Posts Tagged: temizlik


15
May 10

Çocuğunuzun yatağını düzeltmeyin

Dağınık yataklar bizim için daha sağlıklı olabilir.

Yeni bir araştırmaya göre, dağınık yataklar bize hoş gözükmedikleri gibi, ev tozu akarlarına da pek cazip gelmiyorlarmış. Alerjik astımı da tetikleyen bu arkadaşlar, örtülmüş yataktaki nemli sıcak ortamı çok seviyorlarmış. Ancak yatak açık bırakılıp yatak, yorgan, yastığın kurumasına izin verilirse rahat edecek ortamı bulamıyorlarmış.

Bırakın dağınık kalsın. Şu sıkışık zamanımda, dağınıklığıma meşru zemin sağlayan bu araştırmayı düzenleyenlere teşekkürü bir borç bilirim.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


12
Sep 09

Legolar Nasıl Temizlenir?

Ben bir Lego-sever’im. Annemin dayımın Almanya’dan getirdiği, sanırım ailedeki tüm çocuklar oynadıktan sonra bana geçen sevgili Lego’larımı sakladığını duyunca inanamadım.

Sabah uyanınca, yeşil dikdörtgen plastik çamaşır kutusunun içinde duran Lego’larımı yatağımın altından çıkartır, tuvalete gitmeden, kimseyi uyandırmadan oynamaya başlardım. Annem uyanınca oda kapımı açar, kızım benim yavrum, sen ne zaman uyandın, neler yaptın diye sevinçle yanıma otururdu. Bazen kahvaltıyı hazırlayıp öyle gelirdi, oynarken çatal kaşık seslerini duyar, sıcak bir şey pişiyorsa kokusu ile acıkır, elimdeki işi bitirmek için hızlanırdım. Güzel günlerdi.

Tan’tuniyi (yeğenim) görmek için Ankara’ya gittiğimizde, annemin evinde Lego’ları da aldık. Eve getirip açtığımda, pek hatırladığım halde olmadıklarını gördüm. Hayatımda herhangi bir oyuncağın üzerinde bu kadar kir gördüğümü hatırlamıyorum. Bu Lego arkadaşların kaç yıllık olduklarını hesaplamaya çalışırken de ne kadar yaşlandığımı farkedip biraz moralim bozuldu. Her durumda, temizlenmeden oynanmaları mevzu bahis değildi. Ilgaz’ın görmemesi için itina ile saklayıp, internette Lego temizliği aradım.

Kapalı bir sepette bulaşık makinesine koymak, bir bez poşetle çamaşır makinesinde yıkamak gibi çeşitli seçenekler gördüm. Isı ve birbirlerine çarpmaları düşüncesi hoşuma gitmedi. Onca yıl dayandıktan sonra hafif erimiş ya da köşeleri kırık çıkmalarını görmeye yüreğim dayanmazdı. Daha hassas bir yaklaşım bana daha uygun geldi.

Lego Temizleyici:

5 litre ılık suyun içinde, 1 çorba kaşığı bulaşık makinesi deterjanını eritin. Legolarınızı bu sıvının atarak, kirleri yumuşayana kadar bekleyin. Bu işlemi yapmadan önce birbirine takılı olan Lego’ları ayırmazsanız, benim gibi ıslak deterjanlı legoları bidik bidik ayıklamak zorunda kalırsınız. Daha sonra eğer Legolarda görünen kıyıda köşede birikmiş kirler varsa, diş fırçası gibi bir fırçayla teker teker fırçalamanız gerekecek.

Lego’ları iyice yıkayıp, bol suda duruladıktan sonra, bizim sularımız kireçli olduğundan leke bırakmasın diye, biraz da sirkeli suda beklettim. Daha sonra sirkeli suyu durulamadan, legoları iyice süzüp, havlu üzerinde ara sıra karıştırarak kuruttum.

Siz daha önce Lego temizlediniz mi? Çamaşır makinesinde yıkamayı deneyen var mı?

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


19
Aug 09

Doğal Fayans Temizleyici

Ilgaz emeklemeye başladığından beri yerleri sıvı arap sabunuyla siliyoruz. Ahşaplara çok yarıyor arap sabunu. Ancak fayansları bir süre sonra yapış yapış yapıyor. 2,5’tan 25’e 🙂 çıplak ayakla gezen bir aile olduğumuzdan, yerlerin yapışkan olması pek hoş olmuyor. Doğala alışmışken, tekrar kimyasala dönecek de değiliz. Kimyasal düşmanı annemin de teşviğiyle, epeydir planladığım bu deneme başarıyla sonuçlanınca sizlerle de paylaşayım dedim.

Doğal Fayans Temizleyici
Ilık suyun içine birkaç kaşık karbonat koyup, vileda ile siliverin. Fayanslar temiz, içiniz ferah olsun.

Şimdilik gayet güzel beyazlamış görünüyorlar. Çıplak ayakla basıldığında güzel bir his veriyor. Karbonatın koku emici özelliğinden dolayı, özel olarak güzel bir koku vermese bile, kötü kokuları aldığından kesinlikle temiz hissi veriyor. Zamanla temizliği yetersiz gelirse ara sıra daha güçlü bir şeylerle sileriz ne olacak. Kendi yaşadığımız ev sonuçta, ne kadar kirleniyor olabilir ki?

Böylelikle ahşap ve ıslak zemin temizliği gibi iki temel temizlik ihtiyacını süper doğal ve de kolay birer malzeme ile halletmiş olduk. Sırada bekleyen başka denemelerim de var. Denedikçe paylaşırım.

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


13
Aug 09

Temizlik anlayışı ve alerji

Evren bir yazı göndermiş, sizlerle de ana fikrini paylaşayım dedim. Daha önce de birkaç kez benzer içerikli yazıya rastladım.

“Bebekler işi biliyor: Biraz pislik en sağlıklısı”

“Annelere sorun, bebekler neden sürekli yerden bir şeyler toplayıp ağızlarına atarlar? Ekseriyetle, “içgüdüsel, objeleri tanımak için, bu onların dünyayı tanıma şekli” diyeceklerdir. Peki hiç düşündünüz mi, görme, duyma, dokunma ve hatta koku nesneleri tanımada çok daha iyi değil midir?

Küçük oğullarım Brooklyn’in caddelerini keşfederlerken, ezilmiş patatesleri düzenli olarak reddediyorlar, peki bu parçalanmış taş ya da kurumuş köpek atıklarının tadı nasıl olabilir acaba diye düşünürdüm.”

Yazıda böyle bir giriş yapıldıktan sonra araştırmaların vücut için biraz “kirli” yemenin daha sağlıklı olduğunu gösterdiği üzerinde duruluyor. Alerji, astım, immün sistem bozuklukları gibi bağışıklık sistemi sorunlarından korunmada bakterilerin yararlı olduğunun araştırmalar tarafından kanıtlandığından söz edilmiş. Bu araştırmaların tip 1 diyabet, MS, inflamatuar barsak hastalığı gibi hastalıkların Amerika gibi gelişmiş ülkelerde neden arttığını ortaya çıkardığından da bahsedilmiş.

Yazının içinde şöyle bir ifade geçiyor: “kirliliğin bir bedeli vardır” ama “temizliğin  de bir bedeli vardır”. Bir sürü antibakteriyel ürün içeren malzemeler kullanarak, yanıltıcı bir güvenlik hissiyle yaşarken, antibiyotiklere karşı dirençli bir bakteri örtüsü de yetiştiriyor olabilirmişiz.

Dr. Elliot, çocuklarımızın çıplak ayakla kirli sokaklarda oynamasına izin vermemizi, eve geldiklerinde de ellerini sabunla yıkamamızı öneriyormuş. Bu önerilen temizlik-kirlilik seviyesi için bir örnek. Çiftlik hayvanları ile oynayarak büyüyen çocuklarda astım gibi alerjik hastalıkların daha az görüldüğünü hatırlatıyormuş bize (bunu daha önce GEO dergisinde okumuştum). Çocuklarımızın kedi-köpekle oynamalarına izin vermemiz de yararlı olurmuş.

Ben de evde daha doğal ürünler kullanma yönünde çalışmaları sürdürüyorum. Vücudumuzun bakterilerle bir şekilde baş edebilmek için bağışıklık sistemi var. Ama atılamayıp biriken kimyasallarla daha çok zorlandığını düşünüyorum. Arap sabunu zaten Ilgaz’ın emeklemeye başlamasıyla birlikte hayatımıza girmişti. Acaba gözlerini kapatmasını öğreterek onu sabunla yıkayabilir miyim diye düşünüyorum. Yakın zamanda birkaç şey daha denemeyi planlıyorum, fayansları karbonatla silmek, bulaşık makinesinin parlatıcı gözünde elma sirkesi kullanmak gibi.

Sizin temizlik için öldürmeden temizleyen, kullandığınız doğal ürünler var mı? Ne kadar titizsiniz?

Bu yazılara da bakabilirsiniz:

Kitubi’den:

Bebekler ve Alerji – Fıstıkla ilgili bir araştırma

Basit Bir Yaşam’dan:

http://basitbiryasam.blogspot.com/2008/09/doal-bir-temizlik-malzemesi-olarak.html
http://basitbiryasam.blogspot.com/2008/07/dkp-silmeyeyim-biraz-bekleyeyim-ben.htmlhttp://basitbiryasam.blogspot.com/2009/01/karbonat-ve-elma-sirkesinin-yeni.html
http://basitbiryasam.blogspot.com/2009/01/biberiye-dezenfektan.html
http://basitbiryasam.blogspot.com/2008/07/beyaz-sirke.html

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.


21
Dec 08

Misafir Yazı – Nereye Kadar Hijyen ve Çocuk Doktorları

Bir süredir Benimle Oynar mısın Anne‘nin mail grubunu takip ediyorum. Umarım biz de yakında çengelköyde bir grup oluşturabileceğiz (Bu tempoda nasıl yetişeceğinin üzerinde durmamaya çalışıyorum).

Bu yazımda, grup üyelerinden adaşım Damla Hanım’ın bir yazısını kendisinin izniyle paylaşıyorum. Epeydir değinmek istediğim birkaç konuyu birden kapsayan bu yazısını, gruptaki arkadaşlarımızdan birinin, çocuk doktorlarının alışveriş merkezine gitmemeleri ve top havuzlarının mikrop yuvası olduğu uyarısını paylaşması üzerine mail olarak atmıştı.

…………………

  1. Nereye kadar hijyen?
  2. Çocuk doktorlarının psikolojik danışma paradigması nereye kadar devam edecek? Ya söyledikleri doğru değilse?

Nereye Kadar Hijyen?
Çocukları hijyen şartlarda büyütmek tamam, ama kimi zaman evimizin havası kimyasallar açısından dışarıdaki havaya göre daha  kirli bile olabiliyor (ref. ev hava temizleme cihazları ile ilgili açıklamalar). Ayrıca doğal immunite cok onemli. İmmun sistem hücrelerinin öğrenmeleri gereken tonlarca bilgi var ve “Çocuk bu düşe kalka, hastalanarak büyür” terimi tam da bunun için. “Hastalanmıyor benim çocuğum, süper bakıyorum” demek, ileride bu koruduğunuz etkenlerle karşılaşmayacağı ve karşılaştığında hasta olmayacağı sonucunu sağlamıyor. Lütfen bu söylediklerimden de çocuklarınızı hasta edin temasını çıkartmayın. Siz nasıl yaşıyorsanız onlar da öyle yaşamaya alışsınlar demek istiyorum. Daha da kötüsü biz bir endüstri-gelişmekte olan ülke arası bir yerde yaşıyoruz ve çocuklarımızı çok da temiz bir geleceğin beklediği söylenemez. Genetik kodların bunlara yavaş yavaş alışması gerekiyor. Biliyor muydunuz,  genetik bilgilerimizi içeren DNA’mızın %90’ı junk DNA’dan oluşuyor ve bunları daha önce atalarımızın geçirdiği enfeksiyonlar ve kazanmış oldukları mutasyonlar ile edinmişiz. Belki de ortamla uyumlu çocuk yetiştirmek onların daha şanslı genoma sahip olmalarını sağlamak anlamına geliyor. Bu benim yaklaşımım ve bence en güzeli önsezilerimizin izin verdiği ölçüde çocuk yetiştirmek.

Çocuk doktorlarının birinin dediği diğerini tutmuyor
Ya bir gün gelip de yumurta özürü gibi, pardon çocuklarınıza demir verin dedik ama demir yüklemesi yapılan çocukların zeka seviyeleri birkaç birim daha düşük çıkıyor (ref. pubmed) demeleri çok uzak gözükmüyor. Bu çok normal çünkü bilgi gelişiyor ve uzun süreli takip sonuçları bize yeni bilgiler ve görüşler kazandırıyor. Tıpkı çok kullandığımız ilaçların apansızın piyasadan kalkması gibi bir olgu bu. Ayrıca bu alışveriş merkezinden uzak tutun söylemi daha çok Amerikan ekolü çocuk doktorlarının söylemi gibi geliyor. Amerika’da yeşil alanlar alışveriş merkezinden daha fazla, bizde ise gidişat tam tersi yönde. Tercihimizi tabi ki doğal ortamlarda yaşamak üzere kullanıyoruz ama bence çocuklarımızın bizlerle birlikte sosyalleşmesinin önüne de geçmemek gerek. Onlarla birlikte alışveriş yapmak büyük zevk ve bunun onlar için de çok öğretici olduğuna inanıyorum. Yararları ve zararları kesinlikle tartışılmalı. Buradan da çocuğa özgü bir hayat mı yaşamalıyız, yoksa çocuğumuzu da kendi hayatımıza adapte ederek bir süre sonra herkesin ortaklaşa birçok zaman geçirdigi ve bu zamanlardan keyif aldığı bir yaşam şekli mi oluşturmalıyız sorusu aklıma geliyor.

Çocuk doktorları da psikolojik yönlendirme egitimi almadıklarına göre anneyi eğitme gibi bir güdülerinin  olmaması gerekiyor. Çocuk doktoru benim bildiğim kadarı ile çocuğun fizyolojik sorunları ile ilgilenir. Ve daha çok takip amaçlı olarak ilk yaş süresince ziyaret edilir. Alışverişe gitmeyin biraz doktorluk dışı bir tavsiye kısmına girmiş. Bunun da doğruluğu tamamen kisişel kuramlarca irdelenebilir.

Küçük toplar (pvc-plastik)üzerinde ne derece mikrobiyal ortam oluştuğuna dair doktorunuzun kesin kanıtı var mı? Varsa bu bilgiyi öğrenmek isterim. Yoksa enteresan bir bilimsel çalışma olabilir. Ne de olsa bakteriler plastik yerine halı gibi organik materyaller üzerinde daha fazla canlı kalabileceklerdir.

………………..

Damla Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Tatlı oğluna hitaben yazdığı yazılarını Oğlum Büyürken isimli bloğundan okuyabilirsiniz.

Bu yazıyı sevdiyseniz:

Bir denge sporu – ebeveynlik

Çocuk doktoru seçerken

Post Footer automatically generated by Add Post Footer Plugin for wordpress.