortaya koyan araştırmaları sunuyordu belgesel. Bir masada sakin sakin 2 dilim pizzayla doyan ergenlik çağındaki kızımız, annesi ile birlikte televizyonun karşısında aynı büyüklükteki pizzanın tamamını yiyiveriyordu bu belgeselde.

Bu akşam bu deneyi Ilgaz üzerinde yaptım, onayladım, TV kesinlikle obezite riskini arttırıyor.

Ilgaz normal kiloda bir çocuktur, hiç tombiş olmadı. En son kontrolünde doktoru göbeğine iltifat ederek, “oo yemeklerimizi güzel yiyoruz” şeklinde Ilgaz’a, kilosunun da yaşına ve boyuna göre çok iyi olduğunu bize ayrı ayrı belirtmişti. Yani fazlası da, eksiği de yoktur. Demek ki Ilgaz bu yediğinden fazla yese şişmanlayacak öyle değil mi? Ilgaz genel olarak akşam yemeklerinde fazla bir şey yemez. Bazen bir yemeği çok beğenir, çok da aç olur, oturur yer, bu durumları ayrı tutuyorum. Ama iki çeşit yemeğin ikisini de bitirecek kadar uzun süre sabredip sofrada oturamaz zaten. Oturduğu süre boyunca da genelde çöplenme şeklinde yer, biraz yemekten yer, salatanın suyunu içer, içinden bir şeyler seçer yer, öbür yemekten isteyip ondan biraz yer, birkaç kaşık yoğurt atar ağzına, hani rakı sofrasındaki mezelerden yer gibi.

Bu aralar “değişiklikler” çok hoşuna gidiyor. O gün her zamankinden farklı ayakkabı giymek gibi. Ben de artık büyüdü, bir “değişiklik” yapalım, DVD izlerken birlikte yemek yiyelim dedim. Bugün okulla tiyatroya gittiler ve öğlen uykusu uyuyamadı. Böyle günlerde akşam yemekleri pek eğlenceli geçmiyor. Televizyonun karşısına çilingir sofrasını kurdum ve Susam Sokağı DVD’sini açtım.

Ilgaz benim hayret dolu bakışlarımı da fark etmeden, kaşık kaşık çorbasını bitirdi, kasenin dibini sıyırdı. Sonra patates yemeğine geçti, kıymalarını falan da seçmeden tıkır tıkır hepsini yiyordu ki, DVD bitiverdi. Kalktı televizyonu kapattı ve tabaktaki yemeği bitirmedi. Tabakta az patates kalmıştı, eminim DVD bitmemiş olsaydı kalanını da yemiş olacaktı.

Hipnotize olarak yemiş olamaz, çünkü yemeğini kendisi yedi, ben ağzına yedirmedim. Yemeğin tadını mutlaka beğendi, beğenmediği yemeği yemeyecektir. Ama resmen doyduğunu anlayamadı işte. Ilgaz hayatında ilk kez bir şey izleyerek yemek yemiş oldu. Bu değişikliği pek sık yapmayacağız gibi duruyor.

Eğer sizin de veremediğiniz doğum kilolarınız ve televizyon karşısında yeme alışkanlığınız varsa, acil bırakmanızı öneririm. Güzel bir müzik eşliğinde mütevazi bir sofra gibisi yok, döke saça yiyen, sandalyeye inip çıkıp sizi huzursuz eden bir minik arkadaş eşlik etse bile.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


5
Jan 10

Bu çocuklar neden artık geç konuşuyor?

“İngiltere’de yapılan bir araştırmada erkek çocukların dörtte birinden fazlasının, kızlarınsa yedide birinin, etraflarındaki yetişkinlerin konuşmalarını anlamalarını zorlaştıran televizyon sesi yüzünden konuşma güçlüğü çektiği açıklandı.”

Haberin tamamını mutlaka okuyun

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.